Necip Fazıl Kısakürek’in meşhur tiyatro eseri Bir Adam Yaratmak’ın, merhum Yücel Çakmaklı tarafından 1977-1978’de üç bölümlük mini dizi olarak televizyon uyarlamasından sonra, geçtiğimiz ay vizyona giren sinema versiyonunu büyük bir keyifle izledim.
Sinemada kuraldır; kötü bir senaryodan iyi bir film çıkmaz ancak iyi bir senaryodan kötü bir film çıkabilir! Bu yüzden, eserin sinemaya aktarılışında gösterdikleri hassasiyet ve başarıları sebebiyle, başta yönetmen ve senarist Murat Çeri olmak üzere, emeği geçen herkesi tebrik etmeyi bir borç biliyorum.
Piyesin ilk sahnelendiği dönemde, başrol karakteri Hüsrev’i canlandıran büyük aktör Muhsin Ertuğrul’un, “bu piyes Necip Fazıl’ın ideolocyasını yansıtmıyor” tarzındaki yanlışını Necip Fazıl, “asıl benim ideolocyamı en fazla yansıtan piyesimdir” tarzındaki tashihi, benim de gençlik yıllarımda cevabını içimde aradığım bir husus olmuştur. Batıcı rejimle gerginliğin had safhasını yaşadığımız, Ruşen Çakır’ın İbdacılar hakkında “kenar mahalle aristokratları” yaftasını benim de hak ettiğim o 90’lı yıllarda, ideoloji denilince aklımıza, politik mesajlardan başka bir şey gelmezdi çünkü!
Büyük Doğu külliyatını İBDA külliyatı perspektifinden öğrenip, oradan felsefeye, tasavvufa ve edebiyata açıldıkça, yani “mâlûm aristokratlık”dan ve aristokratlardan(!) kurtuldukça, Üstad’ın bu sözünü ve eserin çok katmanlı ve Salih Mirzabeyoğlu’nun mâkus talihini de tarif eder keyfiyetini, derken başta peygamberler olmak üzere bütün insan-ı kâmillerin kaderlerini, giderek Batı’nın öncü düşünce adamlarında da mukabillerini görmeye başladım. Bu makalemin ortaya çıkış macerası, bir bakıma benim de dava adamlığımın macerasını anlatır.
Varoluşçu felsefe ekollerinden haberdar olanlar, filmin alt metnini zihinlerindeki felsefî kodlarla nisbeten okuyabileceklerdir. Yönetmen Andrey Tarkovsky hayranları ise, Hristiyan varoluşçu Kierkegaard’ın felsefesine de aşinalıkları varsa şayet, Kurban filmi ile iç ve dış yüz bağlantıları kurabileceklerdir. (Bir Adam Yaratmak’ın filmleştirildiğini duyar duymaz “laiklik isterüüük!” diye seküler atak geçiren iğdiş idraklılara da, hem müsekkin hem de eseri idrak reçetesi vermiş oluyorum!)
Eserin varoluşçu ekollerle benzerliğine bakarak, Necip Fazıl’ın varoluşçu filozof ve edebiyatçıların etkisinde olduğu anlamı çıkarılmasın tabiî. Zamanında Üstad’ı “Türkiye’nin Baudelaire’i” diye ilan edenlerin idrak galatını, müdafaacısı-apolojisti Mirzabeyoğlu, “Baudelaire, Fransa’nın Necip Fazıl’ıdır” nitelemesiyle düzeltmiştir. “Âşina olunan kalıplar üzerinden âşina olunmayan mânâların fışkırtılması” başka, Batı düşüncesinin etkisinde kalmak başka şeylerdir; sapla samanı birbirine karıştırmamak gerek! Hak ve Bâtıl kutuplarının makas açıklığında yürüyen düşünce tarihinde, bâtıl düşünce ekollerine de yine temel teşkil eden, peygamberlerin getirdiği semâvi mesajlardır zira. Aydınlarımız tarafından keşfedileceği zamanı bekleyen Büyük Doğu-İBDA külliyatı, bu mânâda en yakası açılmadık sapkın görüşleri bile İslâmî aslına irca edecek ipuçlarını ihtiva eder.
Varoluşçuluğun metafiziği, “insanın dünyaya sürülmüşlük-fırlatılmışlık” olgusuna yaslanır. Hristiyanlık’ta “aslî günah doktrini” kavramlaştırmasıyla sonradan Pavlus’un “mevrus günah doktrini” olarak tahrif edilecek bu husus, “hata”sı sebebiyle aslî vatanı olan Cennet’ten sürülen “insan”ın, yeryüzü gurbetinde “uyumsuz yaşama/absürd” maruziyeti olarak, sahih hâliyle Kur’ân’ın Tîn (İncir) Sûresi’nde anlatılır:
“Andolsun o incire, o zeytine. (…) Biz insanı ahsen-i takvîm (en güzel biçimde) yarattık. Sonra da onu esfel-i sâfilîn (sefillerin sefili)ne reddettik (sürdük).”
Bir Adam Yaratmak’ın “incir ağacı” metaforu, İBDA dilinin sıra dışı etimolojik irtibatlandırmalarıyla okunduğunda mânâ-anlam-logos ilişkilendirmeleriyle tîn-incir, ahsen ile esfel arasında topyekûn varlığın özeti hükmündeki “insan”ın yeryüzü sürgünündeki “ruh-tin-geist-kader”ini temsil eder bir bakıma! Tîn, ulvi âleme dönük yüzüyle -ruhîlikle- hem insanî öz-hakikat, varlık-sein, ve hem de süflî âleme ilişik yüzüyle -bedenîlikle- mahiyeti yokluk-adem-nicht olan “tin-balçık/çamur”dur. Heidegger’in belirsiz sein’i, ruhun bedene ilişikliğinde teşekkül eden nefs hakikatinde, bu zuhur mahallinde, da-sein olmuştur. Tasavvufî ifadeyle, Hakk’ın ruh-emr âlemindeki “kûn” tecellisi, halk âleminde “mekân”laşarak görünüşe çıkmıştır. Bu paradoksun ortasındaki insan, aklına “adem-yokluk” olarak hitap eden “ölüm” karşısında duyduğu ürküntüye karşı, bilerek veya bilmeyerek varolma ve var kalma mücadelesine girişecektir. Piyesteki incir ağacı ise varlık, yokluk, ölüm korkusu, hayatta anlam arayışı ve intihar (eski dilde “idam-ı nefs”) serpiştirmelerinin tam da merkez figürüdür ve aslında yalısının bahçesinden ziyade Hüsrev’in içindedir!
“Her sahici yazar, eserlerinde bir şekilde kendini anlatır” der Mirzabeyoğlu. Yazar Hüsrev’in Ölüm Korkusu eserindeki karakter, sonunda kendini incir dalına -varlığın mânâsına- asarak intihar etmiştir. Meslekî başarı hırsıyla onun özel hayatını didikleyen gazeteci, Hüsrev’in babasının da, kendini yalının bahçesindeki “incir dalı”na astığını ortaya çıkarır! Bu intihar/idam-ı nefs vakasının sebebi, Hüsrev’in babasının yakın çevresi tarafından ketum biri olarak bilinmesinden dolayı meçhul kalmıştır. Belki de intihar zannedilen davranışı, “ölüp de ölmeyenlerden olma” anlamında bir şehadet eylemidir, kim bilir? Ancak Hüsrev bu hadiseyi eserinde fikirleştirirken tadil etmiş, Ölüm Korkusu’ndaki eksen karakterin intihar sebebini, gerçek hayatta imkânsız gibi görünen bir “kaza/hata” trajedisinin neticesine bağlamıştır! Hüsrev eserinde, olabilirleri olamaz, olamazları da olabilir kılmakla, farkında olmadan kadere hakimiyet iddiacılığına, yaratıcılığa, ilahlığa soyunmuş, tasavvufî anlamda "gizli şirk”e düşmüştür. Dost zannettiklerinin bir sohbet meclisinde, bu olabilir ve olamazlar tartışmasının ortasında, eserindeki mizanseni canlandırayım derken Hüsrev, aynı “hata-kaza”yı tekrarlar ve evlatlığı hala kızının ölümüne sebebiyet verir. Bu “hata”sı onu, dış dünya alakalarından sıyırarak içindeki varlık-being-sein ile yüzleşme macerasına sürükleyecektir; Mutlak Zat’a kıyasla hadd-i zâtını idrak edişine, diğer bir ifadeyle Batı felsefesinde de yeri olduğu üzere “hatalı varlık” -insan- oluşunu anlamaya!..
Yalnız incir ağacı değil, piyesteki eril ve dişil bütün insan karakterleri de, Salih Mirzabeyoğlu’nun, “iç âlemimizin projeksiyonu olan sübjektif dış dünya” nitelemesi içinde, Hüsrev’in nefs-ruh-animası’nın farklı formlardaki görünüşleridir ve iç âlemine daldığı o süreçte, nefsinin bilhassa olumsuz görünüşleri, ancak nefsini idam etme -ademleştirme- vesilesi “ayna”lar rolüne bürüneceklerdir. Hüsrev, babası ve romanındaki baş karakter gibi nefsini idam etme -ademe/yokluğa bulama- sürecine girmiştir artık; ya olacak, yani ölmeden ölecek, yahut ölecek, yani ölüp de ölmeyecek, şehit olacaktır. Ama etrafındaki herkes bu süreci, onun delirmesi olarak algılar, hatta bu durumdan istifade etmeye kalkarlar. Etrafındaki akbabalar arasında tek istisna annesi ise merhamet hissiyle, oğlunun da babası gibi kendisini asarak “idam-ı nefs/intihar” edeceğinden endişe eder ve iyilik yaptığını zannederek, bahçedeki incir ağacını kestirir. Hüsrev’in hayatın anlamını, varlığın hakikatini ve daha neleri neleri sorgulayacağı, ilahlaşma değil belki de bu kez ilahîleşme tarzında kendini yeniden inşa vesilesi olacak incir ağacı, yoktur artık. “Deli” yaftası yapıştırılarak tımarhane-bîmarhane’ye götürülürken, yaşadığı bu anlam-logos yitimi karşısında, “gitme, dur!” diye seslenen annesine, “ne yapayım, kestiniz içimdeki incir (anlam) ağacını” diyerek sitem eder son replik olarak. (Varoluşçu terapi metodu olan psikiyatrist Viktor E. Frankl’ın logoterapi ekolünü, ilgililerine hatırlatmadan geçemeyeceğim.)
“Kendini yeniden inşa” dedik. Bunun İslâmcası, klasik tasavvuf rejimindedir; “adem insan-hayvan insan”ın “kâmil insan-ilahî” olma süreci olarak, çok zengin bir edebiyatı da kapsar. Batı düşüncesinde ise, en kâmil şekliyle Nietzsche’nin nihilizm-hiçlik (adem) “übermensch-üstün insan” kavramlaştırmasıyla baş aşağı çevrilmiştir. İlahlık taslayacak Deccal ideolojisinin kılıfı, ilahlaşma salak iddialı Transhümanizm projesine alt yapı halinde, teorisi ve pratiğiyle beraber günümüzde sürmektedir.
Necip Fazıl’ın, bu eseri ile Çile’si arasındaki alakaya çektiği dikkat bize ipucu vermelidir. Yani bir bakıma kendini ve döneminde anlaşılamayan avantgardların çilesini anlatmıştır o piyesteki Hüsrev karakterinde. Salih Mirzabeyoğlu’na ise, “derinliğine kanıma girmişsin” dediği bir sözünden “iştibak-iç içe geçme” kokusu gelmektedir ki, klasik tasavvufta fenafişşeyh-şeyhinde fâni (yok) olma makamına tekabül eder.
Tarkovsky, gurbette çektiği jübile filmi Kurban’ın oto-kritiğinde, “herhangi bir ânda hayal ettiğim şiirsel bir görüntü, sonrasında encâmımı belirleyen elle tutulur bir gerçekliğe dönüşüyor” diyerek, başrol karakter Alexander ile kendisi arasındaki benzerliğe atıfta bulunur. Ben de Necip Fazıl ve Mirzabeyoğlu’nun “iştibak”sırrına atfımla, Bir Adam Yaratmak’ın, Büyük Doğu fikriyatında fâni olmuş Mirzabeyoğlu’nun hayat hikayesine ve içinde bulunduğumuz zamanın mânâsına işaret edişinin altını çizmeye devam edeceğim inşallah.
“Bir Adam Yaratmak” klişesinin, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir işkence olan Telegram adı verilen zihin kontrol-yönlendirme operasyonunda, istismar ve istihza amaçlı kullanılışına;
Mirzabeyoğlu’nun jübile eseri Ölüm Odası’ndan iktibaslarla…
O dönemden belgelerle…
Tüyler ürpertici detaylarla!..
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Songül KARAMAN
Anadoluda Yaşamış Mutasavvıflar
Hamdi TEMEL
Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir Mi?
Ömer Naci Yılmaz
Gökyüzüne Bak
Seyfettin BUDAK
İnsanlık Görünmez Bir Bilinç Savaşının İçinde mi?
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Recep YAZGAN
İş bankası’nın kapısına ‘haram’ yazılacak mı!
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)