İki insanı bir birine yaklaştıran, sıkı fıkı bir dost yapan yegane şey usulüne uygun yerli yerince kullanılan bir kelime olabileceği gibi iki insanı birbirinden uzaklaştıran hatta birbirine düşman derecesine çıkaran şey patavatsızca kullanılan bir kelime de olabilir.
Tabi iman her şeyin başında gelir.
İnsanın; ağzından çıkan söz, hayatında sergilenen davranış, düşüncede yoğurulan fikir kadar değeri vardır. Kimi söz ve kimi davranış vardır insanı Müslüman kılmakla kalmaz cennete gitmeye de sebebiyet verir. Yine kimi söz ve davranış vardır insanı ateist, kâfir, müşrik, Yahudi veya Hristiyan yapmakla kalmaz cehenneme gitmesine de yol açar. O yüzden ağızda çıkan kelimelere, sadır olan davranışlara, zihinde şekillenen fikirlere, sahip olunan inanca son derece dikkat etmek gerekir.
Müslüman inancı gereği söz, fiil ve davranışlarına son derece titizlik gösterirken kâfirlerin dini anlamda bir hassasiyetleri olmadıklarından özen gösterdikleri bir durum sözkonusu değildir. Kâfirler patavatsızca konuşur, nahoş davranışlar sergiler, kendince oluşturdukları değerler çerçevesinde bir hayat sürdürürler. Ahiret düşüncesi olmadığından kaybedecekleri çok şeyleri de yoktur. Ahirete yönelik bir beklentileri de yoktur.
Müslümanlar ile kâfirler aynı fabrikada, aynı tarlada, aynı sanayide, aynı dukanda, aynı okulda birbirine benzer işleri yaparlar. Çoğu zaman aynı işi yapmalarına rağmen aralarında büyük farklar oluşur, oluşmak zorundadır. Evvela Müslüman kişi hem dünya iaşesini kazanmak hem de ahiret yurdunda cennet ile şereflenmek için bir yaşam sürdürür ve bu minvalde bir felsefe oluşturur kendisine. Helallere ve haramlara riayet etmeye son derece titizlik gösterir. Tüm çalışması, tüm çabası ve tüm kazancı bu yönde şekillenir. Ama gayr-ı müslim bir insan sadece dünya hayatının idamesi için yaşar ve çalışır. Hayatı bu yönde şekillenir. Helal ve haram düşüncesi olmadığından ahirette karşılaşacağı muamele konusunda da bir hazırlığı, bir fikri yoktur.
Kâfirler sonradan sapıtmışlardır. Doğarken kâfir olan hiçbir insan yoktur. O yüzden bir insanın kâfir olması yani sapıtması için sağ kulağını ayetlere, hadislere, iyiye, güzele ve vaaz-u nasihate kapatması yeterlidir. Haramları helal kabul etmek ve bu yolda sınırsız bir şekilde ilerlemek için sol kulaktan gelen bilgi bombardımanı ve şeytandan fısıldanan her çeşit vesveseyi takip etmesi yeterlidir.
Biraz önce inanan ve inanmayan insanların farklı dünyaların farklı insanları olduklarını söyledik. O yüzden kâfirler olaylara farklı pencerelerden, farklı perspektiften, farklı felsefeden bakarlar. Gördüklerini ve okuduklarını vesvese suretiyle şekillenen inançlarına göre yorumlarlar. İnançlarının kuruntu ve zandan başka hiçbir dayanakları da yoktur.
Müslümanlar; hayatı düzenleyen kurallar bütününe yani İslam’a inanırlar ve bu yönde bir hayat oluştururlar kendilerine. İnsanın hayatını düzenleyen kurallar bütünü olan İslam’dan mütevellit Müslüman ile kâfir arasında kocaman farklar oluşmuştur.
Farklı mekânlarda yaşadıkları, farklı nesneler ile beslendikleri, farklı pencereden farklı bir şekilde baktıkları, olayları farklı algıladıkları, hatta aklî melekeleri bile farklı çalıştığı için aynı şeyleri görmeleri, aynı kanıya sahip olmaları, aynı argümanları kullanmaları da mümkün olmayacaktır. Hatta inanan ve inanmayan insanların birbiriyle anlaşmaları, dostane ilişkiler kurmaları, bir arada sorunsuzca yaşamaları da muhaldir.
İnanan ve inanmayan insanların ibadetlere yaklaşımları da farklıdır. Kâfirlerin dini ibadetleri, dini yaklaşımları, dini düşünceleri, fıkhi hükümleri anlayabilmeleri için evvela inanmaları gerektiğini söylemek durumundayım. Allah’a, Kitap’a, Ahiret’e ve Peygamber’e inanmayan bir insanın ibadetleri anlaması, yorumlaması ve hakkıyla ifa etmesi de mümkün olmayacaktır. Bu olaya tersinden baktığımız vakit karşımıza şöyle bir durum çıkmaktadır; ibadetleri yerine getirmeyen veya yerine getirmeyi gerekli görmeyen, haramları haram olarak telakki etmeyen ve uzak durulması gereken unsurların da olduğunu kabul etmeyen bir insanın inancında sorunların olduğunu söylemek zor olmamalıdır.
Son dönemlerde kâfirler, Müslümanları yerine getirmeleri gereken ibadetlerde gösterdikleri gevşeklikler üzerinden ya da kaçınmaları gereken haramlar üzerinden şiddetli bir saldırıya giriştiklerine şahit olmaktayız. Bu saldırılar boşuna değildir. Sanmayın ki bu saldırılar Müslümanları daha iyiye, daha güzele ve daha doğruya sevk etmek istediklerinden kaynaklanmaktadır. Tam tersi bir durum var burada. Dine ait bir söylem ve eylem görmek istemedikleri, haramların hayatlarında bir kısıtlamaya yol açmasını istemedikleri için Müslümanlarda var olan kusurlar üzerinden saldırmaktadırlar. “Şu şöyle yapıyor, bu böyle davranıyor, bu Müslümanlar niye böyledirler” gibi suçlamalar savuruyorlar ortaya.
Unutulmasın ki Müslümanlar söz ve fiilleriyle mükemmel birer insan olamayabilirler. Ancak her Müslüman sözleriyle, fiilleriyle ve düşünceleriyle mükemmel olmak için yola çıkan, Allah’a teslim olan kişidir. Müslüman kişi heran günaha düşebilir, hata ve kusur işleyebilir. Müslüman; ne günahsız bir melektir ne de günah işlemeye fırsat verilmeyen bir peygamberdir. Kusursuzluk ve mükemmellik imtihana tabi olan biz Müslümanlar için değildir. Kusursuzluk ve mükemmellik sözkonusu imtihan bittikten ve cennet ile müşerref olduktan sonra ortaya çıkacak konulardır.
Müslüman günahlara karşı teyakkuzda olan kişidir. Tevbe eden, ibadetlere sarılan, günahlardan uzaklaşan ve her zaman mükemmel olmaya doğru yol almaya çalışır. Ancak Müslüman günahsız ve kusursuz değildir, olamaz da. Allah, bizlerden kusursuzluk istememektedir. Kusursuzluğa doğru yol almamızı, günahların ardından tevbe etmeyi, ibadetlerin ardından da hamd etmeyi istiyor bizden.
Müslümanlar kâfirler gibi; “Battı balık yan gider” diyerek her türlü fısk-u fücuru işlemez, işleyemez. Böyle bir derekeye savrulamaz. Unutmayınız! Hatasının, kusurunun ve işlediği günahının farkına vardığı an geri dönebilen kişi Müslümandır.
İslam’a ait bir meseleyi konuşmadığınız, İslam’i bir hükmü ortaya sermediğiniz, “Allah (c.c.) da böyle diyor, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle yapmış” demediğiniz sürece iman konusunda sıkıntı yaşayan kimseler size karışmayacak, ithamlarında ileri geçmeyecek, dostane söylemlerine de devam edeceklerdir. Bundan emin olabilirsiniz. Ve yine siz çiçekten böcekten, bitkiden bürtüden, havadan sudan, yağmurdan çamurdan bahsettiğiniz müddetçe de Müşrikler, Münafıklar, Yahudiler, Hristiyanlar, ateistler, mecusiler, laikler, demokratlar ve bilumum beşeri dine mensup insanlar size karşı çıkmayacaklardır, size düşman kesilmeyeceklerdir, fikirlerinizin yanlışlığını ileri sürmeyeceklerdir hatta sizi alkışlamaya da devam edeceklerdir.
Ancak siz ayet ve hadis dediğiniz zaman homurdandıklarını, burunlarından soluduklarını, renkten renge evrildiklerini, gözlerinden şimşekler çaktıklarını de göreceksiniz. Tahammülleri yoktur onların. Duydukları her ayet, işittikleri her hadis yapmaları gereken bir durumu ortaya sürdüğü, içine daldıkları bir haramı hatırlattığı için ya ortamı değiştireceklerdir ya da sizi din düşmanı, patavatsız biri olarak addedeceklerdir. Halbûki siz ne din düşmanısınız, ne dini bilmiyorsunuz ne de patavatsız birisiniz. Siz tam zamanında, yerinde, olması gereken vakitte bir iki cümle kullandığınız için kâfirleri ve inancında eksiklik olanları rahatsız etmiş oldunuz. Suçu kendinizde aramaya da kalkışmayın derim.
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)