Necip Fazıl:
“Ey düşmanım, sen benim ifade ve hızımsın;
Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!”
Siyasette ve jeopolitikte "düşman", sadece çatışılan bir unsur değil; kitleleri konsolide etmenin, sınırları yeniden çizmenin, deniz hatlarını tutmanın ve işgalleri meşrulaştırmanın en kullanışlı aracıdır. Emperyal akıl, varlığını ve müdahalesini sürdürebilmek için her zaman kontrol edilebilir bir düşmana ihtiyaç duyar.
Amerika Birleşik Devletleri, özellikle 11 Eylül Saldırıları’nın ardından tam da bu öğretiyi devreye soktu. Bir gecede üretilen ve küreselleştirilen "kurgusal düşman" algısı; önce Afganistan’ın, ardından Irak’ın ve nihayetinde tüm Orta Doğu’nun taraflı bir illüzyonla ateşe verilmesinin gerekçesi yapıldı.
Düşman Tesadüfen Mi Ortaya Çıkar?
Uluslararası ilişkiler tarihine baktığımızda, düşmanlıkların tamamının kendiliğinden ortaya çıkmadığını görürüz. Devletler bazen gerçek tehditlerle mücadele ederken, bazen de oluşan tehdit algıları üzerinden güvenlik politikaları geliştirirler. Tarih boyunca propaganda, psikolojik harp, istihbarat faaliyetleri ve vekâlet savaşları, büyük güç rekabetinin ayrılmaz parçaları olmuştur.
11 Eylül 2001 saldırıları bu açıdan yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'ne yapılmış bir terör saldırısı değildir. Aynı zamanda uluslararası sistemin yeniden şekillendiği tarihî bir dönüm noktasıdır. Afganistan ve Irak müdahaleleriyle birlikte Orta Doğu'nun dengeleri değişmiş, yeni çatışma alanları ortaya çıkmıştır.
Ancak bugün asıl sormamız gereken soru şudur:
Bu coğrafyanın insanları neden sürekli birbirinin düşmanı hâline geliyor?
Yüz Yıl Önce Aynı Devletin İnsanlarıydık
Bugün Irak, Suriye, Filistin, Ürdün, Lübnan ve Hicaz olarak bildiğimiz coğrafya, yaklaşık yüz yıl önce aynı devletin sınırları içindeydi.
Aynı medeniyetin mensuplarıydık. Aynı kıbleye dönüyorduk. Aynı tarihî hafızayı paylaşıyorduk.
Bugün ise yapay sınırların ayırdığı devletlerde yaşayan insanlar, çoğu zaman birbirlerini tehdit olarak görüyor. Bu değişimin sadece askerî veya siyasî sebeplerle açıklanması mümkün değildir.
Kimlikler değişti. Algılar değişti. Öncelikler değişti. Ve en önemlisi; zihinler değiştirildi.
Düşman İmalatı ve "İngiliz Aklı"
ABD’nin bugün sahadaki uygulamaları, telif hakkı "İngiliz aklına" ait olan klasik bir BÖL-PARÇALA-YÖNET operasyonudur. İngiliz stratejik aklı, tarih boyunca sadece kendi müttefiklerini değil; karşıtını, düşmanını, sağını, solunu ve hatta radikal unsurlarını bizzat tasarlayıp kontrol etme yeteneğiyle öne çıkmıştır.
Zıtlıkları yönetmek, doğrudan yönetmekten her zaman daha ucuzdur. Yemen ile Suudi Arabistan’ı, İran ile Körfez hattını birbiriyle çatıştıran, meşruiyetini bu gerilimden alan dinamiklerin arkasında tam olarak bu akıl yatmaktadır. Sahada tetiği çekenler yerel aktörler olsa da senaryoyu yazanlar ve silahı tedarik edenler küresel vesayet odaklarıdır.
Yüz Yıllık Parçalanma: Biz Nasıl Bu Hale Geldik?
Bu noktada, bu coğrafyanın çocukları olarak kendimize şu yakıcı soruyu sormak zorundayız:
Henüz 100 yıl önce aynı sancak altında, büyük Osmanlı devletinin eşit vatandaşları olarak yaşayan bizler; nasıl oldu da masada cetvelle çizilmiş yapay sınırların arkasına saklanıp birbirimize amansız düşmanlar haline geldik?
Kendi tarihimize, kültürümüze ve ortak geleceğimize yabancılaştırılmamız tesadüf değildir. Bizi birbirimize kırdıran irade, sınırlarımıza dikenli teller çekmekle kalmamış; zihinlerimize de aşılması imkânsız duvarlar örmüştür.
Karadeniz’den Kızıldeniz’e Gölge Oyunları ve İsrail-Ukrayna Senkronizasyonu…
Günümüzde çatışmalar artık sadece kara sınırlarında yürütülmüyor; ticaret rotaları, boğazlar ve açık denizler doğrudan hedefte. Psikolojik harp ve "Sahte Bayrak" (False Flag) operasyonları, bölgeyi istikrarsızlaştırmanın ana enstrümanı haline geldi.
İsrail ise coğrafyayı birbirine katmış, arkasına yaslanmış ve adeta piposunu tüttürerek Gazze’de bir halkı soykırıma tabi tutmaya devam ediyor. Yaklaşık 2 milyarlık nüfusa sahip İslam dünyasının; bir avuç İsrail kadar aklı, stratejisi ve birliği olmaması ise tarihin en acı tablosudur.
İspanya’nın Faslı sivillerle sıkıştırılması ne büyük bir Psikolojik Harp.. Bunu da vicdanlara tevdi ediyorum.
Irak’la Ticaret Hamlesi, Lider Vizyonu ve Dökülen Kadrolar…
Coğrafyadaki bu küresel kuşatmayı kırmanın yolu, bölgesel entegrasyondan ve ticaret koridorlarından geçiyor. Türkiye'nin Irak ile son dönemde imzaladığı stratejik ticaret anlaşmaları ve "Kalkınma Yolu Projesi" gibi hamleler, Basra Körfezi'ni Boğazlar üzerinden Avrupa'ya bağlama amacını taşıyan muazzam adımlardır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, coğrafyanın kodlarını kavramış ciddi bir Türk devlet adamı olarak; Somali’den Sudan’a, Afrika’nın derinliklerinden Irak hattına kadar yapay sınırları aşan devasa bir jeopolitik vizyon ortaya koymaktadır. Ancak burada acı bir tablo ile karşı karşıyayız: Cumhurbaşkanı'nın bu küresel vizyonuna ayak uydurması gereken alt kadrolar tel tel dökülmektedir.
Nitekim Irak ile yürütülen kritik ticaret ve güvenlik anlaşmaları sürecinde, Haşdi Şabi güdümlü Irak Ulaştırma Bakanı’nın imza atmak istemeyerek kriz çıkarması ve diplomatik tıkanıklık yaşanması üzerine; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı bizzat ismiyle ikaz etmek zorunda kalması son derece düşündürücüdür. Lider, coğrafyayı birleştirecek ticaret hatlarını ve stratejik hamleleri ilmek ilmek işlerken; altındaki kadroların bürokratik ve diplomatik süreçleri yönetmekteki yetersizliği, vizyon ile saha arasındaki makası açmaktadır.
Psikolojik Harp Artık Savaşın Merkezidir…
Yirmi birinci yüzyılda savaş artık yalnızca tankla, tüfekle ve uçakla yapılmıyor. Bilgi silah hâline geldi. Algılar yönetiliyor. Toplumlar yönlendiriliyor.
Sosyal medya, dijital platformlar ve dezenformasyon faaliyetleri savaşın yeni cephesini oluşturuyor. Psikolojik harp artık cepheden daha önemli hâle gelmiştir.
Çünkü bir milletin zihni ele geçirildiğinde, topraklarını işgal etmeye çoğu zaman gerek kalmaz.
Gazze'den Yemen'e Aynı Jeopolitik Denklem…
Gazze'de yaşanan ağır insani kriz…
Yemen'deki çatışmalar…
İran-İsrail gerilimi…
Irak'taki kırılgan yapı…
Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları…
Bütün bu gelişmeler birbirinden tamamen bağımsız değildir.
Enerji güvenliği, deniz ticaret yolları, bölgesel nüfuz mücadelesi ve küresel güç rekabeti aynı jeopolitik tablonun farklı parçalarını oluşturmaktadır.
Boğazları Kontrol Eden Dünyayı Etkiler
Jeopolitiğin kalbi artık enerji koridorlarında atmaktadır.
Hürmüz Boğazı…
Babülmendep…
Süveyş Kanalı…
Türk Boğazları…
Bu geçiş noktaları yalnızca gemilerin geçtiği yerler değildir.
Bunlar dünya ekonomisinin ana damarlarıdır.
Bu nedenle bu bölgelerde yaşanan her kriz, enerji fiyatlarından küresel ticarete kadar bütün dünyayı etkilemektedir.
Kalkınma Yolu Projesi Neden Önemlidir?
Türkiye ile Irak arasında geliştirilen Kalkınma Yolu Projesi yalnızca bir ulaştırma projesi değildir.
Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak bu koridor, aynı zamanda yeni bir jeopolitik eksen oluşturma potansiyeline sahiptir.
Bu nedenle Irak ile yürütülen enerji, ulaştırma ve güvenlik iş birlikleri Türkiye açısından stratejik değere sahiptir.
Türkiye'nin Yeni Jeopolitik Açılımı
Son yıllarda Türkiye yalnızca kendi sınırlarına odaklanan bir ülke olmaktan çıkmış; Afrika'dan Kafkasya'ya, Balkanlar'dan Türk Dünyası'na kadar geniş bir coğrafyada daha görünür bir dış politika izlemeye başlamıştır.
Somali'deki askerî eğitim faaliyetleri…
Libya'daki diplomatik girişimler…
Afrika açılımı…
Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlendirilmesi…
Bütün bunlar Türkiye'nin uzun vadeli jeopolitik vizyonunun parçaları olarak değerlendirilebilir.
Bu vizyonun başarıya ulaşabilmesi ise güçlü kurumlara, koordinasyon içinde çalışan devlet kadrolarına ve stratejik planlama kültürüne bağlıdır.
Savaşlar Artık Birbirinden Bağımsız Değil…
Bugün Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu'daki gelişmeler giderek aynı jeopolitik denklem içinde değerlendirilmektedir.
Karadeniz'den Hazar Havzası'na…
Basra Körfezi'nden Doğu Akdeniz'e…
Kızıldeniz'den Hint Okyanusu'na kadar uzanan geniş coğrafyada yaşanan gelişmeler, enerji güvenliği ve küresel ticaret üzerinde doğrudan etkiler oluşturmaktadır.
Bu nedenle tek tek olaylara değil, büyük resme bakabilen devletler geleceği şekillendirecektir.
İslam Dünyasının Kaybettiği Ortak Akıl
Yaklaşık iki milyarlık nüfus… Dünyanın en büyük enerji rezervleri… Genç nüfus… Stratejik coğrafya…
Buna rağmen ortak hareket edemeyen bir İslam dünyası… Sorun askerî güç eksikliği değildir. Sorun; ortak strateji, ortak vizyon ve karşılıklı güven eksikliğidir.
Son Söz
Kendi düşmanını ve dostunu tarif edemeyen, Boğazlar’dan Basra’ya uzanan kendi ticaret yollarına sahip çıkamayan ve başkalarının kurguladığı sahte bayrak operasyonlarına kanan bir coğrafya, figüran olmaktan kurtulamaz.
Türkiye'nin öncülüğünde bu kısırdöngüyü bozmak mümkündür; fakat bunun şartı, sadece liderin vizyoner duruşu değil, o liderin hızına yetişebilecek ehliyetli kadroların ve tavizsiz bir "devlet aklının" sahaya tam kapasiteyle yansımasıdır.
Sonuç: Asıl Savaş Akıl Savaşıdır
Yirmi birinci yüzyılda savaşların şekli değişmiştir.
Artık ülkeler yalnızca ordularıyla değil; teknolojiyle, ekonomiyle, yapay zekâyla, diplomasiyle, medya gücüyle, psikolojik harp kabiliyetleriyle yarışmaktadır.
Türkiye'nin önünde büyük fırsatlar olduğu kadar önemli sorumluluklar da bulunmaktadır.
Güçlü ekonomi, güçlü savunma sanayii, nitelikli eğitim, etkin diplomasi ve ortak millî hedef etrafında birleşmiş bir toplum, geleceğin en büyük güvenlik garantisidir.
Çünkü gerçek zafer, yalnızca savaş kazanmak değil; savaşı mümkün olduğunca önleyebilecek aklı, kurumu ve stratejiyi inşa edebilmektir.
Bugün Türkiye'nin ve içinde bulunduğu coğrafyanın en fazla ihtiyaç duyduğu şey; yeni düşmanlar üretmek değil, ortak aklı güçlendirmek, devlet kapasitesini geliştirmek ve uzun vadeli stratejik vizyonla hareket etmektir.
Şu unutulmamalıdır.
"Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh;
Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh."
Abdülhak Molla
“Bütün devletler başarı ve kurtuluşu şu deyim ile bulur:
Barış ve huzur istiyorsan savaşa hazır olmalısın.”
Cumhurbaşkanımız ülke ve devletin bekası için ne büyük adımlar atıyor. Takdir ve dua ile mukabele ediyorum.
Ancak sinsi işbirlikçi iç düşmanı da menfaati için sinsi ve sessiz kalıp Millî Cephe’de görünen acz içindeki ucubeleri de affetmiyorum.
Gün ferasetli adamların günüdür.
Gün birlik günüdür.
Gün yiğitlerin, sorumluluk alanların günüdür.
E. Yb. Halil MERT
Strateji ve Yönetim Uzmanı
Halil MERT
Psikolojik Harp, Jeopolitik Mücadele Ve İslam Dünyasının Kaybettiği Ortak Akıl…
Recep Ali AKSOYLU
Fiyatlandırmada Ölçüyü Kaçıran İşletmeler
Eyüphan KAYA
Ak Parti Emin Ellerde
Mehmet Ali Çamoğlu
Vitrin Siyaseti, Omurga Sınavı Ve Milletin Son Resti
Hamdi TEMEL
Gelenekten Bilime Uzanan Bir Yolculuk
Mehmet Nuri BİNGÖL
Kalbin Gerçek Sığınağı Allah'tır
Adnan ÖZ
Samsunspor nereye koşuyor?
Seyfettin BUDAK
Hakikati Buldum Demek Tanrı’yı Kaybetmek mi?
Ahmet SAĞLAM
Zina Çeşitleri
Mehmet BOZKURT
Ne Oluyor Bize!?
Recep YAZGAN
AHBAP’ı aklayan bizimkiler!
Bülent ERTEKİN
Haklı Olmak Yetmez, Anlattığın Kişi De Önemlidir
Öztürk Samuk
Münazara Herzaman İyidir
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 38. Ayeti Bağlamında Edinmemiz Gereken Arkadaşlarımız
Hüseyin KURT
Atatürk’ün Adıyla, Üniter Devletin Temelleriyle Oynanamaz
Fatih ORUÇ
TAGUT
Aydın BENLİ
15 Temmuz Öncesi ve Sonrası Darbelerle Sınanan Türkiye
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Ravza ZEYBEK
Bir Milletin Tekrar Destan Yazması
Hasan KARADEMİR
Persona Ve Gölge: Fethullahçilik Örneği
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Ömer Naci Yılmaz
Hûd 112’den Rahatsız Olanlar
Vehbi KARA
Kurtuluş Savaşı Yerine Milli Mücadele
Songül KARAMAN
Tefekkür Ve Nörobilim
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)