Bir haftadır İsrail ve eli silahlı eşkıya ABD, İran’a var gücüyle saldırıyor. İran, elinden geldiği kadarıyla da cevap vermeye çalışıyor. İsrail hiç olmadığı kadar zor duruma düştüğünü görüyoruz. Zor duruma düşmeseydi Epstein dosyalarıyla ABD’yi yanına çekmeye çalışmazdı. Üçüncü dünya savaşının başladığını söyleyebilirim. Dünya ticareti dar boğaza girdi, güvenlik sıfır, insanlar diken üstünde. İran’ın verdiği silahlı cevaplar, ABD’nin karakol görevini üstlenen civar ülkelerine rağmen başarılı olduğunu söyleyebiliriz.
İran’ın hatası yok mu? Elbette var, elbette yanlışları çok. İslam âleminden aldıkları, verdiklerinden çok daha fazla olduğunu söyleyebilirim. Ancak söz konusu ABD ve İsrail olunca İran’ın safında durmamızın gerekliliğini bilmem söylemeye gerek var mı?
Bu savaş sadece İsrail ve İran savaşı değildir. Bu savaş Ümmetin mazlumu Filistin ve İsrail savaşıdır. İsrail bu savaşla, İran’ın Gazze’ye yaptığı yardımlarının ulaşmasını engellemek adına giriştiğini de hatırlatmak istiyorum.
Bu savaş yıllardır dünyanın gözü önünde Gazze’de masum insanların üzerine akıtılan ateşin, civar ülkelerin üzerine de sıçradığını görmek durumundayız. Gazze’de yıllardır yanan bu ateş, durdurmaya gücü yettiği halde söndürmeye çalışmayan, yardıma koşmayan herkesi yakacak gibi görünüyor. İnşaAllah harlanan bu ateşte masum insanlar da yanmaz. Ancak Sünnetüllah’ın her zaman işlediği gibi şimdi de işleyecektir: “Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.” (Enfal/25)
ABD ve Siyonist İsrail içten müdahale ettiği, sevk ve idare ettiği, kanun ve kurallarını çıkarına uygun olarak düzenlediği hatta üs kurarak içeriye elini kolunu sallayarak girdiği ve hemen her masanın başköşesini kaptığı bir ülkede silah kullanmayı gerekli görmesi akla ziyan olacaktır. Bu vesileyle yaptıklarına karşılık kimseden gık çıkmasına tahammülü etmediğini de ispatlamak istiyordur. İran’a saldırmakla azı dişlerini gösterdiğini söyleyebiliriz. İran’a saldırmasının arkasında yatan diğer bir gerçek de çok yakın bir zamanda Ürdün ve Lübnan’ı kendi topraklarına ilhak ettiğinde kimsenin alkıştan başka bir ses çıkarmasını istemiyordur.
Gazze bağlamında sürekli dile getirdiğimiz boykotu, sadece eşya ile yani nesneler ile sınırlı kalması gereken sıradan bir eylem olduğunu söylemek doğru olmayacaktır. Siyonist İsrail’i, eli kanlı ABD’yi, bunlarla iş tutan devletleri ve şirketleri, onlar adına silah kullanarak efelenen örgütleri de boykot etmemiz gerektiğine inanıyorum. Askeri üs vererek ABD’yi Orta doğu’nun teröristi yapan, yardım eden ülkeleri de protesto etmemiz kaçınılmaz bir görevdir. Boykot, Müslüman’ın Müslümanca yaşamasıdır. Çünkü boykot; Yahudiler, Hristiyanlar, Ateistler, Müşrikler ve bilumum kâfirler ile iş tutan hemen herkesi yok saymak için yapılması gereken özel ve nadide bir eylemdir. Bu eylem herkese nasip olacak bir eylem olmadığını daha önce defaeten dile getirmiştim.
ABD’ye destek çıkan İran’ın komşu ülkelerine ve boykotu hafife alan insanlara baktığım vakit rezil insanlardan beklenen rezaletten başka bir şey olmadığını görüyorum. Konunun tam da burasında şu ayete kulak vermemiz gerekecektir. Anlayanlar için güzel bir ayet, güzel bir ifade, güzel bir irade… Mü’minlere yol ve yordam göstermekle kalmayan aynı zamanda kâfir ve münafıkları da çatlatan bir ayet olduğunu düşünüyorum. Keşke hayatımızda uygulayabilseydik: “Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.” (Ahzap/48)
ABD’yi esir alan Siyonist İsrail; İran’a saldırmakla Orta doğu’da yer alan tüm ülkeleri boyunduruk altına almak istediğini ilan etmiş oldu. Epstein dosyalarıyla şahit olduğumuz üzere İsrail, kuyruğunu ele geçirdiği ABD’yi türuva atı olarak kullanmaktadır.
Terörist ABD ve arka bahçesi Siyonist Yahudi İsrail Devleti var oldukça dünyaya huzur da barış da mutluluk da gelmeyecektir. Çünkü eşkiyanın eline yetki, güç ve imkân verirseniz ya Trump olur meydana çıkar etrafı ateşe verir ya da Netenyahu olur Gazze’de taş üstünde taş bırakmaz ya da ikisi olur, el ele vererek dünyayi cehenneme çevirirler. Düşmanlarımızı daha iyi tanınmamız adına “Trump” diye yazılan bu yazıyı “Firavun”, “Netenyahu” diye yazılan bu yazıyı da “Nemrut” diye okumamız gerektiğini söylemek durumundayım.
Buradan yola çıkarak şunu hatırlatmakta fayda var. Şeytan; “Ben şeytanım, sizi kandırmaya, dinsizleştirmeye, hepinizi Allah’a asi kılarak kendim ile beraber cehenneme sevk ve idare etmeye geldim.” diyerek karşımıza çıkmayacaktır. ABD ve Siyonist İsrail de; “Ben Firavun’um, ben Nemrut’um çocuklarınızı boğazlamaya, ülkelerinizi parçalamaya, yeni icat ettiğimiz silahları üzerinizde denemeye, sistemlerinizi bozmaya; servetinize, mal varlığınıza, paranıza ve tarlanıza el koymaya, sizi ve kadınlarınızı köleleştirmeye geldim.” diyerek karşımıza çıkmayacaktır. Ya özgürlük müjdecisi olarak lanse edecekler kendilerini ya da demokrasi havarisi olarak cirit atacaklar.
Onların bir hesabı varsa iyi bilin ki Yüce Allah’ın da bir hesabı vardır. Bu devran böyle gitmeyecektir. Ancak sürekli içine düştüğümüz bir hatamız var. Bir yanlışa karşı çıkmak için başka bir yanlışa sarılıyoruz. Bu Müslümana yakışan bir durum değildir. Öyle işler yapalım ki kötülük işleyen muhataplarımız utansınlar.
“Hristiyan Amerikalılar, Yahudi İsrailliler kâfir mi?”
“Evet!”
O halde şu ayete kulak ver. Bu ayeti belle ve ezberle ve hayatında yansıt: “Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi.” (Hud/42) O halde ne olursa olsun biz, inkârcılar ile iş yapamayız ve onlar ile aynı safta yer alamayız.
İçinde debelenip durduğumuz hal-i pürmelalimizin sebebi entellektüel düşünemiyor, medeniyete sahip değiliz veya Avrupa tarzı yaşamıyoruz diye değil Müslümanca düşünemiyor ve Müslümanca davranmıyor olmamızdan kaynaklandığını söylemek istiyorum. Bunu kavramamız ve bellememiz gerekir. Biz istersek çıkış kapısını aralayabiliriz. Yeter ki arayalım...
Baksanıza adamlar bize “Müslüman” diye saldırıyorlar.
İran’ı takdir etmemiz lazım. ABD ve Siyonist İsrail ile giriştiği bu savaşta İran, çok ciddi bir stratejik hamle yaptı. İran civar ülkelerde var olan ABD'ye ait tüm üsleri vurmaya başladı. İran üsleri vurmakla kalmamalı aynı zamanda imha etmeli ki bir daha kurulmasın. “Düşmanımın dostu düşmandır.” hesabı. Savaşın başını her ne kadar ABD ve İsrail çekiyor olsa da toprak vererek üs kurdurtan, siyonist ve işgalci askerlerin nefes almasını sağlayan, lojistik destek vermek suretiyle yardımda bulunan her ülke bu savaşta büyük bir pay sahibidir. Şayet civar ülkeleri ABD ve İsrail’i sınır dışı edecek olsalar bu savaş bir gün bile sürmez. İt sürüsü gibi kuyruklarını kıstırıp çekip giderler.
Körfez ülkelerinin ferasetli(!) yönetici kadrosu küçük şeytan ABD ve büyük şeytan Siyonist İsrail'in arkasında imama uyarak namaz kılan insanların el pençe divan durdukları gibi el bağlayarak saf tuttular, sırayı bozmadan yan yana dizildiler. Yat denince yatıyorlar, kalk denince kalkıyorlar. Bremen mızıkacıları gibi aynı şarkıyı terennüm edip duruyorlar. Bu konuda tâlimleri, koordinasyonları ve kondisyonları da gayet iyi. Emir ve komuta eden ABD’nin önüne geçmedikleri gibi arkalarında da kalmıyorlar. Uygun adım ilerliyorlar.
İngiliz valiliğini hakkıyla yerine getiren körfez ülkelerinin liderleri sadece Allah’a secde etmeleri gerektiğini unutuyorlar galiba.
Geri kalmış toplumlarda sahip oldukları ve günlük dilde kullandıkları felsefenin bir numaralı konusunun ABD ve Avrupa’nın medeni olduğu iddiası yer almaktadır. Bu sadece bir iddiadan ibarettir. İran savaşında yüzlerce çocuğu öldürmekle işe başladılar. Buna Gazze’de çocuk bırakmadıklarını da ilave edebilirsiniz. Bu durum onların medeni(!) olduklarını değil canavar olduklarını, insanlıktan nasiplenmediklerini ispatlamak açısından da son derece yeterli bir delildir.
Unutmayın insanlık tarihinde Batı medeniyeti ya çocuk eti yiyerek hayatını idame ettirmiştir ya da çocuk öldürerek, kan ve göz yaşı dökerek var olduğunu ispatlamaya çalışmıştır.
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Hüseyin KURT
Yaşar Doğu’dan Astorya’ya
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Halil MERT
Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti…
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Recep YAZGAN
Bugün öğretmenler eylemde mi tatilde mi!
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Ömer Naci Yılmaz
Erbakan ve Teknoloji
Eyüphan KAYA
Veda Hutbesi insanlık için bir kurtuluş reçetesidir
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Nihat Güç
ABD-İsrail Ve İran Savaşı
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Ahmet DÜZGÜN
Fabrika Ayarlarına Dönüş
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)