Suriye Meselesi -3-

Nihat Güç

21-12-2024 15:53

Suriye’de sevindiren bir devrim oldu. Eski Zalim Esad kovuldu. Yeni gelen yönetim henüz tam manasıyla koltuklarına oturabilmiş, ülkenin her tarafında hâkimiyet sağlayabilmiş değiller. İçeriden ve dışarıdan gelen saldırılar akıl almaz boyutta. Olmayan, hatta yıkılmış, darmadağın olmuş bir enkazın üstünde yeni bir devlet inşaa edilecek. Dışarıdan müdahale olmasa işleri daha da kolaylaşacak.

Bu yeni yönetimin, ülkede uygulanacak kuralları İslami temeller üzerinde yükseltmemesi için kâfir, münafık ve müşriklerin saldırılarını gayet iyi anlıyorum. Onlar “Azgın bir azınlık.” Saldırılarını daha da sıklaştıracaklarına da inanıyorum. Her türlü iç kargaşaya sebebiyet vermek için de uğraşacaklar. Tıynetleri bu.

Anlamadığım şey Müslümanların da bu yeni yönetime saldırıyor olmalarıdır. Temkinli olmamız, insaflı davranmamız, hakkaniyete uygun hareket etmemiz gerekmez mi? Kendilerine tavsiyede bulunmak ayrıdır, küfür ile itham etmek apayrıdır.

İçinde yaşadıkları küfür sistemine ses çıkarmayan insanların(!) bu yeni yönetimi yerin dibine sokmalarını hafsalam almıyor.

Biz adil bir ümmetiz. Adalet ile davranmak, suhulet ile olayları savuşturmak zorundayız.

Allah bütün Peygamberlere rahmet etsin! Onlara bol ikram ve ihsanda bulunsun! Bizi de ahirette onlara komşu kılsın!

Ne kadar zor işler ile görevlendirildiklerini; kendilerine inandığını söyleyen ve bin dört yüz yıldır var olan bir hükmü aktardığınız veya anlattığınız kişilerin gösterdikleri tepkiden, sergiledikleri kaş göz hareketlerinden daha iyi anlayabilirsiniz. Peygamberler; yeni gelmiş, daha önce duyulmamış bir hükmü anlattıklarında kim bilir nasıl bir tepkiyle, nasıl bir hakaretle, nasıl bir tehditle karşılaşmışlardı.

Kâfirlerin gösterdikleri tepkileri hayal etmek bile mümkün değildir.

Eleştiri yaptığınız kişi veya kişilerin içinde bulundukları durumu ve ortamı göz önüne getirerek eleştirmekte fayda vardır. Her şeyde insaf ve merhamet olması gerektiği gibi eleştiride de insaf ve merhamet en ön safta yer almalıdır. Bundan vazgeçemeyiz. Biz Müslümanız. Başkalarına benzemeyiz. Aksi takdirde burun temizlemek isterken göz çıkarabilirsiniz muhatabınızın.

Günümüzde Suriye’de devrim yapan kadrolar hakkında yapılan eleştiriler bundan farksız değil.

ABD; “Suriye’nin kendi kendini yönetme hakkı vardır. Buna saygı duyuyoruz. Bu çok önemli bir konu… Ancak anayasası, kanun ve kuralları bizim istediğimiz gibi olmalı. Kendilerini tanımamız için bu önemli bir şart.” diye açıklama yapıyor. Ve bunun adı da özgürlük oluyor. Bana benzediğin oranda özgürsün. Benim gibi düşündüğün kadar ayakta kalırsın. Benim onayladığım kanunlarla hükmettiğin kadar varsın. Allah’ın kanun ve kuralları olmasın da, Hz. Muhammed (s.a.v.) rehber ve lider olmasın da hangi insanın, hangi kabilenin, hangi ailenin kanun ve kuralları olursa olsun, razıyız. İnsanlar camiye yönelmesin de, Kur’an okumasın da hangi zindana tıkanıyorsa tıkansın, hangi kitabı okuyorsa okusun, fark etmez. Mahkemeler suç işleyenlere Allah’ın kurallarıyla, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in tavsiyeleri ile ceza vermesin de kimin kellesini keserse kessin, kimi gecenin karanlığında yok ederse etsin, diyorlar.

O yüzden ABD’nin Ortadoğu'nun güvenliğinden ve sahip olmaları gereken özgürlükten anladığını şöyle sıralayabiliriz: “İsrail’in Gazze’de yaşayan insanların evlerini başlarına fosfor bombasıyla yıkarak boğmasına, Zalim Esed’in Sednaya zindanına tıkadığı masum insanları her türlü işkenceden sonra preslemesine, Sisi’nin Rabia meydanında binlerce masum sivil insanı tanklarla hedef almasına, Kral Selman’ın 2030 açılımı çerçevesinde Ka’be silüeti içinde çıplak kadın oynatmasına” razıyız. Bunlar gerçekleşmediği takdirde Ortadoğu’da istikrar bozulmuş, huzur ortamı ortadan kalkmış, müdahalenin zamanı gelmiş demektir. Ve behemahal, var gücüyle, uçak gemileriyle, askerlerle, füzelerle hücuma geçilmesi artık şart olmuştur.

Nasıl bir küfür?

Nasıl bir nifak?

Nasıl bir şirk?

Nasıl bir zihin dünyası?

Kâfirler, müşrikler ve münafıklar esen rüzgârın arkasından dünyaya ait çıkarları ve siyasi gelecekleri için bir o yana bir bu yana savrularak ömürlerini tükettiklerine şahit olmamız şaşırtmıyor bizi. Müslümanlar ise dünya hayatında yapacakları iş ve işlemlere ait rotayı belirleyen ve düzenleyen iki önemli pusulaya sahip olduklarını söylemek durumundayız. Bu pusulanın birincisi Kur'an-ı Kerim diğeri de sünnettir. Müslümanlar bu rota üzerinde yürüdükleri müddetçe zarar etseler, şehit düşseler bile yolunu şaşırmayacaklardır.

Suriye’nin yeni yönetiminden isteğimiz bundan başkası değildir. Bunu talep etmek hakkımız. Ancak dünyada “Azgın bir azınlık” var. Bu “Azgın azınlık” sinsi ve namerttir. Acımasız, dönek ve kalleştir. Bu guruba son derece dikkat edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde bu “Azgın azınlık” özellikle Suriye’de her türlü fitneyi, her türlü kargaşayı tedavüle sokabilir.

Nitekim Suriye’ye gelip yeni lider ile röportaj yapan Avrupalı gazetecilerin sordukları sorulara baktığımız vakit bunu sezinlemek için kâhin olmaya gerek yoktur. İlk soruları; “Şam’da içki ve uyuşturucu kullanabilecek miyiz?” çerçevesinde olmaktadır.

Toplu mezarlardan, kaybolan insanlardan, Sednaya zindanlarından, tecavüze uğrayan kadınlardan, baskı altına alınan İslam dininden hiç bahsetmiyorlar bu “Azgın azınlık.” Bu “Azgın azınlık” şimdiye kadar ya Zalim Beşşar ile ortaklık yapıyorlardı ya da “Müslüman olan insanlar” bunlar için herhangi bir öneme sahip değillerdi.

Zihni tutsak olan bu insanın bedenlerinin özgür olmasının zerre kadar kıymeti harbiyesinin olmadığını anlıyorum bu vesileyle. Ve yine zihni özgür olan bir insanın da bedeninin esir olmasının hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığını da bu vesileyle anlamış oldum.

Hep söylediğim gibi batı medeniyeti içki medeniyetidir, sarhoşluk medeniyetidir. İçi boş kof ve kokuşmuş bir medeniyetidir. Bu medeniyeti ayakta tutan silahlarıdır. Ancak silah bir gün tutukluluk yaptığında nasıl bir inkılap ile devrileceklerine hep beraber şahit olacağız inşaAllah.

Bu “Azgın azınlık” karşısında yerine getirmemiz gereken imtihanımız, imkânlarımız ölçüsünde olduğunu söyleyebilirim. Kimin imkânı ne ise imtihanı da o olacaktır. O yüzden bu “Azgın azınlığın” önümüze serptiği her haberi yutamayız, alkışlayamayız, doğru diye onaylayamayız. Müslümanlara meydan okuyamayız.

Son dönemlerde haberlere değil, haberi yapan kişilere daha çok odaklanıyorum. Haberlerde imzası olan kişilerin “Azgın azınlık” olup olmadığına göre değerlendirmeye tabi tutuyorum.

Size de tavsiye ediyorum. Azıcık da olsa siz de ayıklayın haberleri.

DİĞER YAZILARI Müslüman Ahlaklıdır 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi'ne Başlarken 01-01-1970 03:00 İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur 01-01-1970 03:00 ABD-İsrail Ve İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Ramazan’a Elveda 01-01-1970 03:00 İsrail-ABD, İran Ve Biz 01-01-1970 03:00 Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! 01-01-1970 03:00 Rol Modellerimz (!) 01-01-1970 03:00 İyi İnsan, Kötü İnsan 01-01-1970 03:00 İnsanlarımız Ve İslam 01-01-1970 03:00 Cahiliye Düzeni 01-01-1970 03:00 Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! 01-01-1970 03:00 Kur’an’dan Birkaç Mesaj 01-01-1970 03:00 Ana Eksenimiz Ne? 01-01-1970 03:00 Gittikçe Bunalıma Batıyoruz 01-01-1970 03:00 Müslüman Ve Kâfir 01-01-1970 03:00 Güvenlik Gerekçesi 01-01-1970 03:00 İman Etmek veya Küfre Düşmek 01-01-1970 03:00 Sumud Filosu 01-01-1970 03:00 Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 İslam Ve İnsan 01-01-1970 03:00 İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık 01-01-1970 03:00 Yasaklanan İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Laik Ortam Ve Müslümanlar 01-01-1970 03:00 Gündem Gazze! 01-01-1970 03:00 Dua ve Savaş 01-01-1970 03:00 Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek 01-01-1970 03:00 İsrail’e Askeri Müdahale Şart 01-01-1970 03:00 Suriye Ve Durziler Meselesi 01-01-1970 03:00 Şaşkın İnsan 01-01-1970 03:00 Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Ve Kâfirler 01-01-1970 03:00 İsrail İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular 01-01-1970 03:00 İşlevsel İslam 01-01-1970 03:00 Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- 01-01-1970 03:00 Adil Olmak Veya Zulmetmek 01-01-1970 03:00 İnsanların Hedefleri ve Başarıları 01-01-1970 03:00 Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz 01-01-1970 03:00 İslam’a Tabi Olmak 01-01-1970 03:00 Değişimi Iskalamak 01-01-1970 03:00 Si(s)temsel Bir Eleştiri 01-01-1970 03:00 İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım 01-01-1970 03:00 Gündemi Değerlendirme Biçimi 01-01-1970 03:00 Bir Filistin Yazısı Daha 01-01-1970 03:00 Hesabı Da Unutmayın! 01-01-1970 03:00 Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Noktası 01-01-1970 03:00 GAZZE 01-01-1970 03:00 Takva Elbisesi Ve Tesettür 01-01-1970 03:00 Ayak Uyduramıyorum 01-01-1970 03:00 İslam ve Beşeri Sistemler 01-01-1970 03:00 Her İnsanın Bir Karnesi Vardır 01-01-1970 03:00 Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı 01-01-1970 03:00 Sünnettüllah 01-01-1970 03:00 Niyet -2- 01-01-1970 03:00 Niyet -1- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -2- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -3- 01-01-1970 03:00 Bir Oku Bin Düşün 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -2- 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -1- 01-01-1970 03:00 Biz, Bize Benzemek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bahaneleri Çok 01-01-1970 03:00 Kime Göre Neye Göre 01-01-1970 03:00 Şahidimiz Bedenimizdir 01-01-1970 03:00 Bir Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 7 Ekim El-Aksa Tufanı 01-01-1970 03:00 Cahiliye Dönemi Anatomisi 01-01-1970 03:00 Gazze ve Biz 01-01-1970 03:00 Sitem ve Sistem 01-01-1970 03:00 Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -5- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -4- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -3- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -2- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -1- 01-01-1970 03:00 Şeriat’a Karşıyım 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistin ve Biz 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- 01-01-1970 03:00 Bangladeş’te Kıyam 01-01-1970 03:00 İsmail Haniye 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- 01-01-1970 03:00 Elleri Kuruyasıcalar! 01-01-1970 03:00 Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder 01-01-1970 03:00 İlahlaşmak 01-01-1970 03:00 Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin 01-01-1970 03:00 Futbol En Büyük Afyondur 01-01-1970 03:00 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir 01-01-1970 03:00 Kültürel Emperyalizm 01-01-1970 03:00 Suçun Şahsiliği Esastır 01-01-1970 03:00 Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı 01-01-1970 03:00 İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme 01-01-1970 03:00 Aman ha! 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Arkası Gelmeyen Sorular 01-01-1970 03:00 Ah! Gazze ah! 01-01-1970 03:00 Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir 01-01-1970 03:00 Doğruluk İspat Gerektirir 01-01-1970 03:00 Batı(L) Ülkeleri 01-01-1970 03:00 İman Hakikati 01-01-1970 03:00 Şehit Hasan Saklanan 01-01-1970 03:00 Filistin Okumaları 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz? 01-01-1970 03:00 Bitmeyen İmtihanımız Filistin 01-01-1970 03:00 Seçim Analizi 01-01-1970 03:00 Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz 01-01-1970 03:00 Her İnsan Ölecek Yaştadır 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -6- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -5- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -4- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -3- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -2- 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehadeti 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -1- 01-01-1970 03:00 Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek 01-01-1970 03:00 PUT -3- 01-01-1970 03:00 PUT -2- 01-01-1970 03:00 Put- 1- 01-01-1970 03:00 Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar 01-01-1970 03:00 Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin 01-01-1970 03:00 Evvet, oyun süperdi! 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -13- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak-12- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak -11- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -10 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -9- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -7- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -8- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -6- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak- 5- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak-4- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -2- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -1- 01-01-1970 03:00 İstişare 01-01-1970 03:00 Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- 01-01-1970 03:00 Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- 01-01-1970 03:00 Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 01-01-1970 03:00 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız 01-01-1970 03:00 Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez 01-01-1970 03:00 İbadetlerin alternatifi var mıdır! 01-01-1970 03:00 Tüm bunları namazın mı emrediyor? 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu bu… Huyum batsın. 01-01-1970 03:00 Hz. Ömer mi Dediniz 01-01-1970 03:00 Kendimizi Unutmayalım! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Doğru! 01-01-1970 03:00 Siz Ne Dersiniz, Bilmem 01-01-1970 03:00 Aynanın Karşısındayım 01-01-1970 03:00
haber yazılımı