“Sürü” kavramı insanlara ait bir kavram olmadığını da belirtmeden geçmek hakkaniyete uygun olmazdı.
“Sürü psikolojisi” denilince ilk etapta hayvanlar özellikle de koyunlar akla gelir. Bu tabirin insanlar için kullanılıyor olması birbirine benzer davranışları, gözü kapalı, aklı devreden çıkarmak suretiyle sergiliyor olmalarından kaynaklandığını söylememiz son derece yerinde olacaktır.
Çokça duymuşsunuzdur veya rastlamışsınızdır. Bir uçurumdan koyunun biri istemsizce ayağı kaysa veya düşüverse suya, yuvarlansa yardan aşağıya, yüzlerce metreden çakılıverse bir kayanın dibine hatta paramparça da olsa bu olaya şahit olan diğer koyunlar mevcut durumu görmek istemezler. Akılları olmadığı için üzerinde düşünemezler de. Birbirinden farklı başka başka zamanlarda meydana gelen birbirine benzer olayları kast etmiyorum bu söylediklerimle. Şayet farklı zamanlarda ve farklı mekanlarda meydana gelmiş birbirinden bağımsız olaylar olmuş olsa idi “sürü psikolojisi” tabirini kullanmak da şık olmazdı. Görmediği ve duymadığı olaylar arasında bağlantı kurmada, birbiriyle ilişkilendirmede sıkıntı yaşanabilir, olanı olduğu gibi taklit etme ve sürü psikolojisine sahip olmada da sorunlar ortaya çıkardı.
O yüzden düşerek paramparça olan bir koyunun başına gelen olay hakkında akıllarını çalıştıramazlar sürüde bulunan diğer koyunlar. Yaşanan olayın üzerinde düşünmek de istemezler. Böyle bir yeteneğe sahip de değiller. Sırası gelen hayvan, nereye gittiğini düşünmeden, tahmin etmeden uçurumdan atlayıverir düşen arkadaşının peşinden.
Evet, akıllarını kullanmazlar/kullanamazlar onlar. Böyle bir yetiden de mahrumdurlar. İsteseler de bunu başarabilecek yeteneğe sahip değildirler. Bu yönüyle doğruluğuna ve yanlışlığına bakmadan, üstünkörü bir şekilde, başkalarını takip ve taklit eden kişiler için; “Sürü psikolojisi” ya da “Atalar dinine mensup” tabirini kullanmakta bir beis yoktur.
“Sürü psikolojisi” akıllı ve en eşrefi mahluk olup güzel bir biçimde yaratılan (Tin/4) insanlar için kullanılabilecek bir tabir olduğunu söyleyemem. Böyle bir iddiam da yok zaten. Geriye dönüp baktığımız vakit gönderilmiş tüm Elçiler, insanları sürü olmaktan kurtarmak, atalar dininden uzaklaştırmak, akıllarını çalıştırmalarını, doğru ile yanlışı tefrik etmelerini sağlamak üzere görevlendirildiklerini unutmamamız gerekir. “Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onlarla göremezler; kulakları vardır ama onlarla işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.” (Araf/179) Hayvanlar gibi önden gidenleri takip etmemek insan olmamızın en tabi bir sonucudur.
Şimdi insan hem akıllı olacak hem de yapacakları üzerinde düşünmekten mahrum kalacak. Hem akıllı olacak hem de akılsız varlıklar gibi davranıyor olacak. Hem akıllı olacak hem de doğru ve yanlışı birbirinden tefrik edecek bir yetiden ve yetenekten yoksun olacak. Aynı hataya tekrar tekrar düşecek. Hem akıllı olacak hem de Allah (c.c.) ve Resulü (s.a.v.)’nün ileri sürdüğü doğrular hakkında isyan bayrağını açabilecek. Sürü psikolojisi çerçevesinde yardan ayağı kayıp giden insanların durumunu düşünmeden kendisi de aynı hatayı sergileyebilecek. İmansız bireyler gibi imansızlığı, ibadetsiz toplumlar gibi ibadetsizliği, harama dalmış arkadaşlar gibi boğazına kadar günaha dalacak. Çıplaklardan farksız bir elbise (elbise demeye dilim varmıyor) oratalıkta utanmadan dolaşacak. Sonra da ben sürü psikolojisine sahip değilim diyecek.
Olacak şey mi?
İnsanoğlu yapılan hatalardan ve sergilenen yanlışlardan dersler çıkarabilen bir yeteneğe sahip varlıktır. Başka bir ifadeyle böyle bir yeteneğe sahip olan mahluk, insandır. Burada şunu da vurgulamakta fayda vardır. Hata ve yanlışları tarif etme biçimi de son derece önemlidir. “Kime göre hata ve kime göre yanlış? Kime göre helal ve kime göre haram?” sorularını da cevaplamakta fayda vardır.
Kur’an ve Sünnetin tarif ettiği haramlar, kusurlar ve yanlışlar vardır. İnsanların veya toplumların da kendilerine göre tarif ederek pratize ettikleri yanlışlar, hatalar ve kusurlar vardır. Atalar dininin tarifleri de kendisine has bir özellik taşır. Müslüman olan insanlar İslam’ın tarif ettiği helal ve harama göre bir yaşam kurgularlarken, atalar dinine mensup veya başka bir ifadeyle sürü psikolojisine sahip insanlar da içinde doğup büyüdükleri topluma ait davranışları doğru veya yanlış, helal veya haram olarak algılarlar ve gözü kapalı bir şekilde bu iş ve işlemleri sergilemeye alışırlar.
Müslüman olmamız hasebiyle ulu orta sergilenen, toplum tarafından hoş görülen fakat dinen yasak olan haramları hayatımızdan tart etmemiz kaçınılmaz bir görevdir. Her adımda ölüme biraz daha yaklaştığımız, ahiret yurduna doğru yol aldığımız bu dünyada helal ve haramı, doğru ve yanlışı, adalet ve zulmü olması gerektiği vechiyle tespit etmemiz olmazsa olmazımızdır. Her an biraz daha cennet ve cehenneme yaklaştığımız bu mecrada kendimize göre bir doğru listesi, kendimize göre bir yanlışlar silsilesi oluşturacak olursak kendimizi, fikrimizi ve düşüncelerimizi ilahlaştırarak hak ettiğimiz yere doğru yuvarlanırız diye düşünüyorum.
Allah muhafaza buyursun hepimizi!
Bu ilahlaşma ahirette perişanlığa sebebiyet vereceği şüphe götürmeyen bir keskinliğe sahiptir. Dünya da Allah’ındır ahiret de Allah’ındır. Bizler, içinde yaşadığımız kainat ile beraber Allah’a aitiz. Yaratma gücünden de beriyiz. Direnemeyiz konulan kural ve kaidelere. Baş kaldıramayız ilahi güce, kudrete ve kuvvete. Mesela ölüme çare bulamayız, yakamızı da kurtaramayız. Bu dünyaya gelmeyi istemedik. Gitmek de elimizde değil. Bu kuralları var eden bir gücün varlığını kimse inkar edemez. O halde bu dünyayı var eden Allah (c.c.) ahireti de var etmiştir. Var ettiği insanların pişman olmamaları, sürü psikolojisine dalarak Ahirette bedbaht bir vaziyete düşmemeleri için sosyal hayatlarında sergilemeleri gereken kural ve kaideleri, Peygamberler (s.a.v.) aracılığıyla almaları gerekir. Mutlu olmak isteyenler bu kurallara göre bir yaşam düzenlerler kendilerine. Akıllarını çalıştırmaları bu minvalde son derece önem arz eder “Aklımı kullanıyorum.” diyerek atalarından gelen uygulamalardan şaşmayan insanların akıllarını çalıştırmayarak sürü psikolojisi ile hareket ettiklerine şahit olmak akıl karı değildir.
Mesela tatil adı altında gittikleri sahillerde kadınlı ve erkekli giyim ve kuşamları ile Allah’a isyanı aleni bir şekilde sergiliyor olmalarını sürü psikolojisinden başka bir şekilde açıklayabilen var mıdır? Hadi deniz kenarlarını örnek olarak ileri sürmekten vazgeçelim. Şehirlerin cadde ve sokaklarında özellikle kızların ve kadınların ten rengini sergilemek üzere vücutlarını ulu orta sergiliyor olmalarını sürü psikolojisinin yansımalarından başka ne ile açıklanabilir? Allah (c.c.), özellikle kadınlara yönelik olarak tesettürü boşuna mı emrediyor; “Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” (Nur/31) Bu emirlere muhalefet eden bir hanım efendi atalar dinine mensup olmadığını, sürü psikolojisi ile hareket etmediğini kim hangi hak ile iddia edebilir?
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)