İnsanların Hedefleri ve Başarıları

Nihat Güç

25-04-2025 13:13

İnsanoğlunun hedefleri ve ulaşmak istediği başarıları vardır.

İnsanı diğer varlıklardan ayıran özellik de budur. Hedeflerine ulaşmak, başarılarını taçlandırmak için bir hayat harcar. Ancak uzlaşmak istediği her hedef ve taçlandırmak istediği her başarı doğru, sahibine kazanç sağlayan birer unsur olmayabilir.

İnsanlık için gönderilen son din İslam’dır. İslami esasların temele alınmadığı her türlü değişim, dönüşüm ve gelişim o yüzden beyhudedir. Kişiyi hedefe ve başarıya ulaştırmaktan da acizdir. Ulaşılan hedefler ve elde edilen başarılar kısa sürelidir.

Her şeyden evvel hedefe ve başarıya ulaşmak için sağlam bir düşünceye sahip olmak gerekir. Çünkü davranışlar düşüncelerin eseridir. İnsanın sergilediği doğru, güzel ve naif davranışlar, ortaya koyduğu ender başarılar; sahip olduğu doğru düşüncelerin, inandığı inancın, bağlandığı ilahın, başvurduğu kitabın tezahürüdür. Yine insanın sergilediği kötü, yanlış ve bozuk davranışlar, ulaşamadığı hedefler de bozuk bir düşüncenin mutlak bir yansıması olduğunu söyleyebiliriz.

Hedeflerine ulaşmak isteyen insanoğlu her şeyden önce düşüncelerine çeki düzen vermek zorundadır. Düşüncesi bozuk insanlardan doğru davranışlar, alkışlanacak başarılar zuhur etmez.

Düşünce imanın en bariz göstergesidir. İnsanların kalbinde iman olup olmadığını bilemeyiz. Ancak sahip olduğu düşünceler, savunduğu fikirler, taraf tuttuğu kişiler, ortaya koyduğu davranışlar vasıtasıyla iman sahibi olup olmadığı konusunda bir fikir edinebiliriz. Yüce Allah’ın emirlerine sarılmak, dinin istediği bir hayata sahip olmak, kitabın helallerine ve haramlarına riayet etmek, her konuda rehber olmak üzere gönderilen elçiyi örnek almak düşüncede var olan imanın göstergesi olduğunu söyleyebiliriz. Yine Allah’ın ortaya serdiği yasaklarını alenen çiğneyen, ibadet olarak emredilen davranışlara da rest çeken bir kişinin sergilediği davranışlar inançsızlığın, inanmamanın hatta inkâr etmenin en bariz göstergesi olduğunu söyleyebiliriz.

İmanın en bariz tezahürü olan sağlam düşünce Kur’an ve sünnet ile mümkündür. Başka bir yol, başka bir unsur bunu sağlayamaz. Kur’an ve sünneti okumadan, anlamadan ve yaşamadan düşüncenin dini anlamda şekillenmesini beklemek abesle iştigaldir. O halde doğru ve yerinde bir düşüncenin şekillenmesi için evvela Kur’an ve sünnet ile hemhal olmak lazımdır.

Eğer insanoğlu, davranışlarını ve düşünce argümanlarını Kur'an ve Sünnet ile şekillendirmeye çalışmıyorsa, böyle bir gayeye sahip değilse genel itibariyle içinde yaşadığı toplumun bir ortalaması olacağını söyleyebiliriz. Dışarıdan verilen fikirleri davranışa dönüştürmek üzere içselleştirecektir. Çünkü her birey toplumun standartlarına uygun bir şekilde eğitim vasıtasıyla yetişmekte, şekillenmekte, gelişmekte ve kendisine uygun bir hedef ortaya koymaktadır.

Genelde dünyada, özelde Türkiye’de yaşayan insanlar dini emir ve yasaklara göre şekillenen Müslüman bir toplum olduğunu söylemek çok zordur. Özelde Türkiye toplumu dinin karışmadığı ve dini argümanlara göre şekillenmediği laik bir toplum olduğu hepimizin malumudur. O yüzden toplumların sevk ve idare edilme biçimleri; ortaya koydukları kural, kaide ve nizamları bireyin sevk ve idare edilme biçimlerinden farklı bir şey değildir.

Toplumları sevk ve idare eden kurallar (laiklik ilkesi gereği) dini referanslara dayandırılmadığı müddetçe ne dünya toplumlarında ne de toplumu temsil eden bireylerde dini argümanlar aramak beyhude bir durum olacaktır. Aksini istemek ve arzulamak buzağının altında öküz aramaya çalışmak gibi bir durum olduğunu söyleyebiliriz.

Küreselleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. Dünyanın öbür ucunda meydana gelen bir hadise anında dünyanın diğer ucunda neşvünema bulabiliyor. Doğru ve yanlış, ilahi veya beşeri, faydalı veya zararlı olduğuna dikkat etmeden insanlar tarafından dört elle sarılarak anında davranışa dönüştürülebiliyor.

Böylesi bir ortamda dinden uzaklaşma her geçen gün biraz daha arzulanan bir durum oluyor. Dinden uzaklaşma ve sekülerleşme oranına göre de hayat çirkefleşiyor ve yaşanmaz bir hal alıyor. Dinden ve imandan uzaklaşan insan aynı zamanda insanlıktan da istifa ettiğine şahit oluyoruz her gün. Gazze bunun en bariz göstergesidir.

Şimdi dile getireceğim ayet çok enteresan. İsyanda ve delalette sınır tanımayan insan, Yüce Allah’ın adının anılmasına bile tahammül etmeyecek derekeye yuvarlanıyor: “Allah, tek olarak anıldığı zaman, ahirete inanmayanların içlerine sıkıntı basar. Ama Allah’tan başkası anıldığı zaman hemen yüzleri güler." (Zümer/45) Allah’ın emirlerinin ve yasaklarının yaşanmasından ziyade dile getirilmesine dahi tahammül göstermeyenlere de rastlamak mümkün. Bir de Yüce Allah’ın emrettiği kuralların yani şeriatın uygulandığı, halifeliğin ilan edildiği bir beldeyi düşünün. Öfkelerinden çatlayacak ve patlayacak insanların az olmadığına kâni olacaksınız.

Vay vay vay. Bu tip zavallılar kendi ilahlarının anılmasını emir ve yasaklarının uygulanmasını istiyorlar, yoksa sıkıntıya gark olacaklar, içleri daralıyor ve dayanamıyorlar. Yüce Allah’ın tek olarak anılmasına tahammül edemeyen insanlar kendi ilahlarının anılmasına seviniyor ve Müslümanlara yaşam hakkı tanımamak üzere seferber oluyorlar.

Aman Allah’ım!

Aman Allah’ım!

Aman Allah’ım!

Bir insan bu kadar mı dinden uzaklaşabilir? Bir insan bu kadar mı kendisini yaratan ve rızıklandıran Rabbine asi olabilir? Bir insan bu kadar mı Yüce Allah’ın hükümlerine, kural ve kaidelerine sırt dönebilir? Bir insan şeytanın rolünü birebir aynısını sergilemek üzere bu kadar mı ustalaşabilir?

Her ne zaman insanoğlu, modern yaşama yönelik arzu ve hevesi arttığı oranda şeytan “bana iş kalmadı” diyerek tüm görev ve sorumluluklarından istifa etmeye başlar. Ancak koltuğunu boş bırakarak bir kenara çekilmez. İnsanlardan kendisine benzeyen veya kendisini adım adım takip edenlerden kimisini vekil tayin ederek koltuğuna oturtur, her türlü yetki ile de yetkilendirir.

Şeytan akıllı bir varlıktır. Akıllı olduğu için şimdiye kadar hiçbir insana hiçbir zaman açıktan açığa gelmiş değildir. Şayet kimliğini ibraz ederek açıktan açığa gelmiş olsaydı başta Netanyahu ve Trump gibi yeryüzünün en azılı kâfirlerden bile okkalı tekmeler yerdi. Her gün ağzı dağıtılırdı, gözleri köreltilirdi hatta vücudu dahi paramparça edilir, belki de kızartılmış şişler ile dağlanırdı. O yüzden; “Ben Şeytanım! Seni Allah’a asi kılmaya, kendimle yoldaş etmeye, kandırmaya, yoldan çıkarmaya, kendime vekil tayin etmeye, sana haramları aleni bir şekilde işletmeye geldim.” demez.

Şeytanın koltuğuna kurulan ve arzularını ilahlaştırarak peşinden seğirten insanlar içinde yoğuruldukları beşeri ve şeytani sistemin dışında başka bir sistemin de olabileceğini düşünemez hale gelirler. Hatta buna modernite diye de adlandırabiliriz. Hâlbuki bunun en bariz ismi şeytana ve avanelerine kölelikten başka bir isim olmamalıydı. Belki de şeytanın kurguladığı tuzaklarından bir tuzaktır bu.

O halde ahireti yani ölümden sonraki hesabı, kitabı, ahvalı, cenneti ve cehennemi hesaba katmayan her hesap nakıstır. Böylesi bir hesap içinde kocaman bir hayatı heba eden insanlar da ne yazık ki az değillerdir.

Şeytan ya bir putun arkasına sığınmıştır ya bir arkadaşın ayağına yatmıştır ya ırkçılığın zirvesine çıkmıştır ya da döner bir koltuğa kurularak muhatabının etrafında fır dönmeye başlamıştır.

Son olarak şunu söyleyebilirim: Yüce Allah’a meydan okumakla, karşı çıkmakla, O’nun kanun, nizam, kural ve kaidelerini, helal ve haramlarını tanımamakla bir yere varılmaz demek doğru değildir. Çünkü böylesi Şeytanlaşarak asi olan kişiler cehennemden başka bir yere varamazlar.

DİĞER YAZILARI Müslüman Ahlaklıdır 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi'ne Başlarken 01-01-1970 03:00 İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur 01-01-1970 03:00 ABD-İsrail Ve İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Ramazan’a Elveda 01-01-1970 03:00 İsrail-ABD, İran Ve Biz 01-01-1970 03:00 Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! 01-01-1970 03:00 Rol Modellerimz (!) 01-01-1970 03:00 İyi İnsan, Kötü İnsan 01-01-1970 03:00 İnsanlarımız Ve İslam 01-01-1970 03:00 Cahiliye Düzeni 01-01-1970 03:00 Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! 01-01-1970 03:00 Kur’an’dan Birkaç Mesaj 01-01-1970 03:00 Ana Eksenimiz Ne? 01-01-1970 03:00 Gittikçe Bunalıma Batıyoruz 01-01-1970 03:00 Müslüman Ve Kâfir 01-01-1970 03:00 Güvenlik Gerekçesi 01-01-1970 03:00 İman Etmek veya Küfre Düşmek 01-01-1970 03:00 Sumud Filosu 01-01-1970 03:00 Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 İslam Ve İnsan 01-01-1970 03:00 İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık 01-01-1970 03:00 Yasaklanan İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Laik Ortam Ve Müslümanlar 01-01-1970 03:00 Gündem Gazze! 01-01-1970 03:00 Dua ve Savaş 01-01-1970 03:00 Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek 01-01-1970 03:00 İsrail’e Askeri Müdahale Şart 01-01-1970 03:00 Suriye Ve Durziler Meselesi 01-01-1970 03:00 Şaşkın İnsan 01-01-1970 03:00 Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Ve Kâfirler 01-01-1970 03:00 İsrail İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular 01-01-1970 03:00 İşlevsel İslam 01-01-1970 03:00 Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- 01-01-1970 03:00 Adil Olmak Veya Zulmetmek 01-01-1970 03:00 Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz 01-01-1970 03:00 İslam’a Tabi Olmak 01-01-1970 03:00 Değişimi Iskalamak 01-01-1970 03:00 Si(s)temsel Bir Eleştiri 01-01-1970 03:00 İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım 01-01-1970 03:00 Gündemi Değerlendirme Biçimi 01-01-1970 03:00 Bir Filistin Yazısı Daha 01-01-1970 03:00 Hesabı Da Unutmayın! 01-01-1970 03:00 Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Noktası 01-01-1970 03:00 GAZZE 01-01-1970 03:00 Takva Elbisesi Ve Tesettür 01-01-1970 03:00 Ayak Uyduramıyorum 01-01-1970 03:00 İslam ve Beşeri Sistemler 01-01-1970 03:00 Her İnsanın Bir Karnesi Vardır 01-01-1970 03:00 Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı 01-01-1970 03:00 Sünnettüllah 01-01-1970 03:00 Niyet -2- 01-01-1970 03:00 Niyet -1- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -3- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -2- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -3- 01-01-1970 03:00 Bir Oku Bin Düşün 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -2- 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -1- 01-01-1970 03:00 Biz, Bize Benzemek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bahaneleri Çok 01-01-1970 03:00 Kime Göre Neye Göre 01-01-1970 03:00 Şahidimiz Bedenimizdir 01-01-1970 03:00 Bir Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 7 Ekim El-Aksa Tufanı 01-01-1970 03:00 Cahiliye Dönemi Anatomisi 01-01-1970 03:00 Gazze ve Biz 01-01-1970 03:00 Sitem ve Sistem 01-01-1970 03:00 Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -5- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -4- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -3- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -2- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -1- 01-01-1970 03:00 Şeriat’a Karşıyım 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistin ve Biz 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- 01-01-1970 03:00 Bangladeş’te Kıyam 01-01-1970 03:00 İsmail Haniye 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- 01-01-1970 03:00 Elleri Kuruyasıcalar! 01-01-1970 03:00 Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder 01-01-1970 03:00 İlahlaşmak 01-01-1970 03:00 Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin 01-01-1970 03:00 Futbol En Büyük Afyondur 01-01-1970 03:00 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir 01-01-1970 03:00 Kültürel Emperyalizm 01-01-1970 03:00 Suçun Şahsiliği Esastır 01-01-1970 03:00 Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı 01-01-1970 03:00 İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme 01-01-1970 03:00 Aman ha! 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Arkası Gelmeyen Sorular 01-01-1970 03:00 Ah! Gazze ah! 01-01-1970 03:00 Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir 01-01-1970 03:00 Doğruluk İspat Gerektirir 01-01-1970 03:00 Batı(L) Ülkeleri 01-01-1970 03:00 İman Hakikati 01-01-1970 03:00 Şehit Hasan Saklanan 01-01-1970 03:00 Filistin Okumaları 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz? 01-01-1970 03:00 Bitmeyen İmtihanımız Filistin 01-01-1970 03:00 Seçim Analizi 01-01-1970 03:00 Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz 01-01-1970 03:00 Her İnsan Ölecek Yaştadır 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -6- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -5- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -4- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -3- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -2- 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehadeti 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -1- 01-01-1970 03:00 Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek 01-01-1970 03:00 PUT -3- 01-01-1970 03:00 PUT -2- 01-01-1970 03:00 Put- 1- 01-01-1970 03:00 Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar 01-01-1970 03:00 Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin 01-01-1970 03:00 Evvet, oyun süperdi! 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -13- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak-12- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak -11- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -10 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -9- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -7- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -8- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -6- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak- 5- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak-4- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -2- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -1- 01-01-1970 03:00 İstişare 01-01-1970 03:00 Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- 01-01-1970 03:00 Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- 01-01-1970 03:00 Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 01-01-1970 03:00 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız 01-01-1970 03:00 Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez 01-01-1970 03:00 İbadetlerin alternatifi var mıdır! 01-01-1970 03:00 Tüm bunları namazın mı emrediyor? 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu bu… Huyum batsın. 01-01-1970 03:00 Hz. Ömer mi Dediniz 01-01-1970 03:00 Kendimizi Unutmayalım! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Doğru! 01-01-1970 03:00 Siz Ne Dersiniz, Bilmem 01-01-1970 03:00 Aynanın Karşısındayım 01-01-1970 03:00
haber medya kadın