Ama hiçbir şiir bağırmaz, bağırmamalı da. Şiiri, bu gürültüsüyle seviyorum. Şiir yazmasam da böyledir. İyi şiir gürül gürül bir gizil ses çıkarır. Okurken de bunu hissedersiniz. Şiirin dünyasında gizil bir ses yapısı vardır. Bize düşen de bu sesi kovalamaktır.
Mesela, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiiri böyledir. Onun şairliğini pek hatırlamasak da durum budur:” Ne içindeyim zamanın/ Ne büsbütün dışında;/ Yekpare, geniş bir anın/ Parçalanmaz akışında.’’ diyen Tanpınar, sadece anın ve zamanın sessiz çetelesini tutmuş gibidir. Edebiyatımızın çınarı, eserleri zamanında ilgi görmese de zamanın izinde sevilerek okunan bir edibimiz olmuştur. ‘’Kime dokunsam sensin/ Kimi çağırsa dudaklarım…/ Başımın tacı canım efendim. / Görünmez çığlıklarımı gören / Eğilmez başımı eğensin…/ Sen bir deniz derinliğisin… ‘’ dediği sevgiliye özlemini anlattığı dizeler; derin, sükût dolu ve sessizliğin gürültüsünü bize verir. Bu dizelerde gizli bir ses bulutu vardır. Tanpınar şiirinin derin hissiyatı da buradadır. Devam edelim.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ














































































































































































































