Kötü futbol iyi sonuç dedik. Kötü oynayan Karagümrük karşısında ilk yarı biz de çok kötüydük ve devreyi 1-0 yenik kapattık.
İkinci yarının başında da rakip üstünlük kuruyordu ki bir şans golü ile beraberliği sağlayıp kendimize geldik. Hemen akabinde güzel bir organizasyon ile öne de geçtik.
Ve fakat biz rakibin üzerlerine gitmeyi bırakınca rakip gelmeye başladı ve beraberliği yakaladı. Uzatma dakikalarında atılış bakımından güzel fakat rakip defansın ıskalaması bakımından şansa bir gol daha bulup galibiyeti son anda kurtardık. Her şeye rağmen kazanmak çok iyi oldu. Beraberlikler haftasını karlı geçiren dört takımdan birisi olduk.
İçerde üst üste oynayıp dokuz puan almayı planladığımız maçlarda Antalyaspor’a yenildik, Kasımpaşa ile berabere kaldık ve Karagümrük ile oynadığımız üçüncü maçı zar zor kazanabildik.
Oysa Antalyaspor da Kasımpaşa da Karagümrük de çok rahat kazanılabileceğimiz, dişimize göre takımlardı. Üç rakibimiz de oyun gücü olarak iyi durumda değildi fakat biz de çok kötüydük. Hocamız zeminin kötü değil berbat olduğunun altını çizerken oyunumuzu olumsuz etkiliyor mesajını verdi.
Samsunspor, transferlerin geç gelmesi ve hala uyum sorunu çekmesinden dolayı zorlanıyor. Hele de Celil ile Makoumbou’nun kulübede otururken Yunus Emre’nin kesici oyuncu görevi ile ön liberoda oynaması hocanın çaresizliğinin göstergesidir.
Reis Hoca, ön libero bölgesinde kimi denese olmadı, kimle oynasa randıman alamadı. Denemediği Galatasaray’dan yeni transferimiz Eyüp Aydın var fakat o da sanırım o bölgede olmaz.
Puan sıralamasına baktığımızda yerimiz iyi fakat oyunumuz oraya yakışmıyor. 6 maç 3 galibiyet ama üçünü de ligin yeni takımlarına karşı aldığımızı unutmayalım. Biz Samsunspor’un Trabzonspor maçının ikinci yarısında oynadığı gibi cesur, diri ve güzel oyun oynamasını bekliyoruz.
Belki haddimiz değil fakat Reis Hocaya önerimiz olsun: Bu maçın görüntülerini oyuncular ile analiz etsin ve ne zaman, nerede, kime, nasıl pas atılır hatırlatsın. Son pasları bu kadar kötü kullanmak zirveye oynayan bir Samsunspor’a yakışmıyor. Avrupa’da da bu kadar savruk oynarsak Allah muhafaza Galatasaray’ın Almanya da düştüğü duruma düşebiliriz.
Maça dair o kadar çok not aldım ki ama galip geldiğimiz için bir tek Holse’nin uzatma dakikalarında pas vermeyi geciktirip rakip önünü kapatınca ona çarptırıp bizim kaleye gol tehlikesi olan pozisyonu hatırlatayım.
Holse orta saha sağ önde topu aldı, önünde iki oyuncumuz ve bir rakip oyuncu var. Solda önde de bir oyuncumuz var, Holse topu hemen önündeki oyuncumuza aktarabilse üçe bir pozisyonda atağa kalkacaktık fakat bekledi rakip yaklaşınca atmaya kalktı az kalsın kalemize gol olacaktı. Maç boyu böyle çok pozisyon oldu. Zamanında ve doğru kişiye pas verme sorunu mutlaka giderilmeli.
Taraftar tribüne neden gelmiyor? Son üç maça rahatsızlığımdan dolayı ben de gidemedim, bunun için çok üzgünüm. Acaba taraftarımız hedefe ulaştık diye bir doygunluğa mı ulaştı yoksa Başkanın minnetsiz tavırlarına tepki olsun diye mi gelmiyor ya da bilet fiyatları mı etkili oluyor?
Taraftar bilet fiyatlarını pahalı bulup gelmiyor ise Samsunspor Başkanı Sayın Yüksel Yıldırım’ın artı eksi bir değerlendirme yapıp fiyatları güncellemesi faydalı olabilir. Dolu tribün her zaman takıma olumlu yansır ve takımı motive eder.
Bu hafta zorlu bir takım olan Gaziantepspor deplasmanına gidiyoruz. Bu maç Avrupa maçının provası niteliği de taşıyacak. İnşallah iki deplasmandan da galibiyetle döneriz. Biz duamızı galibiyet için edelim ne olur ne olmaz.
Samsunspor’un UEFA’nın takımlara Avrupa’da uzun soluklu sakatlık durumunda listede bir oyuncu değişikliği hakkı tanıması sebebiyle Ebrima Ceesay, Cherif Ndiaye değişikliği için sakatlık raporları ile müracaat ettiği doğru ise isabet olur.
Zemin için ise ne desek havada kalır. Bakanlık yeterli görüp değiştirmemiş fakat hem Hoca hem de oyuncular zeminden çok şikayet ediyor. Belki de bu kadar sakatlık onun için veriyoruz. Saha avantajını kullanmamız için zeminin iyi olması olmazsa olmazdır. Gerekenin yapılacağını umut ediyoruz.