Her insan gibi benim de uğraşlarım, meşguliyetlerim ve çabalarım var. Kimi insana göre doğru yapıyorum, kimi insana göre de yanlış. Ancak inancım, dürüst bir iş yaptığımdan yana.
Eskiden beri farklı davranmak ve farklı olmak gibi bir istek vardı içimde. Bu arzu, maharetli ellerde hamurun aldığı şekil gibi şekillenmişti yüreğimde. Ruhumun derinliklerinde bulunan bu farklılık sanki taşın üzerine çizilmiş bir hat, bir şekil, bir resim, bir yazı gibiydi. Bu özelliği ayıramıyorum benliğimden.
Sıradanlaşmaktan, amiyane olmaktan hoşlanmayan ben, milletin vaveylasına aldırmadan dört elle bu özelliğime sarılıyorum. Allah'ın izni ve inayetiyle başaracağım bunu. Çünkü kararlıyım ve irade sahibiyim. Azmin elinden bir şeyin kurtulacağına da inanmıyorum.
Olması gerekeni icra ettiğim söylenebilir aslında. Bütün bildiklerim de bu yönde. Çünkü kendimle uğraşmak, şahsım için çalışmak, zatıma anlatmak, her şeyi ama her şeyi sadece varlığım için yapmak istiyorum. Nasıl ki aldığım nefesi, uyuduğum uykuyu, yediğim yiyeceği ve içtiğim her içeceği kendim için yerine getiriyorsam diğer tüm görevleri de özüm için ifa etmek istiyorum. Bu konuda yapabileceğim en küçük bir ayırımı ve kayırımı kendime yapılmış ve affedilmeyecek büyük bir ihanet olarak telakki ediyorum.
Ve en önemlisi yazdığım her cümleyi, dile getirdiğim her kelimeyi sadece zatım için dizmek, kendim için telaffuz etmek en büyük arzum. Değil mi ki dünya serüveninin hesabını ben tek başıma vereceğim kapkaranlık mezarlıkta. Zorlu badirelerden yalnız geçeceğim. Ve ceremesine de ben tek başıma katlanacağım.
Herkesten daha çok ihtiyacım var buna. Kimseyle uğraşmaya ne zamanım var ne de takatim... Başkasının yanlışlarıyla uğraşacak kadar zamanım olmadığı gibi zengin ve cömert de değilim bu konuda. Zaten ömrüm çok kısa. Yapmam gerekenler çok, yolum uzun ve hazırlıklarım yetersiz. Bir de kalkıp başkasının hata ve kusurlarıyla uğraşmak ve günahlarını dillendirerek iflasa yönelmek hafsalamın alabileceği bir iş değil.
Güç ve takat getiremiyorum birçok şeye. Başka insanların yanlışlarını dillendirerek ve dizginleyerek ortadan kaldırma gibi bir imkana da sahip değilim. Ellerim de mahir değil bu konuda.
Ancak kendimi frenleyebiliyor, benliğime söz geçirebiliyorum. Yaptığım nasihatlerin fayda vermesi adına aynanın önünden kalkmamaya da gayret gösteriyorum gün boyu. Gözlerimi aynadan yansıyan gözlerime odaklıyorum. Zamanın büyük bir kısmını böylesi bir muhasebeyle geçiriyorum. Laf aramızda, bundan muzdarip olduğumu anlamayın hemen! Hatta bundan haz aldığımı da itiraf edebilirim.
Bu konuda birçok kişiyle anlaşamadığımı, sizleri kandırmamak adına, bir kez daha dile getirmek istiyorum. "Ben mi kimseyle anlaşamıyorum yoksa kimseler mi benimle anlaşmak istemiyor." konusu bir başka tartışma konusu. Her zaman olduğu gibi yine kendimi haklı buluyorum bu konuda.
Aynanın karşısında uzun süre oturmak hem de pür dikkat icra edilen yanlışlara odaklanmak hayatın en zor kısmı olsa gerek. İnsanın aynadan hep kendisini görmeye çalışması ne kadar zor ve meşakkatli olduğunu biliyor musunuz? İlk zamanlar ben de çok zorlanmıştım bunu yaparken. Her şey alışıncaya kadarmış meğer. Ben de alışınca çok rahat ettim. Tavsiye ederim, denemekte fayda var.
Nefsi emmarenin istediklerini yerine getirmemek de kolay değilmiş meğer. Direnç ister, yürek ister, bilgi ister, emek ister, en önemlisi güçlü ve kuvvetli bir irade, bir kararlılık ister. Denemeye kalkışınca anlıyor insan.
Günahlarımla ve kusurlarımla karşılaşmak, onlarla yüzleşmek, sütten çıkmış ak kaşık olmadığımın farkına varmak, söylediğim her sözün doğru olmadığını duymak istiyorum. Bunun için de renkleri farklı göstermeyen bir aynaya ihtiyacım var. Silik, çizik, cansız ve ruhsuz olmayan bir ayna. Farklı göstermeyen, mevsimsel, bölgesel ve ırksal özelliklerden arındırılmış hatta siyasi çekişmeler arasında yıpranmamış bir ayna.
Bunu sürdürmek için kendileriyle anlaştığım bir çok kişi: "Bu işi sürdürmek çok zordur." diyerek vazgeçtiler aynanın karşısında oturmaktan. Kimisi ayağının ağrımasını bahane etti, kimisi dünya metaının getirisinin daha çekici ve sevecen olduğunu dile getirdi kimisi de açık açık şeytana kul, köle oldu.
Şahsen zor ve güç olana talibim. Meşakkatli olanı seçtiğimin de bilincindeyim. Basit, sıradan, amiyane işlere sırt dönmenin maharet istediğini biliyorum.
Bu vesileyle ulvi ile süfliyi tefrik etmek gerek.
Eğer beni rahat bırakırlarsa böyle daha huzurluyum. Azmimi, metanetimi ve kararlılığımı kaybetmemek adına her gün dişlerimi biraz daha sıkıyorum. İlk zamanlar çenem ağrıyordu. Ancak zamanla intibak sağladım bu duruma. Hiçbir rahatsızlık duymuyorum artık.
Evet! İnsanın kendisi ile uğraşması, didişmesi ve cebelleşmesi kadar zor bir iş yok. Çünkü insan her an kendisiyle beraber. Ayrılamıyor kendisinden. En samimi yol arkadaşı. Gece, gündüz, yaz, kış, topluluk içinde veya dağın zirvesinde bile kişi ayrılmıyor kendisinden.
Maalesef insanlarımız başkalarıyla uğraşma gibi bir alışkanlıkları var. Bunu yaparken kolaycılığa kaçıyorlar gibi. Kurtulmuş ve cennetin biletlerini ellerine almış gibi bir kenarda tutuyorlar nefislerini, benliklerini. Halbuki ilgilenmedikleri şahsiyetleriyle baş başa kaldıkları vakit ceremesini en deruni duygularla hissedecekler.
Hani Yüce Allah: "Kitap'ı okuyup durduğunuz halde kendinizi unutur da başkalarına mı iyilikle emredersiniz? Düşünmez misiniz?" (Bakara/44) diye buyuruyordu ilahi fermanında. Ya bu ayeti hiç duymamışız ya da hesabımıza gelmiyor. Ebû Hureyre'den nakledildiğine göre, bir gün Resûlullah (sav), “Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu. Ashabı, “Bize göre müflis, parası ve malı olmayan kimsedir.” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir. Aynı zamanda şuna sövmüş, buna iftira etmiş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve şunu dövmüş bir hâlde gelir. Bunun üzerine iyiliklerinin sevabı şuna buna verilir. Üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yüklenir. Sonra da cehenneme atılır.” buyurdu. (Müslim, Birr, 59)
Başkasıyla uğraşmak, ötekisine bir şeyler anlatmak, diğeri için yazmak, öbürüne ait yanlışları dile getirmek en kolay iş. Ama gelin el aleme söylediklerinizi bir de aynanın karşısında hem de bağdaş kurarak, içten ve samimice, kendi gözlerinizin içine bakarak bir de kendinize söyleyin. Bunu yapabilmek güç ister, yürek ister, mertlik ister, yiğitlik ister, cesaret ister.
Bakın o zaman ne kıyametler kopacak zihninizde, ne fırtınalar esecek içinizde. Kıvrım kıvrım kıvrılacak ruhunuz. Belki de o zaman baypas ameliyatına ihtiyaç duyacaksınız.
O zaman fokurdayan kazanların farkına varacak, yoğunlaşan bulutların yağdırdıkları yağmur gibi göz yaşlarınıza hakim olamayacaksınız.
Dikkat edin! Gözyaşlarınızdan oluşacak selde boğulabilirsiniz.
Ha! Aynaya ne dersiniz!
Bence denemekte fayda var!
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Halil MERT
İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)