Anadolu, kendi insanı tarafından pek değer görmemiştir ve her niyeyse, sahipsizliğe terk edilmiştir.
Ki; bu, doğanın bir kanunu: Sahiplenmediğin sahiplenilecektir, en nihayetinde.
Bu nedenle, Anadolu, leziz mi leziz bir petek, benzersiz lakin sahipsiz…
Yabancı arkeologlar ise, doyumsuz birer obur arı… Yürütmüşler yurdumuzu yüzyıllar boyu.
Ki; bu alıp götürmeceler, on sekizinci asra değin sürüp gitmektedir.
Anadolu’dan kaçırılan tarihi eserlerin en büyüğü ve şüphesiz; en önemlisi, Troya buluntularıdır.
















































































































































































































