Yahu arkadaş, bu bir spor (futbol) müsabakası değil ki “Hangi tarafı tutsam ne fark eder?” diyesin. Müslüman olmakla zaten taraf seçmişsin. Taraf tutmak zorundasın. Sen tarafsın. Taraf tutmazsan bertarafsın. Çünkü; “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” (Hucurat/10) O halde Mü’minlerden başkasını kendine kardeş edinemezsin.
Bir hadis-i Şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teala o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teala da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.” (Buhari, Mezalim 3; Müslim, Birr 58)
Diğer bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona hiyanet etmez, yalan söylemez ve yardımı terk etmez. Her Müslümanın, diğer Müslümana ırzı, malı ve kanı haramdır. Takva buradadır. Bir kimseye şer olarak Müslüman kardeşini hor ve hakir görmesi yeter.” (Tirmizî, Birr 18)
Bir ayet-i kerimede Yüce Allah, dost edineceklerimizi, gönülden bağlanacaklarımızı, yardımına koşacaklarımızı belirlerken dikkatli davranmamız konusunda uyarırken şöyle buyurmaktadır; “Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!” (Furkan/28) Evet, keşke İsrail mezalimine çanak tutmassaydım. Evet, keşke Firavunlaşanlardan yana tavır takınmasaydım. Keşke medeniyet adı altında her türlü melaneti hoş gösterenlerden uzak dursaydım. Evet, keşke beni İslam’dan uzaklaştıranlardan, soğutanlardan uzak dursaydım. Evet, keşke bana sabah akşam sunulan yalan yanlış ve taraflı bilgileri araştırsaydım. Keşke demeden önce tarafımızı iyi belirlemeliyiz, savunduklarımızı da yerdiklerimizi de gözden geçirmeliyiz. Alkışladıklarımızı da yuhaladıklarımızı da iyi bilmeliyiz. Can kulağıyla dinlediklerimizi de es geçtiklerimizi de iyi belirlemeliyiz. Neye taraf olduğumuzu veya neye bertaraf olacağımızı bilmemiz bizim faydamıza.
Sağa sola bakmadan, ona buna kulak asmadan, ayet ve hadisler ışığında bir yaşam, bir düşünce biçimi, bir hayat nizamı, bir çerçeve çizmeye kalkışınca ne yazık ki; Müslüman görünümlü bir o adam dışarıda kalıyor, bir bu adam içeriye dahil olmuyor. Kuralları esnetince de elde ne din kalıyor ne de iman. Kur’an ve Sünnete göre bir çizgi çekince bir o milliyetçi içeriye girmiyor, bir bu vatanperver ülkücü çizgiye dahil olmuyor. Bir bu partici hesabına geldiği noktada yan çiziyor, bir diğer insan kılıklı şahıs uzakta kalıyor. Yoksa, yoksa bu ayet mi tecelli ediyor: “Onların çoğu Allah’a ancak ortak koşarak inanırlar.” (Yusuf/106) Evet biz kendimize, birilerine göre bir hayat, birilerine uygun bir düşünce biçimi, bize empoze edilen bir dünya görüşü şekillendirmeyeceğiz kendimize.
Ya çizgileri yamultacağız insanlarla iyi geçinmek için, ya da çizgileri doğru çizeceğiz Allah’a gitmek için. Çizgiler doğru çekilince insanlar küsüyor, çizgiler yamuk çizilince da Yüce Allah kızıyor.
Peki bizim için kim önemli?
“Ey iman edenler! Kendi din kardeşlerinizden başkasını dost ve sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size ellerinden gelen kötülüğü yapmaktan geri durmaz; her zaman sıkıntıya düşmenizi isterler. Baksanıza, size olan şiddetli öfkeleri ağızlarından taşıyor. Kalplerinde gizledikleri kin ve düşmanlık ise daha korkunçtur. Eğer aklınızı kullanıp gereğince davranırsanız, size ayetlerimizi kesin bir şekilde açıklamış bulunuyoruz.” (Al-i İmran/118) Ya Allah’ın dediğini anlatacağız, ya da Allah’ın dediğini yaşamanın gayretinde olacağız. Üçüncü bir yol yok bizim için. Kimin ne dedeiği hiç önemli olmamalı bizim için. İki yol var önümüzde, biri cennete gider, diğeri de cehenneme... Unutmayın! Cennete Allah’ın dostlarıyla gidilir, Cehenneme ise Şeytan ve avaneleri ile gidilir. Ancak ahirette; “O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar.” (Zuhruf/67)
Filistin meselesi bizlere; asıl meselenin İslam’la uyuşmayan Laik, Cunta ve Kukla sistemler olduğunu bir kez daha ispat etmiştir. Çünkü Müslüman halk bireysel de olsa payına düşeni dün olduğu gibi bugün de yerine getirmiştir/getirmektedir. Gerek protestolar, gerek yapılan dualar, gerek nakdi yardımlar ve gerek cuntaların Müslümanların arasına diktiği sınırları aşma girişimleri bunun en bariz göstergesidir. O halde bir Müslüman için savaş olsun olmasın tüm iş ve işlemlerinde kafirlere karşı bir boykotun, bir protestonun içinde olmak zorundadır. Müslümanlar için kafirleri boykot etmek her zaman ve her yerde yapılmalıdır.
Bu konuda doğru bir sonuca ulaşmak isteyen, gözü ve yüreği olan insanların Türkiyeli, Mısırlı, Lübnanlı ve diğer dünya Müslümanların yaptıklarına odaklanmaları yeterlidir.
Ortadoğu’da bulunan Laik, Cunta ve Kukla devletleri, savaşın ilk dakikalarından itibaren İsrail’e savaş gemisini gönderen AmeriKAN'ın sadık müttefikleridirler. Kukla yönetimler bunu her fırsatta dile getirmekten de çekinmezler. Seyyid Kutup’un ifadesiyle bu Kuklalar Siyonizm’e bir mermi bile sıkamazlar. Böyle bir cesaretleri de yok. Sıktıkları mermilerin tamamı hep kendi halkı, hep Müslümanlar olmuştur.
Bir de Laik, Cunta ve Kukla yönetimlerin olmadığı, Müslümanların arasına demir bariyerlerle çevrilmediği bir coğrafyada Müslümanlar, kendi sorunlarını kendilerinin nasıl çözeceklerini bütün dünya günün birinde mutlaka şahit olacaktır. Buna imanımız tamdır. “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Saff/8) Evet bu nur, Kafirlere, Münafıklara, Müşriklere, Yahudilere ve Hristiyanlara rağmen günün birinde mutlaka tamamlanacaktır. Bundan Mü’minlerden başka şüphe duyan kimseyi bulamazsın.
Filistin bağlamında dünya Müslümanları olarak kaybettiklerimizi kaybettiğimiz yerde, kaybettiğimiz şekilde aramalıyız. Çünkü kaybettiklerimizi başka yerde bulamayız. Bu tabiatın kurallarına da terstir.
Dağınıklığımız, hal-i pür melalimiz, parçalanmışlığımız, başı boşluğumuz, başsızlığımız, üstümüzü bir bulut gibi kaplayan “Vehn” bulutu, Kur’an’dan uzaklaşmamızla başladı. Hükümlerini rafa kaldırmamızla devam etti. Yolumuzu kaybedince dinini, imanını ve asıl niyetini bilemediğimiz kişileri kendimize lider seçtik. Verdikleri sözlere göre bizi karanlıklardan aydınlığa çıkaracaklardı ama yaptıklarına baktığımız vakit bizi zifiri karanlıklara mahkum kılmışlar. Ancak, içinde bulunduğumuz ortamın aydınlık olduğunu da hala anlatıyorlar. O halde kendimize gelmemiz, küllerimizden yeniden doğmamız, ayağa kalkmamız, düşmana diklenmemiz için Kur’an’a dönmemiz, hükümlerini yeniden sosyal hayata indirmemiz, tüm iş ve işlemlerimizi bu minvalde düzenlememiz şart.
İslami hükümler, İslami bir sistem içinde aranır ve uygulanır. İslami hükümleri laiklik, demokrasi, sosyalizm, kapitalizm veya liberalizm gibi sistemlerde aramak akıntıya kürek çekmek gibi beyhude bir iştir. Bir tarafta Allah’ın emirleri ve yasakları dururken diğer tarafta insanların emirleri, yasakları ve arzuları bizi kuşatmış vaziyette. Beşeri sistemlerin şekillendirdiği ve uygulamasını üstlendiği mekanlarda İslami bir netice beklemek doğru değildir. İslam dini kendisine hastır. Beşeri sistemlerle hiçbir zaman hiç bir şekilde kol kola ve barışık olmamıştır. Beşeri sistemlerle uyuşmaya niyeti de yoktur. Biri ilahi, diğeri beşeri… Uyuşması mümkün de değildir.
Mü’minler olarak nerede düştüğümüzü ve nasıl düştüğümüzü iyi bellememiz lazım. Bizi, kim, kimlerle işbirliği yaparak, bizim tüm kutsal değerlerimize ihanet ederek, niçin düşürdü? Nasıl dağıttı ümmet bilincimizi? Çil yavrusu gibi nasıl parçaladı?
Bunun farkına varmamız lazım. Dağılmamızın sebeplerini bize öğrettikleri gibi değil, olduğu gibi, olması gerektiği gibi öğrenebilir ve dile getirebilirsek en yakın zamanda düştüğümüz yerden tekrar ayağa kalkar tüm cihanı titretebiliriz. Bu güç, bu kuvvet, bu irade var bizde. Çünkü, Kur’an-ı Kerim gibi Yüce bir kitap var elimizde. Tahrife uğramamış, apasağlam duruyor. Tabi anlamak istersek yol gösterir bize. Çünkü; “Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.” (Bakar/2)
Müslümanların her platformda başarılı olmaları, dünya arenasında kazançlı çıkmaları için tamamıyla Müslüman olmaları kaçınılmazdır. Din bir bütündür, asla parçalanamaz. Dini vecibelerin karıştırılmadığı ya da diskalifiye edildiği her başarı, İslam’ın isteyeceği ve sahipleneceği bir başarı değildir. Her iş ve işlemde kazançlı çıkan ve çıkması gereken mutlak manada İslam olmalıdır.
Bireyin Müslüman olması gerektiği gibi devlet sisteminin de A'dan Z'ye Müslüman olması, aldığı ve alacağı tüm kararları Kur’an-ı Kerim’e, hadis-i Şeriflere dayandırması gerekir. Unutmayın! Devletlerin İslami olmayan kararından ve kurallarından Müslümanlar şimdiye kadar hiçbir şekilde karlı çıkmış değillerdir.
Songül KARAMAN
Mevlâna Gibi
Nihat Güç
Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum!
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Doğru Rol Model Olabilmenin Önemi
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Seyfettin BUDAK
Beyin Bir Bilgisayar Değilse, Zihin Nasıl Oluşur?
Eyüphan KAYA
İltifat Marifete Tabidir
Adnan ÖZ
Bir devrelik muhteşem oyuna rağmen kötü sonuç!
Mehmet BOZKURT
Bizi çok yordunuz!
Hamdi TEMEL
Toprağın Sessiz Gücü: Bor
Bülent ERTEKİN
Engellilere Reva Görülen Bu mu!
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Recep YAZGAN
Hür ve Kabul Edilmiş Silivri Locası
Erol AYDIN
Bu benim hayatım...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Adnan İPEKDAL
Eziklerin Efendisi Efendilerin Eziği
Mehmet Nuri BİNGÖL
Büyük Dedem Kado
Halil MERT
Papa Daveti, Fener Patrikhanesi…
Vehbi KARA
En Güzel Yazılar Hangisi?
Ahmet SAĞLAM
Sevindik, Sevinemedik
Gülay ÇETKİN
Okula Gelen Gizemli Kişi
Özlem Gürbüz
Yeşil Yapay Zeka İçin Politika Çerçevesi
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Fatih ORUÇ
ENFLASYON neden düşmüyor!
Fatma Saçak Akbulut
Bataklıktan Doğan Saflık: Lotus’un Sessiz Öğretisi; Lotus
Aydın BENLİ
Şehit cenazelerinde edep ve haya dersi şart!
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Ahmet AYDIN
Bilir misin?
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Ahmet DÜZGÜN
Putlarımız ve Perestlerimiz
Cevahir AYDIN
Yanlış Anladınız
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Mesut BALYEMEZ
SOSYAL MEDYA KEVAŞELERİ
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Ravza ZEYBEK
Bulanlar Arayanlardır
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Aydan KURT
Farkında mısınız?
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Emine AYDEMİR
Ateşle oynayan evliya Ateşbaz veli hazretleri
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Önder GÜZELARSLAN
İsraf Bir İnsanlık Suçudur!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)