Sosyal belediyecilik başlığıyla duyurulan uygulamanın arka planındaki ticari ilişkiler, fiyat politikası ve araç temini konuları kamuoyunun merceğinde.
Tek tedarikçi detayı tartışmayı alevlendirdi
Satış noktasında kıyma, kuşbaşı, sucuk, tavuk ürünleri dâhil tüm etiketlerde aynı firmanın adı bulunuyor. Belediyenin kendi bünyesindeki bir sosyal projede yalnızca tek bir özel firmanın tercih edilmesi; rekabet, eşitlik ve kamu yararı açısından yeni soru başlıkları doğurdu.
Fiyatlar zincir marketlerle aynı; avantajlar belediyeden
Halk Et isminin oluşturduğu “ucuz et” algısına rağmen raf fiyatlarının A101, BİM, Migros ve Carrefour seviyesinde ya da daha yüksek olduğu görülüyor.
Üstelik:
Kira yok
Personel maaşları belediyeden
Su–elektrik giderleri belediyeden
Reklam–tanıtım belediyeden
Lojistik belediyeden
Tüm maliyet belediye tarafından karşılanırken fiyatların ucuzlamaması şu soruyu gündeme taşıdı:
“Bu proje halk yararına mı? Yoksa belediye imkânları üzerinden özel bir firmaya mı kazanç sağlanıyor?”
İHALE VE YAKINLIK İDDİALARI GERİ DÖNDÜ
Söz konusu firmanın, geçmiş yıllarda Atakum Belediyesi’nin satışa çıkardığı bir hamam ihalesiyle bağlantılı olduğu iddiaları hâlâ akıllarda. O dönemde dillendirilen yakınlık tartışmaları, Halk Et projesiyle tekrar gündeme yerleşti.
Başkanlık makam aracının da aynı firmayla bağlantılı çıkması soru işaretlerini büyüttü
Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’in kullandığı 55 NK 422 plakalı VIP Mercedes Sprinter’ın, belediyeye ait olmadığı; firmanın şahsi mülkiyetinden belediyeye tahsis edildiği ortaya çıkmıştı.
Araç sonradan satıldı, plaka değişti fakat yine makam aracı olarak kullanılmaya devam edildi.
Araçla ilgili:
Kayıt yok
Kiralama protokolü yok
Ücret alınıp alınmadığı bilinmiyor
Bu durum, kamu hizmetinde özel mal kullanımına ilişkin tartışmayı daha da derinleştirdi.
ÇORBA ARAÇLARI DA AYNI AĞIN PARÇASI MI?
İddialara göre belediyenin sosyal projelerde kullandığı iki çorba dağıtım aracı da aynı firmadan temin edildi.
Bu araçların niteliği hâlen net değil:
Bağış mı? Kira mı? Sponsorluk mu?
Belediye logosuyla şehirde dolaşan araçların hangi hukuki statüyle hizmet verdiği açıklanmadı.
TİCARİ İLİŞKİ NEREDE BAŞLIYOR, NEREDE BİTİYOR?
Ortaya çıkan tablo, firmanın et tedarikinden araç teminine, sosyal projelerden geçmiş ihalelere uzanan geniş bir ilişki ağı içinde olduğunu gösteriyor. Bu durum Atakum kamuoyunda şu temel soruları öne çıkardı:
Belediyenin sağladığı tüm avantajlar kime hizmet ediyor?
Halk Et gerçekten halka mı yarıyor, yoksa belirli kişi ve firmalara mı gelir sağlıyor?
Araçlar, etler, projeler hangi hukuki çerçevede yürütülüyor?
Neden şeffaf bir açıklama yapılmıyor?
GIDA BANKASI NEDEN KAPATILDI?
Sosyal belediyecilik iddiası taşıyan Halk Et projesi tartışılırken, Atakum’da asıl yanıt bekleyen başlık şu:
Eş zamanlı 2.000 aileye, toplamda 15.000 aileye destek sunan; gıda, temizlik, temel ihtiyaçları ücretsiz karşılayan Gıda Bankası/Ata Market neden kapatıldı?
Bugün belediye imkânları tek bir firmaya avantaj sağlıyormuş izlenimi verirken, dar gelirliye doğrudan destek sağlayan Gıda Bankası’nın kaldırılması kamuoyunun en güçlü itiraz noktası oldu.
BELEDİYEDEN RESMÎ AÇIKLAMA BEKLENİYOR
Atakum Belediyesi’nin fiyat politikası, tedarik zinciri, araç temini, şeffaflık ve Gıda Bankası’nın kapatılması konularında henüz resmî bir açıklaması bulunmuyor.
Kamuoyunun tek beklentisi ise net:
“Bu proje gerçekten halka mı hizmet ediyor, yoksa kamu kaynakları belirli çevrelere mi aktarılıyor?”












































































































































































































