Kan(dırıl)mış iki isim: Şeyh Hassuna Ve Şerif Hüseyin
İsmail Yurdakök “Hicaz’da Güvenlik ve Asayiş Mükemmel” başlığı altındaki, 1912 yılı bahar aylarındaki haberde şöyle deniliyordu: “Mekke Emîri Hazretleri’nin (Şerif Hüseyin’in) büyük gayretleriyle Hicaz’ın her tarafında güvenlik ve asayiş gereği gibi mükemmeldir
İsmail Yurdakök
“Hicaz’da Güvenlik ve Asayiş Mükemmel” başlığı altındaki, 1912 yılı bahar aylarındaki haberde şöyle deniliyordu:
“Mekke Emîri Hazretleri’nin (Şerif Hüseyin’in) büyük gayretleriyle Hicaz’ın her tarafında güvenlik ve asayiş gereği gibi mükemmeldir. Osmanlı hükümeti memurlarıyla Şerif Hazretleri arasında tam bir uyumluluk mevcuttur. Arap kabilelerinin de katılımıyla verilen karar sonucu, Emîr Hazretleri’nin çocuğu Şerif Faysal Bey Cidde mebusluğuna, eski Mekke mebusu Şerif Abdah Bey de Mekke mebusluğuna yeniden seçilmişlerdir.” 18 Nisan 1912 Sebîlu’r-Reşâd (1 Cemâziye’l-evvel, 1330)
Bu sırada Padişah Sultan Reşad’ın katılımıyla Osmanlı Meclis-i Mebusân’ı çalışmalarına başlıyordu. Fakat gerçekler herhalde gazetelerin yazdığı gibi olmayacaktı. Emîr hazretleri denilen Şerif Hüseyin (1852-1931), İngilizlerin teşvikiyle, bu haberden sadece dört yıl sonra 1916’da bağımsızlığını ilan edecek ve Osmanlı’dan kopacaktı.
GELDİ KÂBE ÖRTÜSÜ, SİRKECİ İSTASYONU'NA
“Kâbetullâh’ın sitâre-i şerîfesi (şerefli örtüsü), Mekke Emîri (Şerif Hüseyin) Hazretleri tarafından, Hazret-i Hilâfetpenâhîye (Padişah’a) sunulmak üzere, (Mekke) Harem-i Şerif Müdürü Emin Efendi tarafından (Akdeniz üzerinden vapurla) Selânik yoluyla Sirkeci İstasyonu’na ulaşmış bulunmaktadır. Şerif (Hüseyin) Hazretleri’nin biraderi Nasır Bey’le onun mahdumu (oğlu) Abdullah Bey tarafından Sirkeci’den tekneyle, Nasır Bey’in evine nakledilmiş ve mübarek örtünün Dersâdet’e (İstanbul’a) naklinin tamamlandığı Hazret-i Hilâfetpenâhî’ye arz olunmuştur (bildirilmiştir). Mübarek örtü bugün ihtifâlât (törenler) ile, Ebû Eyyüb el-Ensârî Hazretleri’nin türbesine nakledilecektir. Mübarek örtü, bu türbede bir hafta kadar halkın ziyaretine açık bırakılacak, bir hafta sonra yine törenler ve büyük tazimât ile Eyüb’ten, Topkapı Sarây-ı Humâyunu’na nakledilip, özel yerine konulacaktır.” 25 Nisan 1912 Sebîlu’r-Reşâd (8 Cemâziye’l-evvel, 1330)
(O DA KRAL OLMAK İSTİYORDU) “HAİN HASSUNA’NIN İTALYANLARLA İŞBİRLİĞİ DEVAM EDİYOR”
Trablusgarp’ın İtalyanlar tarafından işgaline yardım eden Trablusgarp Belediye Başkanı Hassuna ve ekonomik çıkarlarını İtalya işgalinde gören Muntasır kabilesinden bazı Müslüman tüccarlar, Yahudi tüccarlar ve Halfûn ailesi İtalya’nın işgaline yardım etmişlerdi. Hassuna 1890’dan beri İtalyanlarla bu konuda haberleşiyordu. Hassuna, 4 Ekim 1911 günü Osmanlılar tarafından dağıtılmış olan silahları toplayarak, İtalyan işgalini kolaylaştırmıştı. Hassuna, İtalyanların kendisini Libya Kralı yapacaklarını düşlüyordu. Onunla ilgili Sebîlu’r-Reşâd’daki haber şöyle:
“Hain Hassuna ve İtalya. İtalya’ya Trablus adında bir tayyare hediye etmek için, Trablus şehrinde bir yardım defteri açılmış ve Hassuna haini bu işi üstlenerek, (Trablusgarp’da) İtalya yönetimine taraftar olan zenginlerin muavenetini (yardımını) talep etmiştir.”
1897 DOĞUMLULARI, İTALYA ASKERE ALIYOR
“Bu arada, İtalya hükümetinin, 1887 doğumlulardan otuz bir bin kişinin silah altına alınması için kararname çıkardığı bildiriliyor. Bu askerlerin, Ege Denizi’nde İtalyanların işgal ettikleri adaları korumak için gönderileceği konuşuluyor.” 25 Nisan 1912 Sebîlu’r-Reşâd (8 Cemâziye’l-evvel, 1330)
ŞEYH DAVUD (SOMALİ EMİRİ), HÜCUM EDİYOR İTALYANLARA
Somali yöneticisi Şeyh Davud Hazretleri (ise), Benâdir’de (Mogadişu) İtalyanlar üzerine hücum etmiş ve başarılı olmuştur. İtalya şu anda, (çok uzun olan) Somali sahil şeridinde ancak üç noktada tutunabilmektedir.” 25 Nisan 1912 Sebîlu’r-Reşâd (8 Cemâziye’l-evvel, 1330)
“(Diğer bir) Somali yöneticisi Seyyid Abdah el-Vedâd Hazretleri de, adamlarının başında İtalya işgalindeki Eritre’ye doğru hareket etmiştir. Vedâd Hazretleri, Eritre’yi İtalyanlardan temizlemek istiyor. Fakat bu arada Aden’den gönderilen İngiliz askerleri de, Vedâd Hazretleri’nin bölgesine doğru yürüdüklerinden, Vedâd Hazretleri’nin İtalyanlar üzerine olan hareketini biraz durdurduğu bildiriliyor. Bu haberimizi, eski Yemen mebuslarından aldığımız özel haberle de doğrulattık.” 23 Mayıs 1912 Sebîlu’r-Reşâd (6 Cemâziye’l-âhir 1330)
YEMİN ETTİ, BİNGAZİ’DEKİ ASKERLER
“El-Müeyyed gazetesinin haberine göre, harp meydanında bulunan Osmanlı mücahitleri, düşman üzerine nâgehân (aniden) hücum etmeyi planlıyorlar. Mücahitler, İtalyanları tamamen bitirmeye ve araziyi onlardan temizlemeye karar verdiklerinden, bu muharebeden dönmeyeceklerine 'Ya Gâzî, Ya Şehit' olup, döneceklerine, hep beraber ahit edip, yemin etmişlerdir.” 30 Mayıs, 1912, (13 Cemâziye’l-âhir, 1330) (Moral verici böyle haberlere rağmen, başarı sağlanamayacak ve yer yer direniş 1920’ye kadar sürse de, Trablusgarp ve Bingazi tamamen kaybedilecektir)
HEMEN BİRKAÇ KOYUN KESİLDİ, AÇ KADIN VE ÇOCUKLARA
“İki yüz kadar yerli, Bingazi’den kaçmış ve Osmanlı ordugâhına sığınmıştır. Bu biçarelerin, açlıktan son derece perişan bir halde bulunmakta oldukları görülmüştür. İçlerinde birçok kadın ve çocuk da bulunmaktadır. Kumandan Aziz Bey, bunları merhamet ve insaniyetle karşılamış ve kendileri için hemen birkaç koyun kesilmesini emretmiş ve bu vesile ile, Padişah’a hayır dualarını almayı sağlamıştır.” 30 Mayıs, 1912
GERİ GÖTÜRÜYOR İTALYANLAR, ERİTRELİLERİ
“El-İlim gazetesinin haberine göre, Rubatino Şirketi’ne (Rubatino Shipping Company) ait bir İtalyan vapuru, yedi yüz Eritre askeri ile İskenderiye’ye ulaşmıştır. Bunların çoğunun elsiz, kolsuz, ayaksız ve yaralı vücutlara sahip oldukları görülmüştür. Bu Eritreli askerler, İtalya’nın Kızıl Deniz’deki Eritre sömürgesine -kendi vatanlarına- ulaştırılacaklardır. Vapurun içinde bulunan bu bedbahtların anlattıklarına göre, arkadan bir vapur daha bu şekilde (Eritre asıllı) yararlıları taşır halde, Trablusgarp’tan yola çıkmak üzeredir. İtalyan yalancıları bu adamları, üç kuruşluk dünya menfaatine tamah ettirerek kandırarak, Trablusgarp’a (Osmanlı askerlerine karşı savaşmaya) götürmüşlerdi. Fakat bunların Trablusgarp’ta bir şey yapamayacakları anlaşılınca, tekrar memleketlerine geri göndermeye başladılar. Ne faydaki bu zavallılar, mükemmel azalı (organları tam) olarak Trablusgarp’a gittikten sonra, şimdi yarım ve çarpık azalı olarak, memleketlerine geri dönüyorlar.”
PAPALIK, İTALYA’YA MADDİ YARDIM YAPTI
“İtalyan hazinesi bonoları, Avrupa piyasalarında gayet zor alınır, satılır bir duruma düşmüştür. İtalya’nın Libya’daki harbi sürdürmesi yüzünden İtalyan maliye ve iktisadiyesi günden güne aşağıya girmektedir. Osmanlı bonoları ise, Avrupa’nın bütün piyasalarında, tereddütsüzce hemen satın alınmaktadır. Bu arada Papalık hazinesi, İtalya Savaş Bakanlığına bir miktar yardımda bulunmuştur.”
YEMEN’DEN SEVİNDİRİCİ HABER
“Yemen’den gelen haberler meserretbahştır (sevindiricidir). Yemen’deki sâdât-ı kirâm ve ulemây-ı ızâm hazretleri yayınladıkları bir bildiri ile, İtalya’nın Trablusgarp’ta yaptığı zulmü kınadılar. Mısır’da yapılan açıklamada, İtalya’nın yaptığı cinayetler, ırza geçmeler, zavallı ihtiyarlara, aciz kadınlara, küçücük çocuklara yaptığı vahşi saldırılar kınanarak, burada çarpışan mücahitlere ve harp kahramanlarına, bütün İslâm beldelerindeki Müslümanların mallarıyla ve canlarıyla muavenet (yardım etmeleri) lüzumu, vurgulandı.”
BATAN ZIRHLI KRUVAZÖRÜN, İTALYA’NIN OLDUĞU ANLAŞILDI
“Çanakkale’yi bombardıman eden İtalyan savaş gemilerinden birinin hasar gördüğü, Osmanlı Harbiye (Savaş) Nezareti (Bakanlığı) tarafından bildirilmiş, fakat İtalyanlar bunu yalanlamışlardı. Limni adasının Mondros limanı açıklarında bir savaş gemisinin batmış olduğu, sudan yukarı görünen direklerinden anlaşılarak, inceleme genişletilmiş ve Osmanlı tarafının verdiği haberin doğru olduğu anlaşılmıştır. Limni adası sahiline vuran evraklardan ve cankurtaran gibi eşya ve levazımatın üzerindeki yazılardan, bu geminin Varaz ismindeki İtalyan zırhlı kruvazörü olduğu meydana çıkmıştır. Diğer bir İtalyan zırhlısının da, iki torpido çekilerek İtalya’ya götürüldüğü, Atina’dan verilen malumattan anlaşıldığından, İtalyanların Çanakkale bombardımanında, Osmanlı topçusu tarafından atılan yirmi yedi atış sonucu isabet alan, bir İtalyan harp gemisinin sulara gömüldüğü, diğerinin de ağır yara aldığı kesinleşmiş oluyor.” 25 Nisan 1912 Sebîlu’r-Reşâd (8 Cemâziye’l-evvel, 1330)
Diriliş Pastası
admin
















































































































































































































