Uluslararası hukuku hiçe sayarak Siyonist terörü dünyaya yaymaya azmetmiş İsrail’in saldırganlıkları, “de facto” davranışlarla Akdeniz’i kendi iç gölüne çevirecek seviyede tırmanıyor!
Sumud seferlerine bundan sonra devam edilecekse eğer, bu hukuksuzluğa hukukî hakkımız olan donanma korumasından ve tekrarlanacak saldırıya karşı müdahale hakkımızdan uzmanlar daha yüksek sesle bahsetmeye başladılar. Çünkü, Mavi Marmara ile başlayan bu süreç, uluslararası sularda köpeksiz köyde değneksiz gezmeye giderek daha da alışan İsrail terörüne karşı, milli haysiyet meselesi haline gelmeye başladı.
“Milli haysiyet” demişken, Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleminden Üstad Necip Fazıl ile vefatına yakın (zannedersem Mayıs 1983) son sohbetini hatırlıyorum:
“Çeşitli güçlerin savaş alanı, kaynayan Lübnan… Filistin kamplarına saldıran ve Lübnan’ın bir bölümüne çöreklenen İsrail… Nedense böyle bir çerçevede hatırlıyorum Üstadım’ın sözlerini… Türkiye’nin Suriye’nin Akdeniz kıyısından yürüyerek Lübnan’a geçmesi ve İsrail’e “geri dön!” demesi ile ilgili konuşurken, Türkiye’nin buna gücünün olmadığını söylüyorum ve ekliyorum:
-‘Efendim, bugün dünyada teknik üstünlük ve süratli savaş bakımından, İsrail birinci sırada… Sovyetler ve Amerika hariç, hangi ülkeye vursa ses getirir!’
-‘Hareketliliğini ben de yazdım!.. Ama doğrusu bu milletin onunla baş edememesi düşüncesini haysiyetimize yediremem!’
-‘Üstadım, Fransa bile İsrail’le baş edemez!.. Sonra Suriye’nin savaş gücü de yabana atılacak gibi değil!’
-‘Meselâ İran-Irak savaşında, aradan yürüse ve “bu operet savaşına bir son verin!” dese… Buna gücümüz vardır!’
-‘Efendim, bizim hava kuvvetlerinin de hâli ortada!’
Beni konuşturuyordu aslında… Aydınlık bir çehreyle, oturduğu yerde zıplar gibi kıpırdandı:
-‘O hâlde, Ortadoğu’da çok şeyler olacak… Bunu bekleyebiliriz!’ ”
Necip Fazıl’ın bu konuşmasının üzerinden yarım asır geçti tabiî! Bugünün şartlarında ne İsrail eski İsrail, ne de Türkiye eski Türkiye!.. Ancak perde arkasına geçmeden önce yaptığı bu konuşma, o gün için istikbâle, bugün ise “hâl”e dair kıvılcım kapılacak hikmetli sözler değerinde!
“Hikmet” deyince, hakîm, mütefekkir, filozof gibi daha bir çok kavram, entelektüel zihne hücum eder günümüzde. Kavramın tasavvufî niteleniş üzerinden Necip Fazıl ve Salih Mirzabeyoğlu’nun sufî -diyelim!- kimliklerine mahsus mânâsı ise, Necip Fazıl hakkında kasıtlı olarak üretilen “şair, edebiyatçı”, Salih Mirzabeyoğlu hakkında ise mâlûm dönemlerdeki “terörist” yaftaları yüzünden örtük kalmıştır. Ubeydullah Ahrar Hazretleri, “ben şeyhlik yapacak olsam, dünyada hiçbir şeyh kendine mürid bulamaz, ancak bana Şeriat’ın tervici vazifesi verildi” demiştir. Bundan dolayıdır ki yüksek idrak “göz”ünün her “söz”ü, hele ki “asır yenileyicisi” makamındalarsa, kendi tasarrufu altındaki zihinlere ışık tutar, tutmalıdır. Hızır meşreb yönleriyle onlar, perşembenin gelişini çarşambadan gören, aksiyoncu mizaçlara ikaz, ihtar, te’dib ile yön vermek isterler.
Filistin meselesi, Büyük Doğu davasının yürüyüşü açısından merkezî bir öneme sahiptir. O sebepledir ki Salih Mirzabeyoğlu “İşkence ve Filistin Meselesi” başlıklı bir konferans vermiştir 1988’de. Filistin meselesine “işkence” bahsini iliştirmenin esbâb-ı mûcibesine gelince:
Birincisi; Filistinli gencin kollarını ellerindeki taşla kıran İsrail askerleri görüntülerinin bütün dünyada uyandırdığı infial vesilesiyle, dünya kamuoyunda “mazlum siyonistler” imajında açılan ilk gedik olan işkenceye dikkat çekmek…
İkincisi; infialin Türkiye kamuoyunda kalıcı etki bırakmasını engellemek amacıyla dönemin medya “kanal”izasyonlarından yapılan sinsiliklere değinerek, idarenin kripto Siyonist ve “Siyonist seviciler”in elinde olduğu dönemin Türkiye’sinin, İsrail’i tanıyan ilk ülke olduğuna işaret etmek…
Üçüncüsü; hangi görüşten olursa olsun, emperyalizme karşı farkındalık geliştirip durumu değiştirmeye davrananlara, hukuk tanımaksızın yapılan ve yapılacak olan işkencelerden kitleleri haberdar etmek… (Kendi ömrü, “çarpık düzenden nemalanan 3000 aile”nin artıklarıyla beslenenlerden gördüğü işkencelerle geçti!)
Dördüncüsü; “nefs ağlarsa, ruh güler” hikmetine binaen, birinci, ikinci ve üçüncü bahisleri, haysiyet sahibi muhataplarının nefsine işkence vesilesi etmek, infial uyandırmak!
O günlerden bugünlere, Türkiye’de hatasını anlayanlar, anladı. Anlamayanlarsa, kuytularında “çelik çekirdek”e gerileyip, vatanımızı Epstein Adası’nın Doğu distribütörlüğüne çevirecekleri ham hayalleriyle havayı koklayıp, şartları kollayarak aport beklemekteler!
Bugünü anlamak için dünü bilmek elzemdir.
Yine Mirzabeyoğlu’nun kaleminden, Necip Fazıl’ı -Eflatun’un, diyaloglarında Sokrat’ı konuşturduğu gibi- bu kez dünya perdesi arkasından konuşturduğu “1988 mevsimi”nden:
-“Efendim, çok şükür, bugün tercihini İslâm’dan yana yapan ve yararsız malâyanî yakınma yerine, hakkının takipçisi olmanın haysiyetini göstererek mücadele eden bir gençlik var!.. Geçen sene Cumhuriyet Gazetesinde bir yazı çıkmıştı, size gösterememiştim… Şu benim NOKTA dergisinin yayınlamadığı, TAVIR dergisinde yayınlanan röportajla ilgili…”
-“Böyle şeyleri bana bildirmekte ihmâl etmeyin!.. Ne diyordu?”
-“Gelirken yanımda getirdim efendim, okuyayım mı?”
-“Oku bakalım!..”
-“Sarı saçlı, mavi gözlü adam, bir taraftan piposunu çekiştiriyor, diğer taraftan da yarı Türkçe yarı İngilizce kelimeler kullanarak karşısındakilere derdini anlatmaya çalışırken şunları söylüyordu: ‘Siz Türkleri anlamak mümkün değil. Nasıl oluyor da bir İslâm devriminin eşiğinde olduğunuzu göremiyorsunuz!’… Sözlerin sahibi Andrew Craig adlı bir Amerikalı idi. Ülkesinde Türkiye ile ilgili doktora yapmıştı ve kendini tam bir Türkiye uzmanı sayıyordu. Elinde tuttuğu dergide, gazlı ‘yeşil’ kalemle altını çizdiği satırları Türk dostlarına gösteriyor ve böylece telâşının boş olmadığını kanıtlamaya çalışıyordu. Amerikalı oryantalistin elinde tuttuğu dergi, son yıllarda BÜYÜK GELİŞME GÖSTEREN İslâmî yayınlardan biriydi ve Necip Fazıl’a yakın bir İslâmcı ideolojiyi savunduğu bilinmekteydi. Altı çizili satırlarda ise şu görüş ileri sürülmekteydi: İslâmî dünya görüşüne bağlı bir tarih ve hâl muhasebesi yaptığımızda, içinde bulunulan Türkiye’de büyük bir İslâmî zuhur, gerçek bir İslâm inkılâbı bekleniyor!”
-“Büyük bir zuhur!.. Onu bekliyoruz!..”
Türkiye uzmanı ABD’li oryantalisti, henüz 1988’den “uyandıran” ve telaşlandıranın, Büyük Doğu projesi olduğu anlaşılıyor mu?
Bu anlaşılmıyorsa, derinden gelen bu dip dalgaya karşı Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir “ön alıcı proje” olduğu da anlaşılamaz!
Bu anlaşılmıyorsa, söz konusu projenin teolojik ayağının, eski ve eskimeyen bir Vatikan stratejisi olan “İbrahimî Dinlerin Birliği” safsatasını temel alma nedeni de anlaşılamaz!
Bu anlaşılmıyorsa, Ehl-i Sünnet İslâm’ın altını oyma hedefiyle CIA Türkiye Masası Şefi çıfıt Graham Fuller’in, Haçlı ve Siyonistlerin çıkar ve güvenliği için çırpıştırdığı “Ilımlı İslâm” projesi de anlaşılamaz!
Bu anlaşılmıyorsa, Cumhuriyet Dönemi seri malı vaizleri arasından cımbızlanmış, Kelime-i Tevhid’in diğer yarısını -hâşâ!- çöpe atan, “Yeni Cumhuriyet”in sümüklü “karikatür halife” adayı Fettoş’un, Büyük Doğu ve onun siyasi sistemi olan “Başyücelik Devleti” terimlerini o sinsi sümsük diline neden doladığı da anlaşılamaz!
Bu anlaşılmıyorsa, “Mezmur 118’in Yuhanna İncili’ndeki varlığı ve fonksiyonu” konulu teziyle 2001’de Aberdeen Üniversitesi’nden doktora alan, bu kez başka bir Andrew Craig, yani şu meşhur Siyonist Hristiyan Papaz Brunson’un, 15 Temmuz’un perde arkasındaki rolü de anlaşılamaz!
Tarih arkeolojisine devam edeceğiz ama şimdilik bahsi fazla uzatıp dağıtmadan, sadede gelelim.
İlk Gazze seferi olan Mavi Marmara hadisesine, bir “kendinden zuhur” aksiyonu olarak Salih Mirzabeyoğlu büyük önem atfetmişti Ölüm Odası adlı eser serisinin başında. Kendisi, o sırada ağırlaştırılmış müebbed hücresinde Telegram işkencesi altındayken hem de! Ben de ağırlaştırılmış müebbed hücremde, haberi televizyondan öğrenince büyük bir heyecan duymuş, sonrasında hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı yeni bir sürece girileceğini tahmin etmiştim. Nitekim öyle de oldu; “onlar Arap, biz Türk” yahut “Araplar bizi arkadan vurdu” teranelerinin sona erdiği, İslâm davasının “Arap sevicilik” çıfıt propagandasından kurtulmaya başlandığı ve İslâmcı çevrelerin dar çerçevelerinden çıkıp millileşmeye maya tuttuğu bir milat olmuştu Mavi Marmara krizi.
Hâsıl-ı kelâm; uluslararası sularda, silah teçhizatıyla Akdeniz kabadayısı rolüne soyunup silahsız insanların bulunduğu gemiyi basmak, yağmacılık, adam kaçırma, hakaret ve işkence suçtur uluslararası deniz hukukuna göre! Bir dahaki sefere, donanmamızı refakatçi yollamak en doğal hakkımızdır. Tekrar ettiğinde ise savunmak, yine mevcut hukukun bize verdiği haktır.
İsrail eski İsrail değil, Türkiye de eski Türkiye değil artık hamdolsun; buna hakkımız vardır, buna gücümüz vardır, buna milli motivasyonumuzun da olması lüzumu ortadadır ve artık bir yerden başlanmalıdır.
İşkencenin her türlüsü, Mirzabeyoğlu'nun kaleminden “kendi kendiyle” diyaloglarından birinde mahkûm edilir:
-“İşkenceye mâni olmak için ne yapmalı Âdem?”
-“Çok kolay!”
-“Ne?”
-“Kısas yapmalı!..”
Kıssadan hisse!..
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Eyüphan KAYA
Mesleğine ihanet eden zerzevat!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Recep YAZGAN
Her Şehre Dron Üretim Merkezi, Her Eve Dron Atölyesi
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Nihat Güç
Zuhruf Suresi'ne Başlarken
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)