Çarşambaspor, Bitlisspor 1916 F.K. ile oynadığı 3 Lig’e terfi maçını Hakem Abdullah Buğra Taşkınsoy’un kötü yönetimi yüzünden kaybederek, bir takımın, bir şehrin bir yıllık bütün emeklerin boşa gitmesini engelleyemedi.
Hakem için maçı kötü yönetti diyoruz fakat bu ifade en basit, en masum ifadedir. Aslında durum kötü ötesidir, pozisyonları izleyin ne demek istediğimizi anlarsınız. Hakemler resmen Çarşambaspor’u Üçüncü Lig’den etti.
Bir takımın bir yıllık emeği ile böyle bariz hatalar ile oynayan bu hakemin lisansı yırtılıp hakemliği iptal edilmezse Federasyon şaibe altında kalacaktır.
Bir Hakem, bir final maçında art niyetli olmasa bu kadar bariz hata yapabilir mi? Bir penaltı verişi var evlere şenlik. Pozisyon şayet faul ise faulü yapan Bitlissporlu oyuncu ama faulü Çarşambasporlu oyuncu yaptı diye penaltı veriyor.
Maçın ilk yarısı bir pozisyonda Bitlissporlu bir oyuncu tabiri caizse rakibine uçarak tabanla giriyor. Bu pozisyonu sarı kartla geçiştiren aynı hakem, Çarşambasporlu bir oyuncuya, faul olup olmadığı belli olmayan bir pozisyonda direkt kırmızı kart göstererek Çarşambaspor’u on kişi bırakabiliyor.
Biz, iddia ediyoruz maçı hakem değil de rakip takımın hocası ya da başkanı yönetiyor olsa bu penaltıyı bu kadar rahat çalamazdı.
Devre arası kavga çıktı, rakip takım oyuncuları birkaç kırmızı kart görmüştür diye düşündük fakat öyle olmamış. Televizyondan izlediğimiz kadarıyla Bitlisli oyuncu hakemin üzerine yürüyordu, daha sonra görüntüyü vermemek için kamerayı kaydırdılar.
Biz ne oldu anlayamadık, maç yayını tekrar başlayınca Çarşambasporlu yedek oyuncunun kırmızı kart gördüğünü öğrendik. Bitlissporlu oyuncular neden kart görmedi bilemiyoruz.
Bunca olumsuzluğa rağmen Çarşambasporlu oyuncular iyi direndiler. İyi oynayıp iyi mücadele ettiler fakat hakem kararları oyuncularımızın moralini bozdu, takımımız oyundan düştü ve uzatmalarda yediğimiz golle Üçüncü Lig hayalimizi seneye bıraktık.
“Samsun ve Çarşamba sahipsizliğinin kurbanı oldu”, “Çarşambaspor Bitlissapor 1916 F.K. maçı incelenmeli.” diye haberler yapılıyor. “CİMER’e şikayet edelim.” diyenler çığ gibi büyüyor. Biz de Çarşambaspor’un hakkının gasp edildiğini düşünüyoruz fakat bu Federasyon bu işi çözer mi?
TÜRK MİLLİ TAKIMI HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI
Milli takımımız Kanada’da coşku ile karşılanmıştı. Millet olarak hayallerimiz büyüktü. Çoluk çocuk, genç ihtiyar erkenden kalkıp ekran başında yerimizi aldık.
Rakibimiz Avusturalya ile her mevkide kıyaslanmayacak kadar avantajlıydık fakat futbol sahada mücadele edilerek kazanılır gerçeğini unutup kibir yaptık ve boyumuzun ölçüsünü aldık.
Rakibi küçümser beyanatlar ve tavırlar onları motive etti. Biz oyunda üstün gibiydik fakat sonuç hezimet sayılır. Biz, oyuncularımızı rahat tavırlarından dolayı eleştiririz fakat hocamız Montella tabiri caizse çuvallayarak yenilgimizin baş mimarı oldu.
Milli takıma oyuncu seçimi konusuna girmeyeceğiz fakat kadroda bulunan oyuncuların mevki ve süre tercihleri kabul edilemez. Oyuna üç defansif orta saha ve önde Kerem ile başlamış olabilirsiniz fakat rakibimiz öne geçince tamamen kapandı.
En azından ikinci yarı orta sahadan birini çıkarıp Deniz Gül’ü öne atıp Kerem’i sağ kanata çekip Arda’yı asıl mevkiine almalıydık. Gömülü ve Kerem’e göre çok uzun olan rakibe bolca orta kesip gol beklemek mucize gibi bir şeydi ama maalesef gerçekleşmedi.
Normal maçlarda Kerem ile başlasak bile, rakip bu şekilde oynayınca, biz oyunumuzu değiştirmeliyiz. Bu şekilde Kerem’e de çok büyük kötülük yaptık. Bize göre oyuna Salih Özcan yerine çabuk ve dar alanda etkili olan Can Uzun girmeliydi.
Biz, doğru işler yapar ve iyi konsantre olursak Paraguay ve ABD maçlarını kazanacağımızı düşünüyoruz. Milli Takımımızı ve Hocamızı kulüp taraftarı bakış açısıyla eleştirmek Milli Takımımıza zarar veriyor.
Bizi buraya kadar getiren bizim çocuklar daha yukarılara çıkaracaktır. Haydi çocuklar güldürün bu dertli milletin yüzünü.