İnsanoğlunun sımsıkı sarılması bağlanması ve bu minvalde iş ve işlemlerini yürütmesi gereken ana eksen Kur’an-ı Kerim ve Sünnet’i Seniyye’dir.
Bu eksen bize doğrularımızı öğretmekle kalmayacak yanlışlarımızı da ortaya serecektir. Bu eksen bizi olduğumuz yerden alacak, olması gereken noktaya taşıyacaktır. Yeter ki ana eksenden sapmayalım, ana eksenle cedelleşmiyelim.
İnsanoğlu bu ana eksenden koparsa yamulur, sürüklenir, oraya buraya savrulur, olanı gizler, olmayanı dillendirir, koskocaman bir hayatı bir hiç uğruna tüketir durur. Bu durum her zaman böyle olmuştur. İnsan köklerinden koptuğunda, ana ekseninden uzaklaştığında tüm değerlerine yan gözle bakmaya başlar. Ana eksenden kopan her insanın sonu alınamayan virajlara savrulduğunu her gün müşahede etmekteyiz. Allah muhafaza buyursun!
Kur’an ve Sünnet var olduğu müddetçe kimlerin ne söylediği, neyi empoze ettiği hiç önemli değildir bizim için. Biz doğruları direkt merkezinden almaya çalışırız. Kur’an ve Sünnet çerçevesinde bir yaşam sürdürmeye, bir düşünce üretmeye, bir söz dile getirmeye gayret gösteririz. İşimiz ve gayemiz her zaman bu yöndedir ve bu yönde olmaya da devam edecektir. Empoze edilmeye ve yutturulmaya çalışılan batıl ve atıl kuralları, ana eksenimize bağlı kaldığımız oranda ret etmemiz mümkündür. Bu irade ve bu güç bizde mevcuttur.
Ana eksen üzerinden yol almaya çalışıyoruz. Bizi biz yapan ana unsur budur. Kimlerin nerede nasıl savrulduğu, ana ekseninden ne derece koptuğu bizi pek etkilememelidir. Çünkü Yüce Allah; “Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Maide/105)
İyiki de Kur’an gibi bir rehber, hadis gibi bir kılavuz var elimizde. Sadece bu iki kaynak için Allah’a ne kadar şükretsek azdır. Allah, bizi değerli bulduğu için muhatap kabul etti ve bu nadide kitap ile müşerref kıldı. Bu vesileyle helali haramdan, iyiyi yanlıştan, kötüyü habis'ten, hakkı batıldan, âlim'i belam’dan, zalimi mazlumdan ayırabiliyoruz. Yoksa albenili, şaşalı ve edebi cümlelere aldanabilir, ağzıyla iş yapan kimi tağutu “Vereset’ül Enbiya” diye kabul da edebilirdik. Bizi aklını kullanabilen varlıklar kılan Yüce Allah’a hamd olsun. Ya aklımızı kullanamayan bir insana dönüşse idik?
Biz doğru olmaya, doğrular ile beraber yol almaya ve en önemlisi de doğru yolda yürümeye çalışmak zorundayız. Başka bir alternatifimiz yok. Hedefimiz, gayemiz, meşguliyetimiz, söylemlerimiz ve eylemlerimiz bu yönde.
Rabbim yanlışa düşmekten, yanlışı savunmaktan, isyanı ve fısk-u fücuru doğru bir kural olarak kabul etmekten hatta bunu anlatmaktan muhafaza buyursun!
İki yol var önümüzde. Biri sapıtmak, yoldan çıkmak, isyan etmek, arzu ve isteklerimize uymak, yanlışları doğru kabul ederek dünyaya tamah etmektir. İkincisi de istikamet üzere bir yaşam sürdürerek cennete doğru yol almaktır. Hepsi bu.
Dünya hayatı sapıtmayı veya istikamet üzere bir yol almayı gerekli ve zorunlu kılmaktadır. Bu imtihana bizler de tabiyiz.
Bir insan ya dalalettedir ya da hidayet üzere bir yaşam sürdürmektedir. İnsanlar için, kim olursa olsun üçüncü bir yol yoktur. Savunduklarının tamamı ya sapıklıktır ya da hidayettir. Her şey bu noktada şekillenmekte, iş ve işlemler, plan ve projeler bu istasyonda hayat bulmaktadır. Ayrışmalar, zıtlaşmalar, bağrışmalar ve farklılaşmalar burada can bulmaktadır. Hayat emaresi, çıkış noktası ve yaşam kalitesi buradadır.
Sapıtmak veya hidayet üzere bir yol yürümek…
Ancak toplum olarak bizler dinden çok uzaktayız, hem de çok çok. Tarifi kabil değil.
Ana eksenden yola çıkarak hayatı, yaşamı, gidişatı, medeniyeti ve en önemlisi de insanlığı değerlendirmemiz gerekiyordu. Olması gereken, emredilen de buydu. Peki, bizler ne yaptık, nasıl kıvırdık ve nasıl davrandık? Hangi sözleri savurduk ortalığa?
Bunun tam tersini yaptığımızı söylersem yanlış bir ifade kullanmış olmam diye düşünüyorum. Hayata, yaşama, gidişata ve en önemlisi de insanlara bakarak Kur’an’ı ve Sünnet’i değerlendirmeye kalkıştık. Dinin dışlandığı ve yok sayıldığı laik sistemleri merkeze alarak İslam’ı, Kitap’ı ve Müslümanları yorumlamaya hatta değerlendirmeye tabi tuttuk.
Sistemi laikleştirdik ve İslam’ı eleştirdik.
Bu konuda mahirleştik, bir hayli de yol aldık. Böyle bir şey olabilir miydi? Evet, ne yazık ki oldu… Başardık bunu(!)
Bu vesileyle bize ait olan şeyleri, yanlış da olsa, haram da olsa, kötü de habis de olsa kutsal birer metin gibi savunmaya başladık. Yanlışın kötü, kötünün yanlış olabileceği ihtimalini bile rafa kaldırdık. Nereden geldiğini tam manasıyla kestiremediğimiz böyle bir huy edindik. Dinden kaynaklanmadığı kesin bir konuydu bu.
Oysa yanlış iş ve işlemler, kusurlar ve hatalar insanlar içindir. Her insanın günahı mutlaka vardır, olacaktır, olmalıdır. Hesabımıza gelmediği için bu konuyu ya unutuyoruz ya da unutmaya çalışıyoruz. O yüzden doğruları savunduğumuz kadar yanlışları da savunuyoruz, hatta zaman zaman haramlara alkış bile çalıyoruz.
Keşke ayıklamayı bilebilseydik, keşke sadece doğruları savuna bilseydik, keşke doğrular ile beraber doğru yolda yürüye bilseydik. Bizden istenen bu değil miydi? Ancak biz köşe başlarını tutan çağırıcılara kandık. İçinde yaşamakta olduğumuz ortamda, toplumda cereyan eden hadiseleri olduğu gibi ilahi birer mesaj olarak kabul ettik. Evet, bu zaafiyetimizden yararlanan laik sistemler de var gücüyle yüklenmeye başladı. İslam ile uyuşmayan her ne haslet varsa laiklik adı altında yutturmaya çalıştılar bize. Bu baskı veya bu empoze etme biçimi Müslüman geçinen birçok insanı; dostunu ve düşmanını tanıyamayacak derekeye savurdu hatta aklını başından almakla kalmadı düz yolda şaşırttı ve sırat-ı müstakim’den de fersah fersah uzaklaştırdı. İnsanların toptan bir şekilde yanlışta ve günahta boğulmasına yol açtı. Yanlışları sorgulayamaz, haramlara dil uzatamaz, dinden uzaklaştıran unsurların var olduğunu bile umursamaz olduk.
Ayetler sanki diridirler. Ne zaman okursanız okuyun size mutlaka söyleyeceği bir şeyleri vardır. Yer, zaman ve şahıs ayırmaksızın hakkı ve hakikati ortaya koyduklarına da şahit olabilirsiniz. Ancak daha önce dediğim gibi yaptıklarımızdan değil, ayetlerden yaptıklarımıza odaklanacak olursak bu canlılığı, bu güncelliği ve bu hareketliliği görebiliriz. Günümüzü anlatan şu ayete dikkat kesilelim diyorum. Dünkü müşrikler inandıkları ve yaşamakta oldukları dinlerini Allah’a öğretmeye kalkıştıkları gibi bugünkü laikler de laikleşenler de nifakta yüzenler de Allah’a dinlerini öğretmeye kalkışıyorlar. Yüce Allah şöyle buyuruyor; “(Ey Muhammed!) De ki: “Siz Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.” (Hücurat/16)
İslam'a göre putçuluğu, puta tapmayı, şirk koşmayı öğrenemezsek günümüzde alenen gerçekleştirilen putçuluğu, puta tapmayı, şirk koşmayı, kısacası haramları anlayamayız. Evvela Kur’an’a bakmamız, Sünnet’e danışmamız lazım gelmektedir.
Bazı insanlar hayatları boyunca insanlara yük oldular. Bu tip insanlar öldükten sonra da insanlara maalesef yük olmaya devam ediyorlar. Tabi bu durumu anlayabilmek için de ana eksene bağlı olarak yükün ne olduğunu bilmekte fayda vardır.
Muasır medeniyet dedikleri noktada ne Allah (c.c.) var ne Peygamber (s.a.v.) var ne Kur’an-ı Kerim var ne din var ne de iman. Bunları dile getirdiğiniz zaman işi yokuşa sürme gibi bir itham ile karşı karşıya kaldığımızı itiraf etmek durumundayız. Evet, kolaylaştıralım zorlaştırmayalım. Bu doğru. Ancak kolaylaştıralım derken ana eksenden, İslâm’dan, İslami kurallardan, İslam’ın ortaya koyduğu üsûl ve hususlardan da vazgeçmeyelim diyorum.
Erol AYDIN
Bu benim hayatım...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Adnan İPEKDAL
Eziklerin Efendisi Efendilerin Eziği
Nihat Güç
Kur’an’dan Birkaç Mesaj
Bülent ERTEKİN
Ellerinizi aktarcı milletinin üzerinden çekiniz!
Mehmet Nuri BİNGÖL
Büyük Dedem Kado
Seyfettin BUDAK
“Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…”
Adnan ÖZ
Kazanabileceğimiz maçları kazanamamak alışkanlık oldu!
Halil MERT
Papa Daveti, Fener Patrikhanesi…
Eyüphan KAYA
Kadim Diyanet Reisimiz Ali Erbaş hocadan kamuoyuna
Recep YAZGAN
Papa bizi birleştirdi, gitti!
Vehbi KARA
En Güzel Yazılar Hangisi?
Hamdi TEMEL
Metamfetamin Ölümleri
Ahmet SAĞLAM
Sevindik, Sevinemedik
Ahmet Eren KURT
Gölgenin Derinliğine Doğru İnen Merdivenler
Gülay ÇETKİN
Okula Gelen Gizemli Kişi
Songül KARAMAN
Zikrin Beyindeki Gücü
Özlem Gürbüz
Yeşil Yapay Zeka İçin Politika Çerçevesi
Mehmet BOZKURT
Öğretmenler Günü- 2025
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Fatih ORUÇ
ENFLASYON neden düşmüyor!
Fatma Saçak Akbulut
Bataklıktan Doğan Saflık: Lotus’un Sessiz Öğretisi; Lotus
Aydın BENLİ
Şehit cenazelerinde edep ve haya dersi şart!
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Teknoloji Kullanımı: Fırsatlar Ve Tehditler
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Ahmet AYDIN
Bilir misin?
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Ahmet DÜZGÜN
Putlarımız ve Perestlerimiz
Cevahir AYDIN
Yanlış Anladınız
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Mesut BALYEMEZ
SOSYAL MEDYA KEVAŞELERİ
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Ravza ZEYBEK
Bulanlar Arayanlardır
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Aydan KURT
Farkında mısınız?
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Emine AYDEMİR
Ateşle oynayan evliya Ateşbaz veli hazretleri
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
Abdullah BİR
Fitne, Kaos, Suriye ve Suriyeliler’e Daire İki Kelam...
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Önder GÜZELARSLAN
İsraf Bir İnsanlık Suçudur!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)