Türkiye
Giriş Tarihi : 15-11-2015 15:30   Güncelleme : 15-11-2015 15:30

Celali İsyanları Ve Sebepleri

Celali isyanları, 16 ve 17’inci yüzyıllarında, Osmanlı İmparatorluğu yönetimindeki Yavuz Sultan Selim döneminde başlayan iç isyanlardan biridir

Celali İsyanları Ve Sebepleri
Celali isyanları, 16 ve 17’inci yüzyıllarında, Osmanlı İmparatorluğu yönetimindeki Yavuz Sultan Selim döneminde başlayan iç isyanlardan biridir. Celali isyanları ve nedenleri nelerdir? Yavuz Sultan Selim döneminden başlayarak 4’üncü Mehmet (Fatih Sultan Mehmet) dönemine değin devam eden süreçte Osmanlı İmparatorluğu’na karşı, ekonomik, askeri, siyasi ve sosyal nedenlerle ortaya çıkan halk ayaklanmasına denir. “Celal’e mensup” anlamına gelen Celali tabiriyse, 1519 yılında isyanı başlatan Yozgatlı Şeyh Celal ile ilgilidir. Celali isyanlarının başlangıcındaki başkenti Tebriz olan Safevi Devleti’de, Osmanlı İmparatorluğu yönetiminden memnun olmayan halk ve Şii eğilimli Türkmen grupları desteklemesiyle ortaya çıkmıştır. Yozgatlı Şey Celal önderliğinde; topraksız köylüler, ağır vergilerden ezilenler, toprakları ellerinden alınmış eski tımarlı sipahiler, sekbanlar, yerel idarecilerin baskı ve adaletsiz yönetiminden şikayetçi olan halk 1519 yılında Osmanlı İmparatorluğu yönetimine başkaldırır. Profesör Can Aktan’ın Osmanlı Tarihinde Vergi İsyanları-1 adlı kitabında belirtildiğine göre, Tokat ve çevresinde başlayan ilk ayaklanma kanlı bir şekilde bastırılır. 16’ıncı yüzyıl Fatih Sultan Mehmet dönemi sonu ve sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun gayrı resmi olarak çöküş sürecinin başladığını söyleyebiliriz. Bu nedenle imparatorluk içindeki Celali isyanları da iktisat ve toplumsal olayların bir sonucudur. Celali isyanlarına sebep, Anadolu ve Akdeniz kara ve deniz sahaları üzerinden geçen uluslararası zengin ticaret yollarının 15 ve 16’ıncı yüzyılda Avrupalıların İstanbul’un Türkler tarafından işgal edilmesiyle başlatılan coğrafi keşifler bir sonucu olarak değişmesi olduğunu söyleyebiliriz. Celali isyanları nedenleri Osmanlı İmparatorluğu, söz konusu zengin ticaret yollarının Avrupalılar tarafından artık kullanılmaması nedeniyle kaybettiği zenginliğin yerine yeni, halka yük bindirmeyecek ve sürdürülebilir iktisadi projeler ortaya koyamadığı için o dönemde sağladığı kazancı yitirdi. Ayrıca Avrupalı devletlerinde artık daha güçlü bir hale gelmesi nedeniyle duran fetihlerden gelen ganimet gelirleri de sona erdi. İmparatorluk, gereksinim duyduğu tüm ihtiyaçları karşılayamama noktasına geldikçe Anadolu halkına ve kontrol ettiği tüm coğrafyada vergi arttırılmasına gitti. Osmanlı yönetiminin babadan oğula geçen ve üzerinde titizlikle durduğu tımar sistemi çökerek, saltanat haline geldi. Oluşan bu feodal durum, vergilerini ödeyemeyen köylülerin topraklarını terk ederek kasaba ve kentlere göç etmesi sonucunu doğurdu. İşsizlik ve geçim sorunları, Türk toplumunun en ileri gelenlerine kadar yansıdı. Ayrıca Anadolu bölgesinde yaşayan Aleviler, Osmanlı İmparatorluğu’nun teokratik yani dine dayalı bir yapıyla yönetilmesine karşı idi. Alevi halk önderlerinin bir kısmı yenilikçi ve sürdürülebilir reformlar isteyerek, halk üzerindeki vergi baskısının azaltılmasını talep ediyordu. Anadolu, Celali isyanlarının ilk hareketi olarak medrese (medrese: Müslüman ülkelerde orta ve yüksek eğitimin yapıldığı yer) öğrencilerinin hareketi olarak ortaya çıktı. Medrese öğrencileri, medrese bitirip iş bulamayan gençler, Yozgat, Amasya, Adıyaman, Sivas ve Malatya kentlerinde celali isyanlarının ilk hareketlerini oluşturdular. Celali isyanlarının bu ilk hareketleri tarihe Suhte ayaklanmaları olarak geçti. Daha sonra celali isyanlarının bu ilk hareketlenmesine imparatorluk askeri sınıfından levent (deniz askeri, bahriyeli) ve sekban (kara piyade ve atlı süvariler) grubundaki askerlerde katıldılar. Diğer yandan imparatorluk yerel yöneticileri, merkez yönetimden ayrı olarak güç kullanıp halktan zorlayıcı vergiler toplamaya kalkıştı. Yerel yönetimlerin halka karşı uyguladığı toprağına el koyma, besili hayvanlarına el koyma, hürriyetten yoksun bırakma gibi sert uygulamalar imparatorluk merkezinin önleyemediği bir zulme dönüşmesi celali isyanlarının doğması ve gelişmesine neden olmuştur. Hatta 3’ün Murat, 3’üncü Mehmet, 1’inci Ahmet gibi padişahlar, soygunlara, talana ve zulme karşı yerel yöneticilere ve memurlara karşı köylü kesimin silahla mücadele etmesini isteyen padişah fermanı çıkardılar. Celali isyanlarının sonuçları Celali isyanları, Osmanlı İmparatorluğu toprak düzenini büyük ölçüde değiştirmiş bir isyan hareketidir. Ağır vergiler yüzünden ya da Büyük Kaçgun (Büyük Kaçgun: Celali isyanları sırasında Anadolu’da bozulan asayiş imparatorluk adına büyük bir otorite boşluğu doğurmuş, eşkıyalar yerel yönetimden aldıkları destekle köylülere çok ağır muamelelerde bulunmuşlardır. imparatorluğun devam eden uzun savaşları nedeniyle bu boşluğu kapatacak askeri gücün Anadolu’da kalmamış olması nedeniyle halk, devlete celali isyanları sırası ve öncesinde çok kez başvursa da, devlet halka yardım edememesi üzerinde zaten içine kapanık bir tarım kültürü olan Anadolu’da üretim durmuş, halk, tüm malını bırakarak canını kurtarma pahasına dağlara, vadilere ve bataklık yerlere göç etmesi olaylarıdır) sırasında yerlerinden olan köylülerin toprakları yerel yönetimlerin eline geçti. Ağır vergiler yüzünden büyük borca giren köylüler, işledikleri toprakları tefecilere kaptırdı. Osmanlı İmparatorluğu toprak sisteminin temeli olan Tımar Sistemi çöktü. Ve sırasında ve akabinde yaşanan celali isyanlarıyla büyük göçler yaşandı. Tarım durdu, kıtlık, tarım ürünlerinin yükselmesine ve celali isyanlarının artmasına neden oldu. On binlerce insan açlık, hastalık ve kargaşa nedeniyle yaşamını yitirirken, pek çok yerleşim yeri büyük bir yıkıma uğradı. Celali isyanlarından sonraki kıyımdan kaçabilenler bugünkü İran’a sığınırken, saklananlar İç ve Anadolu Alevilerinin temelini oluşturmuşlar, saklanmayan ve kaçmayan kalabalık Türkmen aşiretleriyse bugünkü Bulgaristan ve Makedonya topraklarına sürgün edilmişlerdir. Tabii celali isyanlarının yaşandığı bu süreçten yaklaşık üç yüzyıl sonra Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonrasın balkanlarda bulunan ve çoğunluğu Celali isyanlarından sonra yerleştirilen tüm Türkler, bugünkü Türkiye sınırları içine tekrar dönmüşlerdir. Maarif Gazete
adminadmin