Fenerbahçe yenilgisinden sonra “Takımı bu hâle neden getirdin?” diye Samsunspor Başkanına kızabiliriz. Samsunspor’un hocasına, altyapıdan 3. forvet olarak bir oyuncu neden çıkarmadın ve niçin kadroda tutmadın diye kızabiliriz.
Oyunculara, maçta yaptıkları bireysel hatalardan dolayı kızabiliriz. Başkanın taraftar için söylediklerine ve fiyatların yüksekliğine rağmen stada gelmeyen taraftarlara sitem edebiliriz. Fakat bu, ne bize ne de Samsunspor’a bir fayda sağlar.
Üzgünüz, tamam. Kızgınız, tamam. Çok büyük hayal kırıklığı yaşadık, tamam. Fakat biz çok daha kötü ve ümitsiz dönemlerden buralara geldik. En dibi gördük, oradan çıktık, Avrupa’ya uzandık. Bunu da sakın unutmayalım.
Evet, Fenerbahçe maçını kaybettik fakat birilerinin dediği gibi rezil de olmadık. Rezillik dediğiniz şey böyle olmaz. Rakibin rotasyon oyuncuları bile millî takım oyuncuları. Bu bir futbol müsabakasıydı. Güçlü ve yetenekli oyuncuları olan Fenerbahçe, şanssız ve güçsüz olan Samsunspor’u maalesef yendi.
Ve fakat bu hakemlerle lig biter mi, bilemiyoruz. Yenilgimiz için değil ama hakemlerin iki kararı için “Rezalet!” diyebiliriz.
Birincisi, maçın 43. dakikasında Semedo, Yalçın’ın ayağına bastı ve güç kullandı. Ayağını kaçırmıyor, hatta destek ayağını kaldırıyor, bastığı baldıra güç veriyor.
Hadi hakemlerin ortası, yanı ve kenarı, hiçbiri bu pozisyonu görmedi diyelim. Peki, VAR bunun için yok mu? Neden müdahale edilmedi? Bir de Türk hakemine güvenmeyip yabancı VAR getiriyoruz. Bunun için mi geliyor bu aymazlar?
İkinci pozisyon ise Yasin Kol’un hangi ruh hâliyle maçı yönettiğinin de göstergesidir. Guendouzi, faulün yapıldığı yerde topu alıyor ve topuğuyla geriye doğru arkadaşına oynuyor fakat arkadaşı da o anda arkasını dönmüş, topun ona geldiğinin farkında değil.
Emre, rakibinden önce topu alıp kaleye doğru yöneliyor. Hakem, “Önce oynayın.” diye koşuyor fakat devam etse ikiye bir pozisyon olacak, büyük bir ihtimalle gol olacak. Hemen kafasında şimşek çakıyor ve oyunu durduruyor. İşte hakemin beyninde o şimşeği çaktıranlar, ligin içine edenlerdir.
Fenerbahçe’nin penaltı beklediği pozisyon var fakat o pozisyonda sana göre, bana göre durumu var. Yani kesin penaltı diyemeyiz. Fakat bizim iki pozisyonda da kesin olarak hakemler hatalı. Adalet diye yırtınanlar nerede? Hepsi ikiyüzlü ve çıkarcı!
Fenerbahçe 10 kişi kalsa sonuç ne olurdu? Emre gidip golü atsa, ikincisini bulabilir miydik? Bilemiyoruz. Fenerbahçe bu maçı zaten hak ederek kazandı fakat maçlarda gördüğüne hesapsız bir şekilde düdük çalan hakemler olmadığı sürece bizim ligden bir nane olmaz, olamaz.
Samsunspor, geçen sezon ilk 11’de oynayan 3 oyuncu ile maça başladı. Yani 8 oyuncu ya yeni ya da geçen sezon yedek kulübesinde olan oyuncular. Dolayısıyla ligin kalburüstü takımıyla oynayınca zorlanması normal değil mi?
Samsunspor’da çok ciddi bir kadro yenilenmesi yaşanıyor. Bunun uyumu zaman alacaktır fakat bir yandan da maalesef çok sakatımız var. Ligin daha başında bu kadar sakatlık normal değil. Bu iş mutlaka çözüme kavuşturulmalı.
Bir sezonda bu kadar oyuncu göndermeyi mantıksız bulmayabiliriz fakat yapacak bir şey yok. Bu durum, her fırsatta Samsunspor’un sahibi olduğunu hatırlatan Başkanın tercihidir. Bunun bir bedeli olacaksa da bunu Başkan ödeyecek.
Bir gün Madji ve Şerif’i arayacağımız aklımızın ucundan geçmezdi fakat maalesef ikisini de aradık. İlk iki maçta oynayan Diabate kadrodan çıkarılmış, kuvvetle muhtemel satılacak. Gidecek diye konuşulan Borekoviç oynuyor ama haklı olarak aklı sahada değil.
İkinci yarı, sakatlıktan dönen Yunus Emre ile Guarino stoperde oynadılar fakat kabul edelim ki uyumlarında sorun olması normal. Sadece onlarda değil, herkesin birbiriyle uyumu için zamana ihtiyaçları var.
Bu sezon bizim için çile ve sabır yılı olacak ama inşallah oyuncularımız gelişim kaydeder, biz de Süper Lig’de kalmayı becerebilirsek o zaman seneye, bir ihtimal, ilk beşi hedefleyebiliriz.
Samsunspor Başkanı Sayın Yüksel Yıldırım’ı birçok konuda eleştirdik fakat biraz empati yapalım. Gücü ve aklı nispetinde bir şeyler yapmaya çalışıyor. Doğru ya da yanlış, bir şeyler de yapıyor fakat birçok taraftar tarafından sürekli eleştiriliyor.
En son Fenerbahçe maçında, hem de bizim sahamızda, Fenerbahçe taraftarı koro hâlinde Başkanımıza küfür etti. Bu kabul edilebilir bir durum değil. O da bunu kabul edemediği için maçtan sonra biraz agresif demeçler verdi.
Başkanımız Sayın Yüksel Yıldırım’ın Samsunspor için çok emek harcadığının farkındayız fakat Başkanımız şunu unutmamalı: Samsunspor ile bir başarı hikâyesi yazılacaksa bu, taraftarla kavga ederek olmaz. Bu ancak taraftar ve şehirle kenetlenerek olabilir.
“Söz var keser başı, söz var keser savaşı!” demişler. Yarınlarımızı düşünüyor ve başarı istiyorsak sözlerimizi tartarak ağzımızdan çıkarmalı ve kırıcı olmamaya dikkat etmeliyiz.
Adnan ÖZ