Samsunspor Ziraat Türkiye Kupası 2. Maçını İzmir de Aliağa deplasmanında oynadı ve 6-2 kazandı. Bu sonuç ile iki de iki yapan takımımız ilk 8 için avantaj sağladı.
Kalede Fenerbahçe’den yeni transferimiz İrfan Can Eğribayat oynar diye düşünmüştük fakat sanırım hazır değildi. Eyüpspor’dan yeni transferimiz Yalçın Kayan ilk maçında ilk on birde başladı ve iki güzel gol atarak ligde de ilk on bir için umut verdi.
Rakip Aliağa ikinci lig takımıydı bizim sıkletimiz değil ve fakat bu sonuç bize moral oldu. “Rakip Aliağa zayıf bir takım. Bu maç ölçü olmaz.” Diyenler olacaktır, tabii ki bu maç ölçü olmaz fakat yine de kazanmak önemliydi.
Bizim transfer yapabilmemiz zor görünüyor. Ntçam, Sousa, Emre, Coulibaly, Van Drongelen iyileşir ve tekrar sakatlanmaz ise Makoumbou’nun cezası bitince ve Şherif Afrika kupasından sağlam döner ise ve formsuz oyuncular eski formuna kavuşursa belki toparlanır, eski gücümüze kavuşuruz.
Bu sezon işimiz daha zor. Çünkü hem kadro derinliğimiz geçen yıla göre zayıf hem de Coluibaly dışında herkes idmanda sakatlandı. Bir de geçen sezon ligde kalma hedefiyle oynuyorduk beklenti düşüktü. Şimdi öyle mi? Şimdi 3 kulvarda da başarı bekleniyor.
Samsunspor’un Avrupa listesine yazacağı oyuncu sayısı sınırlı. Süper Lig ve Ziraat Türkiye kupası için takımın tamamını da değiştirsek olabilir fakat takımdan gidecek her oyuncu Avrupa Konferans Liginde oynayacak takımımızı zayıflatacaktır. İnşallah bu durum göz önünde bulunduruluyordur.
SÜPER KUPAYI FENERBAHÇE ALDI!
Fenerbahçe Kupa alabilsin diye statüsü değiştirilen Süper Kupa Fenerbahçe’nin oldu. Fenerbahçe final maçında Galatasaray’ı baştan sona üstün bir oyun ile 2-0 yenerek yıllar sonra kupaya uzanmış oldu.
Final maçına daha iyi konsantre olan ve tabiri caizse tekmeye kafa uzatan Fenerbahçeli oyuncular bileklerinin hakkı ile maçı kazandılar. Fenerbahçe’nin maçı hak ettiğini gösteren üç pozisyondan bahsedeyim.
Birincisinde Sane’nin havaya kaldırdığı topa kafa sokup Sane’nin sarı kart görmesini sağladı Fenerbahçe’nin yeni transferi Guendouzi. İkincisi İcardi’nin havada vuracağı topa bu sefer Skriniar kafasını uzattı ve o da İcardi’nin sarı kart görmesini sağladı.
Ve maçın son dakikasında Galatasaray korner atışı kullandı. Kazım Can topu arkaya sektirdi, arka direkte Kaan topa dokunsa gol olacaktı ki, rakibinin topa müdahale edeceğinden korkup kafasını geri çekti. Tekmeye kafa sokma cesareti gösterenleri, kafama bir şey olabilir diye topa vurmaktan korkanlar yenebilir mi? Yenemez ve yenemediler. Fenerbahçe’yi tebrik ederiz.
Ve fakat Fenerbahçe’nin bu oyunu ve galibiyeti bir gerçeği ortaya çıkardı. O da Fenerbahçe yıllardır Galatasaray’a karşı hep korkak oynadı ve her kaybında bir mazeret üretti. Demek ki neymiş çıkıp aslanlar gibi oynayınca ne yapı kalıyormuş ne de başka bir şey.
Fenerbahçe Galatasaray ile ligde içerde oynadığı son maçta son dakikada bulduğu haksız bir gol ile beraberliği zor kurtarmıştı. Hem de Galatasaray oyuncularının yarısı formsuz ve yarısı da eksikti. Şayet Fenerbahçe o maçı alabilmiş olsa şuan lider durumda olacaktı.
Bence takımlar mazeret üreteceklerine kendi oyunlarına baksınlar. Üç yüz milyon EURO’luk takım rakibini yenmek için oynamıyor ve otuz milyon EURO’luk başka takımlara gaz veriyor. “Siz güçlüsünüz rakibinizi yenersiniz!” diyor. Eş değer rakibini yenmeyip, on da biri değerde takımlardan rakibini yenmesini beklemek akıl işi değil.
Adnan ÖZ