Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir

Nihat Güç

24-05-2024 13:16

Hakikat; toplumsal hayatta uzlaşıyı sağlar. Birlik ve beraberliği en üst düzeye çıkartmaya çalışır. Minimum uyumu değil maksimum uyumu hedef alır. “Allah’a ve Resul’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal/46) İnsan olarak ortak değerlerimiz bu ikisi olmalıdır.

Bunların dışında kalan ancak hakikat olarak lanse edilen, hakikat olarak peşinden gidilen, serap görünümlü bulut kümeleri ve alkışlanan şeyler de vardır. Bunlar batıldır. Batıl da yok olmaya, zelil bir son ile karşılaşmaya mahkumdur.

Ya Allah ve Rasulü tarif edecek hakikati ya da insanlar tarafından tarif edilecektir. İnsanların yapacakları tarifler iki şekilde gerçekleşir. Ya tamamıyla kendi menfaatleri doğrultusunda bir tarifi benimserler ya da hakikatin arkasını dolanarak kendilerine uygun yepyeni bir hakikatin tarifini yaparlar. Bu iki durumda da değişen bir hakikat olmayacaktır.

Bir toplumda herhangi bir konuda olması gereken manada bir uzlaşıya varılamıyorsa hakikat ters yüz edilmiş, mecrasından uzaklaştırılmış, farklı adlar altında yepyeni hakikatler uydurulmuş demektir. O yüzden diyorum ki; ister insanların kendi kafalarından icat ettikleri, elleriyle yazdıkları bir hakikat olsun ister Kur’an ve sünnete zoraki bir mana vermek suretiyle oluşturdukları tahrif edilmiş bir hakikat olsun böylesi bir hakikat hakikat değildir. Serap hakiki manada su olamaz. İstediği kadar deniz gibi görünsün, istediği kadar su gibi algılansın insanın zihninde. Bu durumun farkına varmak akıl ile mümkündür.

Allah ve Resulünün bildirdiği hakikatin dışında hiçbir çağrı insanları ebedi yolculukta mutlu bir sona ulaştıramaz. Böyle bir yetkinliğe sahip de değildir.

İsimlendirmelere, çağrışımlara ve hakikat süsü verilmiş ideolojilere ve yaklaşımlara kanmamak gerek. Çünkü bu yolculuğun dönüşü yoktur.

Güzel isimlendirmeler adı altında her türlü rezilliğin sergilendiği alanların yöneticisi, amiri ve komuta edicisi hatta başrol oyuncusu kuşkusuz Şeytan’dır. Şaytan'ın işi gücü batılı ve yalanı hakikat olarak süslemeye ve göstermeye çalışmaktır. Mel’un bunu kendisine meslek edinmiştir. Bu yolda yapmayacağı hile ve desise yoktur. Kurmayacağı tuzak yoktur. Nitekim; “Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın.” (Fatır/5) ayetinde vurgulanan durum bundan başka bir durum değildir. Şeytan Allah ile aldatan bir varlıktır. Allah’ın adını anarak aldatır insanları. Hakikati ters yüz ederek anlaşılmaz kılar. Bu işte mahirdir.

Şeytan; bir yanlışı, insanlara doğru olarak lanse etmek veya batıl bir düşüncenin adını hakikat olarak değiştirmek adına ne gerekiyorsa onu yapar. Bir insana bir yalanı kabul ettirebilmek adına doksan dokuz doğrunun arkasından Allah adına yemin de edebilir.

Madem hakikat birdir ve tektir. Madem Kur’an ve sünnet yegane hakikattir. Madem Kur’an ve Sünnetin dile getirdikleri emir ve yasaklar hakikatin ta kendisidir. O zaman bir ve tek olan hakikatin dışında kalan diğer hakikat görünümlü batıl ideolojileri elimizin tersiyle bir kenara itmemiz gerekmez mi? Yok saymamız, yokmuş gibi davranmamız, hayatımızdan çıkarmamız elzem olan değil mi? Ki şeytan ve avaneleri tarafından hakikat olarak yutturmaya çalıştıkları ana unsurların, zehirden öte bir mana taşımadıklarını ayet ve hadislerle öğrenmemize rağmen zulumatın karşısında el pençe divan mı duracağız? Bir ömür boyu ezberleyip, ezberletmeye devam mı edeceğiz? Hayatımızın tacı mı yapacağız?

İnsanoğlu için ölüm gelip çatıncaya kadar hakikat arayışı devam edecektir. İnsanın doğasında var olan bir durumdur bu. İnşaAllah ölüm vakti geldiğinde iş işten geçmiş olmaz hakikat arayış yolculuğunu henüz sonlandırmış olmayanlar için. İnsanların önüne sureti haktan görünerek çıkan veya allanarak pullanarak çıkartılan serap görünümlü batıl postuna bürünmüş ideolojileri, düşünceleri, hakikat suyuna bandırılmış yaşam tarzları İslam ile karıştırmak şeytanlaşmanın diğer bir ifadesidir.

Aklımızı, Allah ve Resulünün ileri sürdükleri hükümler ile yarıştırmayalım. Verilen hükümlerin önüne geçmeyelim ve etrafını dolanmayalım. Kendimize göre yorumlamaya da kalkışmayalım. Hatta bu yolda sergilenen hileler ve desiseler insanları toprakla buluşuncaya kadar oyalamaktan ve aldatmaktan başka bir rol üstleneceğini sanmıyorum.

İnsanların ve toplumların Kur’an ve Sünnetin dışında aradıkları, sahiplendikleri, savundukları ve alkışladıkları hakikatler gerçek manada hakikat değildir. Kur’an ve Sünnetin dışındaki her arayış koskocaman bir seraptır.

Serap kavramını bir kez daha getirin gözlerinizin önüne… Olmayan  bir şeyin varmış gibi görünmesine serap demiyor muyduk?

Cennet birdir, cehennem de birdir. Madem cennet ve cehennem birer tanedir. O halde hakikat de bir tane olmak zorundadır. Çünkü tek olan hakikat müntesiplerini cennete sevk ve idare ederken batıl ve saptırıcı olan serap görünümlü uydurulmuş ve insanlar tarafından zevklerine ve arzularına göre tarif edilmiş ve çerçevesi çizilmiş hakikatler, hakikat değildir.

Kur’an ve Sünnet’ten beslenmeyen insanlar veya toplumlar; kendilerine göre birbirinden çok farklı, başı ve sonu bilinmeyen kimi hakikatlerin(!) tarifini yapabilirler. Kendilerine birer misyon olarak da seçebilirler bu durumu. Hatta bu zulumatı çocuklarına miras olarak da bırakabilirler.

Hakikati yamultmak, eğri ve böğrü göstermek, olmadık şeyler katmak hakikate bir halel getirmez. Altın altındır. Değerinden hiçbir zaman hiçbir şey kaybetmez. Hatta eskidikçe değerlendiğini iyi biliriz. Antikanın değeri eski olmasına bağlı olarak artar.

İslam hakikat olduğuna göre olduğu gibi yerinde durmaktadır. Saf ve berrak bir şekilde ulaşmak isteyen insanlar için bu durum her daim mümkündür. Kişi bu serüvende sis ve bulutlu bir hava ile karşılaşmayacaktır.

Yanlışı yani zulumatı hakikat olarak kabul edenler de az değildir bu dünya serüveninde. Bu durum onları bağlar, hakikati bağlamaz. Nitekim akıllı olan tek varlık, insandır. İnsan için aklını kullanması bu gibi yerlerde söz konusudur. Kişi gerçek hakikati, yalancı ve serap görünümlü hakikatlerden ayıramıyorsa, bir kıyasa gidemiyorsa aklını kullanmıyor/kullanamıyor demektir.

Hakikatin bir ve tek olduğunu her daim söylemek boynumuzun borcudur.

İnsanlar tarafından kendilerine, yaşamlarına, arzu ve isteklerine, memleketlerine, örf ve adetlerine uygun hakikatleri uydurmaya kalkışmaları insanlar adedince hakikatlerin zuhuru manasına gelir ki Allah muhafaza buyursun ümmeti Muhammed (s.a.v.)’i.

Böylesi bir durumu düşünmek bile ıztırap verir mü’minlere.

O halde zihinlerde ve sosyal hayatta neşvünema bulması gereken yegane hakikat, Kur’an ve Sünnetin’tin inşaa ettiği hakikatten başkası olmayacaktır.

DİĞER YAZILARI Müslüman Ahlaklıdır 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi'ne Başlarken 01-01-1970 03:00 İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur 01-01-1970 03:00 ABD-İsrail Ve İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Ramazan’a Elveda 01-01-1970 03:00 İsrail-ABD, İran Ve Biz 01-01-1970 03:00 Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! 01-01-1970 03:00 Rol Modellerimz (!) 01-01-1970 03:00 İyi İnsan, Kötü İnsan 01-01-1970 03:00 İnsanlarımız Ve İslam 01-01-1970 03:00 Cahiliye Düzeni 01-01-1970 03:00 Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! 01-01-1970 03:00 Kur’an’dan Birkaç Mesaj 01-01-1970 03:00 Ana Eksenimiz Ne? 01-01-1970 03:00 Gittikçe Bunalıma Batıyoruz 01-01-1970 03:00 Müslüman Ve Kâfir 01-01-1970 03:00 Güvenlik Gerekçesi 01-01-1970 03:00 İman Etmek veya Küfre Düşmek 01-01-1970 03:00 Sumud Filosu 01-01-1970 03:00 Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 İslam Ve İnsan 01-01-1970 03:00 İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık 01-01-1970 03:00 Yasaklanan İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Laik Ortam Ve Müslümanlar 01-01-1970 03:00 Gündem Gazze! 01-01-1970 03:00 Dua ve Savaş 01-01-1970 03:00 Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek 01-01-1970 03:00 İsrail’e Askeri Müdahale Şart 01-01-1970 03:00 Suriye Ve Durziler Meselesi 01-01-1970 03:00 Şaşkın İnsan 01-01-1970 03:00 Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Ve Kâfirler 01-01-1970 03:00 İsrail İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular 01-01-1970 03:00 İşlevsel İslam 01-01-1970 03:00 Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- 01-01-1970 03:00 Adil Olmak Veya Zulmetmek 01-01-1970 03:00 İnsanların Hedefleri ve Başarıları 01-01-1970 03:00 Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz 01-01-1970 03:00 İslam’a Tabi Olmak 01-01-1970 03:00 Değişimi Iskalamak 01-01-1970 03:00 Si(s)temsel Bir Eleştiri 01-01-1970 03:00 İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım 01-01-1970 03:00 Gündemi Değerlendirme Biçimi 01-01-1970 03:00 Bir Filistin Yazısı Daha 01-01-1970 03:00 Hesabı Da Unutmayın! 01-01-1970 03:00 Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Noktası 01-01-1970 03:00 GAZZE 01-01-1970 03:00 Takva Elbisesi Ve Tesettür 01-01-1970 03:00 Ayak Uyduramıyorum 01-01-1970 03:00 İslam ve Beşeri Sistemler 01-01-1970 03:00 Her İnsanın Bir Karnesi Vardır 01-01-1970 03:00 Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı 01-01-1970 03:00 Sünnettüllah 01-01-1970 03:00 Niyet -2- 01-01-1970 03:00 Niyet -1- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -3- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -2- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -3- 01-01-1970 03:00 Bir Oku Bin Düşün 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -2- 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -1- 01-01-1970 03:00 Biz, Bize Benzemek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bahaneleri Çok 01-01-1970 03:00 Kime Göre Neye Göre 01-01-1970 03:00 Şahidimiz Bedenimizdir 01-01-1970 03:00 Bir Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 7 Ekim El-Aksa Tufanı 01-01-1970 03:00 Cahiliye Dönemi Anatomisi 01-01-1970 03:00 Gazze ve Biz 01-01-1970 03:00 Sitem ve Sistem 01-01-1970 03:00 Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -5- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -4- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -3- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -2- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -1- 01-01-1970 03:00 Şeriat’a Karşıyım 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistin ve Biz 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- 01-01-1970 03:00 Bangladeş’te Kıyam 01-01-1970 03:00 İsmail Haniye 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- 01-01-1970 03:00 Elleri Kuruyasıcalar! 01-01-1970 03:00 Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder 01-01-1970 03:00 İlahlaşmak 01-01-1970 03:00 Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin 01-01-1970 03:00 Futbol En Büyük Afyondur 01-01-1970 03:00 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir 01-01-1970 03:00 Kültürel Emperyalizm 01-01-1970 03:00 Suçun Şahsiliği Esastır 01-01-1970 03:00 Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı 01-01-1970 03:00 İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme 01-01-1970 03:00 Aman ha! 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Arkası Gelmeyen Sorular 01-01-1970 03:00 Ah! Gazze ah! 01-01-1970 03:00 Doğruluk İspat Gerektirir 01-01-1970 03:00 Batı(L) Ülkeleri 01-01-1970 03:00 İman Hakikati 01-01-1970 03:00 Şehit Hasan Saklanan 01-01-1970 03:00 Filistin Okumaları 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz? 01-01-1970 03:00 Bitmeyen İmtihanımız Filistin 01-01-1970 03:00 Seçim Analizi 01-01-1970 03:00 Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz 01-01-1970 03:00 Her İnsan Ölecek Yaştadır 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -6- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -5- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -4- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -3- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -2- 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehadeti 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -1- 01-01-1970 03:00 Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek 01-01-1970 03:00 PUT -3- 01-01-1970 03:00 PUT -2- 01-01-1970 03:00 Put- 1- 01-01-1970 03:00 Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar 01-01-1970 03:00 Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin 01-01-1970 03:00 Evvet, oyun süperdi! 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -13- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak-12- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak -11- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -10 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -9- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -7- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -8- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -6- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak- 5- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak-4- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -2- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -1- 01-01-1970 03:00 İstişare 01-01-1970 03:00 Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- 01-01-1970 03:00 Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- 01-01-1970 03:00 Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 01-01-1970 03:00 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız 01-01-1970 03:00 Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez 01-01-1970 03:00 İbadetlerin alternatifi var mıdır! 01-01-1970 03:00 Tüm bunları namazın mı emrediyor? 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu bu… Huyum batsın. 01-01-1970 03:00 Hz. Ömer mi Dediniz 01-01-1970 03:00 Kendimizi Unutmayalım! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Doğru! 01-01-1970 03:00 Siz Ne Dersiniz, Bilmem 01-01-1970 03:00 Aynanın Karşısındayım 01-01-1970 03:00
haber yazılımı