Şeytan, fitne tohumunu ektikten sonra kenara çekilir, ellemeden seyre dalar olayları. O, işi ihaleye vermiştir artık. Arkasına yaslanarak, sandalyesine kurulur, müntesiplerinin yapacaklarına pür dikkat odaklanır. Fitnecilerin neler yaptığını veya neler yapacağını ayak ayak üstüne atarak, çay ve sigara eşliğinde seyre dalar. Gülücükleri eksik olmaz yüzünden. Sahanın kenarından maçı yöneten teknik direktör gibi parmaklarıyla işaret etmekle yetinir.
Aklını çalıştıran, Kur’an’ın dile getirdiği usuller çerçevesinde iman eden insanlardır. Bunlar güzel ve dindar birer Müslüman olmaya çalışırlar. O halde Müslüman olmak, İslam’a göre davranmaktır. Irkçılığı ret etmektir. Aklını kullanmaktır. Allah’ı birlemektir. Müslümanları kardeş bilmektir.
Aklını çalıştırmaktan mahrum kalanlar ya da aklını çalıştırmaktan uzaklaşanlar; atalarından gördüklerini, milliyetçiliklerini, ırkçılıklarını ve faşistliklerini, örf ve adetlerini, vatan ve millet diye peşinden segirttiklerini, çevrede var olan gelenek ve göreneklerini, insanların doğru diye çevreye lanse ettiklerini taklit ederek saplanıp kaldılar yerlerinde. Ne akıl kaldı ellerinde ne de vicdan. Akıl olsaydı veya vicdan hala yerinde dursaydı İslam ile müşerref olurlardı diye düşünüyorum. İslam olmadığına göre…
Türkiye’de suçun şahsiliği ne yazık ki yoktur. Suçun şahsiliği şimdiye kadar da olmadı. Bu gidişle olmayacak. Çünkü insanların beslendiği ana kaynak, ne yazık ki İslam değil. İslam’ın dışında her şey var ancak İslam yok düşüncede, sosyal hayatta.
Bu ülkede bir Kürt bir suç işlediğini farz edelim, tüm Kürtler terörist diye idam sehpasına çıkarılır ve idama mahkum kılınır birileri tarafından. Bir Türk bir suç işler, tüm Türkler faşist diye idam sehpasına çıkarılır ve idam edilir başka birileri tarafından. Bir Arap bir suç işler tüm Araplar dönektir diye idam sehpasına çıkartılır. Bir Suriyeli bir suç işler tüm Suriyeliler pisliktir diye idama mahkum edilir. Eli sopalı insanlar sabahlara kadar sokaklarda teyakkuza geçilir.
Hayırdır a dostlar! Suç belli suçlu belli. Hani devlet denilen bir aygıt vardı bu topraklarda. Hani bu ülkenin bir polisi, bir jandarması, bir düzeni bir nizamı vardı? Hani bu ülkenin hakimi, savcısı ve avukatı vardı. Yoksa bu ülkenin hakim ve savcılarına güvenmiyor musunuz? Ya da bu ülkenin ceza sistemine mi inanmıyorsunuz?
“El insaf, el insaf, el insaf” demekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Şeytan insanın gözünü kör eder denilen şey bu olsa gerek.
Şanlıurfalıyım. Burada doğdum, burada büyüdüm, burada yaşıyorum. Bu bölgede olanları gayet iyi biliyorum. Bir adam bir cinayet işler, cani adamın yedi sülalesi düşman ilan edilir bu topraklarda. Yıllar da geçse aradan, unutulmaz bu düşmanlık, saklanır belleğin bir köşesinde. Yeri ve zamanı geldiğinde caninin akrabalarından biri, suçlu suçsuz denmeden infaz edilir bir kıyıda, bir köşede. Öç alınmıştır, alkışlar ortalığı kaplamıştır artık. Rahat rahat uyuyabilirsiniz diye naralar atılır. Gecenin bir vaktinde oluşan zifiri karanlığı gündüzün ortasında yer alan aydınlık diye tanıyan ve tanıtan insanlara ne karanlığı anlatabilirsiniz ne de aydınlığı tarif edebilirsiniz…
Dünya; hak ve batıl mücadelesinin sürdüğü, kıyamet gününe kadar da süreceği bir mekandır. Geçmişten günümüze bu böyle devam etmiştir, çünkü böyle kurgulanmış Yüce Yaratıcımız tarafından. İmtihan bu. Bu imtihanı kazanmak zorundayız. Bu imtihanı, bizim belirleyeceğimiz kriterler doğrultusunda kazanamayız. Belirleyeceğimiz kriterler doğrultusunda düşündüğümüz ve davrandığımız vakit kaybedeceğimiz kesin olan bir imtihandan bahsediyoruz. Bir beşerin düzenlediği bir imtihan değil. Bu imtihanı kazanmanın yegane şartı, Yüce Allah’ın belirlediği kriterler doğrultusunda düşünmek ve tavır almak olduğunu söyleyebiliriz.
Hz. Ömer (r.a.)’in adaletini istiyorsak, ki istiyoruz, evvela kendimizden başlamak şartıyla adil olmak zorundayız. Hani mülkün temeli adalet idi?
Bu mücadele süresince bazen hak taraftarları galip gelecek bazen de batıl taraftarları. Biz, ayaklarımızı koyduğumuz yere bakmak zorundayız. Nerede duruyoruz? Neyin peşinde segirtiyoruz? Elimizdeki değneği kime karşı, niçin ve nasıl kullanıyoruz? Kimi, hangi suçla suçluyoruz? İstediğimiz adalet kimin adaleti? Bize ait bir adalet mi yoksa cihanşümul bir adalet mi istediklerimiz? Unutmayın! Cihanşümul adalet; ilahi kurallar çerçevesinde yerine getirileceğine inanmak zorundayız.
Batıl Hakk’a karşı başarı sağladığında batılın iyi, güzel ve doğru olduğu manasına gelmeyeceğini de iyi bilmek ve haykırmak durumundayız. Irkçılık tavan yaptığında veya sosyal hayatı kasıp kavurduğunda faşistlerin doğru iş ve işlemler yaptıklarını savunamayız. Hak ve adalet taraftarlarının her halükarda kazançlı çıkacağını da bilmek zorundayız. Unutmayın bu hayattan el etek çektikten sonra ebedi bir hayat bizi bekliyor olacak. İşte orada ne ırkçılık bizi kurtaracak, ne faşistlik ne de milliyetçilik. Bizi kurtaracak olan hayatımızda uygulamaya çalıştığımız ayet ve hadisler olacak.
İnansak da bu böyle, inanmasak da durum böyle. Hak taraftarları hakkı ve hakikati savundukları için ahirette kazanan taraf olacaklarına inanıyoruz. Ahirette kazananlardan olmak, cennetle mükâfatlandırılmak için bu hayatta hakkı ve adaleti sımsıkı tutup yüceltenlerden olmak gerekir. Suçun şahsiliğini savunmak zorundayız. Hiçbir şahsı, başka bir şahıs yerine sorguya çekemeyiz. Cezalandıramayız. Bir şahsın işlediği pislik üzerinden temiz insanlara değil dokunmak, onları töhmet altında bırakmak dahi yakışmaz şeriat-ı garra-yı Muhammediye’ye.
Hangi koşulda, hangi şartlar altında, nerede olursak olalım, kimden gelirse neye matuf olursa olsun bize dikte edilen her batıl düşünceyi ret etmek durumundayız. Unutmayacağız bunları. Unutturmayacağız. Her daim haykıracağız. Şeytan ve avanelerine pirim vermeden her zaman haykıranlardan olacağız.
İnsanda ilke ve seviye olmalı. İlke ve seviye sahibi olmayan insanlardan da uzak durulmalı. İlke ve seviyemizi İslam’a göre belirlemeliyiz. Bize lazım olan bu.
Yanlışı ve eksiği olmayan tek kitap kuşkusuz Kur’an’dır. Vardır diyen kişi imansızdır, hatta küffardır. Hadis kitaplarında bile zayıf ve hatalı olan kısımları mutlaka vardır. Yoktur demek hadisleri Kur’anlaştırmaktır. Üstün ırk, kutsal belde ve mukaddes mekan yoktur. O halde Hz. Muhammed (s.a.v.)’den sonra mükemmel insan, hatasız kitap, kusursuz cemaat, üstün ırk, dokunulmaz vatan yoktur.
Her adamın, her ırkın her vatanın doğru tarafları olabileceği gibi yanlış tarafları da mutlaka vardır. Kişilerin doğrularını görmeden tüm yanlışlarını bir araya getirerek kullanmak ve bayraklaştırmak etik ve insani olmadığı gibi yanlışlarını görmeden tüm doğrularını alıp aynı şekilde kullanmak, hatasız ve kusursuz bir muameleye tabi tutmak da etik, insani ve İslami değildir. Her insanın kendi sorumluluğu vardır. Suçun şahsiliği esastır.
O yüzden insanlara insani bir muameleyi uygulamak olması gerekendir. İnsani bir muamelenin ötesi sapıtmanın en bariz göstergesidir.
O halde İncitmeden dokunmak, rencide etmeden eleştirmek, kızdırmadan yol göstermek, bıktırmadan nasihat etmek gerekir. Ancak ne olursa olsun hakkı ve hakikati ortaya koymaktan başka bir seçeneğimiz yoktur.
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)