Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1-

Nihat Güç

12-05-2025 17:56

Ayetleri öğrenmeye ve anlamaya geçmeden evvel ayetleri daha doğru ve olması gereken vechiyle, şeytanın vereceği vesveselere yer vermeden anlayabilmek lazım. Bunun için de düşmanımızın bizden uzaklaşmasını sağlamak kaçınılmaz bir görevdir. Düşman yanı başımızdayken bazı şeyler doğru anlaşılmaz.

Buyurun istiazeye. Her daim; “Kovulmuş şeytanın şerrinden Yüce Allah’a sığınırız.” diyerek başlarız iş ve işlemlerimize. Yazarken de okurken de. Yatarken de kalkarken de. Yerken de içerken de.

Şeytan, insanoğlu için pis ve necis bir vesveseci, aynı zamanda amansız bir düşmandır. İnsanoğluna fısıldadığı nahoş vesveseler sebebiyle ayetleri bile yanlış anlamaya sebebiyet verebilir. Bunu kendisine iş edinmiştir. Şeytan’ın şerrinden ve verdiği vesveselerinden emin olmadan ayetleri doğru anlamak, olması gerektiği vechiyle Sırat-ı Müstakim’de yürümeye devam etmek her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumun; bugüne has bir durum olduğunu söylemek doğru değildir. İmtihan üzere var edilen ilk insan Hz. Âdem (a.s.) ile başladığını yani geçmişten gelen bir uygulama olduğunu ilave etmekte fayda vardır.

Şeytan, anlamaya çalıştığımız her ayetin arasına yanlış anlaşılmasını sağlamak adına kendince bir şeyler katmak ister. Bu amacını gerçekleştirmek için de vesveseye başvurur. Verdiği vesveseler peygamberler için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Her konuda olduğu gibi bu konuda da Yaratanımız bizi şöyle uyarmaktadır: “Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, ayetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Hac/52)

Şeytan, bitmeyen kin ve düşmanlık duygusuyla Peygamberlere bile vesvese vermek üzere sinsi yaklaşımlarını sürdürmüş ve vahyin yanlış anlaşılması için elinden geleni yapmıştır. Yüce Allah (c.c.) bu azılı düşmandan kendisine sığınan elçilerini temize çıkardığı gibi bizleri de hakkıyla kendisine sığınanları, ihlas ve samimiyetle teslim olanları, emir ve yasaklarına ittiba edenleri ve bunu alışkanlık edinerek sürdürenleri de temize çıkaracaktır.

Allah-u Taala’ya sığındığımız, Peygamberine benzemeye çalıştığımız, İslam’a göre yürüdüğümüz, ayetlerini anladığımız oranda şeytanın vesveselerinden kurtulmanın ya da telkinlerini minimize etmenin yolu kolaylaşacaktır. İyi biliyoruz ki şeytanın vesveseleri Yüce Allah (c.c.)’ın ihlaslı kullarının üzerinde hiçbir etkisi yoktur: “İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi.” (Hicr/39-40) Sağlam bir kalp ile Allah-u Taala’ya yönelen insanlar için şeytanın vesvese yoluyla verebileceği herhangi bir etki ya da yanlış anlama durumu söz konusu olmayacaktır. Kalbinde hastalık olanların durumu elbette farklıdır.

Şeytan, insanoğluna öncelikli olarak yaptırmak istediklerini vesvese sayesinde güzel ve hoş göstermeye çalışır. Daha sonra kötülükleri güzel, haramları şirin, ibadetleri gereksiz, yürüdüğü yolun doğru olduğunu göstermeyi sürdürür. Üstüne üstlük okunan ayetleri yanlış anlamaya sebebiyet verecek argümanları ve ortamları hazırlar. Çünkü şeytan, vesvese olmadan kişiyi ayetlerin yanlışlığına, dini emirlerin gereksizliğine, olmadık fikirlerin savunucusu olmaya ikna edemez.

Mel’unun elinde var olan, sürekli kullandığı tek silah, vesvesedir. Bir de insanoğlu vesvesenin ardına düştü mü, bu iş tamamıyla bitmiş demektir. Vesvesenin ardına düşen kişiler zamanla ayetleri yanlış anlamaya hatta inkâr etmeye de başlayabilirler. İnsanın hayatı, ayetleri yanlış anlamaya başladığı noktada değişime uğrar. Vesvesenin ardına düşen insanlarda kuşkular peydahlanır. Her kuşku zamana bağlı olarak kartopu gibi büyür. Büyüyen bu kuşkular zamanla mesai harcanacak birer konuya evrilir. Nahoş fikirlerin bakımı yapıldığı oranda inandırıcılığı artar. Toprağa ekilen tohum gibi… Bakımı yapılınca yeşerir ve dal budak verir. Bakımı yapılmadığı zamanlarda da gelişmez ve kuruyuverir. İlerleyen zamanlarda insanın kalbinde inandırıcılığı artan fikirler imanın yerini tutmaya başlar. İmanda meydana gelen her zedelenme onarılmaz yaralara yol açar. İşte o vakit ibadetler askıya alınmakla kalmaz haramlara balıklama dalma olayları da kendiliğinden husule gelir. İbadetlerini askıya alarak harama dalan insanlar şeytanın parmağında birer oyuncaktan farksızdırlar.

Vesveseler sayesinde husule gelen düşünceler sadece cinni şeytanlardan gelmezler. Yüce Allah (c.c.) bu durumu: “Cinlerden ve insanlardan.” (Nas/6) olan vesveseciler diyerek bildirmektedir. Şeytanların görevini üstlenen insanlar her zaman vardır ve olmaya da devam edeceklerdir. İnsanların fısıldadıkları telkinler şeytanın verdiği vesveselerden farksızdır. Hatta bazen daha etkili olduğunu söylemek de mümkündür. Nitekim Mekkeli müşrikler Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in karşısına çıkarak dini konuları dile getirmekten vazgeçmesi adına birçok telkin ve öneride bulundular. Mekke’nin liderliği dâhil olmak üzere istediği kadar mal ve mülk verebileceklerini teklif ettiler. Şayet hasta olduğunu kabul edecek olursa kendisini tedavi edebileceklerini ileri sürdüler. İstediği kadın ile evlenmesine ön ayak olacaklarını da ilave ettiler.

Mekkeli müşrikler, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in davasından geri adım atmayacağını anladıklarında uyguladıkları boykotun şiddetini arttırmaya, kimi Müslümana şiddet uygulamaya hatta kimi Müslümana aklın sınırlarını zorlayan işkenceler uygulamak suretiyle şehit etmeye başladılar. Bu minvalde yapılan yanlış telkinler Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hayatında netice vermek üzereyken Yüce Allah (c.c.) elçisini bu durum karşısında şöyle uyarmıştır: “Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.” (İsra/74) Bu telkinleri yapanların şeytandan farksız olduklarını söyleyebiliriz.

Şeytan, her ne kadar vesvese vermeye devam ediyor olsa da verdiği vesveseler kalplerinde hastalık olan insanlar üzerinde etkili olacağını bilmemiz gerekmektedir. Bu durum, hırsızın açık bırakılan kapıdan içeriye dalması gibi bir durumdur: “Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.” (Hac/53)

Yüce Allah bu durumu; vesveselere takılıp kalanları belirlemek, vesveseler daha gelmeden önce önlem alanları belirlemek, kovulmuş şeytanın şerrinden kendisine sığınanları tespit etmek üzere bu durumun varlığına işaret etmiştir.

Şeytan, bir şahıs da olsa Allah (c.c.)’tan gafil olanları avlamak için ne gerekiyorsa onu yapmaya çalışır. Şaytan bütün plan ve projelerini insanları kandırmak, ayetlerden uzaklaştırmak veya kalbe vesvese tohumlarını ekmek suretiyle ifsada yol açar. İfsadın önünü açmak üzere günlerce, aylarca, yıllarca hatta bir ömür boyu tetikte bekleyebilir. Ha bugün kandırırım ha yarın ayaklarını kaydırırım ha bu adamın neslinden birini kendime benzetirim diyerek işini sürdürmektedir.

DİĞER YAZILARI Müslüman Ahlaklıdır 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi'ne Başlarken 01-01-1970 03:00 İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur 01-01-1970 03:00 ABD-İsrail Ve İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Ramazan’a Elveda 01-01-1970 03:00 İsrail-ABD, İran Ve Biz 01-01-1970 03:00 Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! 01-01-1970 03:00 Rol Modellerimz (!) 01-01-1970 03:00 İyi İnsan, Kötü İnsan 01-01-1970 03:00 İnsanlarımız Ve İslam 01-01-1970 03:00 Cahiliye Düzeni 01-01-1970 03:00 Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! 01-01-1970 03:00 Kur’an’dan Birkaç Mesaj 01-01-1970 03:00 Ana Eksenimiz Ne? 01-01-1970 03:00 Gittikçe Bunalıma Batıyoruz 01-01-1970 03:00 Müslüman Ve Kâfir 01-01-1970 03:00 Güvenlik Gerekçesi 01-01-1970 03:00 İman Etmek veya Küfre Düşmek 01-01-1970 03:00 Sumud Filosu 01-01-1970 03:00 Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 İslam Ve İnsan 01-01-1970 03:00 İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık 01-01-1970 03:00 Yasaklanan İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Laik Ortam Ve Müslümanlar 01-01-1970 03:00 Gündem Gazze! 01-01-1970 03:00 Dua ve Savaş 01-01-1970 03:00 Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek 01-01-1970 03:00 İsrail’e Askeri Müdahale Şart 01-01-1970 03:00 Suriye Ve Durziler Meselesi 01-01-1970 03:00 Şaşkın İnsan 01-01-1970 03:00 Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Ve Kâfirler 01-01-1970 03:00 İsrail İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular 01-01-1970 03:00 İşlevsel İslam 01-01-1970 03:00 Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- 01-01-1970 03:00 Adil Olmak Veya Zulmetmek 01-01-1970 03:00 İnsanların Hedefleri ve Başarıları 01-01-1970 03:00 Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz 01-01-1970 03:00 İslam’a Tabi Olmak 01-01-1970 03:00 Değişimi Iskalamak 01-01-1970 03:00 Si(s)temsel Bir Eleştiri 01-01-1970 03:00 İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım 01-01-1970 03:00 Gündemi Değerlendirme Biçimi 01-01-1970 03:00 Bir Filistin Yazısı Daha 01-01-1970 03:00 Hesabı Da Unutmayın! 01-01-1970 03:00 Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Noktası 01-01-1970 03:00 GAZZE 01-01-1970 03:00 Takva Elbisesi Ve Tesettür 01-01-1970 03:00 Ayak Uyduramıyorum 01-01-1970 03:00 İslam ve Beşeri Sistemler 01-01-1970 03:00 Her İnsanın Bir Karnesi Vardır 01-01-1970 03:00 Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı 01-01-1970 03:00 Sünnettüllah 01-01-1970 03:00 Niyet -2- 01-01-1970 03:00 Niyet -1- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -3- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -2- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -3- 01-01-1970 03:00 Bir Oku Bin Düşün 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -2- 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -1- 01-01-1970 03:00 Biz, Bize Benzemek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bahaneleri Çok 01-01-1970 03:00 Kime Göre Neye Göre 01-01-1970 03:00 Şahidimiz Bedenimizdir 01-01-1970 03:00 Bir Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 7 Ekim El-Aksa Tufanı 01-01-1970 03:00 Cahiliye Dönemi Anatomisi 01-01-1970 03:00 Gazze ve Biz 01-01-1970 03:00 Sitem ve Sistem 01-01-1970 03:00 Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -5- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -4- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -3- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -2- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -1- 01-01-1970 03:00 Şeriat’a Karşıyım 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistin ve Biz 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- 01-01-1970 03:00 Bangladeş’te Kıyam 01-01-1970 03:00 İsmail Haniye 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- 01-01-1970 03:00 Elleri Kuruyasıcalar! 01-01-1970 03:00 Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder 01-01-1970 03:00 İlahlaşmak 01-01-1970 03:00 Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin 01-01-1970 03:00 Futbol En Büyük Afyondur 01-01-1970 03:00 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir 01-01-1970 03:00 Kültürel Emperyalizm 01-01-1970 03:00 Suçun Şahsiliği Esastır 01-01-1970 03:00 Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı 01-01-1970 03:00 İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme 01-01-1970 03:00 Aman ha! 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Arkası Gelmeyen Sorular 01-01-1970 03:00 Ah! Gazze ah! 01-01-1970 03:00 Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir 01-01-1970 03:00 Doğruluk İspat Gerektirir 01-01-1970 03:00 Batı(L) Ülkeleri 01-01-1970 03:00 İman Hakikati 01-01-1970 03:00 Şehit Hasan Saklanan 01-01-1970 03:00 Filistin Okumaları 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz? 01-01-1970 03:00 Bitmeyen İmtihanımız Filistin 01-01-1970 03:00 Seçim Analizi 01-01-1970 03:00 Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz 01-01-1970 03:00 Her İnsan Ölecek Yaştadır 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -6- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -5- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -4- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -3- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -2- 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehadeti 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -1- 01-01-1970 03:00 Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek 01-01-1970 03:00 PUT -3- 01-01-1970 03:00 PUT -2- 01-01-1970 03:00 Put- 1- 01-01-1970 03:00 Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar 01-01-1970 03:00 Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin 01-01-1970 03:00 Evvet, oyun süperdi! 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -13- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak-12- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak -11- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -10 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -9- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -7- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -8- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -6- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak- 5- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak-4- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -2- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -1- 01-01-1970 03:00 İstişare 01-01-1970 03:00 Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- 01-01-1970 03:00 Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- 01-01-1970 03:00 Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 01-01-1970 03:00 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız 01-01-1970 03:00 Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez 01-01-1970 03:00 İbadetlerin alternatifi var mıdır! 01-01-1970 03:00 Tüm bunları namazın mı emrediyor? 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu bu… Huyum batsın. 01-01-1970 03:00 Hz. Ömer mi Dediniz 01-01-1970 03:00 Kendimizi Unutmayalım! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Doğru! 01-01-1970 03:00 Siz Ne Dersiniz, Bilmem 01-01-1970 03:00 Aynanın Karşısındayım 01-01-1970 03:00
haber medya kadın