Şöyle bir soru ile başlamak istiyorum bu yazıya;
“Gazze’de yaşayan halk eğer Dürzi, Alevi, Hristiyan veya Mecusi olsalardı, tarihte eşine rastlanmayan bu felaket, bu soy kırım, bu açlık ve bu susuzluk başlarına gelir miydi?
Yüz binlerce insan soykırımdan geçilir miydi?”
Hayır, dediğinizi duyar gibiyim. Evet, Gazze halkı Müslümandır. Gazze’deki halkın başına gelen bu felaketler Müslüman olduklarından kaynaklanmaktadır diyebiliriz. O halde bu felaketin izalesi de Müslüman olanlara düşmektedir. Kendi göbeklerini yine kendileri kesmek zorundadırlar. Halkı Müslüman olan Laik ve Demokratik devletlerin kukla görünümlü yöneticilerinin ikide bir Hristiyan âlemini bu olaya el atmasını istemeleri Müslüman halkları kandırmaktan öte bir işe yaramayacaktır.
Nasıl bir dünyada yaşıyoruz, nasıl bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız henüz anlayabilmiş, kavrayabilmiş değilim.
ABD, İslam âlemini kandırmak adına görünüşte; İsrail ile Hamas arasında ara bulucu görevine soyunuyor. Bölgeye zaman zaman temsilci gönderiyor. Ancak arayı bulmuyor, arayı bulmak da istemiyor. İyi niyet de taşımıyor bu konuda. Resmen taraf tutuyor. Şartlarını kendisi belirliyor ve ileri sürüyor, hatta olmadık şartlar dayatıyor Hamas’a. Ya kabul edeceksin bu şartları ya da seni öldürmeye devam edeceğiz diye de ilave ediyor. Ha bu arada Katil ve Siyonist İsrail yapılacak ateşkes antlaşmasının bazı maddelerini de deklere ediyor kamuoyuna. Eğer Hamas silah bırakır ve Gazze’den çıkarak üçüncü bir ülkeye giderlerse her türlü antlaşmaya şimdiden hazırız diye de beyanat veriyor.
Gördünüz mü antlaşma metnini? Gördünüz mü adamların ayan beyan aldatmaca şartlarını. Yurdunuzu, vatanınızı, hatta dininizi ve imanınızı bize vererek terk edin, sizinle o zaman anlaşalım. Bizi dinleyin, emirlerimize uyun, ateşkes imzalayalım. Adamlar yurtlarını verecek olsalardı ölümüne bu savaşı niye sürdürsünler ki? Tabi bunu ileri sürerek Hamas’ı ateşkes istemeyen taraf ilan ediyorlar. Etkili oluyor mu insanlar üzerinde? Kur’an’dan, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den haberi olmayan inanların üzerinde etkili olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta bu, izahata muhtaç olmayan bir durumdur.
Siz değil miydiniz, yurdumuzu size teslim etmediğimiz için bize kurşun sıkan, bomba atan, füze ile saldıran? Siz değil miydiniz, sizi dinlemedik diye tüm evlerimizi harabeye çeviren? Siz değil miydiniz, günde beş vakit ezan sesinin yükseldiği tüm minarelere füze gönderen? Bölge ülkelerin liderleri gibi gibi size kukla olsaydık, sizi dinleseydik, emirlerinize kayıtsız ve şartsız teslim olsaydık elbette bu duruma duçar kalmazdık. Bunu gayet iyi biliyoruz.
Birileri de çıkıp “Hamas, antlaşmaya vararak ateşkesin uygulanmasın istemiyor. Hamas, kendi halkının düşmanıdır,” diyebiliyor. O yüzden ben de “Kılavuzu karga olanın burnu pislikten çıkmaz.” Hesabını hatırlatmak istiyorum. ABD ve Siyonist İsrail’in beyanatlarına göre Hamas’ı değerlendiren bir insan asla doğru ve olması gereken bir neticeye ulaşamaz.
Nasıl bir akıl tutulması anlayabilmiş değilim. Ancak bu pis ve şerir ittifak cephesinin dayattığı sözüm ona bu şartlar Hamas’ın doğru yolda olduğunun en güzel ispatı olarak okuyabiliyorum.
Siyonist İsrail, Ortadoğu’nun kalbine sızan pis bir virüs gibi her tarafa mikrop saçıyor. Saçtığı mikroplar konusunda adeta labaratuvar görevini görüyor. Yıllardır Filistin topraklarına kokuşmuş bu pis virüsü salgılayan Siyonist İsrail, yavaş yavaş çevre ülkelere de sızdı. Sızdığı her yeri kokuşturuyor, her yere pisliğini taşıyor. Ürdün, Lübnan, Mısır ve çevre ülkelere salgıladığı bu mikroplu pis virüs ile çevreyi kangrenleştirerek istikrarsızlaştırdı. Son günlerde halkın çabasıyla Esed gibi bir mikrop virüsten temizlenen Suriye’ye pis salgısını pompalamaya başladı bile. Onu kışkırtıyor, buna silah ve cephane veriyor, bir diğerine kardeşim diyor, başkalarına da mağdur rolünü biçiyor ve ortalığı cehenneme çeviriyor.
Hristiyan âlemi; “İsrail’in kendisini savunma hakkı var.” diyerek yapılanları, terörü hoş görmeye çalışıyorlar. Evet, Siyonist İsrail’e engel olunmadığı müddetçe bu mikrobu çevreye bulaştırmaya devam edecek gibi duruyor. Terör devletinden terörden başka bir marifet beklenmez.
Söz konusu bu pis virüs ameliyat ile bu bölgeden sökülüp atılmadan insanlarımızın huzur ve güven bulması, istikrara kavuşması pek mümkün değildir. Evet, ya bu virüs bu bölgeden koparılıp atılacak ya da tüm bölge bu virüsten etkilenerek ve günün birinde yok olup gidecek. Şimdilik üçüncü bir yol gözükmüyor. Haçlı seferlerini andırıyor bu saldırılar. Ama el an bu ameliyatı düşünen, karşı konulmalı diyen, bu minvalde hazırlık yapan ülke de ne yazık ki görünmüyor.
Siyonist ve katil Yahudiler üzerinde hiçbir söylem, hiçbir eylem, hiçbir kınama ve hiçbir boykot Tel-Aviv'e doğru yola çıkacak bir askeri konvoy kadar etkili olmayacaktır. Çünkü vahşileşmiş katil Siyonistler bu hareketin dışında hiçbir insani davranıştan anlamıyorlar, anlayacak gibi de durmuyorlar. Geçmişten gelen anlayışları budur. Aktivistlerin yaptıkları eylemler son derece önemlidir ancak sonuç getirmesi, Gazze halkına nefes olması açısından tek seçenek silahlı bir müdahaledir. Ateşi ancak ateş söndürür.
Yapılacak ilk, tek ve etkili eylem Müslümanlardan oluşan bir askeri birliğin bu bölgeye doğru behamahal (yarın çok geç olabilir) sevk ve idare edilmesidir. Başka bir hareket ne Siyonist Yahudileri durdurmaya yarayabilir ne de Gazze halkının nefes almasına ve kurtuluşuna sebebiyet verebilir. Buraya odaklanmak mecburiyetindeyiz. Bunu tasarlamak durumundayız. Biz Müslümanlar için bu iki durum da elzem. Hem Siyonist Yahudilerin durdurulması hem de Gazzeli mazlum halkın bu vahşice kurgulanan cendereden kurtarılması gerekmektedir.
Yahudiler; Utanmadan yünya kamuoyuna yalanlarıyla, dolanlarıyla, sergiledikleri sihirleriyle hergün yön veriyorlar. Yaptıklarını gayet normal olarak lanse ediyorlar dışarıya. Evet, köpek havlayacak. Çümkü köpekten köpeklik beklenir. Bu konuda kimsenin itirazı yok. Ancak havlayan köpeğin havlamasını bir değer olarak, bir emir olarak, bir doğruluk olarak gören insanların var olması son derece üzücüdür. Yürek dağlayan ve bize dokunan da burasıdır.
Dünya kamuoyunu nasıl kandırdıkları açıklamak üzere size bir örnek vermek istiyorum. İsrail'in vahşi ve eli kanlı Dış İşleri Bakanı Siyonist Gideon Saar; Rusya’yı, Ukrayna’da sivil katliam yapmakla suçladı ve en üst perdeden bir kınama fırlattı. Bu açıklamayı bu şekliyle duyan kimi zavallı insan(!) da he yav! İsrail nasıl da insancıl bir devlettir. Nasıl da hak ve hukuka göre davranmaktadır. Soykırım işlemedikleri gibi dünyanın neresinde olursa olsun işlenen soykırıma da karşı çıkmaktadırlar. Olsa olsa hümanizma şarkısını dillendiren Siyonist İsrail’e karşı çıkan ve kendilerini korumaya çalışan Hamas zalim ve gaddar bir örgüttür, diyebiliyorlar.
Bu Siyonist Yahudiler nasıl da bu kadar maymunlaştıklarını henüz anlayabilmiş değilim. Sahi bunlar sap mı yiyorlar ki böyle ulu orta saman sıçıyorlar?
Peki, İsrail tarafından Gazze’de öldürülen masum kadın, yaşlı ve çocuklara ne diyeceğiz? Taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmayan bu katil devlet için mi hümanizma şarkılarını dillendireceğiz?
Ukrayna’da öldürülen insanlar için soykırım diyebiliyor da Gazze’de öldürülen insanlar için niye üç maymunu oynuyorlar?
Vay alçak herif vay!
Vay alçak herif vay!
Son olarak şunu söyleyebilirim ki eninde sonunda İsrail’e silahlı bir müdahale gelecek. Bunu ön görmek zor değildir. Evet, silahlı bir müdahale ya olacak ya da olacak. Kaçınılmaz bir durum bu. Bu müdahale er mi geç mi bilmiyorum. Yahudi milleti başka türlü anlamıyor çünkü. Kınamakla, bağırmakla, çağırmakla, protesto etmekle dize gelmiyor bu kefereler. İnsanlar aç ve susuz, çar ve naçar, evsiz ve barksız kaldı diyerek katliamlarından vazgeçmeyecekler. Çünkü perdenin arkasında dikilen, siyonistlere her türlü desteği veren Hristiyan âleminden müteşekkil bir orduları var.
Ancak İsrail terör devletine, her kim silahlı bir müdahalede bulunursa bulunsun, sınırdan içeriye askerler ilk adımını attıkları andan itibaren: “Şimdiye kadar niye müdahale etmedik?” diyerek pişmanlık duyacaklar. “Bu kadar korkmaya, bu kadar çekinmeye ve bu kadar zillete mübtela olmaya, düşüklük elbisesi giymeye değmezmiş bunlar.” diyecekler. Çünkü kâfirlerin birlikteliği kendilerine ciddi bir şekilde mukavemet gösteren birliklerin ortaya çıkmasına kadar devam eder. Sonrasında mı? Sonrasında seyreyle gümbürtüyü. Bu konuda çil yavrusundan farksızdırlar.
İran’ın attığı füzelerin şehirleri harap ettiği zamana kadar demir kubbe aşılmaz diye biliniyordu. Ancak çok kolay bir şekilde aşılacağı görüldü. İşte karşı konulmaz diye bilinen İsrail, havalanacak bir uçak, fırlatılacak bir füze, kontrol edilecek bir İHA, tüm bilgileri toplayan bir radar ve tekbirler eşliğinde ilerleyen mücahitler beklemektedir.
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)