Çünkü hocanın eline hem çok geç hem de çok genç bir kadro verildi. Sezon başı kampını gören oyuncuların neredeyse yarısı takımdan ayrıldı. Bu olumsuzluklara çok sayıda sakatlık da eklenince hocayla ilgili henüz olumlu ya da olumsuz bir fikrimiz oluşmadı.
Fink Hoca geçen sezon başarısız değildi. Fakat takımın bütün omurgası gidince bir düzen tutturamadı ve kendisi de tutunamadı. Bakalım yeni hoca kim olacak ve Samsunspor’u toparlayabilecek mi?
Bu sakatlıkların sebebi hocanın aşırı yüklemeleri ya da antrenman metoduysa hocanın gitmesi belki iyi sonuç verebilir. Fakat bu kadronun birlikte oynama alışkanlığının gelişmesi ve biraz olgunlaşması için zamana ihtiyaç olduğu da gün gibi ortada. Keşke ara dönüşünde dişimize göre bir takımla oynayabilseydik.
Samsunspor, Trabzonspor karşısında kendi sahasında ve taraftarının önünde tarihî bir fark yiyebilirdi. Allah’tan rakip oyuncu aptalca bir kırmızı kartla oyundan atıldı da ikinci yarıda oyun olarak toparlandık. Fakat maalesef gol atma becerisi gösteremedik.
Beni bilen bilir; genelde oyuncularla ya da teknik konularla ilgili pek yazmam. Fakat bu maça özel olarak, belki ders çıkarılır diye yediğimiz gollerle ilgili uyarılarda bulunmak istiyorum.
İlk golde Sekongo tek pasla geçiliyor. Fakat bir süre rakibine refakat ettikten sonra takibi bırakıyor. Yine verkaçla Mendes çok kolay ekarte oluyor ve o da mücadeleyi bırakıyor. Rakip oyuncuya bir oyuncumuz daha, sanırım Watt, refakat ediyor. Sonuç: Muçi’ye güzel bir ara pas ve tek dokunuşla golü yiyoruz.
İkinci golde kalecimiz, direğin dibinde pozisyon aldığı hâlde auta çıkan topa uçuyor ve rakibine adeta “Al da at!” diyor. Okan, tecrübene bu gol yakışıyor mu? Üçüncü golde ise havadan gelen bir topu Yunus Emre ıskalayarak müdahale ediyor ve kendini yere bırakıyor. Rakip de rahat bir gol atıyor.
Samsunspor defansı ivedilikle toparlanmalı. Aksi hâlde hoca değişse bile kötü sonuçlar devam eder. Biz, bu hafta Kasımpaşa deplasmanından galibiyetle döneceğimizi düşünüyoruz. Şayet bu maçtan galibiyet alamazsak taraftarı stada getirmek kolay olmaz.
Trabzonspor maçına gittiğimizde sürekli kullandığımız fuar alanının stat tarafındaki otoparkının kapatıldığını gördük. Bu da yetmemiş, o bölgeden stada giriş güvenlik gerekçesiyle kapatılmış.
Bizi stada girerken didik didik arayan güvenlik ekipleri, rakip taraftarların patlayıcı maddelerle stada girmesine nasıl müsaade etmiş? Adamlar maç boyunca patlayıcı madde attılar.
Bu ayrıcalıklar “Samsunspor taraftarı stada gelmesin!” diye yapılıyorsa şunu bilin ki biz inadına gelmeye devam edeceğiz. Bizim Samsunspor’dan vazgeçmemizi bekleyenler varsa bilsinler ki hayal kırıklığına uğrayacaklar.
Samsunspor Başkanı Sayın Yüksel Yıldırım, takımı dipten aldı ve zirveye çıkardı; eyvallah. Futbolcuları işçisi, hocayı ve yöneticileri de çalışan elemanları olarak görüyor olabilir. Gerçekte bu böyle de olabilir. Fakat taraftara maraba ya da işçi muamelesi yapması, taraftarı rahatsız ediyor.
Biz, Samsunspor Başkanı Sayın Yüksel Yıldırım’a rağmen, başkanın bütün kibrine ve kırıcı tavırlarına rağmen Samsunspor’u tutmaya devam ediyoruz.
Samsunspor’a olan sevgimiz günübirlik başarılarla ya da birilerinin gönlüne göre değişmez. Samsunspor’u başkanla sevmediğimiz gibi başkana kızıp takımımızdan vazgeçecek de değiliz.
Samsunspor çok daha kötü durumdayken gerçek taraftar buradaydı. Takım küme bile düşse gerçek taraftar yine burada olmaya devam edecektir. Bu böyle bilinsin.
Adnan ÖZ