Çocukken duyduğumuz birçok uyarının altında “günah” korkusu ve “büyüklere saygı” gibi iki temel duygu yatardı.
Top oynamak günahtı; çünkü Kerbela’da Hz. Hüseyin’in başıyla top oynanmıştı. Şarkı söylemek günahtı; çünkü şeytanı çağırırdı. Resim yapmak, müzik aleti çalmak, hatta gülmek bile bazen günahla ilişkilendirilirdi.














































































































































































































