Suçun Şahsiliği Esastır

Nihat Güç

01-07-2024 15:05

Şeytan, fitne tohumunu ektikten sonra kenara çekilir, ellemeden seyre dalar olayları. O, işi ihaleye vermiştir artık. Arkasına yaslanarak, sandalyesine kurulur, müntesiplerinin yapacaklarına pür dikkat odaklanır. Fitnecilerin neler yaptığını veya neler yapacağını ayak ayak üstüne atarak, çay ve sigara eşliğinde seyre dalar. Gülücükleri eksik olmaz yüzünden. Sahanın kenarından maçı yöneten teknik direktör gibi parmaklarıyla işaret etmekle yetinir.

Aklını çalıştıran, Kur’an’ın dile getirdiği usuller çerçevesinde iman eden insanlardır. Bunlar güzel ve dindar birer Müslüman olmaya çalışırlar. O halde Müslüman olmak, İslam’a göre davranmaktır. Irkçılığı ret etmektir. Aklını kullanmaktır. Allah’ı birlemektir. Müslümanları kardeş bilmektir.

Aklını çalıştırmaktan mahrum kalanlar ya da aklını çalıştırmaktan uzaklaşanlar; atalarından gördüklerini, milliyetçiliklerini, ırkçılıklarını ve faşistliklerini, örf ve adetlerini, vatan ve millet diye peşinden segirttiklerini, çevrede var olan gelenek ve göreneklerini, insanların doğru diye çevreye lanse ettiklerini taklit ederek saplanıp kaldılar yerlerinde. Ne akıl kaldı ellerinde ne de vicdan. Akıl olsaydı veya vicdan hala yerinde dursaydı İslam ile müşerref olurlardı diye düşünüyorum. İslam olmadığına göre…

Türkiye’de suçun şahsiliği ne yazık ki yoktur. Suçun şahsiliği şimdiye kadar da olmadı. Bu gidişle olmayacak. Çünkü insanların beslendiği ana kaynak, ne yazık ki İslam değil. İslam’ın dışında her şey var ancak İslam yok düşüncede, sosyal hayatta.

Bu ülkede bir Kürt bir suç işlediğini farz edelim, tüm Kürtler terörist diye idam sehpasına çıkarılır ve idama mahkum kılınır birileri tarafından. Bir Türk bir suç işler, tüm Türkler faşist diye idam sehpasına çıkarılır ve idam edilir başka birileri tarafından. Bir Arap bir suç işler tüm Araplar dönektir diye idam sehpasına çıkartılır. Bir Suriyeli bir suç işler tüm Suriyeliler pisliktir diye idama mahkum edilir. Eli sopalı insanlar sabahlara kadar sokaklarda teyakkuza geçilir.

Hayırdır a dostlar! Suç belli suçlu belli. Hani devlet denilen bir aygıt vardı bu topraklarda. Hani bu ülkenin bir polisi, bir jandarması, bir düzeni bir nizamı vardı? Hani bu ülkenin hakimi, savcısı ve avukatı vardı. Yoksa bu ülkenin hakim ve savcılarına güvenmiyor musunuz? Ya da bu ülkenin ceza sistemine mi inanmıyorsunuz?

“El insaf, el insaf, el insaf” demekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Şeytan insanın gözünü kör eder denilen şey bu olsa gerek.

Şanlıurfalıyım. Burada doğdum, burada büyüdüm, burada yaşıyorum. Bu bölgede olanları gayet iyi biliyorum. Bir adam bir cinayet işler, cani adamın yedi sülalesi düşman ilan edilir bu topraklarda. Yıllar da geçse aradan, unutulmaz bu düşmanlık, saklanır belleğin bir köşesinde. Yeri ve zamanı geldiğinde caninin akrabalarından biri, suçlu suçsuz denmeden infaz edilir bir kıyıda, bir köşede. Öç alınmıştır, alkışlar ortalığı kaplamıştır artık. Rahat rahat uyuyabilirsiniz diye naralar atılır. Gecenin bir vaktinde oluşan zifiri karanlığı gündüzün ortasında yer alan aydınlık diye tanıyan ve tanıtan insanlara ne karanlığı anlatabilirsiniz ne de aydınlığı tarif edebilirsiniz…

Dünya; hak ve batıl mücadelesinin sürdüğü, kıyamet gününe kadar da süreceği bir mekandır. Geçmişten günümüze bu böyle devam etmiştir, çünkü böyle kurgulanmış Yüce Yaratıcımız tarafından. İmtihan bu. Bu imtihanı kazanmak zorundayız. Bu imtihanı, bizim belirleyeceğimiz kriterler doğrultusunda kazanamayız. Belirleyeceğimiz kriterler doğrultusunda düşündüğümüz ve davrandığımız vakit kaybedeceğimiz kesin olan bir imtihandan bahsediyoruz. Bir beşerin düzenlediği bir imtihan değil. Bu imtihanı kazanmanın yegane şartı, Yüce Allah’ın belirlediği kriterler doğrultusunda düşünmek ve tavır almak olduğunu söyleyebiliriz.

Hz. Ömer (r.a.)’in adaletini istiyorsak, ki istiyoruz, evvela kendimizden başlamak şartıyla adil olmak zorundayız. Hani mülkün temeli adalet idi?

Bu mücadele süresince bazen hak taraftarları galip gelecek bazen de batıl taraftarları. Biz, ayaklarımızı koyduğumuz yere bakmak zorundayız. Nerede duruyoruz? Neyin peşinde segirtiyoruz? Elimizdeki değneği kime karşı, niçin ve nasıl kullanıyoruz? Kimi, hangi suçla suçluyoruz? İstediğimiz adalet kimin adaleti? Bize ait bir adalet mi yoksa cihanşümul bir adalet mi istediklerimiz? Unutmayın! Cihanşümul adalet; ilahi kurallar çerçevesinde yerine getirileceğine inanmak zorundayız.

Batıl Hakk’a karşı başarı sağladığında batılın iyi, güzel ve doğru olduğu manasına gelmeyeceğini de iyi bilmek ve haykırmak durumundayız. Irkçılık tavan yaptığında veya sosyal hayatı kasıp kavurduğunda faşistlerin doğru iş ve işlemler yaptıklarını savunamayız. Hak ve adalet taraftarlarının her halükarda kazançlı çıkacağını da bilmek zorundayız. Unutmayın bu hayattan el etek çektikten sonra ebedi bir hayat bizi bekliyor olacak. İşte orada ne ırkçılık bizi kurtaracak, ne faşistlik ne de milliyetçilik. Bizi kurtaracak olan hayatımızda uygulamaya çalıştığımız ayet ve hadisler olacak.

İnansak da bu böyle, inanmasak da durum böyle. Hak taraftarları hakkı ve hakikati savundukları için ahirette kazanan taraf olacaklarına inanıyoruz. Ahirette kazananlardan olmak, cennetle mükâfatlandırılmak için bu hayatta hakkı ve adaleti sımsıkı tutup yüceltenlerden olmak gerekir. Suçun şahsiliğini savunmak zorundayız. Hiçbir şahsı, başka bir şahıs yerine sorguya çekemeyiz. Cezalandıramayız. Bir şahsın işlediği pislik üzerinden temiz insanlara değil dokunmak, onları töhmet altında bırakmak dahi yakışmaz şeriat-ı garra-yı Muhammediye’ye.

Hangi koşulda, hangi şartlar altında, nerede olursak olalım, kimden gelirse neye matuf olursa olsun bize dikte edilen her batıl düşünceyi ret etmek durumundayız. Unutmayacağız bunları. Unutturmayacağız. Her daim haykıracağız. Şeytan ve avanelerine pirim vermeden her zaman haykıranlardan olacağız.

İnsanda ilke ve seviye olmalı. İlke ve seviye sahibi olmayan insanlardan da uzak durulmalı. İlke ve seviyemizi İslam’a göre belirlemeliyiz. Bize lazım olan bu.

Yanlışı ve eksiği olmayan tek kitap kuşkusuz Kur’an’dır. Vardır diyen kişi imansızdır, hatta küffardır. Hadis kitaplarında bile zayıf ve hatalı olan kısımları mutlaka vardır. Yoktur demek hadisleri Kur’anlaştırmaktır. Üstün ırk, kutsal belde ve mukaddes mekan yoktur. O halde Hz. Muhammed (s.a.v.)’den sonra mükemmel insan, hatasız kitap, kusursuz cemaat, üstün ırk, dokunulmaz vatan yoktur.

Her adamın, her ırkın her vatanın doğru tarafları olabileceği gibi yanlış tarafları da mutlaka vardır. Kişilerin doğrularını görmeden tüm yanlışlarını bir araya getirerek kullanmak ve bayraklaştırmak etik ve insani olmadığı gibi yanlışlarını görmeden tüm doğrularını alıp aynı şekilde kullanmak, hatasız ve kusursuz bir muameleye tabi tutmak da etik, insani ve İslami değildir. Her insanın kendi sorumluluğu vardır. Suçun şahsiliği esastır.

O yüzden insanlara insani bir muameleyi uygulamak olması gerekendir. İnsani bir muamelenin ötesi sapıtmanın en bariz göstergesidir.

O halde İncitmeden dokunmak, rencide etmeden eleştirmek, kızdırmadan yol göstermek, bıktırmadan nasihat etmek gerekir. Ancak ne olursa olsun hakkı ve hakikati ortaya koymaktan başka bir seçeneğimiz yoktur.

DİĞER YAZILARI Müslüman Ahlaklıdır 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi'ne Başlarken 01-01-1970 03:00 İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur 01-01-1970 03:00 ABD-İsrail Ve İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Ramazan’a Elveda 01-01-1970 03:00 İsrail-ABD, İran Ve Biz 01-01-1970 03:00 Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! 01-01-1970 03:00 Rol Modellerimz (!) 01-01-1970 03:00 İyi İnsan, Kötü İnsan 01-01-1970 03:00 İnsanlarımız Ve İslam 01-01-1970 03:00 Cahiliye Düzeni 01-01-1970 03:00 Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! 01-01-1970 03:00 Kur’an’dan Birkaç Mesaj 01-01-1970 03:00 Ana Eksenimiz Ne? 01-01-1970 03:00 Gittikçe Bunalıma Batıyoruz 01-01-1970 03:00 Müslüman Ve Kâfir 01-01-1970 03:00 Güvenlik Gerekçesi 01-01-1970 03:00 İman Etmek veya Küfre Düşmek 01-01-1970 03:00 Sumud Filosu 01-01-1970 03:00 Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 İslam Ve İnsan 01-01-1970 03:00 İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık 01-01-1970 03:00 Yasaklanan İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Laik Ortam Ve Müslümanlar 01-01-1970 03:00 Gündem Gazze! 01-01-1970 03:00 Dua ve Savaş 01-01-1970 03:00 Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek 01-01-1970 03:00 İsrail’e Askeri Müdahale Şart 01-01-1970 03:00 Suriye Ve Durziler Meselesi 01-01-1970 03:00 Şaşkın İnsan 01-01-1970 03:00 Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Ve Kâfirler 01-01-1970 03:00 İsrail İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular 01-01-1970 03:00 İşlevsel İslam 01-01-1970 03:00 Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- 01-01-1970 03:00 Adil Olmak Veya Zulmetmek 01-01-1970 03:00 İnsanların Hedefleri ve Başarıları 01-01-1970 03:00 Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz 01-01-1970 03:00 İslam’a Tabi Olmak 01-01-1970 03:00 Değişimi Iskalamak 01-01-1970 03:00 Si(s)temsel Bir Eleştiri 01-01-1970 03:00 İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım 01-01-1970 03:00 Gündemi Değerlendirme Biçimi 01-01-1970 03:00 Bir Filistin Yazısı Daha 01-01-1970 03:00 Hesabı Da Unutmayın! 01-01-1970 03:00 Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Noktası 01-01-1970 03:00 GAZZE 01-01-1970 03:00 Takva Elbisesi Ve Tesettür 01-01-1970 03:00 Ayak Uyduramıyorum 01-01-1970 03:00 İslam ve Beşeri Sistemler 01-01-1970 03:00 Her İnsanın Bir Karnesi Vardır 01-01-1970 03:00 Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı 01-01-1970 03:00 Sünnettüllah 01-01-1970 03:00 Niyet -2- 01-01-1970 03:00 Niyet -1- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -3- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -2- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -3- 01-01-1970 03:00 Bir Oku Bin Düşün 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -2- 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -1- 01-01-1970 03:00 Biz, Bize Benzemek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bahaneleri Çok 01-01-1970 03:00 Kime Göre Neye Göre 01-01-1970 03:00 Şahidimiz Bedenimizdir 01-01-1970 03:00 Bir Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 7 Ekim El-Aksa Tufanı 01-01-1970 03:00 Cahiliye Dönemi Anatomisi 01-01-1970 03:00 Gazze ve Biz 01-01-1970 03:00 Sitem ve Sistem 01-01-1970 03:00 Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -5- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -4- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -3- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -2- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -1- 01-01-1970 03:00 Şeriat’a Karşıyım 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistin ve Biz 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- 01-01-1970 03:00 Bangladeş’te Kıyam 01-01-1970 03:00 İsmail Haniye 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- 01-01-1970 03:00 Elleri Kuruyasıcalar! 01-01-1970 03:00 Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder 01-01-1970 03:00 İlahlaşmak 01-01-1970 03:00 Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin 01-01-1970 03:00 Futbol En Büyük Afyondur 01-01-1970 03:00 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir 01-01-1970 03:00 Kültürel Emperyalizm 01-01-1970 03:00 Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı 01-01-1970 03:00 İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme 01-01-1970 03:00 Aman ha! 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Arkası Gelmeyen Sorular 01-01-1970 03:00 Ah! Gazze ah! 01-01-1970 03:00 Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir 01-01-1970 03:00 Doğruluk İspat Gerektirir 01-01-1970 03:00 Batı(L) Ülkeleri 01-01-1970 03:00 İman Hakikati 01-01-1970 03:00 Şehit Hasan Saklanan 01-01-1970 03:00 Filistin Okumaları 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz? 01-01-1970 03:00 Bitmeyen İmtihanımız Filistin 01-01-1970 03:00 Seçim Analizi 01-01-1970 03:00 Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz 01-01-1970 03:00 Her İnsan Ölecek Yaştadır 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -6- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -5- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -4- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -3- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -2- 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehadeti 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -1- 01-01-1970 03:00 Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek 01-01-1970 03:00 PUT -3- 01-01-1970 03:00 PUT -2- 01-01-1970 03:00 Put- 1- 01-01-1970 03:00 Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar 01-01-1970 03:00 Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin 01-01-1970 03:00 Evvet, oyun süperdi! 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -13- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak-12- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak -11- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -10 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -9- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -7- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -8- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -6- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak- 5- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak-4- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -2- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -1- 01-01-1970 03:00 İstişare 01-01-1970 03:00 Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- 01-01-1970 03:00 Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- 01-01-1970 03:00 Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 01-01-1970 03:00 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız 01-01-1970 03:00 Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez 01-01-1970 03:00 İbadetlerin alternatifi var mıdır! 01-01-1970 03:00 Tüm bunları namazın mı emrediyor? 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu bu… Huyum batsın. 01-01-1970 03:00 Hz. Ömer mi Dediniz 01-01-1970 03:00 Kendimizi Unutmayalım! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Doğru! 01-01-1970 03:00 Siz Ne Dersiniz, Bilmem 01-01-1970 03:00 Aynanın Karşısındayım 01-01-1970 03:00
haber medya kadın