İnsanın sosyal bir varlık olarak asosyal olması fıtrata aykırı olduğu gibi hayatın ritmine de uygun değildir. Asosyal insanların sonu, akıl hastanesine kadar uzanan sonun başlangıcı olmaktadır. Bu benim hayatım diyerek istediğiniz kadar özgür olmadığınız herkesin malumudur. Sizin özgürlük alanınız başkalarının mahrem alanına kadardır. Netice olarak toplumu düzenleyen kurallar belli bir düzeni kurmak için vardır. Düzenin olmadığı yerde kaos ve kargaşa olacağı için huzurdan bahsetmekte mümkün değildir.
Hayat benim, fakat sınırsız bir tasarrufa sahip değilim. Öncelikle bedenim bana emanet dolayısıyla ona hıyanet hakkı da yine bana ait değildir. Yaradan’a en azından kul olmak gibi bir görevim var. Bu dünyaya neden ve niçin geldiğimi sorgulamak durumundayım. Yüce Allah’ın verdiği akıl ve izan çerçevesinde bunu es geçmem olası değildir. Sadece nefsime köle olarak, onun istekleri istikametinde bir yaşam da boşa geçmiş demektir.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ














































































































































































































