Artık Samsunspor’un işi çok zor çünkü oyuncuların kendine olan güveni kaybolmuş gibi. Ve en kötüsü de oyuncular hata yaptığında Hocamız Fink olumlu ya da olumsuz tepki vermiyor. Yani o da oyuncuların bundan iyisini yapabileceğini düşünmüyor sanki!
Erzurumspor - Samsunspor maçı ligin en zayıf iki takımının maçı gibi oldu. İki takımda 1. Lig seviyesinde kadroya sahipler ve maalesef bazı 1. Lig maçları bu maçtan çok daha heyecanlı ve daha iyi mücadeleye sahne oluyor.
Samsunsporlu oyuncular duran topları bile olumsuz kullanıyor. Birçok oyuncumuz topu stop etmesini bile beceremedi. Çok basit bir hatadan gol yedik ve maalesef gol atma becerisi gösteremedik. Maça dair bundan fazla bir şey yazmaya gerek görmüyoruz.
Milli Ara imdadımıza yetişti fakat aradan sonra Samsunsporun işi gerçekten zor çünkü sırasıyla Trabzonspor, Kasımpaşa, Amedspor ve Başakşehir ile oynayacağız. Bu maçlardan 4 puan alsak iyidir fakat o puanlar nasıl alınacak? Alamasak o yıkımın altından nasıl kalkacağız?
Biz, bugün başka bir konuya dikkat çekelim. Samsunspor Futbol Kulübü, Sayın Yüksel Yıldırım’ın takımıdır. Sayın Yıldırım Samsunspor’u aktif ve pasifiyle alacak ve borçlarıyla birlikte satın almıştı ve bunu her fırsatta yüzümüze yüzümüze vurmaktadır. Başkana “İstifa et!” demek lafı güzaftır.
Bazı taraftarlar “Samsunspor takımının içi boşaltıldı!” diye eleştiriyor. Bir şirketin veya bir bankanın içini boşaltsanız bu bir suçtur, ilgili kurumlar hemen yönetime el koyar ve kayyım atar fakat burada farklı bir durum var.
Kaliteli oyuncular satıldı ve yerine daha alt seviye oyuncular alındı. Bu bir suç değil tercihtir. Bu tercih planlama doğru yapılsa kabul edilebilir fakat maalesef bir plan dahilinde yapılmadığını görüyoruz. Bu kadro iki ay önce kurulmuş ve Hocanın eline verilmiş olmalıydı.
İşin kötü tarafı sakatlıklardan dolayı maalesef zayıf diye düşündüğümüz takımı tam kadro izleyemedik. Dolayısıyla takım ligde kalır mı, daha yukarılara çıkabilir mi, bu konuda bir kanaate varamadık ve şimdilik bir şey diyemiyoruz ama iyi olur diye umut ediyoruz.
Samsunspor Kulübü başkanındır ve her konuda tasarruf hakkı sadece kendisine aittir. Sattığı oyuncuların parasını kasasına koyduğu gibi aldığı oyuncuların bedelini ve diğer giderleri kasasından ödemek zorundadır.
Sürekli şehirden ve belediyelerden destek istiyor fakat kim niye yardım etsin ki? Zaten sürekli “Bu takım benim, benim çok param var!” demiyor mu? Kaldı ki belediyelerin profesyonel bir futbol kulübüne yardım etme hakkı da yetkisi de yok.
Geçmişte düştüğümüz durumun farkındayız ve o günleri unutmuyoruz. Tekrar o günler gelsin istemeyiz fakat Süper Lig’de üçüncü olmuş ve Avrupa Kupalarını görmüşken neden tekrar bu seviyelere düşelim ki diye uyarı olsun mahiyetinde bir şeyler karalıyoruz.
Büyük Samsunspor taraftarı ile geçmişe bir yolculuk yapalım. Yıllar önce bir kongrede yönetim “Samsunsporun önüne isim hakkı sponsorluğu için bir çalışma yapalım mı?” diye yetki istemeye kalkmıştı. O gün kıyameti koparıp “Samsunspor isminin önüne başka bir şey koyulamaz.” diye karşı çıkmıştık.
O gün bir çalışma yapıp, 10 yıllık bir sponsorluk anlaşması yapsaydık belki de borcumuz olmayacaktı ve biz de bu yüzden kulübü Sayın Yüksel Yıldırım’a devretmek zorunda kalmayacaktık. Demek ki bazen duygusal değil farklı açıdan da bakmak gerekiyor.
Adnan ÖZ