Kategorilenmemiş
Giriş Tarihi : 01-01-1970 03:00

Kimi Seçelim

Şu âlemde; alkıştan, övgüden, pohpohlanmaktan ölenlerin sayısı oktan, kılıçtan, kargıdan, mızrak veya hançerden yahut da kurşundan, bombalardan ölenlerden daha az değildir

Kimi Seçelim
Şu âlemde; alkıştan, övgüden, pohpohlanmaktan ölenlerin sayısı oktan, kılıçtan, kargıdan, mızrak veya hançerden yahut da kurşundan, bombalardan ölenlerden daha az değildir.

Hepimiz doğamız gereği takdir görmekten, iltifat edilmekten hoşlanırız. İnsanın bu zaafı aynı zamanda en zayıf yanıdır da…

Birileri bizlerden bir menfaat devşirecekse hemen bu yanımıza yatırım yapmaya başlar. Doğal olarak en zayıf yönümüze ateş edilir.

Övgü tam da aşil topuğumuzdur; oradan vurulduğumuzda bir daha iflah olmayız!
Herkeste vardır bu zaaf, kimi kontrol edebilir; insanların çoğunluğu ise bu durumda tamamen kontrolsüzdür.

Bilhassa liderlik kadrolarını işgal eden insanların etrafına baktığınızda bol miktarda görürüz böylesi menfaat devşirme yalakalarını.

Yönetenler tarihe bir baksalar, geçmiş yöneticilerin hemen çoğunun bu pohpohlayıcılar yüzünden mahvolup gittiğini rahatlıkla görecektir.

Fakat heyhat, asla bu yana bakmazlar, baksalar bile görmezler, görseler bile anlamazlar, anlasalar bile “bana bir şey olmaz, ben farklıyım!” derler.

Hâlbuki tarihin dipsiz karanlığı ağzına kadar “ben farklıyım canım”cılarla doludur.

Bu neden böyle olur, insan neden kendisini bile bile aldatır, sonunu hazırlar?

Çünkü tarihin tekerrür edesi vardır ve tekerrür etmesine müsaade etmeyenlere müsaade etmek istemez!

Ancak ve ancak tarihi de aşan insanlar bu tekerrüre mani olurlar; tarihin kuyruğuna sıkışmışlarsa oturup kendi elceğizleriyle bu tekerrürün tekrarına alkış tutarlar!

Ben de Senin Gibi…

Peygamberimiz birisi kendisini öveceği zaman “Ben de senin gibi kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum!” der ve muhatabının kendisini zayıf düşürmesine müsaade etmezmiş!

Bugün o insana “benim peygamberim” diyen kaç insanda övgü karşısında bu yüceliği görüyoruz?

Etrafımızdaki yöneticilere bir bakalım, bir de onların etrafındaki tabakaya, acaba içlerinde kaç tane övücü var, kaç tane “yerici!”

Saymaya ne gerek var? Bir yöneticinin etrafında yerici bulamazsınız, oysa mebzul miktarda şakşakçısı vardır!

Neden?

Övülünce nefsimiz kabarır, ruhumuz azap görür; eleştirilince ruhumuz şad olur, nefsimiz kudurur!

O kuduruk nefse hâkim olamazsak bizlere çok kuduruk işler yaptıracaktır.

Yöneticilerimizi hataya iten işte o kuduruk nefislerinin dizginleri ele almasıdır.

Etraflarında, onları zaman zaman eleştirerek ruhlarını besleyen Âkıllar
adminadmin