Futbol oyunu, küçük ayrıntıların sonuçta etkili olduğu bir oyundur. Bu ayrıntılar bazen kazanmanıza bazen de kaybetmenize sebep olabilir. İşin kötü yanı ise bir şeyin olması ya da olmaması durumunda sonucun değişip değişmeyeceğinin bilinemez olmasıdır, sadece bir tahmin yapabiliriz.
Mainz- Samsunspor maçında Emre’ye çarpıp gol olmayan pozisyon gol olsa durum değişir miydi bilemiyoruz. Bildiğimiz bir şey var futbol oyununda başarılı olmak için oyuncularda teknik beceri, kondisyon, maçı kazanmayı istemek gerekir ama sonuçta bunlar bile yetmeyebilir. Maçı kazanmak için anlık moral, maçın her anında konsantrasyon ve şans faktörü de önemlidir.
Başlığa Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi yazmamızın maksadı zaten derinliği olmayan bir kadromuz vardı. Bunlara cezalılar, sakatlar, statü gereği oynayamayanlar yetmiyormuş gibi neredeyse bütün oyuncularımızın performans düşüklüğü de eklenince bu durum kaçınılmaz oldu.
Geçen haftaki yazımızda, “Allah göstermesin ama daha kötüsüne de hazırlıklı olmalıyız. Devre arasına kadar oynayacağımız 3 resmi maçımızı da kaybedebiliriz.” yazmıştık. Bunu maçların zorluk derecesini ve takımımızın son durumunu göz önünde bulundurarak öngörmüştük.
Son 3 maçta golümüz yok. Üretkenliğimizi kaybettik. Defansımız olmayacak hatalar yapıyor. Göztepe maçında isabetli şut atamadan yenildik. Bu oyun bize hiç yakışmadı. İnşallah kupadaki rakibimiz Eyüpspor’u bari yener, yılı moralli bitiririz.
Bütün olumsuzluklara rağmen Samsunspor için ilk yarı itibari ile başarılı diyebiliriz. Konferans Liginde lig başlamadan sıralamayı 12. basamakta bitireceğiz desek kimse burun kıvırmazdı. Bu kadar olumsuzluktan sonra ligi de 6. sırada bitirmek başarısızlık sayılmaz fakat toparlanamazsak ilk beş hayal olur.
İkinci yarıda ilk iki maçımızı çok formda Gençlerbirliği ve Kocaelispor ile oynayacağız. O maçlardan önce kupada Fenerbahçe ile oynayacağız. Kadro takviyesi olmazsa işimiz gerçekten çok zor. Bu kadronun yetersiz olduğunu biliyoruz fakat Başkanımızın işine karışmak olmaz!
Samsunspor yeni transferlerinden yeterince katkı alamamanın zorluğunu yaşadı. Tomasson oynuyor fakat alternatifi olmadığı için süre buluyor. Mendes kiralık giden Mustafa Tan kadar bile katkı veremedi. Biraz Makoumbou, biraz Cherif Ndiaye, biraz da Musaba faydalı oldu. Ntçham yok gibi, Eyüp Aydın yok gibi, Coulibaly yok gibi, Sousa yok gibi, iki Soner de yok gibi. Buna rağmen bu durum bana göre başarıdır.
“Türkiye futbol ülkesidir.” diyenler futbol ülkesi nasıl olunur Mainz taraftarını görünce anlamıştır sanırım. Samsunspor tarihinin en önemli maçına hem de Yunan takımı karşısına çıkarken 1 milyon 400 bin nüfuslu şehir stadı dolduramadı fakat 218 bin nüfuslu ve liginde sonuncu sırada bulunan Mainz tribünleri dolduruyor.
Türkiye de taraftar başarıya endekslidir. Bir elin parmaklarını geçmeyen takımlar başarılı olursa ancak tribünleri dolar. Bunun dışında bütün tribünlerimiz Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor maçları da dahil kapalı gişe oynanmıyor.
Evet, maalesef Samsunspor her geçen gün tribün desteğini de kaybediyor. 2. Lig’de bile daha fazla taraftar vardı. Şuan takımımız hayal edemeyeceğimiz bir yerde fakat taraftar maçlara gelmiyor. Bunun çeşitli sebepleri var ama onlara girmeyelim.
Ve fakat Samsunspor taraftarı büyüklüğünü gösterip bu duruma seyirci kalmamalı ve kötü günler yaşayan takımına sahip çıkıp taraftar olduğunu göstermelidir.
Gün, kötü günler geçiren Samsunspor’a sahip çıkma günüdür. Söyleyecek çok sözümüz var fakat bugün o gün değil. Kötü dediğimiz durumda bile ligi ilk beş de bitirip tekrar Avrupa arenasında yer alabiliriz fakat bu ancak birlik olursak olur.
Samsunspor, Konferans Ligi’nde daha yukarılara çıkabilir. Yeter ki kenetlenelim, yeter ki oyuncular eski performanslarına ulaşsınlar. Evet, tekrar kenetlenir ve çok istersek hayal ettiğimiz başarı gelecektir.
Adnan ÖZ