Gündemimizi nasıl da değiştirdiler.
Kaç gündür bozulan gündem ile uğraşıyoruz. Üç kuruş etmez gündemsizlerin gündemiyle uğraşmak ne kadar da beyhude bir iş.
Maç yapmaları gereken bazı kişilerin görevlerini suistimal etmeleri dahi büyük gündem oluyor bu ülkede.
Yanlış yerdeyseniz ve yanlış tabureye oturmuşsanız hiçbir zaman hiçbir şeyi doğru görmez ve doğru olarak değerlendiremezsiniz. Bakış açınızı düzelmeden her şeyi ama her şeyi yanlış görürsünüz. Evvela bindiğiniz atı değiştirin ki beraber yürüyelim.
Unutmayın! Sırt döndüğünüz kişiler sizin boyalı yüzlerinizi hiçbir zaman ve hiçbir şekilde görmeyeceklerdir. Elinize yüzünüze sürdüğünüz boya ve badananın görünebilmesi için yüzünüzü bize dönmeniz lazım. Bize dönecek yüz de sizde yok.
Yüce Allah, yer yüzünde görevlendirdiği Peygamberine “Kalk ve uyar” (Müddessie/2) derken özellikle iki şeyi dile getirmelerini istiyordu. Bu iki şey günübirlik olan ve tarihin tozlu raflarında yer alacak olan unsurlar değildi elbet. Kıyamet kopuncaya kadar yani insanlık var oldukça devam edecek olan önemli unsurlardı.
Bu gündem maddesinden birincisi Allah’ın yegane ilah olduğunu tüm dünyaya ilan etmeleriydi. Diğer gündem maddesi de Yüce Allah’tan başka hiçbir (put’un) yani ilahın olmadığını insanlığa haykırmak idi. Ancak zaman ilerledikçe, mekan değiştikçe, asırlar asırları kovaladıkça ilahlar da çoğaldı. Sayısını bilemediğimiz bir sayıya ulaştı. Her sokakta, her parkta, her evde farklı isimlerde ve farklı cisimlerde ilahlar peydahlandı. Sayı itibarıyla cahiliye döneminin (putlarını) ilahlarını geçtiği söylenemese de fonksiyonel olma bakımından fersah fersah geçtiği görülmek. Ancak bu (putların) ilahların isimlerinin aynı olmadığı notunu da buraya düşmek istiyorum.
Kafa yapısı yani düşünce biçimiyle günümüzün cahil insanlarına benzeyen cahiliye dönemi insanları yani Mekkeli müşrikler; en çok da bu ikinci kısmın gündem edilmesinden rahatsız oldular yani hoşlanmadılar. Burun kıvırdılar dile getirilen hususlara. Kendi ilahlarını kutsamak adına her türlü hileyi, desiseyi ve deleveriyi piyasaya sürmekten de çekinmediler. Bu konuyu dile getiren davetçilerden ve davet edilen konulardan korktular ve yaban eşeklerinin aslandan kaçtıkları (Müddessir/49-50) gibi arkalarına bakmadan kaçtılar. Salya sümük son nefeslerini tüketinceye kadar da sahadan kaçtılar.
Sizlerin bu gibi insanlardan ne farkınız var? Yoksa bu ayetler size indirilmiş değil mi? Sahi siz bu kitabı hiç okudunuz mu?
Allah’ın emirleri olan namaz, oruç, hac, zekat, cihat gibi ibadetler dile getirildiğinde; “Daha sonra da yerine getirebiliriz, acelesi yok. Vakit daha erken. Hele sonra, hele sonra.” diyenler söz konusu “Poster” olunca, söz konusu “Pankart” olunca, söz konusu kendi ilahları olunca “Taviz yok, taviz yok” teranelerini dillendirmeye başladılar.
İşte biz buna; “Bu bir dindir.” deyince de kızıyorlar, bağırıyorlar. Bu taptığınız, bu peşinden gittiğiniz, bu emirlerini bir tarafa bırakmaya yanaşmadığınız şey bir din değil midir?
Hani ölülerden medet ummayacaktınız?
Evet, dini hassasiyetler hiçbir şekilde terk edilemez. Kişinin terk etmediği, bağlı olduğu, ölümüne savunduğu ve ne pahasına olursa olsun dile getirmeye çalıştığı unsurlar mutlak bir dinin yegane parçalarıdır.
Spor; hiç bir zaman bu kadar siyaset kokmamıştı. Spor, hiçbir zaman bu kadar bozuk zihniyetli kişilerin arzu ve emellerine hizmet edecek derecede yolundan alıkonulmamıştı. Hani sporcunun zeki ve ahlaklısı makbuldü? Hani siz sadece spor ile ilgileniyordunuz? Ticaretinizi, işinizi ve gücünüzü sağlıklı bir hayata sahip olmak için spora sarılmıştınız?
Elinizden gelse iki ülke arasında bir savaşın fitillerini bile behamahal tutuşturursunuz.
Peki; bu musabakayı niye Selanik’te, Atina’da, Londra’da, Paris’te veya Tel Aviv’de değil de Riyad’da oynamaya karar verdiniz? Riyad’ın Riyad olduğunu biliyorsunuz. Buna rağmen niye gittiniz? Onlar mı sizi çağırdılar yoksa siz mi tıpış tığış vardınız oraya? Maçtan önce oynayacağınız oyunun kural ve kaideleri belli değil miydi? Niye daha önce her iki tarafın da bildiği, belirlediği ve kabul ettiği kurallara ilavelerde bulunmak istediniz? Şimdi siz mi antlaşmaya sadık kalmadınız yoksa muhataplarınız mı?
Hani haklıydınız ve ahlaklıydınız? Hani ahlakınız?
Herkes ahlakına ve inancına uygun bir gündem edinmeye çalışır. Herkes kendi gündem edindikleri ahlak ilkeleriyle bir hayat sürdürür. Herkes kendi gündem edindiği iş ve işlemleri ışığında yürür ve yine herkes ahlaki ilkeleri peşinde koşarken bir anda ölüverir. Ve yine herkes, evet yine herkes gündem edindikleri dini değerleriyle, dertleriyle (ilahlarıyla) alkışladıklarıyla hesap vermek üzere yeniden diriltilir. Ancak bu sefer gizli kapaklı iş çevirmek, olmadık iftiralarda bulunmak, kuyruklu yalanlar uydurmak yok.
İnsanoğlu bu. Menfaat gözüktüğü anda ahlaki değerlerini ve tapmakta olduğu ilahlarını kendi küçücük menfaatlerine hemencecik kurban ediverir.
Niye kızıyorsunuz ki? Niye bağırıyorsunuz ki? Niye tepişiyorsunuz ki? İngilizlerin her dediğini yerine getirince medeni(!) oluyorsunuz da ileri sürdüğünüz şartları kabul etmeyen Suudi Arabistan olunca hemen kızdınız, darıldınız ve çocukların “Ben oynamam, ben oynamam” dediği gibi burnunuzu çekiştirip geri döndünüz? Kaldı ki ileri sürdüğünüz şartlar sizin anlaşma yaptığınız ve imza attığınız metinde yer almıyor.
Bana, komik ve oldukça da gülünç olan bu tiyatronun bir benzerini Avrupa ülkelerinden her hangi birinde de sergilenebileceğini söyleyebilir misiniz?
Hele bizden biraz ırak oynayın o kirli oyunlarınızı. Sizi çok iyi tanıyoruz. Yüz yıldır sergilediklerinizden biliyoruz. Siz değil miydiniz “Araplar bizi arkadan vurdu” kuyruklu yalanını dile getirenler? Siz değil misiniz bin Müslümanı bir kaşık suda boğmaya çalışanlar? Siz değil misiniz oynadığınız oyunların içinde bin bir türlü hile saklayan?
Sizi gidi oyunbazlar sizi. İşgüzarlık yapmak için yola düştünüz ve işguzarlıklarınızla da bize geri döndünüz.
Vah vah! Yazık hem de çok yazık! Eskiden bazı şeyler gizli kalıyordu. Yatsıya kadar yalancının yalanı dolanabiliyordu ortalıkta. Şimdilerde yalancıların dile getirdikleri yalanlar hemen ellerinde patlıyor. Mosmor olan yüzlerinden tanıyoruz sizleri. Ellerinize bulaştırdığınız mazlumların kanından tanıyoruz sizi. Fakir fukarayı bol bol sömürmenizden de tanıyoruz sizi.
Futbolun tüm kural ve kaidelerini belirleyen ve uygulayanların Hristiyan İngilizler olduğunu iyi biliyorsunuz. Hristiyan İngilizlerin ortaya koydukları bir tane, evet evet bir tane kurala da karşı çıkın da samimi olduğunuzu görelim ve bilelim.
Siz kim Avrupa’nın çöplüğüne karşı çıkmak kim? Avrupa’dan ithal edilen her türlü pisliği bizzat işlemek üzere hemen kabul edersiniz. Bu konuda sizi çok iyi tanıyoruz.
Allah yerlerin ve göklerin ilahıdır. Hükümleri her yerde, her zaman ve her insan için geçerlidir. İlah edinilen diğer tüm varlıklar veya diğer tüm unsurlar hem yöreseldir hem de kişiseldir. Yöresel ilahların hükümranlığı kendi bölgesi ile sınırlıdır.
Bir bölgede ilah olarak kabul edilen bir varlık başka bir bölgede ilah olarak kabul edilmeyip yok sayılabilir. Bu doğrudur, bu doğaldır ve bu olması gerekendir.
Çünkü ilahcıkların ilahlıkları herkese sökmediği gibi her yerde geçerli de değildir.
Hani futbol, sadece bir spordu, hani sadece bir oyun ve eğlence aracıydı. Kumar ve ikili oynama yoktu işin içinde.
Biri Gazze’de Müslümanları öldürüyor diğeri de katliamları protesto eden Türkiyeli Müslümanları futbol üzerinden provaka ederek susturmaya veya gündemlerini değiştirmeye çalışıyor.
Ben aralarında bir fark göremiyorum, ya sen?
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Halil MERT
İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)