DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Nihat Güç
Nihat Güç
Giriş Tarihi : 20-10-2025 18:12

Müslüman Ve Kâfir

İki insanı bir birine yaklaştıran, sıkı fıkı bir dost yapan yegane şey usulüne uygun yerli yerince kullanılan bir kelime olabileceği gibi iki insanı birbirinden uzaklaştıran hatta birbirine düşman derecesine çıkaran şey patavatsızca kullanılan bir kelime de olabilir.

Tabi iman her şeyin başında gelir.

İnsanın; ağzından çıkan söz, hayatında sergilenen davranış, düşüncede yoğurulan fikir kadar değeri vardır. Kimi söz ve kimi davranış vardır insanı Müslüman kılmakla kalmaz cennete gitmeye de sebebiyet verir. Yine kimi söz ve davranış vardır insanı ateist, kâfir, müşrik, Yahudi veya Hristiyan yapmakla kalmaz cehenneme gitmesine de yol açar. O yüzden ağızda çıkan kelimelere, sadır olan davranışlara, zihinde şekillenen fikirlere, sahip olunan inanca son derece dikkat etmek gerekir.

Müslüman inancı gereği söz, fiil ve davranışlarına son derece titizlik gösterirken kâfirlerin dini anlamda bir hassasiyetleri olmadıklarından özen gösterdikleri bir durum sözkonusu değildir. Kâfirler patavatsızca konuşur, nahoş davranışlar sergiler, kendince oluşturdukları değerler çerçevesinde bir hayat sürdürürler. Ahiret düşüncesi olmadığından kaybedecekleri çok şeyleri de yoktur. Ahirete yönelik bir beklentileri de yoktur.

Müslümanlar ile kâfirler aynı fabrikada, aynı tarlada, aynı sanayide, aynı dukanda, aynı okulda birbirine benzer işleri yaparlar. Çoğu zaman aynı işi yapmalarına rağmen aralarında büyük farklar oluşur, oluşmak zorundadır. Evvela Müslüman kişi hem dünya iaşesini kazanmak hem de ahiret yurdunda cennet ile şereflenmek için bir yaşam sürdürür ve bu minvalde bir felsefe oluşturur kendisine. Helallere ve haramlara riayet etmeye son derece titizlik gösterir. Tüm çalışması, tüm çabası ve tüm kazancı bu yönde şekillenir. Ama gayr-ı müslim bir insan sadece dünya hayatının idamesi için yaşar ve çalışır. Hayatı bu yönde şekillenir. Helal ve haram düşüncesi olmadığından ahirette karşılaşacağı muamele konusunda da bir hazırlığı, bir fikri yoktur.

Kâfirler sonradan sapıtmışlardır. Doğarken kâfir olan hiçbir insan yoktur. O yüzden bir insanın kâfir olması yani sapıtması için sağ kulağını ayetlere, hadislere, iyiye, güzele ve vaaz-u nasihate kapatması yeterlidir. Haramları helal kabul etmek ve bu yolda sınırsız bir şekilde ilerlemek için sol kulaktan gelen bilgi bombardımanı ve şeytandan fısıldanan her çeşit vesveseyi takip etmesi yeterlidir.

Biraz önce inanan ve inanmayan insanların farklı dünyaların farklı insanları olduklarını söyledik. O yüzden kâfirler olaylara farklı pencerelerden, farklı perspektiften, farklı felsefeden bakarlar. Gördüklerini ve okuduklarını vesvese suretiyle şekillenen inançlarına göre yorumlarlar. İnançlarının kuruntu ve zandan başka hiçbir dayanakları da yoktur.

Müslümanlar; hayatı düzenleyen kurallar bütününe yani İslam’a inanırlar ve bu yönde bir hayat oluştururlar kendilerine. İnsanın hayatını düzenleyen kurallar bütünü olan İslam’dan mütevellit Müslüman ile kâfir arasında kocaman farklar oluşmuştur.

Farklı mekânlarda yaşadıkları, farklı nesneler ile beslendikleri, farklı pencereden farklı bir şekilde baktıkları, olayları farklı algıladıkları, hatta aklî melekeleri bile farklı çalıştığı için aynı şeyleri görmeleri, aynı kanıya sahip olmaları, aynı argümanları kullanmaları da mümkün olmayacaktır. Hatta inanan ve inanmayan insanların birbiriyle anlaşmaları, dostane ilişkiler kurmaları, bir arada sorunsuzca yaşamaları da muhaldir.

İnanan ve inanmayan insanların ibadetlere yaklaşımları da farklıdır. Kâfirlerin dini ibadetleri, dini yaklaşımları, dini düşünceleri, fıkhi hükümleri anlayabilmeleri için evvela inanmaları gerektiğini söylemek durumundayım. Allah’a, Kitap’a, Ahiret’e ve Peygamber’e inanmayan bir insanın ibadetleri anlaması, yorumlaması ve hakkıyla ifa etmesi de mümkün olmayacaktır. Bu olaya tersinden baktığımız vakit karşımıza şöyle bir durum çıkmaktadır; ibadetleri yerine getirmeyen veya yerine getirmeyi gerekli görmeyen, haramları haram olarak telakki etmeyen ve uzak durulması gereken unsurların da olduğunu kabul etmeyen bir insanın inancında sorunların olduğunu söylemek zor olmamalıdır.

Son dönemlerde kâfirler, Müslümanları yerine getirmeleri gereken ibadetlerde gösterdikleri gevşeklikler üzerinden ya da kaçınmaları gereken haramlar üzerinden şiddetli bir saldırıya giriştiklerine şahit olmaktayız. Bu saldırılar boşuna değildir. Sanmayın ki bu saldırılar Müslümanları daha iyiye, daha güzele ve daha doğruya sevk etmek istediklerinden kaynaklanmaktadır. Tam tersi bir durum var burada. Dine ait bir söylem ve eylem görmek istemedikleri, haramların hayatlarında bir kısıtlamaya yol açmasını istemedikleri için Müslümanlarda var olan kusurlar üzerinden saldırmaktadırlar. “Şu şöyle yapıyor, bu böyle davranıyor, bu Müslümanlar niye böyledirler” gibi suçlamalar savuruyorlar ortaya.

Unutulmasın ki Müslümanlar söz ve fiilleriyle mükemmel birer insan olamayabilirler. Ancak her Müslüman sözleriyle, fiilleriyle ve düşünceleriyle mükemmel olmak için yola çıkan, Allah’a teslim olan kişidir. Müslüman kişi heran günaha düşebilir, hata ve kusur işleyebilir. Müslüman; ne günahsız bir melektir ne de günah işlemeye fırsat verilmeyen bir peygamberdir. Kusursuzluk ve mükemmellik imtihana tabi olan biz Müslümanlar için değildir. Kusursuzluk ve mükemmellik sözkonusu imtihan bittikten ve cennet ile müşerref olduktan sonra ortaya çıkacak konulardır.

Müslüman günahlara karşı teyakkuzda olan kişidir. Tevbe eden, ibadetlere sarılan, günahlardan uzaklaşan ve her zaman mükemmel olmaya doğru yol almaya çalışır. Ancak Müslüman günahsız ve kusursuz değildir, olamaz da. Allah, bizlerden kusursuzluk istememektedir. Kusursuzluğa doğru yol almamızı, günahların ardından tevbe etmeyi, ibadetlerin ardından da hamd etmeyi istiyor bizden.

Müslümanlar kâfirler gibi; “Battı balık yan gider” diyerek her türlü fısk-u fücuru işlemez, işleyemez. Böyle bir derekeye savrulamaz. Unutmayınız! Hatasının, kusurunun ve işlediği günahının farkına vardığı an geri dönebilen kişi Müslümandır.

İslam’a ait bir meseleyi konuşmadığınız, İslam’i bir hükmü ortaya sermediğiniz, “Allah (c.c.) da böyle diyor, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle yapmış” demediğiniz sürece iman konusunda sıkıntı yaşayan kimseler size karışmayacak, ithamlarında ileri geçmeyecek, dostane söylemlerine de devam edeceklerdir. Bundan emin olabilirsiniz. Ve yine siz çiçekten böcekten, bitkiden bürtüden, havadan sudan, yağmurdan çamurdan bahsettiğiniz müddetçe de Müşrikler, Münafıklar, Yahudiler, Hristiyanlar, ateistler, mecusiler, laikler, demokratlar ve bilumum beşeri dine mensup insanlar size karşı çıkmayacaklardır, size düşman kesilmeyeceklerdir, fikirlerinizin yanlışlığını ileri sürmeyeceklerdir hatta sizi alkışlamaya da devam edeceklerdir.

Ancak siz ayet ve hadis dediğiniz zaman homurdandıklarını, burunlarından soluduklarını, renkten renge evrildiklerini, gözlerinden şimşekler çaktıklarını de göreceksiniz. Tahammülleri yoktur onların. Duydukları her ayet, işittikleri her hadis yapmaları gereken bir durumu ortaya sürdüğü, içine daldıkları bir haramı hatırlattığı için ya ortamı değiştireceklerdir ya da sizi din düşmanı, patavatsız biri olarak addedeceklerdir. Halbûki siz ne din düşmanısınız, ne dini bilmiyorsunuz ne de patavatsız birisiniz. Siz tam zamanında, yerinde, olması gereken vakitte bir iki cümle kullandığınız için kâfirleri ve inancında eksiklik olanları rahatsız etmiş oldunuz. Suçu kendinizde aramaya da kalkışmayın derim.

NELER SÖYLENDİ?
@
Nihat Güç

Nihat Güç

DİĞER YAZILARI Rol Modellerimz (!) İyi İnsan, Kötü İnsan İnsanlarımız Ve İslam Cahiliye Düzeni Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! Kur’an’dan Birkaç Mesaj Ana Eksenimiz Ne? Gittikçe Bunalıma Batıyoruz Güvenlik Gerekçesi İman Etmek veya Küfre Düşmek Sumud Filosu Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz İslam Ve İnsan İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık Yasaklanan İslam’dır. Laik Ortam Ve Müslümanlar Gündem Gazze! Dua ve Savaş Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek İsrail’e Askeri Müdahale Şart Suriye Ve Durziler Meselesi Şaşkın İnsan Diyanet İşleri Başkanlığı Müslümanlar Ve Kâfirler İsrail İran Savaşı Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular İşlevsel İslam Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- Adil Olmak Veya Zulmetmek İnsanların Hedefleri ve Başarıları Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz İslam’a Tabi Olmak Değişimi Iskalamak Si(s)temsel Bir Eleştiri İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım Gündemi Değerlendirme Biçimi Bir Filistin Yazısı Daha Hesabı Da Unutmayın! Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? Kurtuluş Noktası GAZZE Takva Elbisesi Ve Tesettür Ayak Uyduramıyorum İslam ve Beşeri Sistemler Her İnsanın Bir Karnesi Vardır Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı Sünnettüllah Niyet -2- Niyet -1- Suriye Meselesi -3- Suriye Meselesi -2- Suriye Meselesi Tesettür Üzerine -3- Bir Oku Bin Düşün Tesettür Üzerine -2- Tesettür Üzerine -1- Biz, Bize Benzemek Zorundayız Bahaneleri Çok Kime Göre Neye Göre Şahidimiz Bedenimizdir Bir Ayetin Düşündürdükleri 7 Ekim El-Aksa Tufanı Cahiliye Dönemi Anatomisi Gazze ve Biz Sitem ve Sistem Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri Sürü Psikolojisi -5- Sürü Psikolojisi -4- Sürü Psikolojisi -3- Sürü Psikolojisi -2- Sürü Psikolojisi -1- Şeriat’a Karşıyım İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- Filistin ve Biz İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- Bangladeş’te Kıyam İsmail Haniye İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- Elleri Kuruyasıcalar! Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder İlahlaşmak Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin Futbol En Büyük Afyondur 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir Kültürel Emperyalizm Suçun Şahsiliği Esastır Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme Aman ha! Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor Arkası Gelmeyen Sorular Ah! Gazze ah! Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir Doğruluk İspat Gerektirir Batı(L) Ülkeleri İman Hakikati Şehit Hasan Saklanan Filistin Okumaları Ne Dersiniz? Bitmeyen İmtihanımız Filistin Seçim Analizi Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz Her İnsan Ölecek Yaştadır Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış Zaman Üstü Bir Zaman -6- Zaman Üstü Bir Zaman -5- Zaman Üstü Bir Zaman -4- Zaman Üstü Bir Zaman -3- Zaman Üstü Bir Zaman -2- Ramazan Hoca’nın Şehadeti Zaman Üstü Bir Zaman -1- Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek PUT -3- PUT -2- Put- 1- Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin Evvet, oyun süperdi! Filistini Konuşmak -13- Filistin'i Konuşmak-12- Filistin'i Konuşmak -11- Filistini Konuşmak -10 Filistini Konuşmak -9- Filistin’i Konuşmak -7- Filistini Konuşmak -8- Filistin’i Konuşmak -6- Filistin’i Konuşmak- 5- Filistini Konuşmak-4- Filistini Konuşmak -3- Filistini Konuşmak -2- Filistin’i Konuşmak -1- İstişare Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez İbadetlerin alternatifi var mıdır! Tüm bunları namazın mı emrediyor? İnsanoğlu bu… Huyum batsın. Hz. Ömer mi Dediniz Kendimizi Unutmayalım! Nasıl Bir Doğru! Siz Ne Dersiniz, Bilmem Aynanın Karşısındayım
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages