Ankara'nın askeri ve kültürel entegrasyon hamlelerine karşı Astana, Rusya dengesini gözeterek frene bastı.
Türk dünyasının "manevi başkenti" olarak kabul edilen Kazakistan'ın Türkistan şehri, Türk Devletleri Örgütü’nün (DTÖ) kritik bir gayriresmi zirvesine ev sahipliği yaptı. Ana teması "yapay zeka ve dijital kalkınma" olarak belirlenen toplantı, arka planda Ankara’nın geniş kapsamlı entegrasyon vizyonu ile Orta Asya cumhuriyetlerinin temkinli yaklaşımı arasındaki egemenlik ve etki mücadelelerine sahne oldu.
Kapalı kapılar ardında geçen görüşmelerden sızan kulisler ve liderlerin kamuoyuna yansıyan açıklamaları, örgüt içindeki yapısal gerilimleri ve Rusya faktörünü bir kez daha tescilledi.
Zirveye Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan cumhurbaşkanlarının yanı sıra yalnızca Ankara tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhurman katıldı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan’a gerçekleştirdiği ve 15 stratejik anlaşmanın imzalandığı resmi ziyaretin hemen ardından yapılan bu zirve, manevi ortaklık sembolleriyle başlasa da siyasi fikir ayrılıklarının gölgesinde kaldı.
"Turan NATO'su" spekülasyonlarına Kazakistan'dan sert fren
Zirvenin en dikkat çekici çıkışı, ev sahibi Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’den geldi. Ankara’nın örgütü daha derin bir siyasi ve askeri ittifaka dönüştürme eğilimlerine set çeken Tokayev, teşkilatın bir "jeopolitik proje" olmadığının altını çizdi.
Kazak lider, gerçekleştirdiği konuşmada şu ifadeleri kullandı:
"Son zamanlarda örgütümüzü askeri bir ittifak olarak gösteren görüşler dile getirildi. Bu tür spekülasyonları yayanların kötü niyetli amaçlar güttüğü ve fitne çıkarmayı hedeflediği açıktır. Kazakistan bu tür yaklaşımları reddetmektedir. Türk Devletleri Örgütü askeri bir örgüt değildir; ticaret, ekonomi, teknoloji ve kültürel işbirliğini amaçlayan eşsiz bir platformdur."
Kazak siyasi analist Daniyar Ashimbayev, Tokayev’in bu sözlerinin DTÖ içindeki büyüyen bir tartışmanın dışa vurumu olduğunu belirtti. Analist Andrei Chebotarev ise bu mesajın hem pan-Türkçü askeri blok arzusu taşıyan çevrelere hem de örgüte şüpheyle bakan Moskova gibi küresel güçlere bir "denge ve güvence" sinyali olduğunu savundu.
Masadaki Rusya gölgesi ve "Altay" hamlesi
Kazakistan’ın zirvedeki hamleleri sadece askeri ortaklığı reddetmekle kalmadı, aynı zamanda Rusya’yı da dolaylı olarak masaya dahil etme girişimlerini barındırdı. Analist Chebotarev, Tokayev'in Azerbaycan’daki önceki zirvede ortaya atılan "DTÖ+" formatına ve Rusya destekli "Türk medeniyetinin beşiği Altay" girişimine vurgu yaptığına dikkat çekti. Uzmanlar, bu adımı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Kazakistan’a yapacağı devlet ziyareti öncesinde Moskova’ya açılmış ince bir kapı ve "Altay Diyalog Platformu" için bir zemin hazırlığı olarak yorumluyor.
Ortak alfabe krizine karşı "terminoloji komisyonu" formülü
Zirvenin bir diğer hassas cephesi ise dil ve kültür politikalarında yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin uzun süredir küresel ölçekte savunduğu "ortak Türk alfabesi" ve yapay zekada "Türkçe dil modeli" önerisini yineledi. Ancak Kazakistan’ın kendi içinde Latin alfabesine geçiş sürecini süresiz olarak ertelediği bir dönemde, Tokayev bu baskıya daha yumuşak bir alternatifle yanıt verdi. Kazak lider, doğrudan ortak alfabeye geçmek yerine, bir "Devletlerarası Terminoloji Komisyonu" kurulmasını ve ortak bir veri tabanı oluşturulmasını teklif ederek Ankara’nın hızlı entegrasyon takvimini zamana yaymayı tercih etti.
Zirveye katılımda KKTC ve gözlemci çatlağı
Örgüt içindeki siyasi homojenlik eksikliği, katılım düzeylerine de yansıdı. Analist Ashimbayev, DTÖ gözlemci üyeleri olan Türkmenistan ve Macaristan heyetlerinin zirveye katılmadığına dikkat çekti. Ayrıca Türkiye'nin KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhurman'ı zirveye getirmesi ve Erdoğan’ın "Kuzey Kıbrıs ile bağların güçlendirilmesi" yönündeki çağrıları, diğer üye ülke liderlerinin resmi açıklamalarında yer bulmadı. Üyelerin KKTC konusunda uluslararası hukuk dengelerini gözeterek sessiz kalmayı tercih etmesi dikkat çekti.
Siyasi gerilimlerden uzak sığınak: Orta koridor ve teknoloji pazarı
Siyasi ve kültürel alanlardaki vizyon ayrılıklarına tezat olarak, liderler somut ekonomik ve lojistik projelerde uzlaşı zeminini korudu. Risklerin en az olduğu taşımacılık ve dijitalleşme alanları zirvenin en verimli başlıkları oldu.
Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, yapımı süren Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu hattının Orta Koridor ile entegre edilmesine özel önem verdiklerini belirterek bölgesel lojistik ağların önemini vurguladı. Kazak analist Marat Shibutov ise Kazakistan’ın yapay zekayı ana tema yapma nedeninin ekonomik bir pazar arayışı olduğunu ifade etti. Shibutov, "Rusya ve Çin’in kendi güçlü iç sektörleri olduğu için teknolojilerimizi ihraç edecek pazarımız az. Bu teknolojileri DTÖ platformu üzerinden kardeş ülkelere tanıtıp satmaya çalışıyoruz" diyerek zirvenin pragmatik yönünü özetledi.
Türkistan zirvesi, neye dönüşmesi gerektiği konusunda henüz tam bir mutabakata varamadan büyümeye ve kurumsallaşmaya çalışan bir teşkilat tablosu ortaya koydu. Ankara için daha derin bir siyasi, askeri ve dilsel uyum aracı olan DTÖ, Astana ve Taşkent için Rusya ve Çin dengelerini sarsmayacak, ticari kazanç odaklı pratik bir işbirliği platformu anlamını taşımaya devam ediyor.
Kaynak: https://timesca.com/

















































































































































































































