Ana Eksenimiz Ne?

Nihat Güç

17-11-2025 18:29

İnsanoğlunun sımsıkı sarılması bağlanması ve bu minvalde iş ve işlemlerini yürütmesi gereken ana eksen Kur’an-ı Kerim ve Sünnet’i Seniyye’dir.

Bu eksen bize doğrularımızı öğretmekle kalmayacak yanlışlarımızı da ortaya serecektir. Bu eksen bizi olduğumuz yerden alacak, olması gereken noktaya taşıyacaktır. Yeter ki ana eksenden sapmayalım, ana eksenle cedelleşmiyelim.

İnsanoğlu bu ana eksenden koparsa yamulur, sürüklenir, oraya buraya savrulur, olanı gizler, olmayanı dillendirir, koskocaman bir hayatı bir hiç uğruna tüketir durur. Bu durum her zaman böyle olmuştur. İnsan köklerinden koptuğunda, ana ekseninden uzaklaştığında tüm değerlerine yan gözle bakmaya başlar. Ana eksenden kopan her insanın sonu alınamayan virajlara savrulduğunu her gün müşahede etmekteyiz. Allah muhafaza buyursun!

Kur’an ve Sünnet var olduğu müddetçe kimlerin ne söylediği, neyi empoze ettiği hiç önemli değildir bizim için. Biz doğruları direkt merkezinden almaya çalışırız. Kur’an ve Sünnet çerçevesinde bir yaşam sürdürmeye, bir düşünce üretmeye, bir söz dile getirmeye gayret gösteririz. İşimiz ve gayemiz her zaman bu yöndedir ve bu yönde olmaya da devam edecektir. Empoze edilmeye ve yutturulmaya çalışılan batıl ve atıl kuralları, ana eksenimize bağlı kaldığımız oranda ret etmemiz mümkündür. Bu irade ve bu güç bizde mevcuttur.

Ana eksen üzerinden yol almaya çalışıyoruz. Bizi biz yapan ana unsur budur. Kimlerin nerede nasıl savrulduğu, ana ekseninden ne derece koptuğu bizi pek etkilememelidir. Çünkü Yüce Allah; “Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Maide/105)

İyiki de Kur’an gibi bir rehber, hadis gibi bir kılavuz var elimizde. Sadece bu iki kaynak için Allah’a ne kadar şükretsek azdır. Allah, bizi değerli bulduğu için muhatap kabul etti ve bu nadide kitap ile müşerref kıldı. Bu vesileyle helali haramdan, iyiyi yanlıştan, kötüyü habis'ten, hakkı batıldan, âlim'i belam’dan, zalimi mazlumdan ayırabiliyoruz. Yoksa albenili, şaşalı ve edebi cümlelere aldanabilir, ağzıyla iş yapan kimi tağutu “Vereset’ül Enbiya” diye kabul da edebilirdik. Bizi aklını kullanabilen varlıklar kılan Yüce Allah’a hamd olsun. Ya aklımızı kullanamayan bir insana dönüşse idik?

Biz doğru olmaya, doğrular ile beraber yol almaya ve en önemlisi de doğru yolda yürümeye çalışmak zorundayız. Başka bir alternatifimiz yok. Hedefimiz, gayemiz, meşguliyetimiz, söylemlerimiz ve eylemlerimiz bu yönde.

Rabbim yanlışa düşmekten, yanlışı savunmaktan, isyanı ve fısk-u fücuru doğru bir kural olarak kabul etmekten hatta bunu anlatmaktan muhafaza buyursun!

İki yol var önümüzde. Biri sapıtmak, yoldan çıkmak, isyan etmek, arzu ve isteklerimize uymak, yanlışları doğru kabul ederek dünyaya tamah etmektir. İkincisi de istikamet üzere bir yaşam sürdürerek cennete doğru yol almaktır. Hepsi bu.

Dünya hayatı sapıtmayı veya istikamet üzere bir yol almayı gerekli ve zorunlu kılmaktadır. Bu imtihana bizler de tabiyiz.

Bir insan ya dalalettedir ya da hidayet üzere bir yaşam sürdürmektedir. İnsanlar için, kim olursa olsun üçüncü bir yol yoktur. Savunduklarının tamamı ya sapıklıktır ya da hidayettir. Her şey bu noktada şekillenmekte, iş ve işlemler, plan ve projeler bu istasyonda hayat bulmaktadır. Ayrışmalar, zıtlaşmalar, bağrışmalar ve farklılaşmalar burada can bulmaktadır. Hayat emaresi, çıkış noktası ve yaşam kalitesi buradadır.

Sapıtmak veya hidayet üzere bir yol yürümek…

Ancak toplum olarak bizler dinden çok uzaktayız, hem de çok çok. Tarifi kabil değil.

Ana eksenden yola çıkarak hayatı, yaşamı, gidişatı, medeniyeti ve en önemlisi de insanlığı değerlendirmemiz gerekiyordu. Olması gereken, emredilen de buydu. Peki, bizler ne yaptık, nasıl kıvırdık ve nasıl davrandık? Hangi sözleri savurduk ortalığa?

Bunun tam tersini yaptığımızı söylersem yanlış bir ifade kullanmış olmam diye düşünüyorum. Hayata, yaşama, gidişata ve en önemlisi de insanlara bakarak Kur’an’ı ve Sünnet’i değerlendirmeye kalkıştık. Dinin dışlandığı ve yok sayıldığı laik sistemleri merkeze alarak İslam’ı, Kitap’ı ve Müslümanları yorumlamaya hatta değerlendirmeye tabi tuttuk.

Sistemi laikleştirdik ve İslam’ı eleştirdik.

Bu konuda mahirleştik, bir hayli de yol aldık. Böyle bir şey olabilir miydi? Evet, ne yazık ki oldu… Başardık bunu(!)

Bu vesileyle bize ait olan şeyleri, yanlış da olsa, haram da olsa, kötü de habis de olsa kutsal birer metin gibi savunmaya başladık. Yanlışın kötü, kötünün yanlış olabileceği ihtimalini bile rafa kaldırdık. Nereden geldiğini tam manasıyla kestiremediğimiz böyle bir huy edindik. Dinden kaynaklanmadığı kesin bir konuydu bu.

Oysa yanlış iş ve işlemler, kusurlar ve hatalar insanlar içindir. Her insanın günahı mutlaka vardır, olacaktır, olmalıdır. Hesabımıza gelmediği için bu konuyu ya unutuyoruz ya da unutmaya çalışıyoruz. O yüzden doğruları savunduğumuz kadar yanlışları da savunuyoruz, hatta zaman zaman haramlara alkış bile çalıyoruz.

Keşke ayıklamayı bilebilseydik, keşke sadece doğruları savuna bilseydik, keşke doğrular ile beraber doğru yolda yürüye bilseydik. Bizden istenen bu değil miydi? Ancak biz köşe başlarını tutan çağırıcılara kandık. İçinde yaşamakta olduğumuz ortamda, toplumda cereyan eden hadiseleri olduğu gibi ilahi birer mesaj olarak kabul ettik. Evet, bu zaafiyetimizden yararlanan laik sistemler de var gücüyle yüklenmeye başladı. İslam ile uyuşmayan her ne haslet varsa laiklik adı altında yutturmaya çalıştılar bize. Bu baskı veya bu empoze etme biçimi Müslüman geçinen birçok insanı; dostunu ve düşmanını tanıyamayacak derekeye savurdu hatta aklını başından almakla kalmadı düz yolda şaşırttı ve sırat-ı müstakim’den de fersah fersah uzaklaştırdı. İnsanların toptan bir şekilde yanlışta ve günahta boğulmasına yol açtı. Yanlışları sorgulayamaz, haramlara dil uzatamaz, dinden uzaklaştıran unsurların var olduğunu bile umursamaz olduk.

Ayetler sanki diridirler. Ne zaman okursanız okuyun size mutlaka söyleyeceği bir şeyleri vardır. Yer, zaman ve şahıs ayırmaksızın hakkı ve hakikati ortaya koyduklarına da şahit olabilirsiniz. Ancak daha önce dediğim gibi yaptıklarımızdan değil, ayetlerden yaptıklarımıza odaklanacak olursak bu canlılığı, bu güncelliği ve bu hareketliliği görebiliriz. Günümüzü anlatan şu ayete dikkat kesilelim diyorum. Dünkü müşrikler inandıkları ve yaşamakta oldukları dinlerini Allah’a öğretmeye kalkıştıkları gibi bugünkü laikler de laikleşenler de nifakta yüzenler de Allah’a dinlerini öğretmeye kalkışıyorlar. Yüce Allah şöyle buyuruyor; “(Ey Muhammed!) De ki: “Siz Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.” (Hücurat/16)

İslam'a göre putçuluğu, puta tapmayı, şirk koşmayı öğrenemezsek günümüzde alenen gerçekleştirilen putçuluğu, puta tapmayı, şirk koşmayı, kısacası haramları anlayamayız. Evvela Kur’an’a bakmamız, Sünnet’e danışmamız lazım gelmektedir.

Bazı insanlar hayatları boyunca insanlara yük oldular. Bu tip insanlar öldükten sonra da insanlara maalesef yük olmaya devam ediyorlar. Tabi bu durumu anlayabilmek için de ana eksene bağlı olarak yükün ne olduğunu bilmekte fayda vardır.

Muasır medeniyet dedikleri noktada ne Allah (c.c.) var ne Peygamber (s.a.v.) var ne Kur’an-ı Kerim var ne din var ne de iman. Bunları dile getirdiğiniz zaman işi yokuşa sürme gibi bir itham ile karşı karşıya kaldığımızı itiraf etmek durumundayız. Evet, kolaylaştıralım zorlaştırmayalım. Bu doğru. Ancak kolaylaştıralım derken ana eksenden, İslâm’dan, İslami kurallardan, İslam’ın ortaya koyduğu üsûl ve hususlardan da vazgeçmeyelim diyorum.

DİĞER YAZILARI Müslüman Ahlaklıdır 01-01-1970 03:00 Zuhruf Suresi'ne Başlarken 01-01-1970 03:00 İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur 01-01-1970 03:00 ABD-İsrail Ve İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Ramazan’a Elveda 01-01-1970 03:00 İsrail-ABD, İran Ve Biz 01-01-1970 03:00 Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız! 01-01-1970 03:00 Rol Modellerimz (!) 01-01-1970 03:00 İyi İnsan, Kötü İnsan 01-01-1970 03:00 İnsanlarımız Ve İslam 01-01-1970 03:00 Cahiliye Düzeni 01-01-1970 03:00 Faizli banka aracılığıyla maaşımı almak istemiyorum! 01-01-1970 03:00 Kur’an’dan Birkaç Mesaj 01-01-1970 03:00 Gittikçe Bunalıma Batıyoruz 01-01-1970 03:00 Müslüman Ve Kâfir 01-01-1970 03:00 Güvenlik Gerekçesi 01-01-1970 03:00 İman Etmek veya Küfre Düşmek 01-01-1970 03:00 Sumud Filosu 01-01-1970 03:00 Haini Çok Olan Bir Coğrafyada Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 İslam Ve İnsan 01-01-1970 03:00 İbadetlerde Özgürlük, Haramlarda Tutsaklık 01-01-1970 03:00 Yasaklanan İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Laik Ortam Ve Müslümanlar 01-01-1970 03:00 Gündem Gazze! 01-01-1970 03:00 Dua ve Savaş 01-01-1970 03:00 Yahudileşmek Ya Da Hamas Silah Bıraksın Demek 01-01-1970 03:00 İsrail’e Askeri Müdahale Şart 01-01-1970 03:00 Suriye Ve Durziler Meselesi 01-01-1970 03:00 Şaşkın İnsan 01-01-1970 03:00 Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Ve Kâfirler 01-01-1970 03:00 İsrail İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Gazzeli Mücahitler Dünya Müslümanlarının Lokomotifi Oldular 01-01-1970 03:00 İşlevsel İslam 01-01-1970 03:00 Akıllı Olan Müslümandır Müslüman Olan Akıllıdır 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -2- 01-01-1970 03:00 Şeytan’dan Allah’a Sığınırız -1- 01-01-1970 03:00 Adil Olmak Veya Zulmetmek 01-01-1970 03:00 İnsanların Hedefleri ve Başarıları 01-01-1970 03:00 Sûni Sınırlar Aşılmadan Gazze Kurtulamaz 01-01-1970 03:00 İslam’a Tabi Olmak 01-01-1970 03:00 Değişimi Iskalamak 01-01-1970 03:00 Si(s)temsel Bir Eleştiri 01-01-1970 03:00 İsimlendirmeleri Yeniden Yapalım 01-01-1970 03:00 Gündemi Değerlendirme Biçimi 01-01-1970 03:00 Bir Filistin Yazısı Daha 01-01-1970 03:00 Hesabı Da Unutmayın! 01-01-1970 03:00 Ardımızdan Ağlayanımız Olacak Mı? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Noktası 01-01-1970 03:00 GAZZE 01-01-1970 03:00 Takva Elbisesi Ve Tesettür 01-01-1970 03:00 Ayak Uyduramıyorum 01-01-1970 03:00 İslam ve Beşeri Sistemler 01-01-1970 03:00 Her İnsanın Bir Karnesi Vardır 01-01-1970 03:00 Gazze’de Ateşkes Uygulanmaya Başlandı 01-01-1970 03:00 Sünnettüllah 01-01-1970 03:00 Niyet -2- 01-01-1970 03:00 Niyet -1- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -3- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi -2- 01-01-1970 03:00 Suriye Meselesi 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -3- 01-01-1970 03:00 Bir Oku Bin Düşün 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -2- 01-01-1970 03:00 Tesettür Üzerine -1- 01-01-1970 03:00 Biz, Bize Benzemek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Bahaneleri Çok 01-01-1970 03:00 Kime Göre Neye Göre 01-01-1970 03:00 Şahidimiz Bedenimizdir 01-01-1970 03:00 Bir Ayetin Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 7 Ekim El-Aksa Tufanı 01-01-1970 03:00 Cahiliye Dönemi Anatomisi 01-01-1970 03:00 Gazze ve Biz 01-01-1970 03:00 Sitem ve Sistem 01-01-1970 03:00 Yasin suresi 14. Ayetin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -5- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -4- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -3- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -2- 01-01-1970 03:00 Sürü Psikolojisi -1- 01-01-1970 03:00 Şeriat’a Karşıyım 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -5- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -4- 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistin ve Biz 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -2- 01-01-1970 03:00 Bangladeş’te Kıyam 01-01-1970 03:00 İsmail Haniye 01-01-1970 03:00 İbadetlere İlavelerde Bulunmak -1- 01-01-1970 03:00 Elleri Kuruyasıcalar! 01-01-1970 03:00 Dileyen İnkar Eder Dileyen De İman Eder 01-01-1970 03:00 İlahlaşmak 01-01-1970 03:00 Yapacağınız Tercihlere Dikkat Edin 01-01-1970 03:00 Futbol En Büyük Afyondur 01-01-1970 03:00 7 Ekim Geç Kalınmış Bir Tarihtir 01-01-1970 03:00 Kültürel Emperyalizm 01-01-1970 03:00 Suçun Şahsiliği Esastır 01-01-1970 03:00 Hz. Aişe (r.ah.)’nin Yaşı 01-01-1970 03:00 İsteyenin İnandığı Bir Sistemden İsteyenin İnkâr Ettiği Bir Sisteme 01-01-1970 03:00 Aman ha! 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebi Bizleri Eğitmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Arkası Gelmeyen Sorular 01-01-1970 03:00 Ah! Gazze ah! 01-01-1970 03:00 Serap Hakikat Değildir Hakikat Tektir, O Da Kur’an ve Sünnettir 01-01-1970 03:00 Doğruluk İspat Gerektirir 01-01-1970 03:00 Batı(L) Ülkeleri 01-01-1970 03:00 İman Hakikati 01-01-1970 03:00 Şehit Hasan Saklanan 01-01-1970 03:00 Filistin Okumaları 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz? 01-01-1970 03:00 Bitmeyen İmtihanımız Filistin 01-01-1970 03:00 Seçim Analizi 01-01-1970 03:00 Filistin Meselesinin Neresinde Duruyoruz 01-01-1970 03:00 Her İnsan Ölecek Yaştadır 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri -2- 01-01-1970 03:00 Gazze Mektebinin Bize Öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Kime Göre Doğru, Kime Göre Yanlış 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -6- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -5- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -4- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -3- 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -2- 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehadeti 01-01-1970 03:00 Zaman Üstü Bir Zaman -1- 01-01-1970 03:00 Sorular Tek Bir Kitaptan Gelecek 01-01-1970 03:00 PUT -3- 01-01-1970 03:00 PUT -2- 01-01-1970 03:00 Put- 1- 01-01-1970 03:00 Vazgeçilmezler ve Dokunulmazlar 01-01-1970 03:00 Farklı Bir Bakış Açısı İle Filistin 01-01-1970 03:00 Evvet, oyun süperdi! 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -13- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak-12- 01-01-1970 03:00 Filistin'i Konuşmak -11- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -10 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -9- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -7- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -8- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -6- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak- 5- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak-4- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -3- 01-01-1970 03:00 Filistini Konuşmak -2- 01-01-1970 03:00 Filistin’i Konuşmak -1- 01-01-1970 03:00 İstişare 01-01-1970 03:00 Müminlerin Yapacakları, Yapmayacakları -3- 01-01-1970 03:00 Mü’minlerin Yapacakları, Yapmayacakları -2- 01-01-1970 03:00 Ne Yapalım, Ne Yapmayalım 1 01-01-1970 03:00 Bizler, bizlere ait olacağız Bizler, bize ait işler yapacağız 01-01-1970 03:00 Kötü Kokan Bataklık Kurutulmadan Güzel Kokan Gül Yetişmez 01-01-1970 03:00 İbadetlerin alternatifi var mıdır! 01-01-1970 03:00 Tüm bunları namazın mı emrediyor? 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu bu… Huyum batsın. 01-01-1970 03:00 Hz. Ömer mi Dediniz 01-01-1970 03:00 Kendimizi Unutmayalım! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Doğru! 01-01-1970 03:00 Siz Ne Dersiniz, Bilmem 01-01-1970 03:00 Aynanın Karşısındayım 01-01-1970 03:00
haber yazılımı