İmtihan hep vardı.
İnsanoğlu hep imtihandaydı. İmtihan, insanoğluyla başladı, insanoğluyla devam edecek ve nihayet insanoğluyla beraber nihayete erecektir. Teknolojiden önce de imtihan vardı, teknoloji geliştikten sonra da imtihan var olacaktır. At arabasıyla tüm işlerin görüldüğü zamanlarda da imtihan vardı, son model araçlar ile yolculuk yapıldığı zamanlarda da imtihan devam etmektedir. Çadırlarda yaşayan insanlar da imtihana tabi oldular, tripleks dairelerde yaşayanlar da imtihan edilmekten yakalarını kurtaramadılar. Nerede olursa olsun, hangi şartlar altında bulunursa bulunsun insanoğlunun var olduğu her yerde, yaptıklarıyla ve yapması gerekirken yapmadıklarıyla her daim bir imtihan var olacaktır.
Varlıkta da imtihan vardır yoklukta da imtihan vardır. Gençlikte de imtihan vardır, ihtiyarlıkta da imtihan var olacaktır. Erkekler de imtihana tabi tutuldular, kadınlar da imtihana tabi tutulacaklardır. Aklı başında olan insanların yakalarını imtihandan kurtaramadıklarına her gün şahit olmaktayız. Cennet hep aynı cennet, cehennem hep aynı cehennemdir. Dün bambaşka bir cennet için imtihana tabi tutulan insana rast gelmediğimiz gibi bugün farklı bir cehennemden uzaklaşmak için didinen insana da rast gelmiyoruz. Hep aynı imtihan… Ortam, zaman, nesne ve insanların isimleri değişiyor olsa da şartlar değişmiyor. Dikkat edin, dikkatli davranın! Kazanmak da kaybetmek de bilerek yaptığımız tercihlerimize bağlı olarak deveran etmektedir.
Bu imtihanı Kur’an ve Sünnet çerçevesinde tanımlayabiliriz. Kur’an ve Sünnetten ileri gelen her emir ve her yasak imtihanın en önemli nüvesidir, şartıdır. Şayet insanoğlu tabi tutulduğu bu imtihanı aklıyla icat ettiği teknolojik aletler ile tanımlayabilecek, sınırlarını koyabilecek olsaydı, Yüce Allah ne peygamber gönderirdi ne de kitap indirirdi. Hayatı boyunca akıntıya karşı kürek çeken insanların, şayet akıntının nereden geldiğini, bu akıntıya kimlerin, niçin ve nasıl kapıldığını Kur’an ve Sünnet penceresinden bakarak tespit edebilseydi derin bir nefes alacak, yoluna bakacak ve emin adımlarla kurtuluşa doğru yürüyebilecekti. Ama ne yazık ki bu böyle olmadı. İnsanoğlu yapacaklarını ilahi kelamdan devşirmedi. İlahi kelama sırt döndü. Hatta elinden geldiği kadarıyla da karalamaya çalıştı. Dolayısıyla hayat masasını düzgün kuramadı. Masayı düzgün kuramayınca da üzerine dizdiği her ne varsa yamuk yumuk ve düzensiz bir şekilde yer aldı. Salonda ve masa başında olması gerekenler dışarıda, kapı dışarı edilmesi gerekenler de ne yazık ki masanın başköşesinde yer aldı. Masanın çevresinde yer alan insanların ve üzerine konulan nesnelerin düzgün ve olması gereken vechiyle olmasını istiyorsak bunun için yapılacak ilk iş masayı yeniden tanımlamak ve düzgün bir şekilde olması gereken yere imtihan kuralları çerçevesinden yeniden konumlandırmak gerekmektedir.
Unutmayın! İslam’ın düşmanları aynı zamanda insanlığın da düşmanıdırlar. İslam’ın yani insanlığın düşmanlarını masanın başköşesine oturttuğumuz zamandan beri işlerimiz düzgün yürümedi. Nesiller sağlıklı yetişmedi. İthalat ve ihracat hakkaniyete uygun yürütülmedi. Daha da kötüsü işlerimizin ters gitmesinin nedenini bilemedik. Hemen her şeyden uzaklaşan biz, dinden de imandan da ferasetten de uzaklaşmaya çalıştık. Düşmanı dost, dostu da düşman belledik. Nevrimiz döndü, hiçbir şeyi olması gereken noktadan bakamadık.
İnsanoğlu Kur’an’dan uzaklaştığı, Sünnet’e sırt döndüğü, ahireti unuttuğu, hesap ve kitabı kale almadığı yani imtihanın varlığını kulak ardı ettiği oranda sınırları aştı, vahşileşti ve dehşet saçtı. Çevrenize bakın, vahşetin ve dehşetin zirvesinde yer alan insanların Kur’an ve Sünnet ile yol yürümeyen insanlar olduğuna tüm çıplaklığıyla göreceksiniz. Cehaletin zirvesinde yer alan şahısların, dünya arenasında hemen her gün onlarca katliama, yüzlerce vahşete imza attıklarına da şahitlik edeceksiniz. Nevrimiz dönünce hiçbir şeyi doğru göremez olduk. Bu konunun bugüne ait bir konu olduğunu da sakın ha unutmayınız! Vahşileşen ve ortalığa dehşet saçan insanların şeytana talebe olduklarını gördüğünüzde şaşırmayınız! Muhtemelen şu anda Şeytan kendi kendine; “Şimdi işlenen tüm bu cinayetleri, gerçekleştirilen tüm vahşilikleri insanoğluna ben mi öğrettim?" diye söylenmektedir.
İnsanoğlu yoldan çıktıktan yani Kur’an ve Sünnet’ten uzaklaştıktan sonra her şeyi yapabilir, her şeyi kendisine mubah görebilir. O halde insanları Kur’an ve Sünnet ile tanıştırmaktan başka bir şansımız, yürüyebileceğimiz alternatif bir yolumuz yok. Bundan başka bir kurtuluş reçetesine de henüz sahip değiliz.
Çocukların ne yediklerine dikkat ettiğimizden daha çok; neler okuduklarına, neler izlediklerine, nerelerde dolaştıklarına, kimler ile hangi kriterler dahilinde arkadaşlık yaptıklarına, kimin veya kimlerin kulu ve kölesi olduklarına dikkat etmemiz biz büyüklerin boynunun borcudur. Çocukların sanal aleme dalmasına engel olmamız lazım. Sanallaşan insan gerçek yaşamı sanal olarak algılayacaktır. Böylesi insanların ayakları hiçbir zaman yere değmez. Ayakları yere basmayan insanlar yaşamı boyunca imtihanın farkına da varamaz. Hem dünyasını kaybedecek hem de ahirette ziyana uğrayacaktır.
Tek bir örnek vermek istiyorum. Devlet içkinin üretilmesini, satılmasını ve içilmesini serbest bıraktığı müddetçe, siz istediğiniz kadar; “İçki içmeyin! İçki her türlü kötülüğün anasıdır!” diye vaz-u nasihatlerde bulunun. Sizi dinleyen insan sayısı çok çok az olacaktır. Çünkü ortada içki denen bir realite vardır ve devlet denilen aygıt buna engel koymamaktadır. Şayet devlet eliyle içkinin üretilmesi, satılması ve içilmesi yasaklanacak olursa, çok az insan bu mereti içmeye teşebbüs edecektir. İçenler de gizli gizli, kimselerin görmediği yerleri tercih edeceklerdir. Kumar da böyledir, fuhuş da faiz de böyledir. Yine devlet eliyle tiktok gibi gençlerin beynini uyuşturan, insanlıktan uzaklaştıran, her türlü kötülüğe öncülük eden sosyal medya platformlarına ulaşımı zorlaştırılacak olursa hiç kimsenin “Tiktok şöyle kötüdür, tiktok böyle necistir.” demesine gerek kalmayacaktır. Söz konusu kötülüğe isteyen gençlerin istedikleri zaman ve istedikleri ortamda ulaşmaları mümkün olmayacaktır.
Cahiliye sistemleri insanoğluna hiçbir zaman huzur, saadet ve mutluluk getirmedi, bu gidişle de getirmeyecektir. Kötülükler; her zaman ve her yerde alenen işlene biliyorsa mutluluk ve saadetten bahsetmek de mümkün olmayacaktır. Ancak bazı köşe başlarını tutmuş kötülüğe boğazına kadar batmış kimi insanları mutlu görebilirsiniz(!) Etrafına saçmaya çalıştıkları mutluluk gülücükleri, içten gelen değil, taraftar toplamaya çalışmak adına sahip oldukları sahte gülücükler olduğunu unutmayınız!
Halbuki İslam; insanlığın huzur ve mutluluğunu isteyen, ne pahasına olursa olsun saadeti temin eden yegane dindir. İslam Devleti her insanın din, nesil, akıl, mal ve can emniyetini sağlamakla görevlidir. Bunlar, her insan için olmazsa olmaz ana unsurlardır. Bu unsurları korumak için ne gerekiyorsa o yapılır. İnsanın dinine, nesline, aklına, malına ve canına gelecek saldırılar şu şekilde engel olunur;
1-Devlet; kişilerin suça ulaşımına mani olmak zorundadır. Bu devletin varoluş nedenidir. Suça ulaşımına mani olmak için devlet eliyle engeller konulur. İsteyen kişinin; istediği suça, istediği zaman ve istediği mekanda elde etmesinin önündeki en büyük engel devletin bizzat kendisidir. O yüzden İslam Devleti’nin birinci önceliği kötülüğü ortadan kaldırmaktır. Kötülük daha işlenmeden ortadan kaldırılır.
2-Devlet; kişilerin yaşına, cinsiyetine, makamına, malına ve mülküne bakılmaksızın işlenen suçlara caydırıcı cezalar uygular. Mahkeme nezdinde, mahkeme heyeti de dahil olmak üzere, A’dan Z’ye herkes eşit muamele görür. Uygulanacak olan cezalar, şehrin en kalabalık meydanında herkesin gözü önünde acıma hissetmeden, infaz edilir. Buna bizzat şahitlik eden insanların böylesi bir ahlaksızlığa bir daha teşebbüs etmelerinin önüne geçmek içindir.
3-Evvela insanların kalbine Yüce Allah’ın korkusunu, haşyetini (Cennetin ve cehennemin varlığını) ilmik ilmik işlenmesine çaba harcar. Eğitimden tutun da sosyal hayatın tüm alanlarında İslam’ın öngörüleri neşvünema bulur. Allah’ın adıyla başlanan tüm işler Allah’ın adıyla nihayete erdirilir. Hiç kimsenin görmediği mekânlarda kendisini gören Yüce Allah’ın her şeyi gördüğünü ve duyduğunu, yaptıklarını kayda alan meleklerin mevcudiyetini gayet güzel bir şekilde beller ve içselleştirir. Yaptıklarının kayıt altına alındığını ve zamanı geldiğinde hesabını en ince noktasına kadar vereceğini bilen bir insan, hiç suça bulaşır mı?
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Recep YAZGAN
Samsun’u Kimlik Bunalımına Sürükleme!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Mehmet Ali Çamoğlu
Kendi Ömrünü Çizenler: Bir Çekiç, Bir Anahtar ve Elli Yıl
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Eyüphan KAYA
AMED Spor Yönetiminin Bahçeli’ye Ziyareti Vacip Oldu
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 15. Ayeti
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)