‘’Herkes Eşittir Ama Domuzlar Daha Eşittir’’ Hayvan Çiftliği, ORWELL
Paralel Devletin Gözü Panopticon adlı makalemizde FETÖ ve Gözetim Toplumunu ana başlıkları ile anlatmıştık.
Gözetim Toplumu Projesini bir silah olarak planlayıp hayata geçiren Fetö’nün diğer bir silahı ise POSTMODERN ANARŞİZM’dir. Diğer bir ifade ile Paralel Devletin, Gözetim Toplumu faaliyetlerinde tespit ettiği engelleri ve rakiplerini bertaraf etmek için kullandığı asimetrik stratejidir. Paralel devlet otorite ve egemenliğini kurmak için millî unsur ve kişilere karşı birtakım eylem ve şiddet türleri uygular. FETÖ hakkında ‘’Devrin Haşhasi Hareketi ’’ tanımını kullanmamızın sebebi, işte bu postmodern anarşist taktik ve saldırılardır.
PEKİ ANARŞİZM NEYDİ VE POSTMODERN ANARŞİZMİN FARKI NEDİR..?
Anarşizm kelimesi Yunanca kökenlidir. Kuralsızlık anlamındadır. Fransız devriminden beri düzenin yıkılması anlamında Kullanılır. Proudhon "toplum anarşideki düzenin peşinden koşar" tezi postmodern anarşizm de " kargaşadan düzen doğar " tezine dönüşür ve anarşizm ara rejim olur. Yani paralel devlet suları bulandırıp balık avlamaya çalışır.
Paralel devlet kendi istediği düzeni kurmak için anti devletçiliği kullanarak Türk devletini yıkmaya çalışmaktadır. Bu Anlamda postmodern anarşizm; devleti yıkmak yahut etkisizleştirimek için araçsallaştırılmaktadır. Anarşistler bunu meşrulaştırmak ve hedeflediği gayeye ulaşmak için ‘’makyevelizmi ’’ kullanmakta ve her türlü kuralsız saldırıyı mübah görmektedir. Bu durum FETÖ’nün fundamantel literatüründe ‘’darul harp ’’ olarak geçmektedir. Fetö yalan söylemeyi ‘’tevil ’’ yani bir çeşit savaş hilesi olarak , devletçi ve milliyetçi kişilere yaptığı kötülüğü ise cihat faaliyetleri olarak görmektedir.
Michael Bakunin’in liderliğini yaptığı anarşizm sendikacılık ile kitle hareketine, anarko-sendikacılık ile de devrim ve çatışmalara dönüştüğü ülkeler Meksika İspanya Arjantin Uruguay dır. Bu ülkelerde anarşizme karşı tepki olarak otoritaryanizm ve politik baskı oluşmuştur. Fetö İşte bu olguyu gerçekleştirmek için hükümete ‘’Tiran’’ diye hakaret etmektedir. Yani feto bir post-modern anarşist hareket olarak, Tiran kavramını postmodern anarşit militanlarının (direnişçilere) devlet otoritesine baş kaldırısında motive etmek için kullanmaktadır. Ayrıca daha önce bahsettiğimiz Jhon LOCKE’nin HÜKÜMET ÜZERE İNCELEMELER kitabında sık sık tiranlıktan bahsedilmekte ve egemenin yolsuz ve usulsüzlüklerinin artması halinde; anarşizmi toplumun genelinde oluşan bir haklı isyan olarak göstermektedir. İşte 2012 den beri örgüt üyelerinin Tiran kelimesini ağızlarında sakız yapmalarının şifrelerini deşifre ediyor, Türkiye’ye oynanan oyunun ultrasonunu çekiyoruz.
Postmodern anarşizmin, anarşizmle olan farklarını anlatmaya devam edelim. En büyük fark; anarşizmde var olan anti devletçilik, postmodern anarşizmde devletin kılcal damarlarına sızıp, meşru fiziki güç kullanma salahiyetinin tek sahibi olan devletin makamlarını paralel devlet olarak ele geçirip, devletin meşru yetkilerini devletçi milliyetçi insanlara ve devletin savunma mekanizmalarına karşı illegal olarak kullanmakla vücut bulmaktadır. Bunun en büyük örneği Ergenekon soruşturma dalgalarıdır. Polis savcı ve hakim görünümlü postmodern anarşistler devletin genel kurmay başkanını bile derdest edip illegal olarak ceza evinde esir etmişlerdi. Osmanlı devletinin birinci dünya savası sonunda, İstanbul’un işgalinde esir verdiği ve Malta’ya sürülen asker siyasi iş adamı mütefekkir 150 civarında iken sadece Fetönün sahte operasyonlar sürecinde kurguları ile zarar verdiği kurmay sayımız 300 den fazladır. İşte postmodern anarşizm, işte postmodern işgal girişimi…
Anarşizmde militanlar Rousseau’nun ‘’ İNSAN ÖZGÜR DOĞMUŞTUR AMA ARTIK HER YERİNDEN ZİNCİRLERE BAĞLIDIR’’ sözünü şiar edinir ve devlete başkaldırır. Postmodern anarşizmde ise örgüt üyeleri daha çok refah ve statü için paralel devlete mutlak itaat edip devlet aleyhine çalışırlar.
Anarşizmde anti-klerikalizm yani kiliseye dolayısıyla dine baş kaldırı mevcut iken postmodern anarşizmde, din motivasyon aracı olarak görülür ve örgüt eylemlerine yüce bir dini manevi anlam yükletilerek meşrulaştırılmaktadır.
Anarşizmde devlet ‘’kulüp silah kelepçe ve hapishane’’ olarak görülür iken (Emma Goldman) postmodern anarşizmde devleti ele geçiren paralel devlet, rakiplerini ve devleti zayıflatmak için ‘’devleti ceberrut gösterip’’, samimi duygular ile devleti koruyan ve kollayan devlet adamlarını çeşitli komplolar ile hapishaneye göndermeye çalışırlar.
Bakunin ‘’politik güç ve rafah birbirinden ayrılmaz ‘’ demiştir. Anarşizm bu politik güç ve refaha başkaldırır. Postmodern anarşizmde ise örgüt üyeleri politik güç ve rafahı örgüt dayanışması içinde illegal olarak ele geçirirler. Ve rakipleri ve devlete karşı bu politik gücü kullanarak saldırırlar.
Postmodern anarşizm kollektifdir. Örgüt menfaatleri bireysel özgürlükten önce gelir. Dayanışma hayatın her alanında önceliklidir. Anarşizmde proudhon’un dediği gibi ‘’ mükiyet hırsızlıktır’’, ama postmodern anarşizmde örgüt gizliliği ve sosyal dayanışma gücünü kullanarak, örgüt üyesi olmayanlardan ÇALARAK MÜLKİYET edinir. Fetönün ösym kpds vs sorularını çalması ihale yolsuzlukları, ödül ve sahte paye dağıtılması vb. buna örnektir.
Anarşistler seçimle göreve gelen hükümeti ve anayasayı reddederler. Postmodern anarşistler ise kadroları ile hükümetleri ele geçirirler veya tahakküm altına alarak kendi anayasalarını yapmaya çalışırlar.
Anarşistler bireyci görüşe sahip Thoreau jefferson’un ‘’en iyi yönetim en az yönetendir’’ sloganınıa inanırlar. Postmodern anarşistler ise gözetim toplumu sayesinde her yeri gözetleyip herkesi dinleyip kontrol etmeye çalışırlar, özel alanı dahi Habermas’ın tanımladığı kamusal alana dahil ederek bireylerin şahsiyetlerine görünmez kelepçeler takarlar. Özgünlüğü kaldırırlar. İşte Fetöcülerin, vasat bir gözlemci tarafından bile tanınmaları ve kendilerini saklamaya çalışırken karıkatürize olmaları ve deve kuşu misali saklanamamaları bu yüzdendir.
Anarşistler piyasaların doğal düzenine inanırlar. Postmodern anarşistler ise devletin elini piyasadan çektirerek anarko kapitalizmi kullanarak piyasaları ele geçirmeye ve devletlere hükmetmeye çalışırlar. Şahsen; geçtiğimiz dönemde ve halen yaşadığımız ekonomik sıkıntıları buna bağlıyorum. Bir iktisatçı yada ekonomist değilim, ancak postmodern anarşizmin (bir ekonomik tetikçinin itirafları adlı kitap serisinde olduğu gibi ) ekonomik operasyon ve saldırılar yaptığını kavrayabiliyoruz. Çünkü örgütün bireysel ve toplumsal davranış modelleri ve beden dili operasyonun perde arkasını deşifre etmektedir.
Anarşistler hem devleti hem halkı tedhiş etmek için sözde halk mahkemeleri kurarlar (kızıl tugaylar). Postmodern anarşistler ise anayasal kurumları ele geçirip özel mahkemeler kurarlar ve rakiplerini kontrolü altında ki bu bağımsız olmayan mahkemelerde cezalandırırlar. Ergenekon soruşturmalarında gördüğümüz özel mahkemeler gibi…
Anarşistler söylemlerinde herkesin eşitliğini savunurlar, Postmodern Anarşistler ise nimet külfet dağılımında nimetin kendi örgüt üyeleri arasında eşit dağılımı için çalışırlar. Külfeti ve angarya işleri ise kendilerinden olmayanlara yüklerler. Özellikle kamuda bürokratik oligarşiyi kullanarak bunu pratikte göstermişlerdir. Yurtdışı eğitim veya seyahatleri, taltif ve ödülleri hep kendi adamlarına, yapılması gereken ve angarya gördükleri riskli işleri ise hep kendilerinden olmayanlara gördürmüşlerdir. Bu durum George Orwell’in Hayvan Çitliği kitabındak geçen ‘’Herkes Eşittir Ama Domuzlar Daha Eşittir’’ durumu ile birebir aynıdır.
Anarşistler anti devletçi olduklarından, mevcut rejimi topyekûn ret ederler. Postmodern anarşistler ise mevcut düzeni İbni Haldun’un asabiye tezinde geçen ‘’her varlığın doğup büyüyüp öleceğinin doğal yasa olduğu devletinde bu doğal yasaya tabi bir organizma olduğunu’’ varsayımdan yola çıkarak, devleti devamlı bir KAOS içerisinde çöküş döneminde tutup, ‘’KAOS YÖNETİMİNİ’’ yani devamlı kaos içerisinde olma halini illegalitelerinin ve gayri meşru düzenlerinin emniyet sıbabı olarak görürüler.
Anarşistler fiziki şiddet ve eylemleri kullanırlar postmodern anarşistler fiziki, sosyal, siyasal, psikolojik, cinsel, ekonomik şiddeti ve her türlü istismar ve taciz araçlarını kullanırlar. Yeri geldiğinde pasif direnişi mesela, Gandhi’nin yaptığı ‘’satyagraha’’ benzeri pasif eylemleri yaparlar veya yapması gerekeni yapmayarak devlet ve kamu işlevini yavaşlatma gibi pasif eylemleri gerçekleştirirler. Yeri geldiğinde de gezi olaylarında olduğu gibi toplumsal olayları provake edebilirler. İşte bu yüzden Milli Güvenlik Kurulunda legal görünümlü illegal terör örgütü tabiri kullanılmıştır.
Paralel Devleti, Gözetim Toplumu Projesini ve Postmodern Anarşizmi izah etmeye çalıştık. İnşallah bir sonraki makalede ; Özellikle 1980 yılından sonra paralel devletin unsur örgütleri ile beraber senkronize şekilde ne tür eylem yapıp hangi şiddet metodlarını uyguladığını YANİ SİLAHLARINI anlatacağız. Fetönün sosyal bilim teorilerini realiteye yani pratiğe nasıl koyduğunu, bürokratik oligarşiyi networküne nasıl hizmet ettirdiğini ve vezir düşürme operasyonlarında kullandıkları manipülasyon usullerini izah etmeye çalışacağız…
Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe…!
İhsan ZORLU
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Hüseyin KURT
Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor…
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)