Şahidimiz Bedenimizdir

Nihat Güç

21-10-2024 17:23

“Bugün onların ağızlarına mühür vururuz, elleri bize konuşur ve ayakları da yaptıklarına şahitlik eder.” (Yasin/69)

İleri sürdükleri mazaretlerinin sonu gelmediğinden mütevellit ağızlarına mühür vurulacak o mücrimlerin. Konuşamayacaklar, yalan beyanda bulunamayacaklar. Başkalarını suçlayamaya yeltenemeyecekler. Edebiyatı parçalayamayacak, edebi cümleler dizemeyecekler. Ustalıkla yazılmış savunma dilekçeleri kabul edilmeyecek. “Şeytan bizi kandırdı, şeytan bizi ayarttı, arkadaş kurbanıyım.” diyemeyecekler.

Rabbim bizleri muhafaza buyursun!

Dil; yalan yanlış beyanlar ileri sürmek suretiyle bir parçası olduğu bedenini kurtarmaya çalışacak. Bunun için ne gerekiyorsa onu söyleyecek, onu dillendirecek, iftira atacak. Ancak bir yerden sonra dil de lal olacak, gözler de kör olacak. Önünü dahi göremeyecek. Elleri ve ayakları yaptıklarının şahidi olarak karşısına dikilecek. Ve artık konuşma sırası ellerde. Şahitlik sırası ayaklarda.

Olabilir mi?

Neden olmasın? Bu dünyada konuşan dile konuşma üzelliği veren Yüce Allah, el ve ayaklara konuşma özelliğini veremez mi? Kim buna engel olabilir ki?

Kürtçe bir ata sözünde; “Kişinin şahidi bedenindendir” diye bir tabir kullanılır. İşte bu atasözü sanki bu ayetten mülhemdir. Evet, gün gelecek şahitlerimiz bedenimizden peydahlanacak. Üstünü örtmeye çalıştığımız ne kadar günahımız, kusurumuz, hatamız varsa hepsini ifşa edecek. Bedenimiz dile gelecek, istesek de istemesek de yaptıklarımızı tek tek dillendirecek. Üzerine bastığımız toprak bile dile gelecek ve icra ettiğimiz fiilleri anlatacak tek tek.

İşte kıyamet günü insanların karşı karşıya kalacakları hesap kitap işinden bahsediyor bu ayet. İnsanoğlu; cehenneme, azaba duçar kalmanın, sırtını ateşe vermenin dehşetini görünce elinden geleni ardına koymayacak. Her çareye başvuracak. Ağzıyla yalan beyanda bulunacak ve olmadık bahaneler ileri sürecek. “Görmedim, bilmiyorum, duymadım” üçlüsünü oynayacak.

Evet insan için, “O, mazaretlerini iler sürse bile nafile.” (Kıyame/15) Yaptıklarına karşı ister mazaret ileri sürsün, ister inkar etsin, ister başkasını suçlasın hiçbir bahanesi değerli görülmeyecek.

Başka bir ayeti kerimede; “Nihayet cehenneme vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları aleyhinde şahitlik ederler.” (Fussilet/20) Biz yaptık, biz işledik, biz götürdük, biz getirdik, biz çaldık, biz taşıdık, biz oynadık, biz inkar ettik, biz karşı geldik, biz öldürdük, biz delilleri yok ettik. Biz şahidiz tüm bu günahlara.

Bu azaptan, bu bitmez tükenmez işkenceden kurtulmak için ne var ne yok her şeyi fidye olarak vermek istiyoruz diye yalvaracak: “Şüphesiz inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.” (Al-i İmran/91)

İnsanoğlu için doğru konuşmaktan, doğruları dile getirmekten başka bir çıkış kapısı olmayacak. Hangi bahaneyi ileri sürerse sürsün olması gereken doğrular hemencecik önüne serili verecek. Ellerinin ve ayaklarının şehadeti ile ileri sürdüğü her bahane oracıkta çürütülecek. Hangi yalanı dile getirse elinde patlayacak, hangi iftirayı ileri sürse kendisine geri dönecek.

Bir yerden sonra dil de lal olacak ve artık konuşamayacak. Gözler kör olacak ve artık göremeyecek. Her şey doğruyu söylemeye programlanmış olacak. Her şey doğruyu ortaya çıkarmaya matuf olacak.

Bedenin bazı uzuvları doğruyu dile getirmeye kalkışınca diğer kimi organ karşı çıkacak bu duruma, bir savaş başlayacak, bir kavga, bir gürültü, bir çağırış, bir bağırış ortalığı kaplayacak: “Derilerine; “Niçin aleyhimizde şahitlik ettiniz?” derler. Derileri de; “Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi önce yaratan O’dur ve dönüşünüz de O’nadır.” diye cevap verirler.” (Fussilet/21)

Vücut kendi kendisi ile savaşacak.

Doğruyu söyleyenler ve doğruyu söylemek zorunda kalanlar.

Anlaşmazlık diz boyu. Ancak her şeyi konuşturan Allah, konuşma özelliği olmayan organları da konuşturmaya başlayacak. Hak ve adalet yerini bulsun diye tüm bunlar gerçekleşecek. Şu işleri yaptın mı yapmadın mı diye sorulan her sorunun cevabı doğru bir şekilde serilecek ortaya. Her şeye hükmeden Yüce Allah (c.c) derileri dile getirecek. İnsanın vücudunu çepeçevre sarıp sarmalayan deri, her şeyi olduğu gibi anlatacak. Olmadı, eller dile gelecek ve yapılan fiillerin tamamını aktaracak. Ayaklar tüm söylenenlere şahitlik edecek. “Evet, öyle oldu.” diyecek. Vücut; “ben yaptım, ben götürdüm, ben kaldırdım, ben vurdum.” diyecek. Ayaklar; “üzerime basarak bu günahları işlemeye gittiler vakti zamanında” diye yeminler edecek.

O gün konuşma ve şahitlik yapma özellliği verilenler sadece insanın bedeni olmayacak elbet. Belki de günahı gören, duyan ve şahit olan her şey şahitlik yapacak insanın aleyhinde. Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: “Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı aleni işleyenler hariç. Kişinin geceleyin işlediği kötü bir ameli Allah örtmüştür. Ama, sabah olunca o: 'Ey falan, bu gece ben şu şu işleri yaptım!' der. Böylece o, geceleyin Allah kendini örtmüş olduğu halde, sabahleyin, üzerindeki Allah’ın örtüsünü açar. İşte bu, günahı alenî işlemenin bir çeşididir." (Buhari, Edeb 60; Müslim, Zühd 52)

Dinimize göre bir Müslüman, işlediği günahı, yaptığı kötülüğü, icra ettiği zulmü başka insanlara anlatmaması gerekir. Belki Yüce Allah, o günahı affetmiştir.

İşlenen haramların anlatılmamasının bazı hikmetleri vardır. Bunlardan birincisi; İşlenen günahların masum ve günah işlemeyi bilmeyen insanlara bir meziyet olarak anlatılması Allah’u Teala katında yeniden işlenmiş gibi yazılmasına sebebiyet verebilir.

İkincisi işlenen günahı duyan insanlar vakti ve zamanı geldiğinde o günaha şahitlik yapabilir.

Üçüncüsü bu günahın işlenme şeklini bilmeyen insanlar bu günaha heveslenebilirler. Kişiler “Madem ki işlenen bu haram kimseler tarafından bilinmedi, ben de işlesem duyulmaz ve görülmez.” diyerek teşebbüs edebilir. Ya da “bu günaha şu yollardan da ulaşılabiliyormuş” diyerek tevessül edebilir.

İşlenen günahlar her şeyi bilen ve gören Allah’u Teala’ya itiraf edilmelidir. Yüce Allah’a yapılan itiraf, tevbe ve istiğfar affa sebebiyet verebilir. Ama insanlar nezdinde yapılacak itiraf azaba yol açabilir.

İşlenen günahların ortaya çıkması konusunu irdelediğimizde karşımıza şöyle bir durum da çıkmaktadır. İnsanların konuşmaları yani çıkardıkları sesler hava kabarcıkları vasıtasıyla taşındığını biliyoruz. Hava akımı olmasaydı seslerin iletkenliği de olmayacaktı. Hava kabarcıklarına işlenmiş bir sesin silinmesi (Allah’ın dilemesi olmadıkça) mümkün değildir. Gün gelecek bu hava kabarcıkları vasıtasıyla oradan oraya taşınan ses kayıtları, Hz. Adem (a.s.)’dan kıyamet gününe kadar arşivlenen tüm kayıtlar deşifre olacaktır. Bu vesileyle kimin, nerede ne konuştuğu, ne zaman konuştuğu ortaya çıkacaktır.

Bu durumun bile işlenen günahların tekrar tekrar dile getirilmesinin doğru olmadığına işaret olarak algılayabiliriz.

İnsanların aleyhinde bir de yer yüzü dile gelecek, üzerinde işlenen her ne varsa tek tek dökecek orta yere: “O gün yer, kendi haberlerini anlatır. Çünkü Rabbin ona öyle vahyetmiştir.” (Zilzal/4-5) Biz bu ayeti; yeryüzü ilk insandan son insana kadar bağrında sakladığı insanları dışarı çıkarmakla haberlerini anlatacak şeklinde anlayabileceğimiz gibi üzerinde işlenen ne kadar kötülük, günah, zulüm ve isyan varsa hepsini yerini ve zamanını belirterek, kimin işlediğini anlatmak suretiyle de dile getireceği şeklinde de anlayabiliriz.

Sadece günahları mı dile getirecek yer yüzü?

Elbette hayır!

İşlenen ne kadar iyilik ve güzellik varsa onları da yerini ve zamanını belirtmek suretiyle anlatacak sahipleriyle beraber. Yer ve zaman dahil olmak üzere toprağın üstünde işlenen tüm filler açığa çıkacaktır. Gizlemek yok. Saklamak yok. Ret etmek, kabullenmemek yok.

İşte tüm bu delillerden sonra her günahkar işlediği günahlarını olduğu gibi kabul etmekten başka bir çıkar yol bulamayacaktır.

 

DİĞER YAZILARI Zuhruf Suresi 15. Ayeti 01-01-1970 03:00 Müslüman Ahlaklıdır 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi'ne Başlarken 01-01-1970 03:00 İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur 01-01-1970 03:00 ABD-İsrail Ve İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Ramazan’a Elveda 01-01-1970 03:00 İsrail-ABD, İran Ve Biz 01-01-1970 03:00 Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! 01-01-1970 03:00 Rol Modellerimz (!) 01-01-1970 03:00 İyi İnsan, Kötü İnsan 01-01-1970 03:00 İnsanlarımız Ve İslam 01-01-1970 03:00 Cahiliye Düzeni 01-01-1970 03:00 Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! 01-01-1970 03:00 Kur’an’dan Birkaç Mesaj 01-01-1970 03:00 Ana Eksenimiz Ne? 01-01-1970 03:00 Gittikçe Bunalıma Batıyoruz 01-01-1970 03:00 Müslüman Ve Kâfir 01-01-1970 03:00 Güvenlik Gerekçesi 01-01-1970 03:00 İman Etmek veya Küfre Düşmek 01-01-1970 03:00 Sumud Filosu 01-01-1970 03:00 Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 İslam Ve İnsan 01-01-1970 03:00 İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık 01-01-1970 03:00 Yasaklanan İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Laik Ortam Ve Müslümanlar 01-01-1970 03:00 Gündem Gazze! 01-01-1970 03:00 Dua ve Savaş 01-01-1970 03:00 Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek 01-01-1970 03:00 İsrail’e Askeri Müdahale Şart 01-01-1970 03:00 Suriye Ve Durziler Meselesi 01-01-1970 03:00 Şaşkın İnsan 01-01-1970 03:00 Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Ve Kâfirler 01-01-1970 03:00 İsrail İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular 01-01-1970 03:00 İşlevsel İslam 01-01-1970 03:00 Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- 01-01-1970 03:00 Adil Olmak Veya Zulmetmek 01-01-1970 03:00 İnsanların Hedefleri ve Başarıları 01-01-1970 03:00 Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz 01-01-1970 03:00 İslam’a Tabi Olmak 01-01-1970 03:00 Değişimi Iskalamak 01-01-1970 03:00 Si(s)temsel Bir Eleştiri 01-01-1970 03:00 İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım 01-01-1970 03:00 Gündemi Değerlendirme Biçimi 01-01-1970 03:00 Bir Filistin Yazısı Daha 01-01-1970 03:00 Hesabı Da Unutmayın! 01-01-1970 03:00 Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Noktası 01-01-1970 03:00 GAZZE 01-01-1970 03:00 Takva Elbisesi Ve Tesettür 01-01-1970 03:00 Ayak Uyduramıyorum 01-01-1970 03:00 İslam ve Beşeri Sistemler 01-01-1970 03:00 Her İnsanın Bir Karnesi Vardır 01-01-1970 03:00 Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı 01-01-1970 03:00 Sünnettüllah 01-01-1970 03:00 Niyet -2- 01-01-1970 03:00 Niyet -1- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -3- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -2- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -3- 01-01-1970 03:00 Bir Oku Bin Düşün 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -2- 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -1- 01-01-1970 03:00 Biz, Bize Benzemek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bahaneleri Çok 01-01-1970 03:00 Kime Göre Neye Göre 01-01-1970 03:00 Bir Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 7 Ekim El-Aksa Tufanı 01-01-1970 03:00 Cahiliye Dönemi Anatomisi 01-01-1970 03:00 Gazze ve Biz 01-01-1970 03:00 Sitem ve Sistem 01-01-1970 03:00 Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -5- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -4- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -3- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -2- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -1- 01-01-1970 03:00 Şeriat’a Karşıyım 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistin ve Biz 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- 01-01-1970 03:00 Bangladeş’te Kıyam 01-01-1970 03:00 İsmail Haniye 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- 01-01-1970 03:00 Elleri Kuruyasıcalar! 01-01-1970 03:00 Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder 01-01-1970 03:00 İlahlaşmak 01-01-1970 03:00 Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin 01-01-1970 03:00 Futbol En Büyük Afyondur 01-01-1970 03:00 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir 01-01-1970 03:00 Kültürel Emperyalizm 01-01-1970 03:00 Suçun Şahsiliği Esastır 01-01-1970 03:00 Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı 01-01-1970 03:00 İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme 01-01-1970 03:00 Aman ha! 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Arkası Gelmeyen Sorular 01-01-1970 03:00 Ah! Gazze ah! 01-01-1970 03:00 Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir 01-01-1970 03:00 Doğruluk İspat Gerektirir 01-01-1970 03:00 Batı(L) Ülkeleri 01-01-1970 03:00 İman Hakikati 01-01-1970 03:00 Şehit Hasan Saklanan 01-01-1970 03:00 Filistin Okumaları 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz? 01-01-1970 03:00 Bitmeyen İmtihanımız Filistin 01-01-1970 03:00 Seçim Analizi 01-01-1970 03:00 Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz 01-01-1970 03:00 Her İnsan Ölecek Yaştadır 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -6- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -5- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -4- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -3- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -2- 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehadeti 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -1- 01-01-1970 03:00 Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek 01-01-1970 03:00 PUT -3- 01-01-1970 03:00 PUT -2- 01-01-1970 03:00 Put- 1- 01-01-1970 03:00 Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar 01-01-1970 03:00 Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin 01-01-1970 03:00 Evvet, oyun süperdi! 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -13- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak-12- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak -11- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -10 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -9- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -7- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -8- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -6- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak- 5- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak-4- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -2- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -1- 01-01-1970 03:00 İstişare 01-01-1970 03:00 Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- 01-01-1970 03:00 Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- 01-01-1970 03:00 Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 01-01-1970 03:00 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız 01-01-1970 03:00 Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez 01-01-1970 03:00 İbadetlerin alternatifi var mıdır! 01-01-1970 03:00 Tüm bunları namazın mı emrediyor? 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu bu… Huyum batsın. 01-01-1970 03:00 Hz. Ömer mi Dediniz 01-01-1970 03:00 Kendimizi Unutmayalım! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Doğru! 01-01-1970 03:00 Siz Ne Dersiniz, Bilmem 01-01-1970 03:00 Aynanın Karşısındayım 01-01-1970 03:00
haber medya kadın