Yanı başımızda büyük bir savaş başlamış vaziyette. Peki, biz bu savaşın neresindeyiz? Bu savaş bizi de ilgilendiriyor mu?
Evvela; her yerde, her zaman ve herkese karşı itidalli olmak zorundayız. Çünkü biz vasat (adil) bir ümmetiz. Kâfirlere karşı şedit, Müslümanlara karşı da olması gereken veçhiyle mu’tediliz. İman ve küfür açısından baktığımız vakit düşmanımız belli. Bu konuda yanlış yapma imtiyazımız ve zamanımız yok. Kimin yaptığına bakmadan yanlışa karşıyız. Kimden sadır olduğuna ehemmiyet vermeden de doğrunun yanındayız... Çünkü biz hem Müslümanız hem de vasat bir ümmetiz. Emir ve direktiflerini direkt Kur’an’dan alan, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in peşinden giden bir milletiz.
İsrail Devleti bu ümmetin başına bela olmuş azılı bir düşmandır. Tüm Müslümanların ortak hedefidir. Ya hep beraber karşı koyup yok edeceğiz bu azılı düşmanı ya da tek tek bu teröristler tarafından yok edileceğiz. Şimdilik üçüncü bir şık görünmüyor ortada. Bu teröristleri dost edinen hiç kimseyi dost edinmeyeceğimiz gibi bu katil sürüsünü düşman belleyen her kim varsa onları da dostumuz olarak belleyeceğiz. En azından bu savaş devam ettiği müddetçe bunu bu şekilde yapmak zorundayız. Bundan başka şansımız yok. Konu katil, Siyonist İsrail teröristleri olduğu müddetçe tüm husumetleri rafa kaldırmanın faydamıza olacağına da inanmak zorundayız.
Geçmişi çok eskilere dayanan ancak şimdilerde tırmanan bir savaşın tam ortasındayız. İsmi konulmamış bir üçüncü cihan harbi de diyebiliriz bu mücadeleye. Kuşların uçması gereken semada füzeler ve uçaklar vızıldıyor, yıldızlar görünmüyor gökyüzünde. Her an bir yer bombalanmakta, bir yer tahrip edilmekte, bir can hayattan koparılmakta.
Kim ne derse desin bu savaş sadece İran ve İsrail arasında cereyan eden bir savaş değildir. Bunu kabul etmemiz lazım. Perdenin arkasında onlarca devlet var. Gerçi şimdilerde gizlenmeye de gerek duymuyorlar. Bir tarafta Siyonist İsrail’e her türlü personel, teçhizat ve mali destek veren ABD ve diğer Hristiyan ülkelerini görüyoruz. Ancak öbür tarafta fiili olarak İran ile beraber savaşa karışan bir başka ülke yok ortada. Pakistan İran’a yardım edeceğini açıkladı. İlerleyen süreç bu yardımın nasıl ortaya çıkacağını hep beraber görmüş olacağız.
Evet, bu bir dünya savaşıdır. Üçüncü, dördüncü veya beşinci bir ülkenin İran’ın yanında savaşa girmesi her an mümkün gözükmektedir. Gökyüzünde kayıp giden uçaklar, atılan füzeler, havalandırılan İHA’lar, SİHA’lar her an başka bir ülkeye yönelebilir, isabet alabilir. İşte o zaman seyreyle gümbürtüyü. Bu savaşı, hazırım diyenler değil hazırlığını yapmış olan devletler kazanacaktır. Ortadoğu kan gölüne dönecektir. Ortadoğu bu savaştan ya temizlenerek çıkacaktır ya da daha da kokuşacaktır. İsrail var olduğu müddetçe kokuşmaya da devam edeceğini söylemeye bilmem gerek var mı?
Müslüman devletler şayet Siyonist İsrail terörüne karşı korku perdesini Gazze’deki mücahitler gibi aralayabilirlerse ne İsrail diye eli kanlı bir terör örgütü (devleti) kalır Ortadoğu’da ne de dünyadaki tüm terör örgütlerinin finansörü ve fikir babası olan Hristiyan ABD gibi devletler kalır yeryüzünde. İsrail ile beraber hareket eden devletlerin tepetaklak devrilmeleri an meselesi olduğunu söylemeye gerek yoktur. Uzatmalara oynadıklarını da şimdiden iddia edebilirim.
Bir başka açıdan bu meseleye baktığımızda Müslümanların en büyük düşmanı olarak karşımıza İsrail’in komşusu olan ülkeleri ve liderleri çıkıyor. İsrail ile Müslümanlar arasında var olan bu komşu ülkelerin başında bulunan kukla yöneticiler devirilebilirlerse Gazze kurtulmakla kalmaz Ortadoğu cennete dönüşecektir. İşte o zaman İsrail’in eli ayağı bağlanmış bir vaziyette ya Ortadoğu’dan def olup gidecektir ya da döktüğü kanda çırpınarak boğulacaktır.
Bu savaşın ham maddesi Gazze’dir. İsrail, Gazze’yi toptan yutmak istiyor. Müslüman halklar da bu olaya seyirci kalmak istemediklerinden çıkıyor bu savaş. Gazze’ye destek olanlar ve Gazze’ye köstek olanlar.
Bu minvalde, İran ile İsrail arasında devam eden savaştan hemen önce Gazze’nin çektiği sıkıntıları dünya kamuoyuna duyurmak adına harekete geçen sivil bir hareket vardı. Şimdi adı savaş nedeniyle adeta unutuldu. Bu hareketi unutmamak lazım. Buna “Küresel Gazze Yürüyüşü” adı veriliyor.
“Küresel Gazze Yürüyüşü” ile Müslümanlar silahsız bir şekilde dünyanın her yerinden Gazze’ye doğru akın etmeye başladılar. Kimisinin elinde biraz un, kimisinin elinde de bir damla su. Bu hareketlenme güzel, özel ve büyük bir gelişme. Bu hareket henüz İsrail’in sınırına ulaşmış değil. Muhtemelen Mısır bu hareketi diskalifiye etmek için ellinden geleni yapacak. Bunu yapacağını nereden mi biliyorum? Bunu, Mısır’ın başında bulunan kukla yöneticilerden biliyorum. Bu hareket başta İsrail olmak üzere İsrail’in karakol görevini üstlenen civar ülkelerin tamamında büyük bir paniğe ve korkuya yol açtığını da ilave etmek istiyorum. “Eyvah, ya İsrail’i koruyamazsak” diye endişelenmeye başladıklarını da söylüyorum.
Düşünün bir de bu insanların her birisinin elinde bir iki adet de silah olduğunu düşünün. Tank ve tüfek eşliğinde yürüyorlar hedeflerine doğru. Uçak ve İHA’lar ile de destek aldıklarını getirin gözlerinizin önüne. Bu harekete eğer civar ülkeler engel olmazlarsa İsrail diye bir devlet çok kısa bir süre içinde yok olur gider. Bakmayın İsrail’in (şişirilmiş balon gibi) büyük ve güçlü göründüğüne. İsrail’i İsrail yapan ana etmen civar ülkeleridir. Akan selin önünde ne dağ dayanır ne de taş. Sel bir akmaya başladı mı her yeri yıkar, dümdüz eder. Halk da sel gibidir. Ayağa kalktı mı hiçbir şey durduramaz kendisini.
Halkların ayaklandıkları gün kâfirler ve fondaşları için büyük bir gün olacaktır. İşte o gün yüz yıldır Ortadoğu’ya çöreklenen kara bulutların dağıldığı, gökyüzünün daha nezih, daha mavi göründüğü bir gün olacaktır. Sivil yürüyüş ve İran’dan ateşlenen füzeler silkelenmenin, ayağa kalkmanın ilk basamakları olarak kabul etmemiz gerekir. İnşaAllah bu silkelenme Allah’ın kanun ve kurallarına göre dizayn edilmiş devletleri de beraberinde getirecektir. Çünkü bazı adımlar devlet sistemi olmadan atılamıyor.
İsrailli bakan Gazze’ye doğru yola çıkan bu Müslümanlar için; “Cihatçı konvoy” diyerek kötülemeye ve dünya kamuoyu karşısında küçük düşürmeye çalışmış. O kefere; bazı Müslüman geçinen Münafık ruhlu kişiler bilmese de cihadın ne olduğunu, kimlere karşı, niçin ve nasıl yapıldığını hatta neyi ifade ettiğini gayet iyi biliyor. O yüzden küçümseyici bir dil kullanıyor.
Evet, biz Müslümanlar cihatçıyız. Cihadı seviyoruz ve can-u gönülden de istiyoruz. Cihat şehadetin ön basamağıdır. Yüce İslam dininin kutsal, herkese nasip olmayan bir emridir. Ezilen halkların can simididir. Müslümanlar her ne zaman cihat ibadetinden uzaklaşmışlarsa ölü bir toprağa dönüşmüşlerdir. Kâfir ve facirlerin bir oyuncağı haline evrilmişlerdir. Müslümanların dirilmeleri ve yeniden ve daha güçlü bir şekilde ayağa kalkmaları için yegane ibadet cihattır.
Bizler Müslümanız ve İslam ile şeref bulmuş bir ümmetiz. Varlığımız cihat ile bilinir. Ayağa kalktığımız vakit düşmanı perişan ederiz. Ancak henüz ayağa kalkmış değiliz. Bu hareketlenme ayağa kalkmanın ilk işaretleri olarak değerlendirilmelidir. O yüzden Münafık ruhlu kişiler tarafından engellenmeye çalışılıyor.
Şurayı da ilave etmeden bu yazıyı bitirmek istemiyorum.
Türkiye vatandaşı olup İsrail ile bağlantısını güçlendiren birçok Yahudi var bu topraklarda. İsimleri ve soy isimleri bize benziyor. Bu Yahudiler zaman zaman Gazze’de savaşmak üzere İsrail’e gidiyorlar. Bunları tek tek belirlemek ve fişlemek lazım. Olası Türkiye-İsrail kapışmasında işte bu Yahudiler yani İsrail’e gidip Gazzeli Müslümanlara karşı savaşa katılan, çocuk ve kadın öldüren, Gazze’yi tahrip eden Türkiye vatandaşı bu Yahudiler, çok büyük bir tehlike arz edeceklerdir. Bu vicdansızlar herkese yönelik nokta atışı yapabilirler. Türkiye’nin askeri, siyasi önemli şahsiyetlerine suikast düzenleyebilirler. Hatta evlerinde veya iş yerlerinde emir ve rota bekleyen bomba yüklü İHA’lar, SİHA’lar da bulunduruyor olabilirler. Bu şahıslar MOSSAD adına faaliyet göstermediklerini kimseler garanti edemez. Ve yine bu şahıslar İran’daki gibi bireysel üst düzey yöneticilere yönelik infazlar da gerçekleştirebilirler.
İsrail’İn İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar bu konunun ehemmiyetini ortaya çıkarmış olduğunu düşünüyorum. Tehlikeyi görmek lazım. Çünkü bu konu ihmale gelmez. En azından bu konuda tarih tekerrür etmemeli diye düşünüyorum.
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Hamdi TEMEL
Susuzluğun Ayak Sesleri: Hepimizin Sınavı
Erol AYDIN
Köyden Kente Sosyolojik Dönüşüm
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Songül KARAMAN
Bir Yağmur
Nihat Güç
Rol Modellerimz (!)
Halil MERT
İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)