Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı?

Nihat Güç

01-03-2025 16:58

Enteresan bir ayet dile getirmek istiyorum.

 

Bu ayeti doğru anlamamız, üzerinde derin düşüncelere dalmamız, tefekkür etmemiz gerekir diye düşünüyorum.

 

Bu ayet bize Firavunlaşan, azgınlaşan, ibadetlere yanaşmayan, haramlardan kaçınmayan, zevk-u sefa sürmek isteyen, kural ve kaide tanımayan, hak ve hukuk bilmeyen, ilahlık taslayan insanları tanıtırken:

 

“Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.” (Duhan/29)

 

diyerek tanıtmaktadır. Ne şekilde öldüklerinin, nerede ve nasıl öldüklerinin hiçbir önemi yok.

 

Yüce Allah (c.c.) böylesi bir ölümden muhafaza buyursun bizleri, ümmeti Muhammedi.

 

Bu ayet vesilesiyle birçok insanın dünyanın sırtında yük olduklarını da öğrenmiş bulunmaktayız.

 

İnsanları iyi tanımamız için ne yaptıklarını kavramamız gerektiği gibi bir işi niçin yaptıklarının farkına da varmamız gerekmektedir. Bunu yaparken kendi dünya görüşümüze, siyasi bakışımıza, dünyaya verdiğimiz değere, içinde yaşadığımız ülkenin kurallarına, kazandığımız maddi kazanca göre olmayacaktır elbet. İnsanları, Kur’an’ın tanıttığı vasıflar üzerinden tanımamız ve tanımlamamız gerektiğini kabul etmek zorundayız. Kim Kur’an ile yaşıyor kim Kur’an’a rağmen yaşıyor? Yoksa haksızlık yapmış olabiliriz muhattaplarımıza.

 

Yüce Allah biz Mü’minleri; insanların inisiyatifine ve ortaya koydukları iradelerine, kurdukları tuzak ve hilelerine bırakmış, körelmiş vicdanlarının el verdiği şekilde evirip çevirmelerine de terk etmiş değildir. Yol ve yordam belirlemiş bizler için. Bu vesileyle istediğimiz noktalarda, yapılanlara karşı çıkma ve o ortamı terk etme iradesine de sahibiz. Yanlışları kabul etmememiz gerektiği gibi engel olamıyorsak orayı terk etmemiz gerektiğini de bilmemiz lazım. Bu yönüyle çıkış kapımız her daim açıktır. Kilitlenmiş demir kapılara mâhkum değiliz. Cebberrutlara bağlı da değiliz.

 

Bu çıkış kapısını bilmemiz ve tanımamız eşsiz ve benzersiz olan Kur’an ile mümkündür. Hatta Kur’an’ın kendisi bir çıkıştır. O yüzden kitabımızı okumamız ve doğru anlamamız kaçınılmaz bir görevdir. Okumadığımız ve anlamadığımız bir kitap nasıl çıkış kapımız olacaktır?

 

Bu kitap isteyeni istediği anda yolunu bulması, karanlığın ve bataklığın içinden sıyrılıp çıkması, temizlenmesi için her daim elinden tutar insanın. Yol ve yordam göstererek başköşeye oturtur. Çünkü rehberdir bizlere. Yeter ki istesin kişi. Yeter ki insan bu kitaba sarılsın. İsteyeni sırat-ı müstakimde yürümesine de yardımcı olur aynı zamanda.

 

Ramazan ayında indirilmiş bir kitaptır Kur’an. Ramazan ayının da içindeyiz. Ramazan ayının değeri de buradan gelmektedir. Mademki Ramazan ayının içindeyiz. Mademki Ramazan ayının havasını teneffüs ediyoruz, o yüzden Ramazan’ın hatırını bilmemiz gerektiği gibi Kur’an’ın hatırını da anlamamız ve kavramamız gerekmektedir.

Bir ömür boyu Kur’an hariç her çeşit kitabı okuyan kişiler, Yüce Allah’ın emri olan oku (ikra) emrini yerine getirmiş olduklarını düşünebilirler. Bu onların düşüncesi… “Bilenler ile bilmeyenler hiç bir olur mu?” (Zumer/9) ayeti bizlere Kur’an’ı bilenler ve bilmeyenler diye iki sınıfa ayırdığını öğrenmiş olmaktayız.

 

Günümüzde onun bunun özellikle de batılı yazarların sözlerini okumak, nakletmek veya cümle arasında referans göstermek kültürlü olmanın, bilgiçlik taslamanın, makam ve mevki kapmanın, servete konmanın en büyük göstergesi olarak telakki ediliyor olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki bu gibi kişilerin ölümünden sonra ne yer ağladı ne de gök ağladı.

 

Kur’an'dan bir ayet, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den bir hadis, cennet veya cehennemi hatırlatan bir söz aktarmak da geri kalmışlığın, donuklaşmanın, iş bilmezliğin ifadesi olarak da kabul edilebiliyor insanlar tarafından.

Şeytanı dinlemek, onu rehber edinmek böyle bir şey olsa gerek. Şeytanların bağlandıkları bir ayda olduğumuzu bir kez daha vurgulamakta fayda vardır.

Böylesi bir kişi çok düşündü, çıkarımlarda bulundu. Yaptığı dâhiyane analizlerinin ayakta alkışlanmasını istedi. Onu araştırdı, şunu masaya yatırdı, bunu anlamanın derdine girişti. Gecesini gündüzüne kattı. Yazdı, çizdi, okudu, anlattı. Geri döndü, tekrar etti. Entel takındı, entellerle takındı. Edebiyata sarıldı, şiirler seslendirdi, müzik yaptı, sinema ile yakın bir ilişki kurdu. Konuştu, koşuştu, anlattı. Dersler verdi. Sunumlar yaptı.

O kadar yoğun çalışıyordu ki yorgunluktan dolayı sıra bir türlü ayetlere, hadislere gelmiyordu. Ramazan ayının içinde olduğunun da farkına varmıyordu. Bir ayet dahi olsa, bir hadis dahi olsa üzerinde düşünmeye zaman bulamıyordu. Anlattıkları arasında ayet yoktu. Dile getirdiği konular arasında sünnet yer almıyordu.

 

Derinlemesine araştırdığı konuların hiç biri Kur’an’a ve sünnet ile şekillenmiş değildi. Bilim diyordu, fen diyordu, teknoloji çağı diyordu. Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmanın derdiyle yırtınıp duruyordu ama Yüce Allah (c.c.) şöyle dedi diyemiyordu.

Şu işi de halledeyim, şu köşeyi de döneyim, şu tepeyi de aşayım, şu düzlüğe de ulaşayım, şu badireyi de atlatayım, şu projeyi de bitireyim, şu ticari bağlantıyı da koparayım sonra Müslüman olduğumu el âleme açıklarım. Sonra orucumu tutar, üzerime düşen görevlerimi yaparım. Daha sonra İslam şeriatını istediğimi, İslam’a göre yaşamak zorunda olduğumu, beşeri sistemlere karşı diklendiğimi vurgularım. Hep “Daha sonra yaparım.” diyordu. Maalesef, değişeceğim, düzeleceğim dediği o zamana da ulaşamadan ölüverdi. Hayat bir anda tamamlandı kendisi için. Maalesef arkasından ağlayanı da çıkmadı.

 

“Zamanı geldiğinde içimdekini açık seçik ortaya dökerim.” diyen hiç kimseyi menzile varmış olarak görmedim, duymadım, karşılaşmadım henüz. Ne peşlerinden bir ömür tükettikleri işlerin sonu geldi ne de Müslüman olduklarını doğru düzgün deklare edebildiler mühattaplarına. İnanmış olduklarını da ispatlayamadılar kendilerini yaratan Rabine.

 

İyi ki de Yüce Allah (c.c.) bize, İslam’ı beşeri sistemden, adaleti zulümden, doğruyu yanlıştan, haklıyı haksızdan, yiğidi namertten, yazı kıştan, geceyi gündüzden ayıracak bir akıl vermiş. İyi ki de Ramazan’ı diğer aylardan ayıracak bir feraset vermiş. Bize verdiği aklı da kimsenin cebine koymuş değil. Aksi takdirde birileri okus pokus yaparak, allem kullem ederek, oyun eğlence diyerek aklımızı avucuna alıp bizi kandırabilirlerdi. Her şeyi tersten de gösterebilirlerdi bize.

 

Hamd olsun Rabbimize ki böyle bir durum oluşturmuş değil.

 

Evet, Ramazan geldi. Gün boyu ibadet ile yaşayacağımız bir zaman diliminden bahsediyorum. Kur’an ile karşı karşıyayız. Karanlık ortamları aydınlatan bir kandil misali hayatımızı, zihnimizi aydınlatmalı.

 

Ya anlayan oluruz ya da anlamadan göçüp gideriz bu diyardan.

 

Arkamızdan ağlayanımız var mı yok mu ona bakmak lazım. Kur’an ile hemhal olmuşsak ardımızdan dünya ağlayacaktır. Eğer Kur’an’ı hayatımızda sergileyerek göç etmişsek bilin ki gökyüzü ağlayacaktır ardımızdan.

 

DİĞER YAZILARI Müslüman Ahlaklıdır 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi'ne Başlarken 01-01-1970 03:00 İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur 01-01-1970 03:00 ABD-İsrail Ve İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Ramazan’a Elveda 01-01-1970 03:00 İsrail-ABD, İran Ve Biz 01-01-1970 03:00 Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! 01-01-1970 03:00 Rol Modellerimz (!) 01-01-1970 03:00 İyi İnsan, Kötü İnsan 01-01-1970 03:00 İnsanlarımız Ve İslam 01-01-1970 03:00 Cahiliye Düzeni 01-01-1970 03:00 Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! 01-01-1970 03:00 Kur’an’dan Birkaç Mesaj 01-01-1970 03:00 Ana Eksenimiz Ne? 01-01-1970 03:00 Gittikçe Bunalıma Batıyoruz 01-01-1970 03:00 Müslüman Ve Kâfir 01-01-1970 03:00 Güvenlik Gerekçesi 01-01-1970 03:00 İman Etmek veya Küfre Düşmek 01-01-1970 03:00 Sumud Filosu 01-01-1970 03:00 Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 İslam Ve İnsan 01-01-1970 03:00 İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık 01-01-1970 03:00 Yasaklanan İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Laik Ortam Ve Müslümanlar 01-01-1970 03:00 Gündem Gazze! 01-01-1970 03:00 Dua ve Savaş 01-01-1970 03:00 Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek 01-01-1970 03:00 İsrail’e Askeri Müdahale Şart 01-01-1970 03:00 Suriye Ve Durziler Meselesi 01-01-1970 03:00 Şaşkın İnsan 01-01-1970 03:00 Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Ve Kâfirler 01-01-1970 03:00 İsrail İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular 01-01-1970 03:00 İşlevsel İslam 01-01-1970 03:00 Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- 01-01-1970 03:00 Adil Olmak Veya Zulmetmek 01-01-1970 03:00 İnsanların Hedefleri ve Başarıları 01-01-1970 03:00 Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz 01-01-1970 03:00 İslam’a Tabi Olmak 01-01-1970 03:00 Değişimi Iskalamak 01-01-1970 03:00 Si(s)temsel Bir Eleştiri 01-01-1970 03:00 İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım 01-01-1970 03:00 Gündemi Değerlendirme Biçimi 01-01-1970 03:00 Bir Filistin Yazısı Daha 01-01-1970 03:00 Hesabı Da Unutmayın! 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Noktası 01-01-1970 03:00 GAZZE 01-01-1970 03:00 Takva Elbisesi Ve Tesettür 01-01-1970 03:00 Ayak Uyduramıyorum 01-01-1970 03:00 İslam ve Beşeri Sistemler 01-01-1970 03:00 Her İnsanın Bir Karnesi Vardır 01-01-1970 03:00 Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı 01-01-1970 03:00 Sünnettüllah 01-01-1970 03:00 Niyet -2- 01-01-1970 03:00 Niyet -1- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -3- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -2- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -3- 01-01-1970 03:00 Bir Oku Bin Düşün 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -2- 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -1- 01-01-1970 03:00 Biz, Bize Benzemek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bahaneleri Çok 01-01-1970 03:00 Kime Göre Neye Göre 01-01-1970 03:00 Şahidimiz Bedenimizdir 01-01-1970 03:00 Bir Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 7 Ekim El-Aksa Tufanı 01-01-1970 03:00 Cahiliye Dönemi Anatomisi 01-01-1970 03:00 Gazze ve Biz 01-01-1970 03:00 Sitem ve Sistem 01-01-1970 03:00 Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -5- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -4- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -3- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -2- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -1- 01-01-1970 03:00 Şeriat’a Karşıyım 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistin ve Biz 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- 01-01-1970 03:00 Bangladeş’te Kıyam 01-01-1970 03:00 İsmail Haniye 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- 01-01-1970 03:00 Elleri Kuruyasıcalar! 01-01-1970 03:00 Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder 01-01-1970 03:00 İlahlaşmak 01-01-1970 03:00 Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin 01-01-1970 03:00 Futbol En Büyük Afyondur 01-01-1970 03:00 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir 01-01-1970 03:00 Kültürel Emperyalizm 01-01-1970 03:00 Suçun Şahsiliği Esastır 01-01-1970 03:00 Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı 01-01-1970 03:00 İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme 01-01-1970 03:00 Aman ha! 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Arkası Gelmeyen Sorular 01-01-1970 03:00 Ah! Gazze ah! 01-01-1970 03:00 Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir 01-01-1970 03:00 Doğruluk İspat Gerektirir 01-01-1970 03:00 Batı(L) Ülkeleri 01-01-1970 03:00 İman Hakikati 01-01-1970 03:00 Şehit Hasan Saklanan 01-01-1970 03:00 Filistin Okumaları 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz? 01-01-1970 03:00 Bitmeyen İmtihanımız Filistin 01-01-1970 03:00 Seçim Analizi 01-01-1970 03:00 Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz 01-01-1970 03:00 Her İnsan Ölecek Yaştadır 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -6- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -5- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -4- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -3- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -2- 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehadeti 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -1- 01-01-1970 03:00 Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek 01-01-1970 03:00 PUT -3- 01-01-1970 03:00 PUT -2- 01-01-1970 03:00 Put- 1- 01-01-1970 03:00 Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar 01-01-1970 03:00 Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin 01-01-1970 03:00 Evvet, oyun süperdi! 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -13- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak-12- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak -11- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -10 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -9- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -7- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -8- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -6- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak- 5- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak-4- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -2- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -1- 01-01-1970 03:00 İstişare 01-01-1970 03:00 Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- 01-01-1970 03:00 Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- 01-01-1970 03:00 Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 01-01-1970 03:00 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız 01-01-1970 03:00 Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez 01-01-1970 03:00 İbadetlerin alternatifi var mıdır! 01-01-1970 03:00 Tüm bunları namazın mı emrediyor? 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu bu… Huyum batsın. 01-01-1970 03:00 Hz. Ömer mi Dediniz 01-01-1970 03:00 Kendimizi Unutmayalım! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Doğru! 01-01-1970 03:00 Siz Ne Dersiniz, Bilmem 01-01-1970 03:00 Aynanın Karşısındayım 01-01-1970 03:00
haber yazılımı