HECE DERGİSİ'NDEN İSLAM MEDENİYETİ ÖZEL SAYISI
Hece Dergisi'nin İslam Medeniyeti özel sayısı, edebiyat, sanat, ekonomi, felsefe, siyaset, tarih, kültür gibi başlıkların altını doldurabilecek çeşitlilikte yazıları ihtiva ediyor
Hece Dergisi'nin 26. özel sayısı İslam Medeniyeti temasıyla raflardaki yerini aldı.
655 sayfalık hacimli dergi beş bölümden oluşuyor. Birinci bölüm "kavramsal çerçeve", ikinci bölüm "İslam Medeniyeti'nin toplum kurgusu", üçüncü bölüm ise "İslam Medeniyeti ve hayat" başlıklarını taşıyor. Bu bölümlerde Rasim Özdenören, Cemal Şakar, Köksal Alver, Ömer Lekesiz, Akif Emre, Necati Mert ve diğer birçok değerli isim tarafından kaleme alınan yazılar; İslam Medeniyeti'nin epistemolojik temelleri, tarihte ortaya koyduğu toplum pratikleri, öne çıkan sosyo-ekonomik ve kültürel değerleri ve eserleri, Batı Medeniyeti karşısındaki konumu gibi konuları farklı boyutlarıyla ele alıyor.
Dördüncü bölümde ise başta Atasoy Müftüoğlu olmak üzere bu konuda kelam sahibi isimlerle gerçekleştirilen soruşturma dosyası yer alıyor. İslam Medeniyeti'nin anlam çerçevesini felsefi olarak işlemenin yanı sıra modern küresel dünyadaki gerçekliği de bu dosyada okunabilir. Beşinci bölümdeki İslam Medeniyeti kaynakçası ise dergiyi bu konuda bir başvuru kaynağı haline getiriyor. Yoğun bir emeğin ürünü olduğu anlaşılan kaynakçada İslam Medeniyeti ile ilgili dergi yazıları, kitaplar, kitap bölümleri, özel sayılar-dosyalar, panel, soruşturma ve röportajlar ve tezler listesi bulunuyor.
"OLUŞ SERÜVENİ" OLARAK MEDENİYET
Bilindiği üzere genel anlamıyla "medeniyet" kelimesi ve özelde "İslam Medeniyeti" kavramlaştırması Müslüman toplumların gündemine girdiği yaklaşık bir yüzyıllık zaman dilimi içerisinde çok farklı anlamlar yüklendi. Teknolojik kalkınma anlamından İslam dünyasının tarihi tecrübelerinin toplamına kadar geniş bir yelpazede farklı dönemlerde çeşitli tanımlamalar yapıldı. Derginin sunuş yazısında "kültür ve coğrafyamızın yaşanmışlıklarıyla birikimlerine yönelip 'nereden' ve 'nasıl' bugüne geldiğimizin" cevaplarının peşine düşüldüğü söyleniyor. Bu ifade dergi hazırlanırken nasıl bir medeniyet tanımından hareket edildiğine dair ipucu vermektedir. Kültür ve coğrafyaya yapılan gönderme, içinde farklılıkları belli bir anlam çerçevesi içinde ve ahenkle barındıran bir bütünlüğü işaret ediyor. "Sevinçlerimiz ve acılarımızla birlikte 'oluş serüvenimiz'" bu bütünlük içinde ele alınmaya çalışılmış.
Medeniyetin daha çok manevi yönünü vurgulayan bu anlama paralel olarak Rasim Özdeneren de İslam'ın Müslümanca yaşamayı mı yoksa uygarlığı mı hedeflediğini sorguladığı yazısında İslam'ın sade ve basit bir hayatı öngördüğünün altını çiziyor. Çünkü "bu basit ve sade hayat, insanı, hem başka insanlardan, hem dünyadan müstağni kılıyor; Batı tarzı uygarlık ve onun telkin ettiği yaşama tarzı ise insanı hem dünyaya, hem başka insanlara bağımlı kılıyor".
MEDENİYETİN SEMBOLÜ: MEDİNE
İslam Medeniyeti kavramlaştırmasını modern çağda yüklendiği anlamın dışında Hz. Peygamber'in Müslümanların nasıl bir şehirde ve dolayısıyla nasıl bir medeniyet ikliminde yaşayacaklarının pratiğini ortaya koyduğu "Medine"nin örnekliğinde tanımlamak da mümkün. İslam'ın dünya tarihinde medeni varlığını Hz. Peygamber ve onun kurduğu İslam şehri üzerinden hikaye eden Köksal Alver, İslam şehrinin "dini ve dünyevi olanı kendinde topladığının" altını çiziyor. Yazara göre "Tevhid esasına göre inşa edilen İslam şehri, hem mimari ve mekansal silüeti hem de toplumsal, siyasal ve kültürel silüeti ile bu esası temsil etmiş, belgelemiş ve pratize edegelmiştir".
Bu noktada modern Batı'nın dünya egemenliği için araçsallaştırdığı teknolojik ilerlemeye yüklenen "medeniyet" anlamından imtina ederek İslam Medeniyeti'ni dünyevi hedeflerden uzak bir bağlamda tanımlamanın tepkisel bir tavır olduğu söylenebilir. Zira İslam tarihinin kendi otantik dinamikleri tespit edildikçe farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
YENİDEN MEDENİYET İNŞASI
Müslümanların Batılılaşma deneyimleriyle ortaya çıkan maddi medeniyet övgüsü ya da teknolojik gelişmenin diğer bütün insani kaygıların önüne geçmesiyle Müslüman düşünürlerin söyleminde "yeniden inşa", "diriliş" gibi temalar öne çıktı. İslam Medeniyeti de çoğu zaman Müslümanların modernitenin bağlarını kestiği geleneğin ve dinin bütün boyutlarıyla hayat bulması amacına matuf olarak geniş çerçeveli bir okuma sundu. Böylece hayatlardan itelenen değerler bu çerçevede yeniden anlam dünyasına katılmak isteniyordu. Atasoy Müftüoğlu bu çabayı şu şekilde tasvir ediyor:
"Tarih ve medeniyet yaklaşımının /anlayışının Batı dünyası tarih ve medeniyetiyle özdeşleştirildiği bir dönemde, her şeyden önce, bu yaklaşımla, bu çarpık/ırkçı yaklaşımla radikal bir hesaplaşmaya cesaret edilebilmelidir. Yeni bir medeniyet ufku üzerinde çalışabilmek için, yeni bir düşünsel ufka ihtiyacımız olduğunu kaydetmeliyiz. ..."
Modern çağın Müslümanları İslam medeniyetinin yeniden inşası sürecinde Batılılaşmanın tortularından kurtulabilmek için Avrupa medeniyetinin değerleriyle hesaplaşma içine giriyorlar. Medeniyetler ittifakı ve çatışması bu hesaplaşmanın entelektüel olduğu kadar siyasi boyutlarını da işaret ediyor. Bu sebeple İslam Medeniyeti'nin çağdaş dünyada kendini yeniden inşa sürecinde Batı'nın sömürgecilik geçmişiyle ve sömürgeciliğin yeni yüzleriyle yüzleşmek zorunda olduğu açık. Hece Dergisi, edebiyat dergisi olmasına rağmen, bu çok boyutlu bakış açısını yakalamış ve bu özel sayıda da konunun siyasi boyutlarını ele alan yazılara yer vermiş. Ercan Yıldırım'ın "Batı/Modernite Karşısında İslam Medeniyeti" yazısı, Erhan Akdağ'ın "İslam Medeniyeti Açısından Sömürgecilik" yazısı, Akif Emre'nin "Yeni Roma'nın Yeni Dini: Avrupa İslam'ı" yazısı Ahmet Ağır'ın "Postkolonyalizmin Lanetlileri: Orta Asya Türkleri" yazısı bunlardan birkaçı.
Burada birkaç başlık altında değerlendirmeye çalıştığımız Hece Dergisi İslam Medeniyeti özel sayısı, edebiyat, sanat, ekonomi, felsefe, siyaset, tarih, kültür gibi başlıkların altını doldurabilecek çeşitlilikte yazıları ihtiva ediyor.
admin
















































































































































































































