Geçen sezon Avrupa da oynayan ve çok başarılı olan Samsunspor için, “Çıtayı yükseltti, artık her sezon Avrupa hedefi olur.” diye düşünenlerin sayısı çok fazlaydı. Transfer konusunda gelinen noktada bu düşünce yerini endişeye bırakmaya başladı.
Bazı taraftarlar, “Samsunspor transfer konusunda neden ağırdan alıyor?” diye bize de soruyor. Biz daha önce de, “Akşam pazarını bekliyoruz.” diye yazdık. Bunu yazarken müneccimlik kursuna gitmedik, Başkanın tavrını bildiğimiz için tahminde bulunup olanı yorumladık.
Samsunspor’un mevcut kadrosu, şu ana kadar yapılan transferler ve futbol kültürü bizi Süper Lig’de tutacaktır fakat hedef Avrupa ise bu kadronun mucizeler yaratması gerekir. Sadece bizim mucize yaratmamız da yetmeyebilir diğer takımlarında büyük hayal kırıklığı yaşaması gerekecek.
Kadro yapılarına bakınca kağıt üzerinde dört büyükler ve Başakşehir büyük bir ihtimal ilk beşi paylaşır gibi görünüyor. Samsunspor’un bu kadrosu ile ilk beşte yer alması kolay görünmüyor. Transfer yapılır mı, yapılırsa takımın kalitesini artıracak birisi alınır mı? Bunu hep birlikte göreceğiz.
Tabii ki transferin zorluğunu biliyoruz fakat alınabilecek bonservisi elinde olan bir sürü oyuncu vardı ama maalesef alınmadı. Başkanımız Sayın Yüksel Yıldırım’ın dediklerine bakılırsa kadroyu güçlendirmek istiyormuş fakat bütçeye ve takımın yapısına uygun oyuncu arıyor sanırım.
Biz, transfer konusunda hayal kırıklığı yaşamak istemediğimiz için sanki transfer olmayacakmış gibi düşünüyoruz. Olursa seviniriz, olmazsa eldeki kadro ile idare etmemiz gerektiğinin bilincindeyiz.
Biz her halükarda Samsunsporluyuz. Tabii ki Samsunspor iyi transferler yapsın ve her maçını kazansın isteriz fakat bu hiç de kolay değil. Bizim İkinci Lig’e düşünce de Avrupa’ya gidince de Samsunspor’a olan sevgimiz değişmez, değişmedi de.
BU DÜNYA KUPASI DÜNYAYA YAKIŞMADI!
Bu dünya kupasında yaşanan rezaletler spor ahlakının adeta içinden geçti. Bu durum kesinlikle kabul edilir gibi değil. Eskiden, “Siyaset futbola bulaştı.” diye şikâyet ederdik. ABD, Meksika ve Kanada’nın ev sahipliğini yaptığı Dünya Kupasında siyasetin futbolun tam göbeğinde olduğunu görmüş olduk.
İran Milli Takımına turnuva öncesi ve turnuvada elensinler diye yapılanlar ortada. Bazı sporcuların ve hakemlerin vize alamaması tartışma konusuyken, bazı takım kafileleri gayri ahlaki muamele ile rencide edilmişken en son ABD’li oyuncunun gördüğü kırmızı kart FİFA tarafından yok sayılınca bu Dünya Kupası için futbol ve adalet adına konuşacak bir şey kalmadığını düşünüyoruz.
FİFA ve ABD’yi üst üste koyup ABD’yi farklı yenip adaletsizliklerini başlarına geçiren Belçika Milli Takımını kutluyoruz. Bundan sonra iyi müsabakalar olacağını düşünüyoruz fakat Türkiye elenince futbol izleme zevkimiz kayboldu.
Dünya düzeni denen zalim yapı gerçek yüzünü ortaya koyuyordu fakat bazıları anlamıyordu. Daha önce İsrail’i görmezden gelip Rusya’yı uluslararası turnuvalara almayarak ne kadar ikiyüzlü olduklarının göstermişlerdi. Bu turnuvada her şey bütün çıplaklığıyla daha da ortaya çıktı.
Dünya kupasından elenen takımlardan on üçünün hocası istifa etmiş. Sayın Montella, “Nasip değilmiş!” diyerek bu turnuvadaki başarısızlığını kamufle etti. Bakalım bir sonraki turnuvada başarı nasip olacak mı?
Aslında final hesaplayıp gruptan çıkamayan, Milli Futbolcularımızı, “En Şerefli Milli Takım!” diyerek kategorize eden, futbolumuzu bir bilinmezliğe sürükleyen ve adalet duygusunu yerle yeksan eden Federasyon Başkanına istifa çok yakışır.
Ev sahiplerinden birisi olan Kanada’yı farklı yenip çeyrek finale çıkan Fas Milli Takımını tebrik ederiz. Mısır Milli Takımı da son şampiyon Arjantin karşısında çeyrek finali hakemler yüzünden kaybetti çünkü Mısır bu maçı da kazansa yeryüzünde Müslümanlara yapılan zulümler yine gündeme gelecekti.
Son sözümüz Mısır Teknik Direktörü Hossam Hasan’dan olsun. Hosam Hasan sorulan bir soruya, “Dünyada Filistin halkının acısını hissetmemiş biri varsa, o insan değildir.” diye cevap vermiş. Mısır Milli Takımını ve Hocasını tebrik ederiz. Dünyaya insanlık dersi verdiler.
Adnan ÖZ