Güncel
Giriş Tarihi : 05-08-2023 16:50   Güncelleme : 05-08-2023 16:50

Anadolu Ajansı’nın Kayıp Hissedarları

Kısa adı AA olan Anadolu Ajansı, Yunus Nadi ve Halide Edip Adıvar'ın fikir öncülüğünde, 6 Nisan 1920'de, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmadan 17 gün önce, Ankara'da kuruldu.

Anadolu Ajansı’nın Kayıp Hissedarları

Kurucuları arasında Kars Milletvekili Ağaoğlu Ahmet, Mardin Milletvekili Yakup Kadri (Karaosmanoğlu), Karahisar Milletvekili Ruşen Eşref (Ünaydın), Bolu Milletvekili Fatih Rıfkı (Atay) ve Ajans Başyazarı Kemaleddin Kâmi (Kamu) gibi ünlüler de yer almaktadır.

YÜZDE 47.75 AJANS TÜZEL KİŞİLİĞİNE VE GERÇEK KİŞİLERE AİT

Anadolu Ajansı’nın yüzde 47.75 hissesi Hazine’ye, diğer kısmı da ajansı kurucularının arasında olan Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın arkadaşlarına aitti.

Anadolu Ajansı, hukuki niteliği itibarıyla Ticaret Siciline kayıtlı bir anonim şirket statüsündedir.

Hisselerinin yüzde 47,75’i Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, geri kalanı ise Ajans tüzel kişiliğine ve gerçek kişilere aittir.

Anadolu Ajansı Malları ve Personeli Hakkında 57 Sayılı özel kanunu bulunmaktadır. Anadolu Ajansı çalışanları devlet memuru değildir. Ajans personeli, Basın İş Kanunu’na ve İş Kanunu’na bağlı olarak çalışır. Ajans bünyesinde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi kamu personeli istihdamı bulunmamaktadır. 57 sayılı Kanuna göre, Anadolu Ajansı malları Devlet malı sayılır. Bu mallar aleyhine cürüm işleyenler hakkında umumi hükümler dairesinde kovuşturma yapılır. Anadolu Ajansı personeli Türk Ceza Kanununun tatbikatında, memur sayılır.

LOZAN’DAN SONRA ŞİRKETLEŞTİ

Kuruluş çalışmalarında Heyet-i Temsiliye’nin maddi imkanlarından yararlanan Anadolu Ajansı, 7 Haziran 1920 tarih ve 6 sayılı Matbuat ve İstihbarat Müdüriyesi Umumiyesi Teşkiline Dair Kanun’la Bakanlar Kuruluna bağlı bir örgüt olarak kuruldu.

Daha sonra Dış İşleri Bakanlığı’na bağlı Matbuat ve İstihbarat Müdüriyesi Umumiyesi Basın ve İstihbarat Genel Müdürlüğü adını alarak Lozan antlaşmasından sonra devletin idari yapısı dışına çıkartıldı; 1 Mart 1925’te ortaklık durumuna getirildi.

Başlangıçta 25 yıl için kurulan Anadolu Ajansı T.A.Ş.'nin süresi önce 1975, sonra da 1980 takvim yılı sonuna kadar olmak üzere iki kez uzatılmıştır.

Anadolu Ajansı T.A.Ş.'nin temel sermayesi, her biri 10 lira değerinde 2.000 paya bölünmüş 20.000 liradan ibarettir.

Ada yazılı olarak ve yalnız Türk hamilleri için düzenlenen pay senetlerinin yarısı, kuruluş sırasında Ajans'ta çalışan memurlara dağıtılmıştır.

PAYLARIN DAĞILIMI VE DEVLET İŞTİRAKİ

Başlangıçta Anadolu Ajansı T.A.Ş.'nin bütün pay senetleri gerçek kişilere ait olmakla birlikte, daha sonra yapılan devirler sonucunda Hazine - Maliye Bakanlığı en büyük pay sahibi durumuna gelmiştir.

Mart 1978'de yıllık olağan Genel Kurul toplantısına doğru Maliye Bakanlığınca bazı kamu iktisadî teşebbüslerine yapılan devirlerden önce Anadolu Ajansı TA.Ş.'nin 2.000 pay senedinden 955’i yani yüzde 47’si hazinede geri kalan 1045'i, yani yüzde 52.25'i gerçek kişilere ait bulunuyordu.

Bunların 850'si 1931'de Dışişleri Balkanı Tevfik Rüştü (Aras) tarafından devredilmiştir.

Öte yandan gerçek kişilerin elinde bulunan pay senetlerinden çoğunun sahipleri veya mirasçıları ile Anadolu Ajansı T.A.Ş. arasındaki ilişkiler yıllardan beri kesilmiş durumdadır.

Bunlar, zaten kâr dağıtan bir ortaklık görünümü taşımayan Anadolu Ajansı T.A.Ş.'nde işlerin gidişi ile ilgilenmemekte; Genel Kurul toplantılarına sadece Maliye Bakanlığı ile yönetimi elinde tutmaya kararlı bir küçük grup katılmaktadır.

Buna karşılık Genel Kurulda temsil edilen diğer payların, sahipleri arasında en çok oy hakkı sınırlamasından hiç bir oy hakkı için gerekli en az pay sayısı koşulundan ise fazla etkilenmeyecek bir biçimde dağılmış bulunması ve onların da yıllardan beri genellikle belirli bir siyasal görüş doğrultusunda oy kullanan bir grup meydana getirmesi, Anadolu Ajansı T.A.Ş’i nde güç dengesini tersine çevirmiştir.

Anadolu Ajansı T.A.Ş.'nin her yıl Devlet bütçesinden milyonlarca liralık ödenek alması, çelişkiyi ağırlaştırmaktadır.

HİSSELERİN YARISI ÖNCE CHP’YE SONRA MALİYE’YE

1000 hisseye sahip olmasına rağmen, tüzüğe göre genel kurulda ancak 100 hisse sahibi kadar (10 oy) temsil hakkı bulunan Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü (Aras), Mustafa Kemal Atatürk tarafından ajansın şirketleşmesi ile ilgili çalışmaları yürütmekle görevlendirildi.

Tevfik Rüştü Bey, üzerindeki hisselerin asıl sahibinin Cumhuriyet Halk Fırkası olduğunu ifade ederek, Şirket kuruluşundan yaklaşık 5 yıl sonra bu hisselerini 30 Aralık 1930 tarihli bir dilekçeyle AA idare Heyetine başvurmuştur.

Tevfik Rüştü Bey'in bu talebi, 1 Ocak 1931'de yönetim kurulu tarafından kabul edilmişse de Cumhuriyet Halk Fırkasının 10 Ocak 1931 tarihli yazısı üzerine Anadolu Ajansı yönetimine yaptığı hisse devrine ilişkin başvurusundaki kurum ismini değiştiren Tevfik Rüştü Bey, bu kez 15 Ocak 1931 tarih ve 215 sayılı dilekçe ile adına kayıtlı hisselerin Maliye Vekâletine devrini istemiştir.

Bu dilekçe yönetim kurulunun 1 Şubat 1931 tarihli toplantısında ele alınarak kabul edilmiş ve bir ay önce Cumhuriyet Halk Fırkasına devri kararlaştırılan Tevfik Rüştü Bey'e ait 1000 hissenin Maliye Vekâletine aktarılmasına ve durumun Maliye Vekâletine bildirilmesine karar verilmiştir.

Böylece Ajansı Türk Anonim Şirketi hisselerinin yarısı devlete geçmiştir.

ANADOLU AJANSI'NDAN AÇIKLAMA

 

Anadolu Ajansı Kurumsal İletişim Müdürlüğü, 24 Haziran 2013’te yaptığı açıklamada,

“Anadolu Ajansı, bir anonim şirket olan kurumun hisselerinin 1920 yılından beri karmaşık ve dağınık halde bulunmaktadır.

Şirketin çoğunluk hissesi yüzde 47,75 ile Hazine Müsteşarlığı’na aittir. Yüzde 10 hisse sahibi bilinirken, hisselerin yüzde 42,25’nin kimde olduğu belli değildir.

Hissedarların bulunması için son 40 yıldır yapılan tüm çalışmalar sonuçsuz kalmıştır.

Hissedarların önemli bir kısmının bilinmemesi bazen Ajansı’n olağan genel kurulunu toplayamama riskini doğurmaktadır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesi nedeniyle şirkette sermaye miktarının 50 bin Türk Lirasına çıkartılması zorunlu hale gelmiştir.

Kurulduğu günden itibaren hisselerinin yüzde ellisinden fazlası doğrudan devlette ait olmamasına özen gösterildiğinden sermaye artırımında hisseler Hazine Müsteşarlığı tarafından alınmamıştır.

Arttırılan hisseler Anadolu Ajansı A.Ş tüzel kişiliği üzerine alınmak istenmiş ancak kanunen bu mümkün olmamıştır.

Bunun üzerine arttırılan hisseler Genel Müdürlük makamı üzerine alınmış ancak hisselerin üzerindeki tüm kullanma, oy ve kar payı hakları, her türlü idari ve mali haklar, Hazine Müsteşarlığı’na devredilmiştir.

Ayrıca hisselerin her Genel Müdür değişiminde yeni Genel Müdürlük makamına devredilmesi taahhüt altına alınmıştır.

Anadolu Ajansı’nın 93 yıldır devam eden hisse sorununun kökten çözümü için kanuni düzenleme gerekmektedir ve bu konuda çalışmalar yapılmaktadır.”

 

Recep YAZGANRecep YAZGAN