Her milletin, her ırkın, her dinin kendisine has bir dili ve kullandıkları bir edebiyatı vardır.
Müslümanların da kendilerine ait bir dilleri ve sahip olmaları gereken bir edebiyatları vardır.
Müslümanların kullandıkları dilde ve oluşturacakları edebiyatta dine muhalif herhangi bir unsura rastlamak mümkün değildir. Anlayacağınız Müslümanların toprağında kullanılan dil ve oluşan edebiyat da Müslümandır.
Gayr-i İslami unsurların cirit attığı, dinimize uygun olmayan kelimelerin kullanıldığı mekanlarda İslam Dinini bulamazsınız. “Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir.
Şüphesiz Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.” (Nisa(140)
Son bir asırdır ne yazık ki Müslümanlar kendi dillerini, kendi lügatlarını ve kendi edebiyatlarını muhafaza etmede gerekli hassasiyeti gösteremediler.
Bu alanlar ecnebiler tarafından müdahaleye açık alanlar olarak yeniden tanzim edildi.
İslami kavramlar diskalifiye edilirken, bize ait olmayan kelimeler bizimmiş gibi devşirildi.
Lugatlarına müdahale edildikçe İslam aleminin düşünce biçimi, dini anlama şekli, yorumlama kabiliyeti, dini vecibeleri hayata aksettirme derecesinde büyük sorunlar zuhur etti.
İslam aleminde büyük bir kavram karmaşası aldı başını gidiyor. Bu karmaşasının zirve noktasını caminin dışına taşınmak istenen “namaz” konusu oldu. Namaz konusunda bilen de konuşuyor, bilemeyen de. Bilen de fetva veriyor bilmeyen de. Kafir de konuşuyor, Müşrik de konuşuyor, Münafık da. Kıldığı namazı camiye mahpus kılan da kendisini cennette görüyor, namazı hiç kılmamış olan kişiler de.
Bir Müslümanın diğer bir Müslümana yönelik dini bir söylem ya da olması gereken dini bir eylem ileri sürdüğünde; evelemirde din ile uzaktan, yakından, ilgi ve alakası olmayan kimi insanın hoplamaya ve zıplamaya başladıklarına şahit olmamız, işlerin seyrinde gitmediğinin, lugat ve edebiyatın değiştirildiğinin en bariz ifadesi olmaktadır. Bu hoplamalar ve bu zıplamalar elbette boşuna değildir. Çünkü tarih her zaman olduğu gibi şimdi de tekerrür etmektedir. Ha Medyen halkı, ha milenyumda yaşayan kendisini Medeni(!) ve eğitimli(!) diye tanıtan insanlar. Ya karşı çıkmakla medeni insan, dini emirlere karşı kendisini temize çıkartmak, ak pak kılmak istiyordur ya da dile getirilmesini engellemek suretiyle insanların doğru yola ulaşmasına engel olmak suretiyle şeytanın rolüne soyunmak istiyordur.
Ne iş?
Arkadaş! Dini her söylem ve dini her eylem sadece ve sadece Müslümanlara yönelik olduğunu unutma! Kafir, Müşrik ve Münafıklardan istenen öncelikli görev, imandır. Namaz konusunu imandan sonra değerlendirmekte fayda vardır.
Namaz; iman edenlere yönelik verilmiş kutsal bir emirdir. Bakıyorum da namaz ile ilgili bir husus dile getirildiğinde veya ortaya çıktığında namaz kılanlardan çok beynamaz insanların sesi ayyuka çıkıyor, bas bas bağırıyor ortalıklarda. Be Hey zavallı! Zaten kılmıyorsun namazı. Sen ne diye feryad-u figan ortalıkta dolaşıyorsun. Bir gün bir ayeti okumuş değilsin, bir gün bir rekat namaz kılmış değilsin. Cumayla, Bayramla, Cenazeyle ilgi ve alakan zaten yok. Kalkmış namazın vakitlerinden, caminin iç hallerinden, nerede ve nasıl kılınması gerektiğinden, imamın hangi cümleleri, hangi kelimeleri kullanması gerektiğinden dem vuruyorsun.
Unutma ki; dinimizin emirlerini yaşamak için inanmak, inanmak için bilmek, bilmek için de okumak gerekir. Kişinin okuduğu kaynakların hiç biri dini kaynaklar değilse ne diye her konuda ahkam kesilir ki?
O halde insanın düşünce yapısını bozan, dini yaşantıyı dumura uğratan fitne ve fesat gibi unsurların dolu gibi, yağmur gibi, kar gibi yağdığı bu zamanlarda ve her tarafı kapladığı mekanlarda; doğru ortamlarda bulunabilmek ve sırat-ı müstakimde yürüyebilmek için iyiliklerle ve doğru fikirlerle hem de çokça beslenmek gerek.
Her insanın beslendiği gıdaların, okuduğu kitapların, edindiği fikirlerin gereklerini yerine getirdiğinden kuşku duymuyorum.
Namaz her şeyimizdir. Hayatımızın feneridir. Resulüllah (s.a.s.)’ın: “Namaz gözümün nuru kılındı.” (Ahmed, III/128, 199, 285; Nesai, İşretu’n-Nisa, 1.) dediği gibi gözümüzün nuru, kalbimizin sururudur.
Evet, namazlarımız anlayamayacağınız kadar çok şey istiyor bizden. Namazlarımız evvela kendimize ait bir lugat oluşturmayı ve bu lugatı her ortamda kullanmayı istiyor. Namazlarımızda açıkça tilavet ettiğimiz ayetlerden birinde: “Ey iman edenler! “Raina!” demeyin; “unzurna” deyin ve iyi dinleyin. Kafirler için elem verici bir azap vardır.” (Bakara/104)
Çoğu zaman aynı manada kullanılan iki kelimden birini Yahudilere ve Münafıklara benzememek adına yasaklıyor bize.
Söz konusu bu ayette dile getirilen konu, sadece bir örnektir. Kur’an ve Sünnete ters manalar ifade eden kelimelerin tedavülden kaldırılması gerektiği vurgulanmaktadır aslında. Allah ve Resulünün kullandığı kavramların hayata aksettirilmesi; yani günaydın kelimesinin yerine; “Esselamu aleyküm ve Rahmetüllahi ve Berekatüh” denilmesini de ifade etmektedir. Allah Resulünün yaptıklarını öğrendikten sonra, sizin ne dediğiniz bizim katımızda kıymeti harbiyesi kalmamıştır.
Neymiş?
Namazlarımız bize; Yahudi ve Münafıkların kullanmakta oldukları bazı kelimeleri kullanamayacağımızı, merhabalaştıkları gibi merhabalaşamayacağımızı emrediyor. O halde ağzımıza geleni kullanamayız, bize yutturulmak istenen zokkayı yutamayız.
Peki, namazımız başka ne emrediyor bize?
“Dediler ki: “Ey Şu’ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın.” (Hud/87)
Medyen Halkı; “Senin namazını değil, yumuşak huyluluğunu seviyoruz Ey Şuayb! Sen namaz kılıncaya kadar iyi adamdın. Beraber yaşama konusunda bir sorunla karşılaşmıyorduk. Kendini camiye kapatarak namaz kıldığın sürece hiçbirimiz sana dokunmadık/dokunmuyorduk. Ancak dışarı çıkardığın, aramıza serdiğin, yüreğimize nakşetmek istediğin şu namazın var ya, evet şu namazın aramıza istemediğimiz, sevmediğimiz, arzulamadığımız kimi kırmızı çizgiler çekti. Aşılmaz bentler, tedavi olunmaz yaralar, telafisi mümkün olmayan badireler açtı. Her birimizi bir köşeye savurdu. Halbuki sen daha önce ne kadar da yumuşak huyluydun. Biz senin namazsız halini sevdik.” dediler.
Sahi ne oldu sana?
Şimdiye kadar bizim iş ve işlemlerimize karışmıyordun. Düğünlerimizde sergilediğimiz melanetlere, içtiğimiz içkilere, oluşturduğumuz kurallara, giydiğimiz elbiselere bir şey demiyordun. Örf ve adetlerimizde var olan unsurlara, edindiğimiz eğitime, okuduğumuz kitaplara, oluşturduğumuz edebiyata, yürüttüğümüz siyasete müdahale etmiyordun. Sosyal hayatımıza, kadın erkek ilişkilerimize, çalışma şeklimize karışmıyordun.
Sahi ne oldu sana?
Senin bu isteklerinin tamamını, yeni bir yaşam biçimini, oluşturmak istediğin yeni kural ve kaidelerini namazın mı emrediyor?
Biz de diyoruz ki namazlarımız bize; kafir, müşrik ve münafıkların anlayamayacağı, Yahudi ve Hristiyanların kavrayamayacağı, İslamın dışındaki bir kişinin akıl sır erdiremeyeceği çok şey emrediyor.
Evet, namazlarımız put ve putçulara karşı diklenmeyi, şirki ve küfrü yok saymayı, Allah’ın dışında insanların hayatına müdahale etmeye çalışan tüm ilah ve ilaheleri ret etmeyi, medeniyet adı altında karma ve anadan doğma gidilen plajlara gitmemeyi, her mekanda tesettüre riayet etmeyi; faizli iş ve işlemleri protesto etmeyi, okulların ders saatlerini namaz vakitlerine göre düzenlemeyi, öğretimi namazla yapmayı, cenaze definlerinde olduğu gibi kına ve düğün merasimlerinde İslami kurallara göre hareket etmeyi emrediyor. Ticareti, üretimi, tüketimi, eğitimi, öğretimi, savunmayı ve yargılamayı, yasamayı ve yürütmeyi namaza göre dizayn etmeyi istiyor bizden. Hafta sonu tatillerini, otobüslerin hareket ve mola saatlerini, uyku süresini ve düzenini, yemek yeme ve dinlenme saatlerini, okuduğun kitabın içeriğini, izlediğin filmin konusunu, dinlediğin müziğin nakaratlarını namaz vakitlerine ve namazın içeriğine göre seçmeyi emrediyor. Kanun ve kuralları, sosyal hayatın gereklerini, sportif faaliyetleri namaza göre planlamayı emrediyor.
Yeterli mi?
Evet, inanmayan kafirler, müşrikler ve münafıklar namazın bu isteklerini anlayamazlar.
Adnan ÖZ
Bu kadro ile bu kadar!
Seyfettin BUDAK
Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi?
Mehmet BOZKURT
Üzgünüm Ey Milletim!
Fatih ORUÇ
Amerikaʼnın Kızılderili Soykırımı
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Hamdi TEMEL
Susuzluğun Ayak Sesleri: Hepimizin Sınavı
Erol AYDIN
Köyden Kente Sosyolojik Dönüşüm
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Songül KARAMAN
Bir Yağmur
Nihat Güç
Rol Modellerimz (!)
Halil MERT
İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)