Dünya
Giriş Tarihi : 05-10-2014 11:11   Güncelleme : 05-10-2014 11:11

Bir Çocuktan Bir Kudüs Yapmak

Şiirinin en ayırıcı vasfı öfke olan usta yazar ve düşünür Nuri Pakdil'in çoğu Edebiyat Dergisi'nde müstear isimlerle yayınlanan şiirleri Anneler ve Kudüs adıyla Pakdil'in 42

Bir Çocuktan Bir Kudüs Yapmak
Şiirinin en ayırıcı vasfı öfke olan usta yazar ve düşünür Nuri Pakdil'in çoğu Edebiyat Dergisi'nde müstear isimlerle yayınlanan şiirleri Anneler ve Kudüs adıyla Pakdil'in 42. kitabı olarak okuyucuyla buluştu. 'Ki biraz kirazdır biraz silahtır / çocukların gözleri' diyen Nuri Pakdil'in şiir evrenine Suavi Kemal Yazgıç yaklaşıyor. Nasıl Sezai Karakoç'un Monna Rosa'sı on yıllar boyunca Mona Roza namıyla elden ele dolaştıysa Nuri Pakdil'in Anneler ve Kudüsler'i de kitaplaşmadan önce elden ele öyle dolaşıyordu. Nitekim Turan Koç'un 2004 yılında yayınlanan Hece Dergisi'nin Nuri Pakdil özel sayısında kaleme aldığı yazı, kitabın önceki macerasını özetler. Edebiyat Dergisi'nde çoğu Ebubekir Sonumut müstearıyla yayınlanan şiirler, Nuri Pakdil'in 42. kitabı olarak okuruyla buluştu. (Her şiirin sonuna derginin hangi sayısında hangi müstearla yayınlandığı bilgisini veren editöryel titizliği de bu vesileyle kutlamak isterim.) Bir Nuri Pakdil şiirinin en ayırt edici iki vasfı 'ses ve öfke'dir. Dilin en yalın haliyle eylem yapar gibi hatta devrim yapar gibi yazar Pakdil. Tıpkı denemelerinde ve tiyatro oyunlarında olduğu gibi…Pakdil'in dergi çıkartırken de, yazarken de, kitap yayınlarken de esas meselesi, sadece bir sorumluluk bilincini aşılamak değil o sorumluluk bilincini bütün ağırlığıyla yaşamaktır. Pakdil'in şiire yüklediği bu sorumluluk şiirden taviz verdiği anlamında yorumlanmamalı. O yazdığı türün estetik yükümlülüklerini de aynı sorumluluk ve bilinçle taşımaya da taliptir. Pakdil'de poetik farklılık da politik farkındalık da biri diğerine yeğ tutulmadan at başı koşturulur.  İŞİ DEVRİM YAPMAK OLAN KALEM  Arınmışlık, fazlalıklardan azat olmuşluk Pakdil'in hayatının başat unsurlarından bir diğeridir. Nitekim Nuri Pakdil'in 'Herşeyi attım üzerimden Elimde bir kitap kaldı' mısraları onun şiirinin ve hayatının rafineliğini yansıtır. Nehirlerde birbirine çarpa çarpa pürüzlerinden arınan taşlar gibi Pakdil'in şiirlerinde de kelimeler birbirine çarpa çarpa çapaklarından azade olurlar. Sükût Suretinde adlı kitabında yer alan şiirlerine şiirin kaçıncı yazılışı olduğuna dair notlara göz atanlar kelimelerin çarpışmasına şahit olabilirler. (Örneğin Sükût Sureti'nde yer alan 'Tohumlar' isimli şiirin 387. yazılışıdır: 'Atılacak bir sonraki adım ka- / dar güzeldir sessiz tek gece bile'ye ulaşıyor. Bir beyitten ibaret olması 387 sayısına farklı bir boyut katacaktır elbette.)  Pakdil'in öfkesinin kaynağını ve hedefini ise 'Benim işim/devrim/ yapmak' mısralarında bulabiliriz. Nuri Pakdil'in şiiri, esasen mazlum milletlerin yanında yer almayı öngören bir 'DağDuruşu'dur. (Not: Dizgi düzelti yanlışı yok: DağDuruşu.) Pakdil'in öfkesinin kıblesi ise Kudüs'tür. Kudüs'ün Pakdil için ayrı bir anlamı vardır. Yaşadığımız çağda İslam dünyasında işlenen her zulümün simgesi Kudüs'tür esasen. Nitekim Bilal Can bir yazısında Necip Fazıl için Büyük Doğu, Mehmet Akif için Asım'ın nesli ne ise Pakdil için de Kudüs odur yorumunu yapar.  Saatini Kudüs'e ayarlayan Pakdil, İslam coğrafyasında olanları adım adım takip eder. Kudüs, Pakdil için hayati bir önem taşır. Kitaba ismini veren Anneler ve Kudüsler şiiri Pakdil'in bütün sanat, aksiyon ve fikir dünyasının muhtasar bir özeti gibidir. 'Yürü kardeşim/Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin' mısralarıyla Pakdil yaşamakla yazmanın biri tercih edilmesi gereken iki şık olmadığını eylem/yazı/şiir/hayat dörtlüsünün birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu ifade etmekle kalmaz 'yürü' ihtarıyla çıkış yolunu da gösterir. Annelerin çocuklarından birer Kudüs yaptıkları, babaların içlerinde birer Kudüs canlandırdıkları günler için yazılmıştır bu şiir.  'İnsan soyaçekim  göğe yansır umudu  baktıkça aynada  Ve çocuk gülünce   ışır el-aksâ   el-aksâ bilir ki   çocuk koyacak o taşı       Ki biraz kirazdır ki biraz silâhtır   çocukların   gözleri   parmakları       Getirince baba   kudüs'ü özümseyen ekmeği   yeniler anne andını   kirazın ve silâhın üstüne'   KUTSAL EKMEK, KUTSAL EMEK, KUTSAL EL   Pakdil, 'Batıya baka baka boynu tutulan' Türkiye'ye kıbleyi göstermeyi amaçlar. Eline aldığı her gazeteyi satır satır tarayıp, Ortadoğu'ya Kudüs'e dair haber arayan Pakdil için devrimci olmak yazar olmaktan her zaman daha önceliklidir. Onun için Edebiyat dergisi 'kirli siyasa'nın dışında ve 'kirli mülkiyet zebanileri'ne karşı 'KUTSAL EKMEK, KUTSAL EMEK, KUTSAL EL'in kurduğu bir gerilla birliğidir. Anneler ve Kudüsler'de yer alan şiirleri de bir gerilla birliği gibi değerlendirebiliriz. Zaten Bir Yazarın Notları'nın 3. cildi 'Bu kitabı da namluya sürün!' direktifiyle biter. Çünkü 'Sanatla başladı yurdumuzda yabancılaşma; gene sanatla kalkacağız ayağa.' diyen Pakdil'e göre 'Sanatla Kudüs rüzgarları estirmeli'dir. Anneler ve Kudüsler o rüzgarın örneği şiirlerle yüklüdür.   Nuri Pakdil, Bir Yazarın Notları'nda 'İnsan! Seni savunuyorum sana karşı!' ihtarında bulunuyordu. Anneler ve Kudüsler o büyük cephenin önemli siperlerinden biri olarak Pakdil kitaplığındaki yerini aldı.   Kitabın Künyesi:   Anneler ve Kudüsler   Nuri Pakdil   Edebiyat Dergisi Yayınları   2014   140 Sayfa   Kaynak: YENİŞAFAK
adminadmin