Bu yıl Süper Kupa’nın statüsü değişti. Buna göre yarı final maçları Gaziantep ve Adana da oynandı. Galatasaray, Gaziantep de oynanan Süper Kupa yarı final maçında ligde zorlandığı ve 0-0 berabere kaldığı Trabzonspor’u rahat bir oyun ile 4-1 yenerek ilk finalist oldu.
Samsunspor ise Adana da Fenerbahçe ile final için kapıştı. Gaziantep tribünlerinin aksine Adana da stat hemen hemen doluydu. Ve fakat Samsunspor bu maçta da üretkenlik açısından verimsiz kaldı ve maalesef 2-0 yenildik.
“Fenerbahçe maçında yenilmek önemli değil.” diye düşünebiliriz fakat Samsunspor maç kazanma alışkanlığını kaybediyor. Bırakın maç kazanmayı bu aralar gol bile atamıyoruz. Hülasa takımımız her geçen gün güç kaybediyor. Üzgünüz ama göz göre göre eriyoruz.
Transfer yasağımız olan sezonda bile kadro derinliğimiz bundan daha iyiydi. Ve maalesef geçen sezon böyle sakatlıklar yaşamıyorduk. Ne oldu bu takıma anlamakta güçlük çekiyoruz? Böyle giderse ilk beş hayalimiz suya düşebilir.
Emre Kılınç ve Van Drongelen’in üst üste sakatlanması (Şayet sakatlık doğru ise!) akıl alır gibi değil. Zaten sınırlı kadromuz ve çok sakatımız vardı. Bir de takımın taşıyıcı kolonu diyebileceğimiz iki oyuncumuzun sakatlığı hocanın planlarını alt üst etti.
Sayın Fuat Çapa, “Piyasada yerli oyuncu yok, yabancı için iki kontenjanımız var ne yapalım? Hangi mevkiye takviye yapalım?...” diyor. Daha önce de Başkanımız Sayın Yüksel Yıldırım benzer açıklamalar yapmıştı. Aslında alınabilecek bir sürü yerli futbolcu var fakat büyük bir ihtimal oyuncular, “Para istiyor!” olabilir diyelim bu konuyu kapatalım.
Musaba’nın transfer sürecini çok kötü yönettik. Daha önce bu konudaki fikrimizi yazdığımız için tekrarına gerek yok fakat Musaba’nın Samsunspor maçındaki tavırları en basit ifadeyle soytarılıktı. Sanırım Oshimen’e özendi fakat Musaba’nın atladığı bir şey var. O da Oshimen yurt dışından gelmişti.
Musaba ise kendisini vitrine sunan ve ona Fenerbahçe kapısını açan takım olan Samsunspor’a karşı bu hareketleri yaptı. Samsunspor ile çıktığı son maçlardaki formsuzluğunun transfer teklifinden dolayı sakatlık korkusuyla olduğu da aşikar. Ve Fenerbahçe’ye gidince bencillik de bitmiş. Ne diyelim herkes kendisine yakışanı yapar.
Samsunspor’un hocası Thomas Reis, “Elendiğimiz için üzgün değilim. Zaten bu turnuvada olmayı hak etmemiştik. Turnuvada final oynaması gereken iki takım dün akşam Gaziantep’te yarı final maçı oynadı…” Diye açıklama yaptı.
Sayın Reis hocam Türkiye de Fenerbahçe’ye kupa kazanma imkanı sunmak ilk defa olmuyor. Daha önce de Fenerbahçe için ligde play-off icat ettiler.
Evet, gelelim Samsunspor’umuzun şu anki durumuna. Bize göre bugünkü Samsunspor kadrosu ligin en zayıf kadrolarından birisidir. Bize göre takımın başında Thomas Reis değil de başka bir hoca olsa küme düşmemeye oynardık. Bu takım buralarda ise bunda hocamızın emeği çok büyük.
Sakat oyuncular dönmez ya da transfer yapılmaz ise kötü gidişatı Thomas Reis bile durdurmakta zorlanabilir. Kimse de kusura bakmasın dost acı söyler. Bunları yazdığımız için özellikle başkanımız kusurumuza bakmasın!
Başkanımız, “Benim Türkçem sıkıntılı olduğu için yanlış anlaşılıyorum.” Diyor. Evet, Sayın Başkan bu konuda haklısınız ve şu da ortada siz ne kadar az konuşursanız takım o kadar başarılı oluyor.
Adnan ÖZ