İnsan ile hayvan arasındaki en önemli fark, akıldır. Akıl; elle tutulur, gözle görülür bir nesne değildir.
O halde akıl, davranışları şekillendiren ve yönlendiren ana etmendir. Aklı olmayan varlıklar yaptıklarından da sorumlu değildirler. O yüzden aklı olmayan hayvanlar; Rabbimiz tarafından akıllı olan insanların hizmetine sunulmuşlardır. İstediği zaman satar, istediği zaman üstüne biner, istediği zaman da kesip yer.
Kafir ile Müslüman arasındaki yegane fark da imandır. İman kuvvetli bir iksirdir. Davranışlara yansır ve kişinin hal ve hareketlerini şekillendirerek insanı mükemmelleştirir. İman da akıl gibi elle tutulur, gözle görülür nesnel bir şey değildir. Düşünce ve davranışların ana merkezinin akıl olduğunu bilmeyen yoktur. Akıllarını Kur’an ve Sünnete göre şekillendirmeyen ve bu minvalde kullanmayan kişiler kafirlerdir. Hayvan gibi hatta daha aşağı birer varlık olduklarını iddia etmek dinen hiçbir sakıncası yoktur. “Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.” (Furkan/44) Kafirlerden dinin gerektirdiği insani davranışlar sergilemelerini beklemek çoğu zaman mümkün değildir. Bu yönüyle dini davranmayan kafirler de cehennemin hizmetine sunulmuşlardır.
İnsan aklının şekillenmesi ve davranışlara şekil vermesi adına hem kalbin ve hem de aklın güzel ve doğru bir gündem ile yoğrulması kaçınılmazdır. Aklın ve fikrin dini bir hüviyete bürünmesi açısından her insan için dini bir eğitim son derece önemlidir ve gereklidir.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de bizler için gündem belirlerken birden fazla ayette; “Peygamberlerimi gündeminize alın.” diye emir buyurmaktadır. Müslümanlara ait hangi mesele olursa olsun Peygamberleri gündemlerine almak şartıyla çözüme kavuşturabilirler. Çözüme kavuşması gereken bu mesele savaş da olabilir barış da. Teknoloji de olabilir sanat da. Sosyal hayat da olabilir devlet yönetimi de. Eğitim de olabilir öğretim de. Bir ülkede yaşayan insanlar da olabilir tüm dünyayı kaplayan insanlar da.
Dünyalılar olarak sorunlarımız varsa, ki vardır, o halde yegane gündem maddemiz Peygamberler ve getirdikleri risalet olmalıdır. Gazze’yi de bu gündem maddesi çerçevesinde değerlendirmekte fayda mülahaza ediyorum. Peygamberleri kendilerine gündem edinmeyenler; gündem oluşturamayacakları gibi gündem olmaktan da kurtulamazlar. Gündem oluşturmak için gündem edindiklerimize dikkat etmek şart.
Filistin’i; Peygamberler ve getirdikleri risalet görevi üzerinden gündem edinmek her Müslümanın en önemli görevlerinden biridir. Gündem edinmemiz, gündemimize almamız, gündem oluşturmamız bizleri sevk ve idare etmesi gereken şahsiyetler; Allah’ın elçilerinden başkası olamaz. Kafirlerin gündemimizi oluşturmalarına, bunun üzerinden bizi sevk ve idare etmelerine müsaade edemeyiz.
Gündeme almamız gereken şahsiyetlerden birkaçını ayetlerle dile getirmek, bu vesileyle Hz. Musa (a.s.)’yı birazıcık da olsa gündeme taşımak, gündemde tutmak istiyorum:
“Kitabda Meryem’i de an. O, ailesinden ayrılarak, doğu yönünde bir yere çekilmişti.” (Meryem/16)
“Kitap’ta İbrahim’i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.” (Meryem/41)
“Kitap’ta, Musa’yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resul, bir nebi idi.” (Meryem/51)
“Kitap’ta İsmail’i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.” (Meryem/54)
“Davud ile Süleyman’ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk.” (Enbiya/78)
Sadece Musa (a.s.)’yı gündemimize almakla, anlamakla, anlatmakla ve yaşamakla gündemimizin çok yoğun olacağının farkına varmış olmalıyız. Gündemimizi şekillendirince sorunlarımızı da tanımlamış ve düzeltme cihetine yönelmiş olmamız gerekli olacaktır.
Gündem edindiklerimiz düzelince bizim düşüncelerimiz, düşüncelerimiz düzelince de hayatımız düzelmiş olacaktır. Bu konuda şüphe olmadığı gibi kuşku da duymuyorum.
Evvela Zalim Firavun tarafından öldürülen çocuklar arasından kurtulan ve hayatta kalmayı başaran bir bebektir Musa (a.s.). Allah’ın ikramı sayesinde ölümden kurtulmakla kalmadı, saraya kabul edilmekle de ikram edilen şahıslardan biri de oldu. Saraya yerleşmesinden sonra ailesine yük olmaktan da kurtuldu. Allah’ın yardımı ve inayeti sayesinde saraydayken bile annesinin sütüyle büyüdü. En zor zamanlarda, en zor bariyerleri kırarak, kılıçların gölgesinde, Firavun’a rağmen hem de annesinin eşliğinde sarayda büyümüş oldu. Bu ikram o zamanlarda Hz. Musa (a.s.)’dan başka bir çocuğa yapıldığını bilmiyoruz.
Firavun ve saray eşrafı tarafından bir şehzade gibi büyütülen Musa (a.s.), nebevi eğitime muhtaç bir bireydi. Eğer Musa (a.s.) salt bir şekilde sarayın dayattığı eğitimi almakla yetinseydi doğruyu bulmada zorlanabilirdi. Ancak Yüce Allah bu eksikliği: “Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız.” (Kasas/14) şeklinde tamamlamıştır.
Çünkü Firavun tarafından düzenlenen ve dayatılan eğitim sistemi dini değildi. Dini olmayan eğitim sistemleri Müslüman şahsiyetlerin yetişmesine ortam ve imkan tanımadığı bilakis engel olduğu aşikardır. O halde Musa yetiştirmek isteyen her Müslüman, beşeri sistemlerin körpe dimağlara dayattığı her çeşit eğitimin yanında ilahi eğitime de son derece önem ve öncelik vermeleri kaçınılmazdır. Musa (a.s.)’yı gündem edindiğimizde karşımıza çıkan sonuç bu. Unutmayın sarayın dayattığı eğitimlerle Musalar yetişmez.
İlerleyen zamanlarda beşeri düzenleri ikame eden, Allah’tan başka ilahların oluşmasına zemin oluşturan saltanatları sarsacak olan Musa (a.s.); Firavun’u yakından tanıması, sarayın iş ve işlemlerini bilmesi, sarayı ve müdavimlerini tanıması açısından son derece önemliydi.
Ancak biraz önce değindiğimiz gibi bu bilgiler; yeni bir devlet düzenini kurmaya, Firavun’u devirmeye yardımcı olacağını iddia etmek risaletin getirdiği emirlerle uyuşan bir iddia değildir. Bu yüzden Yüce Allah kendisine: “Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.” (Kasas/14) İlim Ayetler, hikmet de bu ayetleri anlama, kavrama ve yorumlama bilgisi olarak tanımlayabiliriz. Ayetleri hem anlamak hem de olması gerektiği vechiyle yorumlamak her Müslümanım diyen kişi için son derece gerekli ve önemlidir.
O halde gündem maddelerimizden birincisi ayetleri anlamak olmalı, diğeri de her ayeti olması gerektiği vechiyle yorumlamak olmalı. Anlamadığımız ayetleri yorumlayamayız da. Doğru bir yorum doğru bir anlayıştan sonra gelir. Unutulmamalıdır ki her doğru anlama kişiyi doğru bir davranışa sevk ve idare eder.
Çıkan kavgaya istemeden karışan Musa (a.s.); bir adamın ölümüne sebebiyet vermenin getirdiği üzüntü ve korkudan dolayı kaçtı. Gözünü Medyen yurdunda açtı. Aç, susuz, yorgun ve korku içinde bir kuyunun başına vardı. Sekiz on günlük bir kaçışın sonuna konulan kocaman bir noktaydı bu varış. Uzakta bekleyen kadınların hayvanlarını suladı. “Bunun üzerine Musa onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım” dedi.” (Kasas/24)
Kendisi, en ufak bir yardıma dahi muhtaç durumda iken İlahi terbiyenin getirmiş olduğu bir hasletle kadınların yardımına koştu Musa. Onların hayvanlarını sulama işini hemen halletti. Herhangi bir karşılık beklemeden yaptı yapacağını. Yaptığı bu yardım neticesinde Peygamber ocağına yerleşti.
Musa (a.s.) saraydan ayrılmış, istemeden cinayete karışmış evsiz ve barksız kalmıştı. Allah’tan başka tutunacak bir dalı da yoktu Yahudilere karşı direnen Gazzeli Müslümanlar gibi. Bir anda ev sahibi oldu, bir eşi bir de işi oldu. Korkudan emin olması da cabası.
Küçücük iyilikleri küçümsemeyin.
Çok yakın bir zamanda Filistin topraklarından kovulan Yahudileri görüyor gibiyim. Çünkü Gazzeli Mücahitler Allah’tan başka hiç kimsenin yardımına talip değiller. Allah da kendisine açılan hiçbir eli geri çevirmemiştir şimdiye kadar. Bu olay bize bunu da anlatmaktadır.
Peygamber diyarında, Peygamber ocağında, Peygamber sofrasında ve Peygamber damadı olarak olgunlaştı Hz. Musa (a.s.). “...Kazıklar sahibi Firavun” (Fecr/19) gibi bir despotu dize getirmek ancak böyle bir eğitimi zorunlu kılıyordu. Allah kendisine risaleti verdiğinde de: “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur’a) geldin ey Musa!” (Ta-Ha/40)
Eğer Peygamberleri gündem edinirsek hem dünyada hem ahirette kurtulanlardan olacağımız gibi hem de bize ümit bağlayan Gazzeli Müslümanlara da el uzatmış oluruz. Gazzeli Müslümanlara el uzatmamız için evvela gündemimizi değiştirmekle işe başlayabiliriz.
Gazze’nin gözlerimizin önünde yok ediliyor olmasının yegane nedeni Peygamberleri gündemimize almadığımızdan kaynaklandığını da rahatlıkla söyleyebilirim.
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Fatih ORUÇ
ABD’nin Vietnam Savaşı ve My Lai Katliamı
Seyfettin BUDAK
Neden Lise Yılları Unutulmaz?
Adnan ÖZ
Atanı ve tutanı kaliteli olan trabzonspor kazandı!
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)