DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Nihat Güç
Nihat Güç
Giriş Tarihi : 10-08-2023 15:32

İnsanoğlu bu… Huyum batsın.

 

Her insanın sevmediği tarafları olur ya, benim de sevmediğim taraflarım var elbet.

Bunu iyi biliyorum.

Evet, yapmacık olan hiçbir şeyi sevmiyorum.

Sonradan olan suni iş ve işlemlere gıcık oluyorum. Mecrasından çıkarılan, farklı ve olmadık değerler atfedilen yapay ve düzme şeyler karşısında asabileşiyor, hırçınlaşıyor, tanınmayacak noktalara evriliyorum.

Renkten renge giriyorum. Terliyor biraz da sıkılıyorum. Kabullenemiyorum bu sahte ve süslü durumu.

Aynı kulvarda, yanyana yürümesi gereken insanoğlunun, farklı kulvarların insanları olduklarını ilan etmelerine sinir oluyorum. İçim dışıma çıkıyor adeta. Ters yüz oluyorum.

İnsanoğluna olması gerekenin fevkinde bir değer vermekten; hürmet, sevgi ve saygı göstermekten, karşısında el pençe divan durmaktan, yüceltmekten, ilahlık özellikleri vermekten, melekleştiğini kabul etmekten, Peygamberden bir nüve taşıdığına inanmaktan oldum olası işkilleniyorum.

Halbuki el üstünde taşınanların akıbetini görmek için ellerimizi bir an olsun geri çekmesini bilebilseydik.

Amma… Yapmıyoruz, yapamıyoruz.

İnsanoğlu, mutlaka bir insanın oğludur. İnsandan olmadır yani. Sülalesi insandır. Annesi-babası insandır. İnsan, insanoğludur. Geçmişi insana dayanaktadır.

İnsandan olan insanoğlu, kendisi gibi insanoğlu olan bir insandan üstün olabilir mi hiç? El üstünde taşınmaya layık olabilir mi hiç?

Farklı olmak ayrıdır, üstün olmak apayrıdır. İnsanoğlu birbirinden farklıdır, ancak takvanın dışında, Allah’tan korkmanın fevkinde hiçbir insan, diğer bir insandan üstün olmaz, olamaz. İlah olmanın, ilahlaşmanın bir tık ilerisi üstünlük nitelemelerinde gizlidir.

İlahlık özelliği olmayan, kendi kendine yetmeyen, içinde yaşadığı dünyanın dışına çıkmayan, yaşam şartlarını değiştirmeyen, dünü bilmeyen, içinde yaşadıklarını kavramayan, yarına hükmetmeyen basit, sıradan, mahdut, kıytırık bir varlıktır insanoğlu.

Babası, geçmişi, kabilesi, sülalesi kim olursa olsun; kariyeri, işi, statüsü, makamı ne olursa olsun bir insana ederinden fazla saygı göstermeyi zul görür, kula kul olmanın başka bir ifadesi olarak telakki ederim. Bu fikirlerimi kendime saklamasını da şimdiye kadar hiç beceremedim. Uluorta sayıklar dururum bu ve bu gibi meseleleri. Bu düşünceye nereden ulaştığımı söylemem amma kaynaklarımın sağlamlığına, delillerimin mükemmelliğine olan inancım tamdır.

Doğumu benden farklı olmayan insanoğlunun, benden farklı bir noktaya elbirliğiyle taşınmasını, nakaratlar eşliğinde oralarda tutulmaya çalışılmasını şimdiye kadar anlayamadım, sanırım bundan sonra ki hayatımda da anlayamayacağım.

İnsanoğlunun insanoğlundan farklılığı konusunda kulaklarım sağır, gözlerim kör, anlayışım kapalıdır, düşüncem ise stabildir.

O halde uluorta, herkesin duyabileceği bir ses tonuyla söyleyeceğim sözlerim şunlardır:

Olması gerekenin fevkinde bir değer vererek insanoğlunu yüceltmeyin. Bırakın kendi hallerinde kalsınlar, kendi yağlarında kavrulsunlar, kendi el emeklerini yesinler, kendi alın terlerini silsinler, kendi elbiselerini yıkasınlar, kendi ayakkabılarını boyasınlar, kendi sofralarını kendileri kursunlar ve yine kendileri toplasınlar. İçinde yemek yedikleri bulaşıklarını kendileri yıkasınlar. Çıkmayan yağları, silinmeyen pasları, gitmeyen kirleri çitilesinler elleriyle.

Nasırlaşsın, su toplasın elleri. İnsanlığını yaşasınlar.

Tozlu ve patika yollarda kendi ayakları üstünde yürüsünler. Olayları kendi gözleriyle görsünler, müşahede etsinler deveran eden iş ve işlemleri. İnsanoğlunun seyruseferine, nereden geldiklerine ve nereye evrildiklerine odaklansınlar. Düşüncelere dalsınlar. Doğumu ve ölümü müşahade etsinler. Kendi elleriyle taşısınlar eşyalarını. Spor salonlarında değil, tarla işlerinde, ameleliklerde pazularını şişirsinler.

Kendi işini görmekten aciz insanoğlu ilahlaşıyor zamanla, sonra da tepişiyor insanların tepelerinde. “Ben farklıyım, ben üstünüm, ben ayrıcalıklıyım” şiirlerini diziyor. “Kim olduğumu biliyor musun?” diye salvolar savuruyor çevreye. Şeytan’ın naralarına benzer naralar atıyor ortalığa. Boza pişirmeye çalışıyor hiç olmadık yerlerde, hiç olmadık meselelerde, hiç tanımadık enselerde.

Bir ego bin satıyor bit pazarında.

Evet, aktiviteleri çok fazlaydı. Atik ve hareketliydi. Taktik sahibiydi. Sosyal medyayı iyi kullanır, sosyal aktivitelerden de geri kalmazdı. Sosyaldı. İzleyenleri hayran bırakırdı kendisine. “Okus pokus” demekten geri kalmazdı. Ön planda ve gözde olmayı severdi. İnsanoğlu tarafından alkışlanmaya bayılırdı. Kendisini her fırsatta alkışlayacak figuranlar bile tutardı. Her köşebaşında ve izbe sokakların metruk evlerinde para vermekten çekinmediği jilletçileri bile vardı. Kendisi için; “Ön parmağında on marifet” diye bir tag açmıştı. “Allah vergisi” der dururdu renkli ekranlarda. Renkli ekranların vazgeçilmeziydi. Afsunlu kitap sayfalarından da bir türlü koparamazlardı kendisini.

Biraz da cıvıktı. Suyunu çıkarırdı her şeyin. Sulanırdı her şeye.

Elindeki servete, içinde bulunduğu nimete, yüklendiği külfete, kullandığı yol ve yönteme gıpta ediyordu herkes. Özeniyorlardı kendisine. Yeni neslin idoluydu, sevgilisiydi, şakşakçısıydı. Parmakla gösteriliyordu cadde ve sokaklarda. Reklam panolarının vazgeçilmeziydi. Her ipte oynayan bir cambazdı adeta. Programların, aktivitelerin ana konuğu, ana konusu, gündem maddesi hep oydu.

Anlayacağınız her mekanın serdefteri, her cacığın salatalığı, her yemeğin maydanozuydu.

Yaşadığı zaman çizelgesinde bukalemun gibi rengarenk bir yapısı vardı.

Devamını getirme konusunda karamsarım. Yutkunuyorum çoğu zaman. Anlatırken biraz da çekiniyorum. Anlatayım mı, anlatmaktan vaz mı geçeyim…

Artı ve eksileri düşünüyorum. Boşa koyuyor dolmuyor, doluya koyuyor almıyor. Hangisi ağır basacak bilemiyorum. Fayda mı zarar mı şimdilik kestiremiyorum.

Yorgun muyum, dargın mıyım, şimdilik doktora gitmeyi düşünmüyorum.

Ancak zatı muhteremin hiçbir aktivitesinin Allah’ın tarif ettiği, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in yerine getirdiği, Sahabelerin teşvik ettiği, İslam’ın öngördüğü bir aktivitesi olduğunu söyleyemem. Dilim varmaz buna. Kalemim bu konuda mürekkep dökmez, inatlaşır benimle.

“Kendi kurallarımı, kendi kanunlarımı kendim icat eder, kendim uygular, kendim yaşarım.” havasındaydı. “Yaptıklarıma kimse karışamaz, hayat benim hayatım, vücut benim vücudum, dünyaya bir daha mı gelmeyeceğim?” demekten de geri kalmazdı. Zevkine yaşardı her şeyi…

Çok kurnazdı. Bütün fakülteleri bitirmiş gibi bir bilgiye sahipti. Firavun’un ilahlığını ilan ettiği gibi aleni olarak “Ben sizin en büyük ilahınız değil miyim?” demiyordu ama modernliğini, dişiliğini, erilliğini, medeniliğini, cesurluğunu konuşturuyordu.

“Ben, ben, ben” demekten de geri kalmazdı.

Nihayet hak tecelli etti ve el etek topladı bu alemden…

Ne şanı kaldı bu dünyada, ne de malı…

Nasıl yani?

Öldü…

Toprağa gömüldü anlayacağınız…

Yani üzerindeki paha biçilmez elbiseler makasla kesildi ve dikişsiz bir elbise itinayla giydirildi… Ellerinde güç ve derman kalmazken gözleri de hep yana kayıyordu. Ayakları da tutmuyordu… Canlılıktan eser yoktu…

Ne olmuştu ki?

Gözlerinin feri, ellerindeki feneri, ipteki cevheri, ayaklarının takati, teknolojinin sihri kalmadı elinde…

Toprağa karıştı herşey… Toprak oldu şan ve şöhret… Toprakla yeksan oldu…

İlahlığının, şımarıklığının, beğenmişliğinin, böbürlenmişliğinin yerinde yeller esiyor şimdi. Kapılar, pencereler gıcırdıyor… Evin bacası duman tütmüyor… İncir ağaçları arzı endam ediyor malikanesinde…  Baykuşlar inmiyor çatıdan…

O da Yüce Allah’ın insanoğlu için ortaya koyduğu kurallara tabi olmaktan kaçamadı, kurtaramadı yakasını. Teslim olmaktan başka bir çıkar yol da bulamadı.

İlahlığı; ilahlık yapamadı kendisine…

Hesap kitap işi mi? O da ne? Olacak mı bu dedikleriniz? Görmek için gitmek gerek. Ancak gidenlerden bir haber gelmiyor gördüklerinden, çektiklerinden…

Gidenler gördü, gitmeyenler de görüyorlar tek tek gidenleri.

Ancak….

İnanmayan yine inanmıyor olanlara ve olacaklara… İlahlaşıyor, ya da ilahlaştırıyor nefsini, çevresini, elindekilerini, kazandıklarını…

Allah muhafaza!

NELER SÖYLENDİ?
@
Nihat Güç

Nihat Güç

DİĞER YAZILARI Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin Futbol En Büyük Afyondur 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir Kültürel Emperyalizm Suçun Şahsiliği Esastır Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme Aman ha! Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor Arkası Gelmeyen Sorular Ah! Gazze ah! Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir Doğruluk İspat Gerektirir Batı(L) Ülkeleri İman Hakikati Şehit Hasan Saklanan Filistin Okumaları Ne Dersiniz? Bitmeyen İmtihanımız Filistin Seçim Analizi Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz Her İnsan Ölecek Yaştadır Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış Zaman Üstü Bir Zaman -6- Zaman Üstü Bir Zaman -5- Zaman Üstü Bir Zaman -4- Zaman Üstü Bir Zaman -3- Zaman Üstü Bir Zaman -2- Ramazan Hoca’nın Şehadeti Zaman Üstü Bir Zaman -1- Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek PUT -3- PUT -2- Put- 1- Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin Evvet, oyun süperdi! Filistini Konuşmak -13- Filistin'i Konuşmak-12- Filistin'i Konuşmak -11- Filistini Konuşmak -10 Filistini Konuşmak -9- Filistin’i Konuşmak -7- Filistini Konuşmak -8- Filistin’i Konuşmak -6- Filistin’i Konuşmak- 5- Filistini Konuşmak-4- Filistini Konuşmak -3- Filistini Konuşmak -2- Filistin’i Konuşmak -1- İstişare Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez İbadetlerin alternatifi var mıdır! Tüm bunları namazın mı emrediyor? Hz. Ömer mi Dediniz Kendimizi Unutmayalım! Nasıl Bir Doğru! Siz Ne Dersiniz, Bilmem Aynanın Karşısındayım
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA