Seksenli yıllardan beri Samsunspor’u takip ederim. Samsun’daki maçları mümkün mertebe statta izlemeye gayret ederim. Samsunspor’un kötü maçlarını ve kötü yenilgilerine şahit olduk fakat hiç birisi Çorumspor yenilgisi gibi olmamıştı.
Her takımın mazisinde kötü ve farklı yenilgiler vardır fakat hiçbirisi bizim kendi evimizde Çorumspor karşısında düştüğümüz duruma düşmemiştir. Maç 5-1’e gelince Samsunsporlu oyuncular öyle bir korkuya kapıldılar ki daha fazla fark yememek için geride top çevirmeye başladılar.
Samsunspor olarak bu zamana kadar hiçbir maçta böyle bir acziyete düştüğümüzü hatırlamıyorum. Sahada Samsunspor formasının hakkını vererek mücadele eden ve terini son damlasına kadar akıtan bir tek Celil Yüksel vardı.
Diğer bütün oyuncular sanki bir kömür madeninde ya da bir fabrikada çalışan fakat aylardır maaşını alamadığı için hayata küsmüş ve patronuna tepki için gönülsüz olduğunu gösteren işçiler gibiydiler.
Kadroya baktığımızda nicelik olarak yeterliyiz fakat oyuncuların niteliği ile ilgili bir kanaatimiz hala oluşamadı. Bir de asıl üretken olması gereken oyuncular sakatlıktan bir türlü kurtulamadılar. Dolayısıyla bu takımdan bir şey olmaz demek için de bu takım çok iş başarır demek için de biraz erken.
Ve fakat Kocaelispor maçında aslanlar gibi mücadele eden oyunculara ne oldu anlamakta güçlük çekiyoruz. İsim verip oyuncuları rencide etmek istemiyorum fakat bazı oyuncular öyle kişisel hatalar yaptılar ki, profesyonel bir futbolcu böyle hatalar nasıl yapar anlamak mümkün değil.
Kalemize gelen her top gol olacak diye korkmaya başladık. Bu takım geçen hafta öyle direnç göstermişken Çorumspor karşısında böyle silik oynaması hiç normal değil. Bir tuhaflık var ama ne olduğunu çözemedik.
Yine söylüyorum farklı yenilgiye üzüldük ama asıl üzüntümüz oyun anlayışımıza ve sahada bu hezimete Celil dışında hiçbir oyuncumuzun isyan etmeyişinedir. Kendi sahamızda yenik durumda bile taraftar geri oynamaya tepki gösterirken sanki inadına sürekli geri oynamak olur mu?
Bir pozisyon anlatayım kafanızda canlandırın, maçın 17. dakikası 3-1 gerideyiz. Orta sahada taç çizgisinin orada bir faul atışı kazandık. Mendes faulü önce geriye oynamayı düşündü, uygun oyuncu görmeyince öne baktı ve koşuya kalkmış Madji’yi fark etti.
Hemen topu attı ve Madji gol yaptı fakat top bir saniye geç atıldığı için Madji offsayta düştü. Demem o ki bütün oyuncularımız topu ayağına aldığı anda ilk önce aklına neden geriye oynamak geliyor? Mesela biz Çorumspor’un attığı 4. gol gibi hızlı çıkarak gol neden atamıyoruz? Rakibi eksik yakaladığımızda bile neden hep frene basıp set oyununa dönüyoruz?
Tamam, takımın yükünü çeken bütün oyuncuları gönderdik. Genç, maliyeti düşük ve istikbal vadeden oyunculara yöneldik. Bunlar hepsi anlaşılabilir ve kabul edilir fakat sakat oyuncu almak ve transferleri bu kadar geç yapmak anlaşılmaz.
Bu takımın kamp gören oyuncularının yarısı gitti. Samsunspor genç oyunculardan kurulu bir takım ve bu takımın zamana ihtiyacı var.
Bu hafta Erzurumspor maçını alabilir miyiz? Pekâlâ alabiliriz fakat alamasak bile Milli ara dönüşüne kadar sabırlı olup tam kadroyu ve oyuncuların uyumunu görmek gerekir.
Çorumspor’u tebrik ediyoruz. Bizden iyi oynadılar ve haklı bir galibiyet aldılar. Çorumspor nereden nereye geldi? Çorumspor 1. Lig’de bizi ilk yendiğinde Başkanları, “Bundan büyük mutluluk olur mu? Bizim için efsane olan Samsunspor ile aynı ligdeyiz ve Samsunspor’u yendik…” mealinde sevincini bildirmişti.
İşte o Çorumspor Süper Lig’e çıktı ve imrendiği Samsunspor’u hem de deplasmanda adeta dağıttı. İnşallah Süper Lig’de kalıcı olabilirler. Samsunspor’u yendiler fakat üzerlerinde bunun şımarıklığı olursa ilk maçta hüsrana uğrarlar.
İnşallah Samsunspor’da bir an önce toparlanabilir yoksa hepimiz çok üzüleceğiz.
Ben bu yazıyı Pazar günü yazıp yurt dışına çıktım. Çarşamba günü servis edilecek. O güne kadar bir gelişme olursa neden yazmadın demeyin.
Adnan ÖZ