Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 08-12-2025 13:37   Güncelleme : 08-12-2025 13:43

Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı

Öyle bir zamana denk geldik ki, bunun iyi mi kötü mü olduğuna karar vermek her geçen yıl daha da zorlaşıyor. Birkaç yıl önce yazdığım bir yazıda, 40 yaş ve üzerinin “yaşayan son şanslı nesil” olduğunu söylemiştim.

Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı

Bunu subjektif bir tespit olarak yazmış olsam da bugün objektif bir hakikat olarak karşımda duruyor. Çünkü bu kuşak, geçmişle geleceğin tam ortasına sıkışmış bir köprüydü: Köprünün bir ucunda iletişim çağı; diğer ucunda geçmişin bizzat yaşanmışlığı…

Bugünün 40 yaş ve üstü, şehirde büyümüş olanı bile bir yaz tatilinde kağnıyı, kızağı, öküzü, atı görerek büyüdü. Kırsalındakiler bunları tüm ağırlığıyla yaşadı: sabanın izini, harmanın tozunu, semerin kokusunu, tırpanın keskinliğini… Şehirdekiler jetonlu telefonla konuştu; jeton çabuk düşmesin diye misina düzenekleri kurdu. Sonra kablolu telefon, faks, ilk cep telefonları… İnternetle tanıştı, Google’ın ne işe yaradığını gördü ve bugün yapay zekânın envai çeşit programını ustalıkla kullanıyor.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

adminadmin