DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Bilal Dursun YILMAZ
Bilal Dursun YILMAZ
Giriş Tarihi : 08-12-2025 13:42

Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı

Öyle bir zamana denk geldik ki, bunun iyi mi kötü mü olduğuna karar vermek her geçen yıl daha da zorlaşıyor. Birkaç yıl önce yazdığım bir yazıda, 40 yaş ve üzerinin “yaşayan son şanslı nesil” olduğunu söylemiştim. Bunu subjektif bir tespit olarak yazmış olsam da bugün objektif bir hakikat olarak karşımda duruyor. Çünkü bu kuşak, geçmişle geleceğin tam ortasına sıkışmış bir köprüydü: Köprünün bir ucunda iletişim çağı; diğer ucunda geçmişin bizzat yaşanmışlığı…

Bugünün 40 yaş ve üstü, şehirde büyümüş olanı bile bir yaz tatilinde kağnıyı, kızağı, öküzü, atı görerek büyüdü. Kırsalındakiler bunları tüm ağırlığıyla yaşadı: sabanın izini, harmanın tozunu, semerin kokusunu, tırpanın keskinliğini… Şehirdekiler jetonlu telefonla konuştu; jeton çabuk düşmesin diye misina düzenekleri kurdu. Sonra kablolu telefon, faks, ilk cep telefonları… İnternetle tanıştı, Google’ın ne işe yaradığını gördü ve bugün yapay zekânın envai çeşit programını ustalıkla kullanıyor.

Peki ya bugünün gençliği? Hatta 40 yaş altı? Bizim yaşadıklarımızı yaşadılar mı? Hayır.

Geçtiğimiz ay ara sınavları yaparken küçük bir sosyal deney yaptım. Yaklaşık 300 öğrenciye dört tür soru içeren bir sınav hazırladım: açık uçlu, boşluk doldurma, doğru–yanlış ve çoktan seçmeli. Dışarıdan bakınca 20 soruluk bir sınavdı; ama aslında sadece 5 soruydu. Her bir sorunun cevabı, sınav kâğıdının başka bir yerinde açıkça yazıyordu. Yani bir öğrenci tek bir sayfayı dikkatli okuyarak —evet sadece okuyarak— hiçbir şey çalışmadan 100 puan alabilirdi.

Ne oldu?
En yüksek not 81 (bir kişi).
En düşük 18. (bir kişi).
Sınıf ortalaması 51.

Bugün öğrencilerin ezici çoğunluğu derse kitapsız, kalemsiz geliyor. Not alan neredeyse yok. Bu yüzden aynı konuyu tekrar tekrar anlatıyorum; özetleri yüklüyorum, önemli noktaları “hap bilgi” diye işaretliyorum, çalışma sorularını bile önlerine koyuyorum. Buna rağmen ortaya çıkan tablo utanç verici.

İşin en acı yanı şu:
Bu sınava sokaktan geçen herhangi birini alsam ve sadece “Tüm cevaplar kâğıtta, dikkatli oku” desem muhtemelen 70–80 alır. Hatta tam puan bile alabilir.

Sınav sonuçlarını dağıttığımda sınıfta ölüm sessizliği vardı. “Cevap anahtarı burada, notuna itirazı olan var mı?” dedim. Aradan iki cılız ses çıktı, geri kalan herkes kaderine razı olmuş gibiydi. Tam o anda söyledim:

“Siz beyni çürüyen bir nesilsiniz.”

Evet, sert. Ama gerçek daha sert.
Ve devam ettim:

“Baktığınızı görmüyorsunuz. Gördüğünüzü okumuyorsunuz. Okuduğunuzu anlamıyorsunuz. Anladığınızı kâğıda aktaramıyorsunuz. Eğer en basit zihinsel çabayı göstermiş olsaydınız bugün sınıf ortalaması 99 olurdu.”

Bu kadar açık, bu kadar bariz bir gerçeğin bile farkında olmayacak kadar zihinsel uyuşukluk içindeler.

Sordum:
“Bu kadar bariz olan bir şeyi niçin göremiyorsunuz?”
Sonunda kendileri de kabullendi: Daha 20’li yaşlarda büyük bir beyin çürümesi yaşıyorlar.

Bu kavram, o an beynime gelen bir ifadenin ötesinde bir gerçeği anlatıyordu. Bir hafta boyunca girdiğim tüm derslerde bu konuyu işledim. Sonra fark ettim ki geçtiğimiz yıl bir sözlük “beyin çürümesi”ni yılın sözü seçmiş. Yani mesele benim icadım değil; toplumun geniş bir kesiminin ortak hissiyatı.

Peki, sadece öğrenciler mi yaşıyor bunu?
Hayır.
Toplumun büyük kısmı… hatta belki de en çok akademisyenler.

Bugün her şey o kadar kolay ki insan farkında olmadan düşünme kaslarını kaybediyor. Bu yazıyı bile sesli okuyup yazdırıyorum; sonra bir yapay zekâya yükleyip dilini düzelttiriyorum. Birkaç saniyede işlem tamam… Yüzeyde bakınca büyük konfor. Zaman kazandırıyor, hayatı kolaylaştırıyor, üretimi hızlandırıyor. Ama işte tam da bu rahatlık, insanı düşünmekten, zahmetten, çabadan koparıyor. Biz düşünmeden önce cihazlar düşünüyor; biz yazmadan önce programlar yazıyor. Sonuç?
Korkutucu bir hızla zihinsel tembelliğe sürükleniyoruz.

En fazla etkilenenlerin de yazan, çizen, düşünen, üreten insanlar olması ayrı bir trajedi. Ben bunun farkındayım; ama farkında olmak yetmiyor. Uzaklaşmak istiyorum; bu da kolay değil. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete misali… ama bu kez klişe bir söz değil; yaşadığımız çağın trajik özeti.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Murat Demirel 1 ay önce
Merhaba Hocam, sular bulanmadan durulmazmış derdi babam. Bu zaman suların bulanık olduğu zaman elbet bir gün temizlenecek inşallah. Fakaaaat şöyle bir durum da var. Yüce Allah, “Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah’tan başka hiçbir yardımcı da yoktur” (Ra’d, 13/11) buyurmaktadır.

Yani iş yine bize bakıyor.
Sultan 2 ay önce
O kadar haklı bir yazı paylaşımıki teknolojinin sonuçları olarak görüyorum bizler bir rehber dolusu telefon numarasını ezbere bilirken en yakınımızın telefon numarasını bile aklımızda tutamıyoruz genç nesil aynen bu şekilde şuan beyinler çalışmanaktan yaşlandı unutkan hayalsiz ve hedefsizler bu yazıda buna örnek olarak çok başarılı bir tesbit olmuş ama bunun bir çözümü olabilirmi birazda ona odaklanmamız gerekmezmi ve bunun üzerine bunun gibi bir çok çalışma yapmamız gerekir gibi
Serap Yağız 2 ay önce
Bizden sonraki neslin bugün ki teknolojiyi her alanda kullanarak beyni silik hale getirmesi konuşulanı dahi anlayamayacak kadar düşünmeye duymaya kapalı olmasını anlatıyor

Elinize emeğinize sağlık hocam
hüseyin çınar 2 ay önce
aramızda kalsın bende tamda bu anlattığın öğrenciler gibiydim

başarısız bir öğrencilik hayatının ardından başarısız bir hayat başarısız bir erkek evlat.

allah bana oğlumu beni imtihan için göndermiş olmalı.
hüseyin çınar 2 ay önce
hüseyin yazıyı çok beğendi.

çok net bir dil.

çok temiz çok net problem tarif edilmiş.

bir sonra ki yazıda çözüm önerilerimizi bekliyoruz.

ha unutmadan.

bütün bunlar DIJ GÜJLERİN işi.

arzı hürmet eder saygılarımı sunarım efendim.
Kadir Koç 2 ay önce
Biraz Hocam gerçekten çok etkileyici ve trajedi bir yazı emeğinize sağlık ben bunu yarın öğretmen arkadaşlarıma paylaşacağım maalesef yine sil çürümeye gidiyor Rabbim evlatlarımızı muhafaza etsin inşallah amin Allah'ım da amin
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages