DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Halil MERT
Halil MERT
Giriş Tarihi : 01-08-2026 19:48

Psikolojik Harp, Jeopolitik Mücadele Ve İslam Dünyasının Kaybettiği Ortak Akıl…

 

 

Necip Fazıl:

“Ey düşmanım, sen benim ifade ve hızımsın;

Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!”

Siyasette ve jeopolitikte "düşman", sadece çatışılan bir unsur değil; kitleleri konsolide etmenin, sınırları yeniden çizmenin, deniz hatlarını tutmanın ve işgalleri meşrulaştırmanın en kullanışlı aracıdır. Emperyal akıl, varlığını ve müdahalesini sürdürebilmek için her zaman kontrol edilebilir bir düşmana ihtiyaç duyar.

Amerika Birleşik Devletleri, özellikle 11 Eylül Saldırıları’nın ardından tam da bu öğretiyi devreye soktu. Bir gecede üretilen ve küreselleştirilen "kurgusal düşman" algısı; önce Afganistan’ın, ardından Irak’ın ve nihayetinde tüm Orta Doğu’nun taraflı bir illüzyonla ateşe verilmesinin gerekçesi yapıldı.

 

Düşman Tesadüfen Mi Ortaya Çıkar?

Uluslararası ilişkiler tarihine baktığımızda, düşmanlıkların tamamının kendiliğinden ortaya çıkmadığını görürüz. Devletler bazen gerçek tehditlerle mücadele ederken, bazen de oluşan tehdit algıları üzerinden güvenlik politikaları geliştirirler. Tarih boyunca propaganda, psikolojik harp, istihbarat faaliyetleri ve vekâlet savaşları, büyük güç rekabetinin ayrılmaz parçaları olmuştur.

11 Eylül 2001 saldırıları bu açıdan yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'ne yapılmış bir terör saldırısı değildir. Aynı zamanda uluslararası sistemin yeniden şekillendiği tarihî bir dönüm noktasıdır. Afganistan ve Irak müdahaleleriyle birlikte Orta Doğu'nun dengeleri değişmiş, yeni çatışma alanları ortaya çıkmıştır.

Ancak bugün asıl sormamız gereken soru şudur:

Bu coğrafyanın insanları neden sürekli birbirinin düşmanı hâline geliyor?

 

Yüz Yıl Önce Aynı Devletin İnsanlarıydık

Bugün Irak, Suriye, Filistin, Ürdün, Lübnan ve Hicaz olarak bildiğimiz coğrafya, yaklaşık yüz yıl önce aynı devletin sınırları içindeydi.

Aynı medeniyetin mensuplarıydık. Aynı kıbleye dönüyorduk. Aynı tarihî hafızayı paylaşıyorduk.

Bugün ise yapay sınırların ayırdığı devletlerde yaşayan insanlar, çoğu zaman birbirlerini tehdit olarak görüyor. Bu değişimin sadece askerî veya siyasî sebeplerle açıklanması mümkün değildir.

Kimlikler değişti. Algılar değişti. Öncelikler değişti. Ve en önemlisi; zihinler değiştirildi.

 

Düşman İmalatı ve "İngiliz Aklı"

ABD’nin bugün sahadaki uygulamaları, telif hakkı "İngiliz aklına" ait olan klasik bir BÖL-PARÇALA-YÖNET operasyonudur. İngiliz stratejik aklı, tarih boyunca sadece kendi müttefiklerini değil; karşıtını, düşmanını, sağını, solunu ve hatta radikal unsurlarını bizzat tasarlayıp kontrol etme yeteneğiyle öne çıkmıştır.

Zıtlıkları yönetmek, doğrudan yönetmekten her zaman daha ucuzdur. Yemen ile Suudi Arabistan’ı, İran ile Körfez hattını birbiriyle çatıştıran, meşruiyetini bu gerilimden alan dinamiklerin arkasında tam olarak bu akıl yatmaktadır. Sahada tetiği çekenler yerel aktörler olsa da senaryoyu yazanlar ve silahı tedarik edenler küresel vesayet odaklarıdır.

 

Yüz Yıllık Parçalanma: Biz Nasıl Bu Hale Geldik?

Bu noktada, bu coğrafyanın çocukları olarak kendimize şu yakıcı soruyu sormak zorundayız:

Henüz 100 yıl önce aynı sancak altında, büyük Osmanlı devletinin eşit vatandaşları olarak yaşayan bizler; nasıl oldu da masada cetvelle çizilmiş yapay sınırların arkasına saklanıp birbirimize amansız düşmanlar haline geldik?

Kendi tarihimize, kültürümüze ve ortak geleceğimize yabancılaştırılmamız tesadüf değildir. Bizi birbirimize kırdıran irade, sınırlarımıza dikenli teller çekmekle kalmamış; zihinlerimize de aşılması imkânsız duvarlar örmüştür.

 

Karadeniz’den Kızıldeniz’e Gölge Oyunları ve İsrail-Ukrayna Senkronizasyonu…

Günümüzde çatışmalar artık sadece kara sınırlarında yürütülmüyor; ticaret rotaları, boğazlar ve açık denizler doğrudan hedefte. Psikolojik harp ve "Sahte Bayrak" (False Flag) operasyonları, bölgeyi istikrarsızlaştırmanın ana enstrümanı haline geldi.

  • Küresel Vesayetin İki Yüzü: Ukrayna ve İsrail Senkronizasyonu: Son dönemde Ukrayna'nın Karadeniz ve çevresinde İran gemilerini/lojistik hatlarını doğrudan hedef alması, münferit bir askeri hamle değildir. Bu durum, İsrail ile Ukrayna’nın aynı merkezden yönetilen, birbirini tamamlayan senkronize bir stratejiyle hareket ettiğini gösteriyor. İsrail Orta Doğu’yu ateşe verirken, Ukrayna da Avrasya ve deniz hatlarında aynı küresel eksenin alt taşeronluğunu yürüterek denklemdeki aktörleri sıkıştırma görevini üstlenmektedir.
  • Denizlerin ve Boğazların Jeopolitiği: Türkiye’nin kontrolündeki İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Akdeniz-Kızıldeniz hattı, küresel güçlerin iştahını kabartan ana merkezlerdir. Limanlara düzenlenen örtülü sabotajlar üzerinden İran’ın sorumlu tutulmaya çalışılması (ki İran bunu reddetmiştir) ya da İspanya ile Fas arasında sivillerin alet edildiği gerilimler, ABD ve İsrail’in Akdeniz ile boğazlar çevresindeki kontrolü ellerinde tutma arzusundan bağımsız düşünülemez.

İsrail ise coğrafyayı birbirine katmış, arkasına yaslanmış ve adeta piposunu tüttürerek Gazze’de bir halkı soykırıma tabi tutmaya devam ediyor. Yaklaşık 2 milyarlık nüfusa sahip İslam dünyasının; bir avuç İsrail kadar aklı, stratejisi ve birliği olmaması ise tarihin en acı tablosudur.

İspanya’nın Faslı sivillerle sıkıştırılması ne büyük bir Psikolojik Harp.. Bunu da vicdanlara tevdi ediyorum.

 

Irak’la Ticaret Hamlesi, Lider Vizyonu ve Dökülen Kadrolar…

Coğrafyadaki bu küresel kuşatmayı kırmanın yolu, bölgesel entegrasyondan ve ticaret koridorlarından geçiyor. Türkiye'nin Irak ile son dönemde imzaladığı stratejik ticaret anlaşmaları ve "Kalkınma Yolu Projesi" gibi hamleler, Basra Körfezi'ni Boğazlar üzerinden Avrupa'ya bağlama amacını taşıyan muazzam adımlardır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, coğrafyanın kodlarını kavramış ciddi bir Türk devlet adamı olarak; Somali’den Sudan’a, Afrika’nın derinliklerinden Irak hattına kadar yapay sınırları aşan devasa bir jeopolitik vizyon ortaya koymaktadır. Ancak burada acı bir tablo ile karşı karşıyayız: Cumhurbaşkanı'nın bu küresel vizyonuna ayak uydurması gereken alt kadrolar tel tel dökülmektedir.

Nitekim Irak ile yürütülen kritik ticaret ve güvenlik anlaşmaları sürecinde, Haşdi Şabi güdümlü Irak Ulaştırma Bakanı’nın imza atmak istemeyerek kriz çıkarması ve diplomatik tıkanıklık yaşanması üzerine; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı bizzat ismiyle ikaz etmek zorunda kalması son derece düşündürücüdür. Lider, coğrafyayı birleştirecek ticaret hatlarını ve stratejik hamleleri ilmek ilmek işlerken; altındaki kadroların bürokratik ve diplomatik süreçleri yönetmekteki yetersizliği, vizyon ile saha arasındaki makası açmaktadır.

 

Psikolojik Harp Artık Savaşın Merkezidir…

Yirmi birinci yüzyılda savaş artık yalnızca tankla, tüfekle ve uçakla yapılmıyor. Bilgi silah hâline geldi. Algılar yönetiliyor. Toplumlar yönlendiriliyor.

Sosyal medya, dijital platformlar ve dezenformasyon faaliyetleri savaşın yeni cephesini oluşturuyor. Psikolojik harp artık cepheden daha önemli hâle gelmiştir.

Çünkü bir milletin zihni ele geçirildiğinde, topraklarını işgal etmeye çoğu zaman gerek kalmaz.

 

Gazze'den Yemen'e Aynı Jeopolitik Denklem…

Gazze'de yaşanan ağır insani kriz…

Yemen'deki çatışmalar…

İran-İsrail gerilimi…

Irak'taki kırılgan yapı…

Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları…

Bütün bu gelişmeler birbirinden tamamen bağımsız değildir.

Enerji güvenliği, deniz ticaret yolları, bölgesel nüfuz mücadelesi ve küresel güç rekabeti aynı jeopolitik tablonun farklı parçalarını oluşturmaktadır.

 

Boğazları Kontrol Eden Dünyayı Etkiler

Jeopolitiğin kalbi artık enerji koridorlarında atmaktadır.

Hürmüz Boğazı…

Babülmendep…

Süveyş Kanalı…

Türk Boğazları…

Bu geçiş noktaları yalnızca gemilerin geçtiği yerler değildir.

Bunlar dünya ekonomisinin ana damarlarıdır.

Bu nedenle bu bölgelerde yaşanan her kriz, enerji fiyatlarından küresel ticarete kadar bütün dünyayı etkilemektedir.

 

Kalkınma Yolu Projesi Neden Önemlidir?

Türkiye ile Irak arasında geliştirilen Kalkınma Yolu Projesi yalnızca bir ulaştırma projesi değildir.

Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak bu koridor, aynı zamanda yeni bir jeopolitik eksen oluşturma potansiyeline sahiptir.

Bu nedenle Irak ile yürütülen enerji, ulaştırma ve güvenlik iş birlikleri Türkiye açısından stratejik değere sahiptir.

 

Türkiye'nin Yeni Jeopolitik Açılımı

Son yıllarda Türkiye yalnızca kendi sınırlarına odaklanan bir ülke olmaktan çıkmış; Afrika'dan Kafkasya'ya, Balkanlar'dan Türk Dünyası'na kadar geniş bir coğrafyada daha görünür bir dış politika izlemeye başlamıştır.

Somali'deki askerî eğitim faaliyetleri…

Libya'daki diplomatik girişimler…

Afrika açılımı…

Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlendirilmesi…

Bütün bunlar Türkiye'nin uzun vadeli jeopolitik vizyonunun parçaları olarak değerlendirilebilir.

Bu vizyonun başarıya ulaşabilmesi ise güçlü kurumlara, koordinasyon içinde çalışan devlet kadrolarına ve stratejik planlama kültürüne bağlıdır.

 

Savaşlar Artık Birbirinden Bağımsız Değil…

Bugün Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu'daki gelişmeler giderek aynı jeopolitik denklem içinde değerlendirilmektedir.

Karadeniz'den Hazar Havzası'na…

Basra Körfezi'nden Doğu Akdeniz'e…

Kızıldeniz'den Hint Okyanusu'na kadar uzanan geniş coğrafyada yaşanan gelişmeler, enerji güvenliği ve küresel ticaret üzerinde doğrudan etkiler oluşturmaktadır.

Bu nedenle tek tek olaylara değil, büyük resme bakabilen devletler geleceği şekillendirecektir.

 

İslam Dünyasının Kaybettiği Ortak Akıl

Yaklaşık iki milyarlık nüfus… Dünyanın en büyük enerji rezervleri… Genç nüfus… Stratejik coğrafya…

Buna rağmen ortak hareket edemeyen bir İslam dünyası… Sorun askerî güç eksikliği değildir. Sorun; ortak strateji, ortak vizyon ve karşılıklı güven eksikliğidir.

 

Son Söz

Kendi düşmanını ve dostunu tarif edemeyen, Boğazlar’dan Basra’ya uzanan kendi ticaret yollarına sahip çıkamayan ve başkalarının kurguladığı sahte bayrak operasyonlarına kanan bir coğrafya, figüran olmaktan kurtulamaz.

Türkiye'nin öncülüğünde bu kısırdöngüyü bozmak mümkündür; fakat bunun şartı, sadece liderin vizyoner duruşu değil, o liderin hızına yetişebilecek ehliyetli kadroların ve tavizsiz bir "devlet aklının" sahaya tam kapasiteyle yansımasıdır.

 

Sonuç: Asıl Savaş Akıl Savaşıdır

Yirmi birinci yüzyılda savaşların şekli değişmiştir.

Artık ülkeler yalnızca ordularıyla değil; teknolojiyle, ekonomiyle, yapay zekâyla, diplomasiyle, medya gücüyle, psikolojik harp kabiliyetleriyle yarışmaktadır.

Türkiye'nin önünde büyük fırsatlar olduğu kadar önemli sorumluluklar da bulunmaktadır.

Güçlü ekonomi, güçlü savunma sanayii, nitelikli eğitim, etkin diplomasi ve ortak millî hedef etrafında birleşmiş bir toplum, geleceğin en büyük güvenlik garantisidir.

Çünkü gerçek zafer, yalnızca savaş kazanmak değil; savaşı mümkün olduğunca önleyebilecek aklı, kurumu ve stratejiyi inşa edebilmektir.

Bugün Türkiye'nin ve içinde bulunduğu coğrafyanın en fazla ihtiyaç duyduğu şey; yeni düşmanlar üretmek değil, ortak aklı güçlendirmek, devlet kapasitesini geliştirmek ve uzun vadeli stratejik vizyonla hareket etmektir.

Şu unutulmamalıdır.

"Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh;

Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh."

Abdülhak Molla

“Bütün devletler başarı ve kurtuluşu şu deyim ile bulur:

Barış ve huzur istiyorsan savaşa hazır olmalısın.”

Cumhurbaşkanımız ülke ve devletin bekası için ne büyük adımlar atıyor. Takdir ve dua ile mukabele ediyorum.

Ancak sinsi işbirlikçi iç düşmanı da menfaati için sinsi ve sessiz kalıp Millî Cephe’de görünen acz içindeki ucubeleri de affetmiyorum.

Gün ferasetli adamların günüdür.

Gün birlik günüdür.

Gün yiğitlerin, sorumluluk alanların günüdür.

 

E. Yb. Halil MERT

Strateji ve Yönetim Uzmanı

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Halil MERT

Halil MERT

DİĞER YAZILARI Terörsüz Türkiye Vizyonu FETÖ Daha Sinsi, Daha Örgütlü Devam Ediyor… Askeri darbe ne ki! Kukla ve Kuklacı Kıskacında 15 Temmuz Türkiye’nin En Kritik Yol Ayrımı Jeopolitik Fırtınanın Eşiğinde Nato Zirvesi MÖ 209 Kara kuvveti kuruluşu değildir! Milli Savunma Sanayii’nin Görünmeyen Cephesi Mhp… Geniş Kuşatıcı Siyaset, Büyük Milli Cephe… Savunma Sanayiinde Riskler Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası Türklük Tanımının Güncellenmesi Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü… Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti… Bir Çöküşten Dirilişe Uzanan Yol Tarih Yazmak, Geleceği Yazmaktır Duygusallıkla Değil, Ferasetle Ayakta Kalınır… Dirilişten Direnişe, Direnişten Kurtuluşa Türk Milleti… Kan aynı kan, vicdan aynı vicdan Devlet ebed müddet için vicdanlara hitap! Türkiye–iran kardeş devletleri için Emperyalizmin büyük tuzaklari Şehirler medeniyetin merkezi mi, suç kaynağı ve alanı mı? İslam Dünyası Neden Paramparça? İslam dünyası neden paramparça? İran–Amerika Gerilimi Bu Coğrafya Bizimdir Bu Bayrakta Türk, Kürt Demeden Büyük Türk Milleti’nin Kanı Var… Suriye, ırak, iran, lübnan… s. Arabistan, pakistan, israil… Ne olmalı? İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı Polislerimiz şehid oldu Libya neresi mi? Vatan! Ela Rümeysa ve Mehmet Akif'in Hatırlattıkları... Papa Daveti, Fener Patrikhanesi… Düşen uçağımız ve şehitlerimiz... İngiliz+Abd Oyunları Bozulmalı… Batı Karadeniz’in Türk Tarihi KÜRT TÜRKLERİ'NE... Küresel Kaos Ve Zulümden Millî Birlik Ve Millî Güç İle Kurtuluruz Yüksek Askerî Şura Kararları Millet İstikbâlidir Suriye'de Birlik, Millî Birliğimizin Bir Parçasıdır BOP... Yanlışa "dur!" dememek En İyi Fetöcü Vahşi Misâli... En iyi fetöcü vahşi misâli... İran’ı neden desteklemeliyiz! İran-İsrail Savaşı… Kürt Türkleri Tanımı Millî devlet süreci nasıl yönetmeli? Pakistan-Hindistan Gerilimi Coğrafyamızda Hangi İdeoloji Soru Sorup Cevap Arıyor! Küresel Senaryoları Yazan Ülkeler Büyük Devlete Büyük Devlet Adamları Gerek… İstiklâl Marşımızı, Bayrağımızı Hazmedemeyenler Gaflet, Delàlet Hatta İhànet İçindedir Suriye... Devletimizin yanındayız Avrupa Yenildi Terörsüz Türkiye Ukrayna... Sonuç! Dünya Küreselleşiyor Güçlü türkiye, büyük türk milleti... Liyákâtli nöbetçileri hep nöbet yerinde bilerek tutmak, zulüm değil mi? Türk Ordusu'nda Yemin ve Kaos… Anadolu, Kafkasya, Yakındoğu ve Balkanlarda Türkler Büyük Türkiye İdeali İçin Mücàdele Edenler Birlik Olmalı Amerika yanıyor! Çakalı Yaralı Bırakmak Tehdidi Büyütmektir Çakalı Yaralı Bırakmak Tehdidi Büyütmektir Mezhepçilik belàsı bölücülüktür! Bölünmüş Suriye İstemiyoruz! 1. Dünya Savaşı’nda Çalınmış Vatan; Suriye… Türk katliamları, gayrimüslim türkler… kim gevur? Türk töresi nerelerde yaşıyor? Millî İstihbarat Teşkilàtı, Türk Devleti'nin Gözü Kulağı ve Namusudur Zayıflamış Bünye, Zayıflamış Millî İrâde Tam Bağımsızlık Millî Birlikle… Tusaş Saldırısı'ndaki İhmâller Bebek Katillerinden, GATA'daki Kardiyoloji Doktoru Şevket Balta'ya... DÜŞMAN DEĞİŞİYOR! Düşman değişiyor ve çoğalıyor. Aldığımız En Büyük Yenilgi Büyük ve Güçlü Türkiye'nin Nüfûzu, Etki ve İlgi Alanları İsrail dijital saldırıları, Türkiye’nin duruşu... Kahraman Türk Ordusu Kahraman milletimizin geleceği tehdit altında… Cumhurbaşkanımızda menderes sendromu mu? Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz! Büyük Şehid Haniye… Zulmü Yenmek İçin Güçlü, Güçlü Olmak İçin Çok Çalışmak Zorundayız 15 Temmuz Millî Uyanış Günü Olmalı… Suriye Olayları ve Mülteci Meselesi’ne Psikolojik Harp/Harekât Yönü İle Bakış Savunma Sanayii Özel ya da Kamu Devlettir Tasarruf Ahlâktır Birlikte hâreket ve Erdoğan'la yeni bir yürüyüş! İsrail- iran mı! Yerel seçimlere dâir Değerlendirme ve Sonuçlar Rusya’daki Terör Saldırısından Çıkartılması Gereken Sonuçlar Medeniyet Coğrafyamızda Nevruz Bayramımız ve Büyük Milli Birliğimiz Fetö’yü Aklama Operasyonları… Mit’in Millîleşme Mücàdelesi Türk’süz Ordu İftirası 28 şubat süreci’nin en büyük sonucu paralel devlet ve 15 temmuz Öze dönüş zamanı... Teröre Karşı Mücadele Medeniyet Değerlerinizin İhyàsıyla Olur STRATEJİ HATIR… Kul hakkı ve değer vermek… Ramazan Hoca’nın Şehàdeti ve Müslümanların Hàli İlk Astronutumuz Albay Alper Gezeravcı ve içinden çıktığı sessiz çoğunluk Hûtbe vak'àsı ve olması gereken hûtbe şekli... İdeolojiler ve İdeallerin İstismarı… İdeolojiler ve İdeallerin İstismarı… Terör Dağda Bitmez… Esat Coşan’ın Son Makalesi Yeni Bir Yıla Başlarken… Ezeli Düşmanlarımızı, Onlarla İşbirliği Yapanları Deşifre Ediyoruz Şeyh said üzerinden siyaset yapmak fitnedir bölücülüktür! Sosyal Medya Grupları, Düşünce Grupları, Teklif ve Bilgilendirme Çalışmaları Türklerde Boylar, Ruğlar… Koca Arap ve İslâm Dünyası’nın Yerinde Hamas Mı Kaldı? Küresel Dünya’da Yeni Stratejik Etkinleşme Yöntemleri ve Jeopolitiği Öğretmen Millet İstikbâlinin Mimàrıdır Yerli-Millî Nesiller de Yetiştirmek Zorundayız Dàvà ve Fikirler Çoklarla Değil, İhlâslı, Fedàkâr ve Yiğit Adamlarla Büyümüştür Millî birlik-güç-etki alanımızda müessiriyet Siyonizm, Kara Asalet Birlikte Kutlu Geleceğimizi İnşa Zamanı Harp Silah ve Araçları Bizim mi! Filistin Cephesi’nde Son Durum Filistin mi, işgal edilmiş vatan mı! Türeyiş Strateji, Psikolojik Harp/Harekât Çalışma Merkezi Türkiye Tarihi, Genel İslâm Tarihi ve Genel Türk Tarihi Değil Midir? Millî Sanayii Gayretleri ve Darbeler Turan… kızılelma… ülkü… Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi ya da… Anadolu Hapsinden Çıkış Zamanı Devlet ve Millet Aleyhine Delil Oluşturup Millî Mirası Mahveden İç İhanet Millî İdeolojinin Temeli Ordumuz millî gücün mihenk taşıdır Gelenekleri İle Geleceğe Yürümelidir Devlet ve Millet Aleyhine Delil Oluşturup Millî Mirası Mahveden İç İhanet 15 Temmuz İhàneti Sonrası… Kürt, Kürdistan ve Irkçılık Belâsı… Resmî Ordu Dışındaki Yapılar Savunma sanayii stratejiktir, tam bağımsızlığın, millet iràdenin göstergesidir. Millî kalmalıdır Türkiye Yüzyılı Hükümeti, Tepkiler, Beklentiler… Cumhurbaşkanımızdan Ne Bekliyoruz? Emperyalizmin son oyunu Kılıçdaroğlu'nun Ümit Özdağ Soslu Hdp’li aldatmacası Ya devlet başa ya kuzgun leşe!... 1.Tur seçim notları ve 2. Tur başkanlık seçimi Teknofest ya da büyük mefkûre birliği ya da ötekileştirmeye inat birlik profilimiz Teknofest Kürt, Kürdistan, Irk, İctimai Irk… Kimlik Bunalımı Ekonomi, Deprem, Bayram, Burukluk Ve Kırgınlık İçinde Bir De Seçim… Seçim Sürecinde Kazakistan’dan Bir Gazetecinin Soruları ve Cevaplarımız Geleceğimiz ve Hangi Türk Milliyetçiliği Muhàrip Olmadan Mücàhid Olmaz Çanakkale, Nevruz, Millî Birlik… Ve Anka Misàli Yeniden… Namazsız Mücahidler, Ötekileştirme Körlüğü ve Husûmeti Deprem imtihânı’nın gerçek sonuçları (misafir gözüyle) Deprem İmtihànı ve Millî Devlet Deprem ve Afet Seferberliği Dünya’nın en önemli seçimi neden Türkiye'de? Bir Güzel Adam: Mübariz Seçim Süreci: Konuşulması Gerekenler Türk Milletinin Düşmanları Türk sorunu! Neden? Devlet ebed-müddet, siyasi partiler, stk. İran Türkleri nerede, ya Türkiye ve Azerbaycan!...
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat